son haberler

Canik Sancağı ve İdarecileri – V

Yayınlanma Tarihi: 14 Haziran 2018 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Giresun Kaymakamı Mehmed Ziya Bey 1903 yılında görevinden alınarak yerine Ünye’den Kaymakam İbrahim Halil Paşa atanmıştır. İbrahim Halil Paşa (1902), İbrahim Halil Tarhan (1903), Arif Bey (1904) ve Fahreddin Kiper 1909 yıllarında Ünye’de kaymakamlık yapmışlardır.23

Mart 1910 tarihi itibarıyla Canik Sancağı’nın müstakil olarak idare edilmesi için padişah iradesi çıkar.6 Müstakil Canik Sancağı 1910 yılında merkez (Samsun), Bafra, Çarşamba, Fatsa, Terme ve Ünye Kazâları’ndan müteşekkildi. Salih Zeki 1910’da Ünye Kaymakamı idi. Merkeze bağlı Kavak, Bafra’ya bağlı Alaçam ve Ünye’ye bağlı Karakuş Nahiyeleri ile bu kazâ ve nahiyelere bağlı toplam 1.096 köy vardı.7 21 Haziran 1910’da Canik Sancağı Müstakil Mutasarrıfı Mehmet Mehdi Bey idi.

1916 yılında Canik dahil 21 sancak müstakil idare olunmaya başlandı. 26 Temmuz 1917’de Canik Sancağı Müstakil Mutasarrıfı Mehmed Raşid Bey’di. Haziran 1919’da ise Canik Sancağı Müstakil Mutasarrıfı Hamit Bey oldu. 13 Eylül 1919’da Ünye Kaymakamı Mahmut Celaleddin’di.

  1. Abdülhamid’in II. Meşrutiyet’i ilânından (24 Temmuz 1908) sonra Canik Sancağı dahilindeki Fatsa ve Terme Kazâları’nda Adliye Teşkilâtı kurulmuş değildi. M. Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkmasından sonra Canik Mutasarrıflığı’na tâyin edilen Hamit Bey zamanında Canik ve bağlı kazâlarda nüfus ve polis sayıları şöyledir: Samsun – Nüfus 25.104, Polis Sayısı 38, Ünye 10.079 / 3, Fatsa 2.711 / 1, Terme 959 / 1.8

Tımar Sistemi fiilî olarak çökmüştü. İltizam Sistemi ortaya çıkmış ve mültezimler vergilerini tahsil ettikleri bölgelerin fiilî hâkimi haline gelmişlerdi. Zamanla askerî ve idarî vazifeleri de sahiplenen âyan adı verilen bu mahallî eşraf, iktidara ortak olmaya başlamışlardı ve kendilerine ait askerî birlikleri dahi vardı.17

Muhassıl veya âyan, hâkimiyet sahasında tam bir nüfuz kurduktan sonra mühim mevkilerdeki kişileri temizlik harekâtına girişiyor ve buraya kendi adamlarını tâyin ediyordu. Bu durum Tanzimat idaresinin getirdiği merkezî eğitime alınmış bürokrasi ile giderilmeye çalışılmış, ancak güç mücadelesinin tezahürleri değişik biçimlerde küçük de olsa devam etmiştir. Alınan önlemler sonucu yüzyılın sonlarında bir “mülkiyeli” tarzı oluşmuştur. Mülkiyeli tarzının oluşmasında âyan ve eşraf arasındaki bu güç mücadelelerinin kötü anılarının etkisi olduğu ortadadır.14

Hükûmet gerek Trabzon’un işgali gerekse başka bazı idarî tedbirler dolayısıyla Trabzon’a bağlı bazı kazaların geçici olarak idarî maslahat açısından Müstakil Canik Mutasarrıflığı’na bağlanmasını kararlaştırdı. Bu kararla sahildeki Tirebolu, Giresun ve Ordu Kazâları’nın “ahvâl-i harbiye ilcâsıyla” seferberlik sonuna kadar Canik Mutasarrıflığı’nca idare edilmesi muvafık görüldü.9 Böylece 26 Temmuz 1917 tarihinden itibaren söz konusu üç kazâ Müstakil Canik Mutasarrıflığı’nca idare edilmeye başlandı. Canik Sancağı’na bağlanan bu kazâlar 1923 yılı düzenlemesiyle Samsun’dan ayrılıp, Giresun ve Ordu vilâyet statüsüne yükseltilmiştir. 1919 – 1923 yılları arası Recai GÜRELİ Ünye’de kaymakamlık yapmıştır.

20 Ocak 1921 tarihinde kabul edilen Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’na göre Türkiye vilâyet, kazâ ve nahiye şeklinde kısımlara ayrıldı. Vilâyet tâbiri Eyâlet yerine kullanılmakta olup Cumhuriyet Dönemi vilâyetleriyle karıştırılmamalıdır. Cumhuriyet Dönemi vilâyetleri Osmanlı Dönemi’nin sancaklarına (Liva) tekabül etmektedir.17 İdarî taksimattaki bu değişikliğe uygun olarak müstakil ve mülhak sancaklar vilâyete dönüştürüldü. Bilâhare müstakil sancakların isimleri 1923 yılında vilâyete tahvil edildi.10 Meşrutiyet’in ilk yıllarından beri müstakil idare edilen Canik de Cumhuriyet’in ilânından birkaç gün evvel Ekim 1923’te vilâyet hâline getirildi.11

Gümüşüne Mebusu Hasan Fehmi Bey’in, taşra teşkilâtında tadilât icrasına ve memurin kadrosunda ıslahat yapılmasına dair teklifi kanunîsinin (1/116 mükerrer) ilk üç maddesi şöyleydi: MADDE 1. — Müstakil livalara vilâyet unvanı verilmiştir. MADDE 2. — İşbu kanunun neşrinden mukaddem vilâyet merkezlerinde mevcut memurin kadroları her şubei idariyece memleketin ihtiyaç ve kabiliyetine göre âzami birinci sınıf müstakil livalara mahsus memurin kadroları derecesine tenzil edilmiştir. MADDE 3. — 1336 senesi iptidasından itibaren vilâyet merkezinden irtibatı katolunarak müstakilen idare edilen (gayri mülhak sancaklar) vilâyetlerin mülhak sancak bulundukları zamana ait memurin kadroları teşkilâtı idariye kanunu tanzim edilinceye kadar Büyük Millet Meclisi’nin kararı olmadıkça tevsi edilmiyecektir. (TBBM Tutanak 19.10.1336)

Bu arada Bolu Mebusu Tunalı HİLMİ’nin “B.M. Meclisi Riyasetine Ordu merkez ittihaz edilmediği takdirde Fatsa kasabasiyle tevhit edilerek Ordu kazasının ayrıca bir gayri mülhak sancak teşkil edilmesi zımnında bu takririmin Heyeti Vekileye havalesini teklif ederim.” takririni hatırlatalım. (TBMM Tutanak 30.11.1336)

1413 yılında kurulan Rum Beylerbeyliği bünyesinde bir sancak olarak teşkilâtlandırılan Canik, XIX. yüzyılın ortalarında Sivas Eyâleti’nden ayrılarak Trabzon Eyâleti’ne dahil edilmiştir. Klâsik sancaklık durumuna XVIII. yüzyılın başlarında muhassıllık ve malikânelik boyutu da eklenmiştir. Bu özelliği ile Canik sancağı klâsik Osmanlı sancaklarından farklı olarak devletin genelinde çok fazla örneği görülmeyen bir tarzla idare edilmiştir. Malikâne uygulamasının kendilerine getirdiği avantajlardan faydalanarak XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren âyân ailelerin Canik muhassıllığını tekellerine geçirme konusunda başarılı oldukları görülmektedir. 1877 – 1892 yılları arasında ve 1910 yılında başlayıp Cumhuriyet’e kadar devam eden Canik’in müstakil bir mutasarrıflık olarak herhangi bir eyaletin bünyesine dahil edilmeden gayrî mülhak olarak idare edilmesi uygulanması da idarî anlamdaki önemli farklılıklarından birisi olarak addedilebilir.20

Araştırmacılar tarafından 1923 yılına kadar yaklaşık 75 civarında bey veya paşanın Canik sancağını tasarruf ettikleri tespit edilmiştir. Köşemizin imkânları dahilinde bazılarının adlarını sizlerle paylaşabildik.

Tarihî coşku ve perspektiften Ünye’ye selâmlar.. esen kalınız.

 

KAYNAKÇA:

 6 BOA, DH MUİ 30-2/26, Belge No.: 10 Dahiliye Nezareti’nden Trabzon Vilâyeti’ne, Canik Mutasarrıflığı’na telgraf ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlara tezkere, 6 Mart 1326.

7 İpek, Nedim – Canik Umumî Meclisi, 19 Mayıs ve Millî Mücadele’de Samsun Sempozyumu Bildiriler (20 – 22 Mayıs 1999), Samsun, 2000, sh. 185.

8 EKEN, Halit – Samsun’da Asayişin Sağlanması Yolunda Mutasarrıf Hamit Bey’in Aldığı Tedbirler, 19 Mayıs ve Millî Mücadele’de Samsun Sempozyumu Bildiriler (16 – 20 Mayıs 1994), Samsun, 1994, sh. 36.

9 BOA, DH. İUM 92/7-12, Belge No.: 1, Dahiliye Nezareti’nden diğer nezaretlere telgraf, 24 Temmuz 1333.

10 İPEK, Nedim – Müstakil Sancaktan Vilâyete Kayseri’nin İdarî Taksimatı, IV. Kayseri ve Yöresi Tarih Sempozyumu Bildiriler (10 – 11 Nisan 2003), Kayseri, 2003, sh. 301 – 302.

11 AKBULUT, Dursun Ali – Samsun’un ‘Gazi Günü’ ya da 19 Mayıs Bayramı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, sh. 12/1, Mayıs 1999, sh. 1.

14 BAY, Abdullah – Canik Muhassıllığı İçin Yapılan Siyasî Mücadeleler, Journal of Black Sea Studies (Karadeniz Araştırmaları), issue : 19/2008, pages : 67 – 85.

17 DÜNDAR, Orhan – Bediüzzaman Said Nursî ve Eyâlet Sistemi, 01.11.2009

20 KILIÇ, Prof. Dr. Orhan – Osmanlı Dönemi İdarî Uygulamalar Bağlamında Canik’in Yönetimi ve Yöneticileri.

23 MİSTEPE, M. Ufuk – Kaymakamlarımız http://unyezile.com/insan.htm

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Bizim Hanım Kilisesi

15 Şubat 2019 okunma
Post – Bizans Dönemi’ne ait Pontosâbidelerini araştıran Anthony BRYER ve arkadaşları “The Post-ByzantineMonuments of Pontos”1 adlı 310 sayfalık bir eser yayımlamışlardı. “Post – Bizans Dönemi’nde Ünye” adlı iki bölümlük makalemizdebu dönem... Devamını Oku

Davulcu ve Zurnacılardan Vergi Tarhı – III

8 Şubat 2019 okunma
Arkadaşlar; bir kaymakam, bir mal müdürü o muhite ancak birkaç sene evvel gelmiş olabilir. O muhitte davul, zurna çalanın bunu bir kazanç maksadiyle yapıp yapmadığını bilmezler, o muhitte yaşıyan insanlar elbetteki vaziyeti onlardan çok daha iyi bilirler.... Devamını Oku

Ünye Gümrüğü – III

1 Şubat 2019 okunma
Bundan dört-beş yüz sene önce Osmanlı ülkesinin her köşesinde mevcut sipahi veya mülk ve vakıf sahibi ile toprağa bağlanmış olan köylüyü, ülkenin bir ucundan diğer ucuna uzanan yollar boyunca derbent bekleyen, yol ve köprü tamir eden ve kervansaraylara... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – V

25 Ocak 2019 okunma
Âyânların devlet otoritesine gölge düşüren bir zümre olmasından dolayı her ne kadar devlet, onların mahallî otoritelerinden idarî, malî ve askerî hususlarda faydalansa da öldüklerinde âyânlıklarını suç sayarak, muhallefatlarına el koymak suretiyle... Devamını Oku

Osmanlıca Belgelerde Ünye – III

17 Ocak 2019 okunma
Asıl konumuza vesile olan belgemizde ise Canikli Hacı Ali Paşa’nın akrabalarına nafaka bağlanması söz konusudur. Belgenin konu özetinde merhum biraderi Süleyman Paşa ve biraderzâdesi Mehmet Paşa’nın eşine ve cariyelerine nafaka bağlandığından bahsediliyor... Devamını Oku

Sarı Saltuklar – Aziz Nikola ve Noel Baba – III

11 Ocak 2019 okunma
Evliyâ Çelebi, Sarı Saltuk‘un aslında Ahmet Yesevî’nin müritlerinden Türkistanlı bir derviş olduğunu ve yedi yerde mezarının bulunduğunu Seyahatnâme’sinde belirtmektedir.Saltuknâme’de, Sarı Saltuk’un doksan dokuz yaşında Kaligra... Devamını Oku

Sarı Saltuklar – Aziz Nikola ve Noel Baba – II

4 Ocak 2019 okunma
Merhum Nadi ÇOLAKOĞLU’nun arşivinden istifadeyle haberdar olduğumuz 28 Aralık 1995 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan bir haberi ele alarak, “Vatikan Kodeksi (Kilise Tapu Kayıtları) ile Bükreş, Götengen ve Heidelberg Üniversiteleri’nde bir araştırma... Devamını Oku

Ünyeli Ressamlar – IX

28 Aralık 2018 okunma
2014 yılında sekiz bölümünü yayımladığımız “Ünyeli Ressamlar” yazı dizimize buhafta dokuzuncu bölümle devam ediyoruz. 05 Aralık 2018 Çarşamba günü Ankara – FevziÇakmak 1 Sokak’taki DOSEM Sanat Evi, röportajımın uğrak yeri oldu. Ünyeli sanatçı... Devamını Oku

Kurtuluş Savaşı’ndan Alınan Güç

21 Aralık 2018 okunma
Kıbrıs Barış Harekâtı hazırlığı sırasında silâh sistemi olmayan eğitim uçağına, roketatar sisteminin montajını kısa sürede yapmasına yönelik; “Kurtuluş Savaşımız nice yaratıcı olaylarla dolu. Gücümüzü eğitimden ve buradan alıyoruz” diyen... Devamını Oku

Davulcu ve Zurnacılardan Vergi Tarhı – II

14 Aralık 2018 okunma
Türkiye Büyük Millet Meclisi ruznâmesinde (gündem)görüşülecek mühim bir madde kalmadığından Dokuzuncu Devre’nin nihayete ermesi dolayısıyla Büyük Millet Meclisi Reisi Refik KORALTAN tarafından toplantıya son verilmesine ve yeni Meclis’in 14 Mayıs 1954... Devamını Oku