son haberler

Çay ve Kahve Sohbeti

Yayınlanma Tarihi: 31 Aralık 2019 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Günlük hayatımızın sıcak içeceklerinin başında gelen muhteşem ikili.

Şimdi sizlere çay ile kahvenin nereden nasıl geldiği hakkında bir yazı yazmak istemem. İkisi de hayatımıza girmiş ve kabul görmüştür.

Her ne kadar çay ve kahvenin aynı adla bilinen onlarca “benzeri” varsa ki buna “taklidi” demek daha doğru olur.

İster çay olsun, isterse kahve hayatımızda o kadar yer etmişlerdir ki ikisinden en az biriyle her gün mutlaka beraber oluruz. İnsanların çay veya kahve içmediği gün yoktur.

Burada en önemli fark ikisinin yerlerinin ayrı ayrı oluşu.

Çay kahveye göre daha yaygın ve biz hastalık, yolculuk veya diğer şartlar hariç kendisiyle her gün hemhal oluruz.

Çay ile beraberliğimiz kahvaltının asıl unsuru olmakla başlar. Şayet güne çay ile değil de “çorba” ile başlarsak, sofradan kalkmadan bir “keyif çayı” mutlaka içeriz.

Güne çay ile başlar hatta çay ile bitiririz.

Eskilerin tabiriyle “yediden yetmişe” herkesin içtiği içecektir çay. İster “demeli” ister “açık” olsun herkes günde en az bir bardak içer. Hatta tiryaki olmayanlar dahi. Çay tiryakilerine ise sözümüz yok.

Kahve ise daha itibarlı bir içecektir. Kahveden kasıt, “Türk kahvesi” diye bilinen kahve tabii. Hani o “iki bir arada” ve “Üçü bir yerde” gibi ne idüğü tam olarak bilinmeyen şeyler değil yani.

Kahveler daha samimi ve sakin ortamlarda içiler. Özellikle bir yere misafir gitmişseniz, güzel tefriş edilmiş bir odada koltuklara yaslanır, kahvelerinizi dostlarınızla birlikte yudumlarsınız.

Çay için “Tazeleyelim mi” sorusu kahve için sorulmaz. Çünkü kahve içilen ortamlar yeme içmenin sona erdiği artık muhabbet ile birlikte damağımızın da bu sohbete katıldı anlar seçilir.

Az ve öz içilen bir içecektir kahve. “Kırk yıl hatırı olması” bundandır belki. Hatta Bir acı kahvemizi içseydiniz” teklifi de muhabbet vakti için biçilen zamandır. Bazen buna “Bir teşehhüd miktarı oturalım” da denir.

Tabi “Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane” sözü de kahvenin sohbet ile yan yana geldiği sözdür.

Çay daha “halk” içeceğidir. Bir çay ocağında, kırda, piknikte, bir balıkçı barınağında, bir şantiye veya atölyede, bir esnaf ziyaretinde,  umumi park ve bahçelerde, bir çadırda veya çok yıldızlı bir otelde, cezaevinde, hastane koridorlarında, öğretmen odaları veya hizmetli odalarında…

Çay ne zaman seçer ne mekân. Merasimi yoktur. İki kişi bir araya gelmesi de şart değildir. Tek başınıza bile içebileceğiniz bir içecektir.

Şekerli de içilir şekersiz de. Ama ince belli cam bardaktaki keyfi tiryakilerce bilinir. Şekersiz içseniz bile çay kaşığı onun vazgeçilmez bir parçasıdır.

Kahve ise fincanda içilir. Daha önce belirttiğimiz gibi tazelenmez. Fincan porselenden olmalıdır. Cam fincanlarda kahve içilmez.

Ayrıca fincanın tablaya oturduğu yer tam tamına aynıdır. Taşıyan kaydırmadan getirmesi için. İhtimal bu daha önünüze gelmeden kahve fincanına bir şey olursa yenisi için beklenilmez çok defasında. Sadece “Kısmetse bir dahaki sefere” denir.

Çay tablasının yüzeyi cay bardağından geniş olabilir. Dedik ya tam bir halk içeceğidir ve merasim gerektirmez.

Her halde bu yazı burada bitmez. Ancak bizim yerimiz bitti.

Kısmetse bir dahaki sefere efendim.

Afiye olsun.

Hangisine mi?

Tercih sizin efendim.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Hatice Satgun ve Yerel Kültür

30 Eylül 2020 okunma
Hatice Satgun’u sanal ortamda yapmış olduğu çalışmalardan tanıyorum.  Yüz yüze görüşmüşlüğümüz yok. Ziya Paşa’nın; Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde Günümüz söyleyişiyle hemen hemen; “Siz lafa... Devamını Oku

Bay Sakin ve Meraklılar

29 Eylül 2020 okunma
Bitlis’se ve okuluma yavaş yavaş alışıyordum. Daha önce hiç gitmediğim bir yerdi. Derslerin dışında bazı sosyal faaliyetler yapmaya karar verdim. Çünkü öğrencilerin hepsi her yönden başarılıydılar. Yatılı okulun ne olduğunu bilmek için orada yaşamak... Devamını Oku

Feministler Nasıl Odun Seçer?

23 Eylül 2020 okunma
Günümüzde boşanmaların sonucunda daha durumun aslı anlaşılmadan; önce erkek haksız kefeye konulur. Sonra erkeğin haksız olduğu anlaşılınca da “Biz demedik mi” diye böbürlenilir. Ancaaak, bütün evliklerde tercih hakkının kadın olduğu unutulur.... Devamını Oku

Bütün Derslerin Öğretmeni

16 Eylül 2020 okunma
Bitlis Erkek Öğretmen Lisesinde göreve başlayalı fazla olmamıştı. Bir yandan meslektaşlarımı, bir yandan öğrencilerimi bir yandan da çevreyi tanımaya çalışıyordum. Farkı bir yerde insan belli zaman yerini yadırgar. Zaman çok şeye ilaç olduğu gibi bu... Devamını Oku

Ruh Bunalımları

25 Temmuz 2020 okunma
İnsanoğlunun başına birçok felaket gelir. Biz bunları hemen iki gruba ayırırız. Tabii felaketler ve insanların sebep olduğu felaketler. Her ne kadar, sel, deprem, yangın, fırtına gibi felaketlere tabii desek de bunların çoğunda insan ihmali vardır. Binaların... Devamını Oku

Horozlu Cep Aynası

24 Haziran 2020 okunma
Yaklaşık yarım asır önce delikanlılık çağına girmiş her genç taşırdı. “Aynalar insanın dostudur” diye bir söz uydurulmuştu. Hâlbuki aynalar “an” itibariyle doğruyu gösteren, yıllar sonra fikrinden cayan eşyalardı. Parlak kısmı bir avuç içi... Devamını Oku

Gönül Gözüyle Tirebolu

9 Haziran 2020 okunma
Bu yazım Tirebolu üzerine. İlçemizin Tirebolu ile ne alakası var sorusu gelebilir akla. Öyle ya Ünye nere, Tirebolu nere… Sohbet esnasında hep konuşmaz mıyız  “yeni nesiller çok şeyden habersiz” diye.  Bazen de “Hey gidi günler hey, çok şeyin tadı... Devamını Oku

İL İL TÜRKİYE

11 Nisan 2020 okunma
Adana, Adıyaman efeler şehri Afyon Ağrı sınır bekçisi dağları kekik kimyon Amasya şehzadeler şehri diye bilinir Ankara orta yerde namlı başkent şehridir Antalya güney ili Artvin ise kuzeyde Zeybekler diyarıdır Aydın şehri Egede Balıkesir, Bilecik şirin ve... Devamını Oku

ÜNYE VE DÜNYANIN YARINI

2 Nisan 2020 okunma
Zor günler geçiriyoruz. Dünyamızı saran malum illet dilimizden düşmüyor. Başka önemli bir meselemiz yokmuş gibi yaşıyoruz. Çoğumuz evlere hapsolduk. Gerçi tavsiyelere uymayıp sokaklarda gezen olsa da evdekilerin çoğunlukta olduğunu düşünüyorum. Elbette bu... Devamını Oku

AHLAK VİRÜSÜ

18 Mart 2020 okunma
Her yıl “virüs” namıyla maruf bir illet dünyamızı ziyaret etmektedir. Sevilmeyen bu ziyaretçiye karşı bildiğimiz her türlü tıbbi tedbirleri almaya çalışıyoruz. Ancak doğrularla yanlışlar birbirine karıştığı için ne yapacağımızı... Devamını Oku