son haberler

AHLAK VİRÜSÜ

Yayınlanma Tarihi: 18 Mart 2020 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Her yıl “virüs” namıyla maruf bir illet dünyamızı ziyaret etmektedir. Sevilmeyen bu ziyaretçiye karşı bildiğimiz her türlü tıbbi tedbirleri almaya çalışıyoruz.
Ancak doğrularla yanlışlar birbirine karıştığı için ne yapacağımızı şaşırdığımız zamanlar da olmuyor değil.
Virüs denilen şey insan hayatını tehdit eden ciddi bir vaka. Her hastalık gibi ona karşı alınması gereken tedbirler var. Artık her bilgiye anında ulaşabiliniyor günümüzde. Bundan dolayı sadece bu işin uzmanlar tarafından yapılan açıklamalar o an itibariyle yeterli kabul edilmelidir.
Bu gibi zamanlarda “bilgi kirliliği” alıp başını gitmekte. Bilen de bilmeyen de bazı açıklamalar yapmakta. İşin hazin tarafı bizim doğrulardan çok yanlışlara inanmış olmamızdır. Bazen kulaktan dolma ve uydurma tedbirler alır, bazen kara senaryolar üretir, bazen hiç umursamaz halde bulunuruz yani hiç normalimiz yoktur.
Cahillik yetmiyormuş gibi işin içine korku da girince artık ne yapacağımızı bilemez hale geliyoruz. Son zamanlarda “Virüs taraması için bakanlık tarafından görevlendirildik” diye evlere giren ve hane halkına maddi zarar veren kişiler insanların korkularından fayda sağlayan gayri ahlaki kimselerdir.
Bunun yanı sıra virüsü imha eden ilaçlara sahip olandan tutun da virüsü önlemenin en kolay yolu diye ahalinin bilgisizliğinden faydalanmak isteyen kişiler vardır.
En korkuncu da ülkenin tamamının karantina altına alınacak diye korku salıp insanları dayanıklı yiyecek maddelerinin kontrolsüz şekilde teminini sağlamışlar, çok kişi evlerine kuru gıdalar depo etmiştir.
Bakkallarda ve büyük ticaret merkezlerinde normalin dışında yiyecek maddeleri tükenmiş, ayrıca kolonya, veya dezenfektan adıyla bilinen kimyasallar tamamen tükenmiştir.
Bütün bunlar olurken bu malların fiyatları 3-5 katına çıkmış korkudan istifade edilerek fahiş fiyata satılmıştır.
Özellikle maskelerin fiyatları daha öncekilerin 5 katından fazlaya alıcı bulmuştur.
Siz ey satıcılar!
Sanırım bir ahlak virüsü ile karşı karşıyayız.
O maskeler birilerinin ahlaksızlığını bünyeye zararını önler mi sanıyorsunuz.
Size ahlak maskesi lazım.
Belki işe yarar.
Unutmayın aynı dünyada yaşıyoruz ve bu virüs solunum yoluyla geçiyor.
Kendinizin de maske arayacak duruma düşebileceğinizi unutmayın.
Dün ya bu. İki heceden meydana gelmiş.
Dün…ya…

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

ÜNYE VE DÜNYANIN YARINI

2 Nisan 2020 okunma
Zor günler geçiriyoruz. Dünyamızı saran malum illet dilimizden düşmüyor. Başka önemli bir meselemiz yokmuş gibi yaşıyoruz. Çoğumuz evlere hapsolduk. Gerçi tavsiyelere uymayıp sokaklarda gezen olsa da evdekilerin çoğunlukta olduğunu düşünüyorum. Elbette bu... Devamını Oku

BİR ŞEHRİ YAZMAK

28 Şubat 2020 okunma
Bir şehir nasıl yazılır? Bence zor soru. Mesela Ünye yazılmadı. Hep birlikte “Nasıl yani, Ünye hakkında onlarca kitap yazıldı” diyenler çıkabilir. Bence yazılmadı. Sadece Ünye ile ilgi bazı yazılar yazıldı. O zaman şu soruyu sormak lazım: Ünye’nin... Devamını Oku

Çay ve Kahve Sohbeti

31 Aralık 2019 okunma
Günlük hayatımızın sıcak içeceklerinin başında gelen muhteşem ikili. Şimdi sizlere çay ile kahvenin nereden nasıl geldiği hakkında bir yazı yazmak istemem. İkisi de hayatımıza girmiş ve kabul görmüştür. Her ne kadar çay ve kahvenin aynı adla bilinen... Devamını Oku

TRT Elimizi Bıraktı

29 Kasım 2019 okunma
  TRT, kuruluşundan beri en saygın kurumlardan biridir. Özel kanallar çıkmadan önceki ilkeli duruşunu özel kanallar çıktıktan sonra da devam ettirmeye gayret etti. Hem yayına koyduğu programların muhtevası, hem dilde kullanılan üslup diğer kanalların en... Devamını Oku

DİLSİZ SOBET (Çayla sohbetler 4)

26 Kasım 2019 okunma
Çayla sohbetler 4 Şairin “seninle dilsiz konuşalım” dediği gibi yalnız kalanların çay ile sohbeti “bizeban” yani dilsiz olurmuş. Dilsiz ve kelimesiz sohbetleri açığa çıkarmak ne adaba uygunmuş ne de kelimelerin izaha gücü yetermiş. Çayın nasıl bir... Devamını Oku

Soğumak İstemiyorum ( Çayla Sohbetler 3 )

23 Kasım 2019 okunma
Bardağa dolar dolmaz bir sarsıntı geçirirdi. Bardağın üst kısmında dairesel çizgiler belki de içinin darlanmasının bir alametiydi. En çok şeker kullanmamamı seviyordu. Şeker demek kendisine has olan tadının değişmesi, kokusunda farklılaşma hatta bardağın... Devamını Oku

Çayla Sohbetler II

18 Kasım 2019 okunma
Ne zaman çaydanlığı elime alsam birazdan bir sohbetin başlayacağı anlamına gelir çay için. Hazırlanışı bir yana sohbet saati bile müsait olmalı. Öyle varlı vakitsiz sohbet edilmez çayla. Kendine has şekilli bardağı masanın üzerine koyar koymaz başlar... Devamını Oku

Çayla Sohbetler 1

14 Kasım 2019 okunma
Daha bardağa dökülmeden bir “Ah!” etti çay. Ya da bana öyle geldi. Bana “Derdini bana seslice anlatıyorsun, tek başınasın diye kimsenin duymayacağını mı sanıyorsun” der gibi geldi. Şikâyetçi hali beli oluyordu. Kaç gündür derdimi dinliyor. Ona garip... Devamını Oku

Sen Gideli…

11 Kasım 2019 okunma
Sen gideli şu kadar zaman geçti ile gelmeyeli şu kadar oldu aynı şeyi mi ifade ediyor? Günler geçti, aylar geçti, yıllar ve mevsimler geçti.  Sen hala gelmedin…   Sen gideli; günler geçti, aylar geçti, yıllar… Sizce gittiğinden sonra geçen zaman mı... Devamını Oku

Mehmet Karayalman

25 Ekim 2019 okunma
Hangi yazar olursa olsun belki de kaleme aldığı en zor yazılar biyografik yazılardır. Çünkü muhatabınızı kaleme alırken mümkün olduğu kadar doğruları yazmanız gerekiyor.  Atladığınız her hangi bir özelliği kişi için bir nakısa olmasa dahi adil... Devamını Oku