son haberler

Çayla Sohbetler – VII

Yayınlanma Tarihi: 14 Ocak 2021 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Artık odun alevinde çay demlemek zordu. Bunun tek çaresi “gönül alevinde” demlemekti.

Bir ocaklıkta hazır bulunan sıcak suyla hazırlanıp, ocaklığın külünde demlenmeye bırakılan çayın tadı nasıl aynı olabilirdi?

O imkânı şimdi kaybettik.

Artık hayatı kolay yaşıyoruz. Kolay ve tatsız…

Çay yine demleniyor.

İçinde nasıl imal edildiği belli olmayan “tüpler” sayesinde pişmesi gerekli her şeyi hazırlamaya başladık. İşin sadece şekil benzerliği kaldı geriye.

Ne odun alevi, ne dumanı kaldı.

Hiçbir hazırlık yapmadık çay için. Bizim için hazırlamışlar her şeyi.

Çok şeyi unuttuk aslında…

Bir de sohbetin lezzeti.

Yine de çay sohbetin “katığı” konumunu korumaya çalıştı.

Çaysız sohbet bir gürültüden ibaretti.

Sohbette kaç kişi olursanız olun, sanki biri de çaydı.

Sohbete yarenlik etmeye çaydan daha emin birini bulamazsınız.

Tabiri caizse, “İki lafın belinin kırıldığı” zamanlarda “Çay, lafa dinlenme; konuşana da düşünme payı” verdi.

Sükût halindeki o süre o kadar uzundu ki.

Muhataplar ne diyeceğini tasarlar, konuşma sırası geldiğinde tasarladıklarını sözlere dökerlerdi.

Konuşmaya en iyi arayı çay veriyordu.

Bu özelliği hala devam ediyor.

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Tirebolu’da Kadın İsimleri

20 Ocak 2021 okunma
Dünyanın neresinde olunursa olunsun doğan her bebeğe isim verilir. Belki “Dünya vatandaşlarının” tek ortak noktası budur. Bir çocuğun nüfusa dahi verilmediği zamanlar oluyordu ülkemizde. Şayet erkekse askerlik çağında, kız ise evlenirken bir kimliğe sahip... Devamını Oku

İki Bisküvi Arasındaki Gönül

18 Ocak 2021 okunma
Çocukluğumuzun en ihtiyaç olmayan en özel yiyeceklerindendi. Temel gıda maddesi değildi. O zamanlar market denilen nevzuhur ticarethaneler yoktu. Bakkal amca her malın bir kenarına “gönlünü” koyarak satıyordu. Bakkallarda temel ihtiyaç maddeleri bulunurdu.... Devamını Oku

Çayla Sohbetler- VI

11 Ocak 2021 okunma
Aslına bakarsanız birçok şey gibi çay da şehir hayatına geçildikten sonra özelliğini kaybetti. Eskiden akşam karamadan az önce evlerimize girer, bazı lüzumlu işlerden sonra kendi kedimizle kalırdık. Geceyi renklendiren tek şey misafir; misafirin en önemli... Devamını Oku

Üç Nokta

8 Ocak 2021 okunma
“Derdime vâkıf değil canan beni handan bilir Hakkı vardır şad olanlar herkesi şadan bilir Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil Çektiğim âlâmı bir ben birde Allah’ım bilir.”   Fuzûlî’ye ait mısralar bunlar. En meşhuru da “Söylesem... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER V

7 Ocak 2021 okunma
Yalnızlığın giderilmesinde çayın önemini bilmeyen var mıdır? Varsa biraz daha yalnız kalacak demektir. Çay içme isteği içimize doğduğu andan itibaren neler konuşacağımıza da karar vermiş sayılırız. Öncelikle elimizdeki işimize son veririz.  Kendimize... Devamını Oku

ÇAY SOHBETLERİ IV

4 Ocak 2021 okunma
Şairin “seninle dilsiz konuşalım” dediği gibi yalnız kalanların çay ile sohbet “bizeban” yani dilsiz olurmuş. Dilsiz ve kelimesiz sohbetleri açığa çıkarmak ne adaba uygunmuş ne de kelimelerin izaha gücü yetermiş. Çayın nasıl bir şey olduğu durduğu... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER III

1 Ocak 2021 okunma
Bardağa dolar dolmaz bir sarsıntı geçirirdi. Bardağın üst kısmında dairesel çizgiler belki de içinin darlanmasının bir alametiydi. En çok şeker kullanmamamı seviyordu. Şeker demek kendisine has olan tadının değişmesi, kokusunda farklılaşma hatta bardağın... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER II

28 Aralık 2020 okunma
  Ne zaman çaydanlığı elime alsam birazdan bir sohbetin başlayacağı anlamına gelir çay için. Hazırlanışı bir yana sohbet saati bile müsait olmalı. Öyle varlı vakitsiz sohbet edilmez çayla. Kendine has şekilli bardağı masanın üzerine koyar koymaz... Devamını Oku

Çayla Sohbetler- 1

25 Aralık 2020 okunma
Daha bardağa dökülmeden bir “Ah!” etti çay. Ya da bana öyle geldi. Bana, “Derdini seslice anlatıyorsun, tek başınasın diye kimsenin duymayacağını mı sanıyorsun” der gibi geldi. Şikâyetçi olduğu her halinden belli oluyordu. Kaç gecedir derdimi dinliyor.... Devamını Oku

Eymür’de Suyla Isıtılan Ev

24 Aralık 2020 okunma
O sene kış sert geçiyordu. Benim, 1983 yılı Şubat ayında Tirebolu merkezden yaklaşık 24 km içeride Eymür köyüne tayinim çıkmıştı. O zamanlarda beklenmedik tayinler olabiliyordu. “İhtiyaca binaen veya “Gerekli görüldü” açıklaması her türlü... Devamını Oku