Yıldız; “ Odalar, Baro, Sivil Toplum Kuruluşları, Ordu ile gönül bağı olan gurbetteki hemşerilerimiz, akademisyenler, medya mensupları, bürokratlar, aydınlar, iş adamları, muhtarlardan başlayarak, Belediye Başkanları ve Vali’ye kadar tüm idari yapı, siyasiler, tüm Ordu dostları el ele vererek “Ortak Akıl”ı harekete geçirmeliyiz” dedi.
İdris Bey sizi tanıyabilir miyiz?
1951 yılında Ordu’da doğdum. İnşaat Mühendisiyim. Eşim emekli öğretmen, iki çocuğum var. Oğlum Murat bu yıl ODTÜ İnşaat Mühendisliğini bitirdi. Şu an yanımda seçim çalışmalarında bana yardımcı oluyor, partide aktif görevleri var. Kızım Bahar Bilkent Üniversitesi 3. sınıf Hukuk Fakültesi öğrencisi, öğrenimi dolayısıyla maalesef burada değil.
Siyasi geçmişinizi irdelersek, uzun bir dönem sessiz kaldınız, sonra sizi birden tekrar siyasetin içinde gördük.
Askerlik ve eğitimim dışında ömrümün tamamını Ordu’da geçirdim. 30 yıldır siyasetin içindeyim. Hep CHP merkezli siyaset yaptım. Bununla beraber son 15 yılda parti yönetiminin tercihlerini ve politik yaklaşımlarını tasvip etmediğim için görev almadım. Lakin partimden hiç kopmadım ama kendiliğimden de bir göreve talip olmadım. Ne zaman CHP yeni yönetimle kimliğini buldu ve iktidar olma vizyonunu ortaya koydu, bende tekrar görev istedim. Bu bağlamda partili arkadaşlarım teveccühü ile Milletvekili adayı oldum. Çeşitli alanlarda ticari faaliyetlerim var. Ama Ordu’nun dışında Ankara’da çocuklarımın oturduğu daireden başka tek kuruşluk yatırımım yok. Ben bu şehrin sevdalısıyım. Bu şehir ve insanlarının sayesinde bu çizgiyi yakaladım. Dolayısıyla Ordu’ya ve Ordululara hizmet ederek iç huzurumu yakalamak ve bunun tadını çıkarmak istiyorum. Hiç yapılmayan bir şeyi Ordu Birliğini hayata geçirmek istiyorum.
Nedir Ordu Birliği?
Ordu’nun hepimizin bildiği temel sorunlarının yanında en önemli eksiklik bana göre; Ordu’nun iç dinamiklerini hayata geçirememesidir. Odalar, Baro, Sivil Toplum Kuruluşları, Ordu ile gönül bağı olan gurbetteki hemşehrilerimiz, akademisyenler, medya mensupları, bürokratlar, aydınlar, iş adamları, muhtarlardan başlayarak, Belediye Başkanları ve Vali’ye kadar tüm idari yapı, siyasiler, tüm Ordu dostları el ele vererek “Ortak Akıl”ı harekete geçirmeliyiz. Bunu başardığımız gün sorunlarımız çözüm yoluna girmiş demektir. Baksanıza son 60 yılın en güçlü iktidarı, üstelik iki dönem peş peşe, bir sürü Milletvekili, Ordulu Bakan. Buna rağmen bir arpa boyu yol alamadık. Ordu’nun nüfusu, dolayısıyla dinamizmi, iç ve dış göç nedenleriyle sürekli gerilemektedir. 7 olan Milletvekili sayımız 6 ya düşmüştür. Sizce bu kadar güzel bir coğrafyayı, baba ocağını, akrabalarımızı ve anılarımızı terk etmek için nasıl bir neden olabilir.
Bu nasıl bir zafiyettir? “Ortak Akıl” derken biraz açar mısınız?
“Ortak Akıl” Ordu’nun menfaatlerini öne çıkaracak, Ordulunun refahı için bu cennet köşesinde mutlu bir yaşamı sürdürülebilir kılacak projeler üretmek ve bu projeleri hayata geçirecek irade gücüdür.
Ben size projelerinizi sormak isterken, konu kendiliğinden açıldı…
En önemli konumuz haliyle fındık. Onu bir sorun olarak tanımlamaya bile dilim varmıyor. Zira ben, çocuklarını, fındıktan sağladığı gelirle büyüten ve okutan bir ailenin çocuğuyum. Havaalanı, çevre yolu ve diğerleri günü birlik sorunlar, zaman ve parayla çözülebilir. Ama fındık öylemi? Fındık bizim olmazsa olmazımızdır, hava gibi, su gibi. Bizi ve toprağımızı bir arada tutan çimento gibidir. Kendimi bildim bileli fındıkla haşır neşirim. Bir dönem Karadeniz Fındık İhracatçıları Birliği yönetiminde bulundum. CHP’nin iktidar ortağı olduğu dönemde İl Başkanı olarak, fındık odaklı politikalara öncülük ettim. O dönem fındığın altın dönemini yaşadığını hatırlarsınız. Fındıkla ilgili tüm ilgilileri bir araya getirerek eksiklerimiz gidereceğiz. Fındık borsası kuracağız, lisanlı depoculuğun önündeki engelleri kaldırarak hayata geçireceğiz. Fiskobirlik’i tekrar işlevsel hale getireceğiz. Fonları harekete geçirerek üreticileri bilinçlendirip, üniversiteleri de devreye sokarak en efektif verimi yakalayacağız.
Turizm sektöründe faaliyetleriniz var. Ordu turizmi ne durumda? Son zamanlarda marka oteller şehrimizde yatırım yapıyorlar. Bu bağlamda düşünceleriniz nelerdir?
Marka otellerin şehrimize gelmesinden son derece memnunum. Ordu’nun yatak kapasitesi ikiye katlanacak. Rekabet kaliteyi getirecek, bu da pastanın büyümesine sebep olacak. Ayrıca yeni pazarlar, yeni fikirler ve yeni projeler arayışı sektöre ivme kazandıracak. Ayrıca yaklaşık bir yıldır fizibilitesi ile meşgul olduğum, Ordu’nun Turizm potansiyeline çok uygun ve istihdama çok faydası olduğuna inandığım projeyi, biter bitmez önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacağım.
Havaalanı, çevre yolu ve dere yolu ile ilgili konulara değinmeden röportajı sonlandırmak herhalde olmaz.
Havaalanı en önemli önceliğimizdir. Havaalanı olmadan iktisadi verimliliği, sosyal ve kültürel gelişimi yakalayamayız. Havaalanı, Üniversitemiz ve Sivil Toplum Kuruluşlarımız için yaşamsal bir zorunluluktur. Bu bağlamda “Ordu Birliği”ni harekete geçirerek, havaalanının bir an önce yapılması için gerekli baskıyı oluşturmalı ve ısrarla takip etmeliyiz. Yine dere yolu olarak adlandırdığımız Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak ulaşım hattı Ordu’nun gelişimi için hayati bir önem arz etmektedir. Bu yol hem ticari hayatımıza hem de Ordu turizmine önemli katkı sağlayacak ve ivme kazandıracaktır. Aynı şekilde çevre yolu, şehir insanının rahatı ve kent trafiğinin rahatlaması için çok önemlidir. Ama ne hikmetse 9 yıllık iktidara ve seçim dönemlerinde söz verilmesine rağmen 3 projede henüz hayata geçirilmemiştir. Konunun takdirini kamuoyuna bırakıyorum. Kendi adıma her koşulda üç konunun takipçisi olacağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Bende bu şehirde yaşıyorum. Bu bağlamda tüm gücümü ortaya koyacağım.
Röportaja son verirken eklemek istediğiniz ya da vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Söylemek istediğim şudur; “Bu Türkiye’nin seçimidir, siyasi irade Ordu özelinde nasıl tecelli ederse etsin, halkımızın seçilmişler üstünde baskı kurarak “verilmiş sözlerin” takipçileri olmaları, siyasileri zorlamaları ve sandık geleneğini yaşatarak derslerini vermeleridir.”