son haberler

37 Yılın Ardından

Yayınlanma Tarihi: 26 Temmuz 2019 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Öğretmenlik mesleğine 12 Kasım 1982 yılında başladım ve 24 Temmuz 2019 yılına kadar çalıştım.

Aralıksız devam eden bu zaman sarfında herkes gibi benim de acı tatlı anlarım oldu. Geriye baktığımda hatıralardan başka bir şeyin kalmadığını gördüm.

Hatıralar hafızadır…

İnsan yaşadıklarını kayıt altına almamışsa kendisiyle birlikte kaybolur gider. Sadece sizin için “Kendi gitti adı kaldı yadigâr” kabilinden bir söz bırakırsınız geriye.

Mesleğe başladığımdan bu yana 12 başbakan gördüm. Şunlar:

Bülent Ulusu, Turgut Özal, Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz, Süleyman Demirel, Erdal İnönü (vekâleten), Tansu Çiller, Necmettin Erbakan, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım.

Yukarıda adları zikredilen başbakanlarımızdan hayatta olmayanları rahmetle anıyorum. Kalanlara ise hayırlı uzun ömürler dilerim.

Bu başbakanlarımızın kurmuş olduğu kabinelerde Milli Eğitim Bakanı olarak hizmet veren şahıslar da şunlar:

Hasan Sağlam, Vehbi Dinçerler, Metin Emiroğlu,  Hasan Celal Güzel,  Avni Akyol, Köksal Toptan, Nahit Menteşe, Nevzat Ayaz, Turhan Tayan, Mehmet Sağlam, Hikmet Uluğbay, Metin Bostancıoğlu, Necdet Tekin, Erkan Mumcu,  Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ömer Dinçer, Nabi Avcı, İsmet yılmaz ve Ziya Selçuk.

Unuttuğum varsa affola.

Bu 20 kişi benim vazife yaptığım 37 sene zarfında eğitime yön verdiler. Ve ben de 37 senenin ardından meslekten el çektim.

Hayatın içinde neler olduğunu yaşayarak öğrenebiliyoruz.  Biz de bu süreyi yaşadık göreceğimizi görüp, öğreneceğimizi öğrenmeye çalıştık.

Yukarıda adı geçen başbakanlarımız ve eğitim bakanlarımız ülkenin eğitim politikasında öncelikli kişilerdi. Öğretmenler belirlenen politikalarla öğrencilerini eğitmeye çalıştı, öğrenciler de ona göre şekillendi.

Ülkemiz bu günlere kadar geldi.

Bundan sonra da öğretmenler yetişecek; onlar da belirlenen politikalarla öğrencilerini eğitecekler.

An itibariyle teferruata girmek olmaz. Tabii biz de yaşadığımız yıllar içinde karşılaştığımız olumlu olumsuz konulara temas edeceğiz. Burada öncelik düzgün nesiller yetiştirerek dünya denilen mekânda müreffeh bir hayatı sağlamak olacaktır.

Vazifede olduğum sür içinde eğitimin icaplarından da olsa gönül kırdıysak özür dileriz. Malum her zaman her şey istenildiği gibi olmayabiliyor.

Bizi bundan sonraki hayatımızda neler bekliyor bilemem ama ülkem açısından güzel günlerin bizimle olmasını temenni ediyorum.

Hem bir veda, hem de yeni bir başlangıç.

Hoş bulduk efendim…

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Sen Gideli…

11 Kasım 2019 okunma
Sen gideli şu kadar zaman geçti ile gelmeyeli şu kadar oldu aynı şeyi mi ifade ediyor? Günler geçti, aylar geçti, yıllar ve mevsimler geçti.  Sen hala gelmedin…   Sen gideli; günler geçti, aylar geçti, yıllar… Sizce gittiğinden sonra geçen zaman mı... Devamını Oku

Mehmet Karayalman

25 Ekim 2019 okunma
Hangi yazar olursa olsun belki de kaleme aldığı en zor yazılar biyografik yazılardır. Çünkü muhatabınızı kaleme alırken mümkün olduğu kadar doğruları yazmanız gerekiyor.  Atladığınız her hangi bir özelliği kişi için bir nakısa olmasa dahi adil... Devamını Oku

Yaram Derine Düştü

15 Ekim 2019 okunma
Türküler vardır nağmeleri dokunaklı. Türküler vardır sözleri derin. Türkler vardır hatıralar canlanır, türküler vardır kendine gelirsin.   Bazen anlattığından çok şey ifade ederler. Sözde anonimdirler. Ama birisi yanık yanık nağmelerini terennüm... Devamını Oku

Bokuç Bokiliç ve Tokulcuk

27 Eylül 2019 okunma
Hepimizin çocukluk döneminde oynadığı çocuk oyunları vardır. Bu dönemden döneme değişirken muhitten muhite hatta bölgeden bölgeye de değişir. Her ülkenin kendine özgü çocuk oyunları vardır. Bu oyunlar incelendiğinde toplumların yapısı hakkında bize... Devamını Oku

Şehir ve Aidiyet Veya Ne Kadar Ünyeliyiz?

16 Eylül 2019 okunma
Doğulan yer ile doyulan yer arasında gidip gelen insanoğlu belli bir zamandan sonra dünyaya gözünü açtığı topraklara dönmek ister. Bu kişilerin elinde olmadığı bir şeydir ve “toprak çekti” diye de tanımlanır. Biz yarım asrı aşalı çok olmuş kişilere... Devamını Oku

Cızlavet

11 Eylül 2019 okunma
Bazı şeyleri yeni nesle anlatmak çok zor. Hayatın içine girmiş, hatta bir parçası olmuş o kadar şeyi ardımızda bıraktık ki bunları yeni nesle anlatmakta güçlük çekiyoruz. Seni bir “masal” gibi bile dinlemiyor. Ya yanlış söylediğimizi sanıyor ya da... Devamını Oku

Ohtamış Şelalesi

9 Ağustos 2019 okunma
Ülke çapında yayın yapan bir televizyonda ülkede en çok şelale bulunduran yerin Ordu olduğunu öğrenmiştim. Ülkemizde ve dünyada birçok ünlü şelale var.  Bunların meşhurluğu biraz da görüntüsünden kaynaklanıyor. Hangi şelale daha yüksekten akıyorsa,... Devamını Oku

SEÇİMLER BİTTİ Mİ?

28 Haziran 2019 okunma
Ülkemizde her seçim tartışmalı geçiyor. Hatta bazen rakamların bile ehemmiyeti olmuyor. Şöyle bir hafızamız yoklayacak olursa merhum Ecevit en çok oyu alan partinin lideri olarak hükümet dışında kalıca “Benim sayısal değil siyasal üstünlüğüm var”... Devamını Oku

Taş Fırın

31 Mayıs 2019 okunma
Her şey devrine göre kıymetli. Tabiri caizse “Ekmek elden su gölden” yaşıyoruz. Eşyanın az olduğu zamanlarda değeri de fazlaydı. Şimdiki gibi “kullan at” at tarzı eşyalar yoktu.  Kullandığımız şeyler bozulursa mutlaka tamir edilirdi. Hiçbir eşya... Devamını Oku

ÜNYE GÜZEL Mİ?

12 Mayıs 2019 okunma
Bu soruya kaç kişi cevap verebilir? Bir şehri güzel yapan nedir? Coğrafyası mı? Tarihi mi? Tabiat güzelliği mi? İnsanı mı? Yoksa hepsi mi? Bunlara tek tek cevap verdiğimizde Ünye’nin, Fatsa’nın, Kumru’nun, Çarşamba’nın, bilmem nerenin ne kadar güzel... Devamını Oku