son haberler

Bokuç Bokiliç ve Tokulcuk

Yayınlanma Tarihi: 27 Eylül 2019 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Hepimizin çocukluk döneminde oynadığı çocuk oyunları vardır. Bu dönemden döneme değişirken muhitten muhite hatta bölgeden bölgeye de değişir.

Her ülkenin kendine özgü çocuk oyunları vardır. Bu oyunlar incelendiğinde toplumların yapısı hakkında bize ipuçları verir.

Çocuk oyunları hakkında bir araştırma yapmadım.  Ancak tesadüfî de olsa bazı okumalarım ve farklı illerdeki görevlerim sebebiyle bazı benzerliklere rastladım.

Öğretmenlik mesleğimin ilk yeri olan Tirebolu ile ilgili bir kitabı okurken yazarın çocukluk oyunları hakkındaki satırlarını okuyunca çocukluğuma gittim. Yine meslek hayatımın en uzun süre görev yaptığım Ünye ilçesinde oynanan çocuk oyunlarına zaten şahit olmuşluğum vardı. Ben de Ordu’nun Perşembe ilçesinde çocukluk yılları geçmiş biri olarak bu üç ilçeyi de fazlasıyla gözlemlemiş oldum.

Tirebolu ile ilgili kitapta “Bokiliç” diye bir oyunun oynandığını anlatan Metin Karslı, Ünye’de “Bokuç” denilen oyuna benzer bir oyunu anlatıyordu. Perşembe’de de bu oyunun adı “Tokulcuk” şeklindeydi.

Bana “Bokiliç, bokuç ve tokulcuk” kelimeleri ses olarak yakın geldi. Zaten ikisi Ordu’ya birisi de Giresun’a ait olan bu ilçeler aynı coğrafi ve kültür iklimine sahip yerleşim yerleriydi. Üç ilçede de oynana bu oyunun benzerlik göstermesi çok tabii bir şeydi.

İsimler nasıl bulunur, kim verir bilemem. Hatta oynanan oyunların kuralları nasıl tespit edilir şaşılacak şeydir.

Ne olursa olsun çocuklar kendi dünyalarına ait oyunlar bulup oynuyor. Bu oyunların kuralları da isimleri de birbirine çok benziyor.

Sahi siz hiç çocukken “bokuç” oynadınız mı? Belki “Bokiliç” oynamışsınızdır. Kim bilir belki de “Tokulcuk” oynayarak vakit geçirdiniz.

Tirebolu’da “Bokiliç” Ünye’de “Bokuç” ve Perşembe’de “Tokulcuk” diye bilinen oyunlar özellikle erke çocukların vazgeçilmez oyunlarındandı.

Şimdiki nesil klavye ile kavga ediyor maalesef.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Çay ve Kahve Sohbeti

31 Aralık 2019 okunma
Günlük hayatımızın sıcak içeceklerinin başında gelen muhteşem ikili. Şimdi sizlere çay ile kahvenin nereden nasıl geldiği hakkında bir yazı yazmak istemem. İkisi de hayatımıza girmiş ve kabul görmüştür. Her ne kadar çay ve kahvenin aynı adla bilinen... Devamını Oku

TRT Elimizi Bıraktı

29 Kasım 2019 okunma
  TRT, kuruluşundan beri en saygın kurumlardan biridir. Özel kanallar çıkmadan önceki ilkeli duruşunu özel kanallar çıktıktan sonra da devam ettirmeye gayret etti. Hem yayına koyduğu programların muhtevası, hem dilde kullanılan üslup diğer kanalların en... Devamını Oku

DİLSİZ SOBET (Çayla sohbetler 4)

26 Kasım 2019 okunma
Çayla sohbetler 4 Şairin “seninle dilsiz konuşalım” dediği gibi yalnız kalanların çay ile sohbeti “bizeban” yani dilsiz olurmuş. Dilsiz ve kelimesiz sohbetleri açığa çıkarmak ne adaba uygunmuş ne de kelimelerin izaha gücü yetermiş. Çayın nasıl bir... Devamını Oku

Soğumak İstemiyorum ( Çayla Sohbetler 3 )

23 Kasım 2019 okunma
Bardağa dolar dolmaz bir sarsıntı geçirirdi. Bardağın üst kısmında dairesel çizgiler belki de içinin darlanmasının bir alametiydi. En çok şeker kullanmamamı seviyordu. Şeker demek kendisine has olan tadının değişmesi, kokusunda farklılaşma hatta bardağın... Devamını Oku

Çayla Sohbetler II

18 Kasım 2019 okunma
Ne zaman çaydanlığı elime alsam birazdan bir sohbetin başlayacağı anlamına gelir çay için. Hazırlanışı bir yana sohbet saati bile müsait olmalı. Öyle varlı vakitsiz sohbet edilmez çayla. Kendine has şekilli bardağı masanın üzerine koyar koymaz başlar... Devamını Oku

Çayla Sohbetler 1

14 Kasım 2019 okunma
Daha bardağa dökülmeden bir “Ah!” etti çay. Ya da bana öyle geldi. Bana “Derdini bana seslice anlatıyorsun, tek başınasın diye kimsenin duymayacağını mı sanıyorsun” der gibi geldi. Şikâyetçi hali beli oluyordu. Kaç gündür derdimi dinliyor. Ona garip... Devamını Oku

Sen Gideli…

11 Kasım 2019 okunma
Sen gideli şu kadar zaman geçti ile gelmeyeli şu kadar oldu aynı şeyi mi ifade ediyor? Günler geçti, aylar geçti, yıllar ve mevsimler geçti.  Sen hala gelmedin…   Sen gideli; günler geçti, aylar geçti, yıllar… Sizce gittiğinden sonra geçen zaman mı... Devamını Oku

Mehmet Karayalman

25 Ekim 2019 okunma
Hangi yazar olursa olsun belki de kaleme aldığı en zor yazılar biyografik yazılardır. Çünkü muhatabınızı kaleme alırken mümkün olduğu kadar doğruları yazmanız gerekiyor.  Atladığınız her hangi bir özelliği kişi için bir nakısa olmasa dahi adil... Devamını Oku

Yaram Derine Düştü

15 Ekim 2019 okunma
Türküler vardır nağmeleri dokunaklı. Türküler vardır sözleri derin. Türkler vardır hatıralar canlanır, türküler vardır kendine gelirsin.   Bazen anlattığından çok şey ifade ederler. Sözde anonimdirler. Ama birisi yanık yanık nağmelerini terennüm... Devamını Oku

Şehir ve Aidiyet Veya Ne Kadar Ünyeliyiz?

16 Eylül 2019 okunma
Doğulan yer ile doyulan yer arasında gidip gelen insanoğlu belli bir zamandan sonra dünyaya gözünü açtığı topraklara dönmek ister. Bu kişilerin elinde olmadığı bir şeydir ve “toprak çekti” diye de tanımlanır. Biz yarım asrı aşalı çok olmuş kişilere... Devamını Oku