son haberler

Çepniler ve Ünye – I

Yayınlanma Tarihi: 19 Temmuz 2019 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Anadolu’nun Türkleşmesinde 24 Oğuz Boyu’na bağlı Türkmenlerin çok büyük rolü olmuş olup Karadeniz Bölgesi’ne yerleştirilen Oğuz Boylarına bağlı Türkmenler, gerek fetihler ve gerekse uygulanan iskân politikasıyla bölgenin Türkleşmesini sağlamışlardır.

Çepni boyu, Oğuz Kağan Destanı’na göre Oğuzların 24 boyundan biridir. Kaşgarlı Mahmud’a göre yirmi iki Oğuz bölüğünden Divân-ı Lügati’t-Türk‘te (1070); “yirmibirincisi: “جآپنِ Çepni”lerdir. Boyun genel özelliği âsi, atılgan, bahadır (= cesur), mert ve savaşçı olmalarıdır.1 Çepniler, Gök Han’ın dördüncü oğlunun soyundan gelmektedir. Bu dört boy Bayındır, Beçene, Çavuldur ve bir uçboyu olan Çepni’dir.2Yağı olan her yerde durmayıp savaşan” lâkabıyla anılan Çepni’nin ongunu sunkurdur. Ülüşü sol karı yağrındır (Togan 1982: 49 – 52).

Tahrir Defterleri’ne göre Ordu ili ve yöresine yerleşen 24 Oğuz Boyu’na bağlı oymaklar şöyle olmalıdır: 1. Çepni, 2. Eymür, 3. Karkın, 4. Alayundlu, 5. Bayat, 6. Bayındır, 7. İğdir, 8. Üreğir.

Akkuş – Ünye – Terme – Fatsa hinterlandında yer alan Alamanlu (Alamanan), Balağuz, Ballık, Bayramca, Bozulus, Caferlü, Cimbis, Cinis, Corgi, Dizdar, Encürlü, Göbeğ, Göbü, Gökbey, Hüsamlı, İncürlü, Karaöy, Kargı, Karlı, Kelengerlü, Ketsen, Kurna, Kuştoğan, Küplü, Lahna, Mahyalu, Milan, Nadurlu (Nazırlu), Nazır, Saraç (Saraçlu), Saylan, Sülübeg, Şahna (Şıhna), Şuruş, Turmuşlu, Yağbasan, Yazman (Yazmanlu) ve Yomalu boy ve köy adları Çepni Ağzı kökenlidir ve buralara yerleşen oymak ve aşiretlerin isimleridir. Yöre insanları (Çepnilerin yaşayan torunları) Ünye’de ÇEPNİ BAYRAMI olarak bilinen Mayıs Yedisi gününde (20 Mayıs), sahile iner ve Orta Asya geleneklerinden Anadolu’ya uzanan ritüellerini yüzyıllardır sürdürmeye devam ederler.

Günümüzde Çepni Ağzı’nın sınırları şöyledir: Bazı dil özellikleri dikkate alındığında batı sınırı Sinop’un Erfelek ilçesine kadar uzanmaktadır.3 Ama yoğunlaşmış biçimiyle Ünye’den Canik Dağları’na çekilecek bir çizgi Çepni Ağızlarının batı ucudur denilebilir. Fakat yoğunlaşmış özellikler bakımından Ünye’den Kelkit Irmağı’na çekilecek bir çizgidir.4-5 Ünye Ağzı’nda baskın ve yaygın olan fonetik, gramatikal ek ve vurgular Türkmen Çepni Boyu’nun özelliklerini yansıtır.10 Batı Karadeniz yöresinde Çepniler kendilerinin daha çok Alemdar, Bayraktar veya Sancaktar olarak anılmasını, bu kimliklerinin öne ç›kmasını tercih etmektedirler.

Canit-i Göl (bugünkü Çarşamba ve Terme) bölgesi ile Niksar ve Sonusa (Uluköy) yöresinde hükümran olan Taceddin oğulları ile bugünkü Ünye, Fatsa, Ordu (Bayramlu) ve Giresun yörelerinde hâkimiyet kurmuş olan Hacı Emiroğulları (Bayramlu) beylikleri Çepni Türkmenleri tarafından kurulmuştur.6

  1. Hanefi BOSTAN bir çalışmasında, “Karadeniz Bölgesi’nde Çepniler” başlığı altında “Trabzon Sancağı Çepnileri, Canik Sancağı, Niksar, Çorum ve Amasya’da Çepniler, Kastamonu ve Bolu Sancaklarında Çepniler” başlıklarını açarak ayrıntılı şekilde Çepni yerleşim yerlerini tahrir defterlerine dayanarak vermiştir (Bostan, 2002: 299 – 304).7

Çepnilerin Anadolu’nun fetih ve iskânında mühim roller oynadıkları bilinmektedir. XVI. yüzyılda Anadolu’da onlara ait kırk beş kadar yer adının görülmesi bunun en önemli delilidir. Moğol kökenli İlhanlıların başkenti Tebriz’de Vezir Reşîdüddin (XIV. yüzyılın başları) başkanlığında bir heyet tarafından yazılmış olan cihan tarihi Câmiüt-Tevârih‘te Çepniler Üçokların dördüncü boyu olarak gösterilir [ikinci cildinde Târih-i Oğuzân ve Türkân (Oğuzların ve Türklerin Tarihi) adıyla Oğuz Destanı nakledilir]. Reşîdüddin’e göre Çepni, “nerede yağı görürse hemen savaşır” demektir. Çepni adının “düşmanla her zaman savaşır” mânasına geldiğini yazarak Bayındır, Becene (Peçenek), Çavuldurlarla (Çavundur) ortak olan onkunlarının sungur, şölenlerdeki et paylarının da “sol karı yağrın” yani sol kürek kemiği kısmı olduğunu bildirir.8

Çepni Türkmenleri, köken olarak Dânişmendlilere dayanmaktadır. 1071’de yapılan Malazgirt Savaşı’ndan sonra bu savaşa iştirak eden Çepni Türkmenleri’nin ağırlıkta olduğu Dânişmendliler, Anadolu’nun kuzey bölgesinin fethini üzerine almış ve ilk olarak Sivas’ı başkent yapmışlardır. Başkent, daha sonra Niksar’a taşınmıştır. Dânişmendliler ağırlıklı olarak, büyük bir ihtimalle, Oğuzların Çepni boyuna mensuptur.9 Sivas ve Niksar çevresinde Çepniler ile ilgili yer isimlerinin çokluğu da dikkat çekici durumdadır.3-10

Oğuzların Çepni boyuna tâbi Türkmenlerin Çalbiya topraklarına ilk girdiği nokta, Aybastı Perşembe Yaylası’dır. 1105 tarihinde yaz aylarında burada Danişmendoğlu Beyi Emir Danişmend Gazi komutasındaki 6 bin kişilik bir ordu ile Trabzon Devleti’nin 70 bin kişilik büyük gücü arasında çok şiddetli bir savaş olmuştur.

Sayıca çok üstün olan düşman ordusu karşısında yiğitçe mücadele eden bu küçük Türk ordusu, büyük kayıplar vererek çekilmek zorunda kalmıştır. Yaralı olarak kurtulan Danişmend Gazi, Danişmendli Beyliği’nin başkenti Niksar’a götürülmüş ve bir süre sonra vefat etmiştir. Türbesi Niksar’dadır.

Yağı Basan Sivas’ta (Cahen, 1979: 112), bütün Dânişmendli bölgesinde hükümdarlığını ilân eder. Yağı Basan, iyi bir taktikle Bizans ve Trabzon Rumlarının sınırlarının birleştiği yerler olan Ünye, Bafra ve Samsun bölgelerine akınlar düzenleyerek buraları, 1157 yılında tekrar Türk topraklarına katar (Cahen, 1979: 112; İsmail Hakkı ve Rıdvan Nafiz, 1992: 39).9

1277 yılında Sinop yöresinde kalabalık bir Çepni topluluğu yaşamakta olup aynı yıl Çepni Türkleri (Türkân-ı Çepni) kadırgalarla Sinop’a gelen ve denizden saldıran Trabzon Rum İmparatoru Giorgi’yi denizde yenerek Selçuklu Türkiyesi’nin bu en önemli ticaret limanının Rumların eline geçmesine mâni olmuşlardır. Canit (Canik) denilen Samsun – Giresun arasındaki bölgenin fethinde de en büyük rolü bu Çepniler oynadılar. Bölgede yaşayan Türklerin daha sonraki yıllarda Ünye tarafına doğru kaydıkları ve Bayram Bey’in idaresine girdikleri tahmin edilmektedir (Sümer, 1991b: 7).9 Hattâ Bayramlu (Ordu) yöresindeki Hacı Emîrli Beyliği’nin onlar tarafından kurulduğunu ileri sürmek de mümkündür.8 Ordu kazasının diğer bir adı Bayramlu (veya Canik-i Bayram) olup bu kaza adını Hacı Emiroğulları beyliğinin kurucusu olan Hacı Emir İbrahim Bey’in babası Bayram Bey’den almıştır.

Çepni Türkmenleri Ünye’nin batısından Vakfıkebir’e kadar olan bölgeye Hacıemiroğulları Beyliği zamanında yerleşmişlerdir. Hacıemiroğulları, Ordu ilinin tamamı, Giresun’un kuzey bölümü, Samsun’un doğusu, Tokat’ın kuzeyi ve Trabzon’un batısında hüküm sürmüş, Orta Karadeniz Bölgesi’nin büyük bir bölümünü Türk vatanı yapmış Türk beyliğidir. Bu beylik Türkmenleri, ağırlıklı olarak Selçukluların bölgeyi fetih için sınır boyuna yerleştirdiği Oğuzların Çepni boyuna mensuptur.9

Merkezi “Nefs-i Ordu bi ism-i Alevî” yani bugünkü Eskipazar Köyü olan Hacı Emiroğulları, Oğuzlar’ın Çepni Boyu’ndan idiler.11 Eskipazar’ın, küçük bir kasaba merkezi olarak Hacı Emir Beyliği tarafından kurulduğu bilinmektedir. Devam edecek

 

 KAYNAKÇA :

  1 VİKİPEDİ Özgür Ansiklopedi – Çepniler http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87epniler

  2 MİSTEPE, M. Ufuk – Ünye’de ve Karadeniz Bölgesi’nde Çepniler, Ünye Haber Gazetesi, 24.06.2014, Yıl: 11, Sayı: 1923.

  3 DEMİR, Prof. Dr. Necati – Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesinde Çepni Türkmenleri ile Güvenç Abdal Ocağı’nın Kuruluşu, Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, 2012/63, sh. 77 – 110. http://www.hbvdergisi.gazi.edu.tr/index.php/TKHBVD/article/view/141/134

  4 DEMİR, Doç. Dr. Necati – Ordu İli ve Yöresi Ağızları, sh. 44 – 50, TDK Yayınları, Ankara, 2001, 359 sh.

  5 MİSTEPE, M. Ufuk – Ünyelüce Lûgat / Ünye Ağzı Terim ve Deyimleri Sözlüğü, Ankara, 2018, Yayımlanmamış Kitap, 360 sh.

  6 YÜCEL, Yaşar – Kadı Burhaneddin Ahmed ve Devleti, Ankara 1983, s. 89.

  7 BOSTAN, M. Hanefi – Anadolu’da Çepni İskânı, 2002, Türkler, C: VI, Ankara, sh. 299 – 311.

  8 SÜMER, Faruk – Çepni / Oğuz Boylarından Biri, TDV İslâm Ansiklopedisi, sh. 269 – 270, Oğuzlar: Türkmenler, İstanbul, 1980, s. 327·- 335; a.mlf.. Çepniler, İstanbul,1993; a.mlf., “Osmanlı Devrinde Anadolu’da Yaşayan Bazı Üçoklu Oğuz Boylarına Mensup Teşekküller”, İFM, X (1952). s. 441 -·453; a.mlf., “Çepni”, El2 (İng.), II, 20. https://cdn.islamansiklopedisi.org.tr/dosya/8/C08003086.pdf

  9 DEMİR, Prof. Dr. Necati – Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesinde Çepni Türkmenleri ile Güvenç Abdal Ocağı’nın Kuruluşu, http://isamveri.org/pdfdrg/D01093/2012_63/2012_63_DEMIRN.pdf

10 MİSTEPE, M. Ufuk – Ünye ve Hinterlandında Çepni Türkmenlerinin Sünnîleştirilmesi – I, Ünye Haber Gazetesi, 04.12.2015, Yıl: 13, Sayı: 2294.

11 PALA, Hikmet – Ordu Tarihinde Olaylar ve İnsanlar, Osmanlı’dan Günümüze Ordu Alevîleri (sh. 337 – 342), I. Basım, Eylül 2015, 351 sayfa, ISBN 978-605-9825-88-7.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde Ünye

24 Ocak 2020 okunma
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu olan UNESCO’nun (United Nations Educational Scientific and Cultural Organization) 1972 yılında kabul ettiği Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme’sinin amacı; üstün evrensel değer’e... Devamını Oku

Doğu Karadeniz Rumları ve Ünye – II

24 Ocak 2020 okunma
Giresun Belediye Başkanı Kaptan Yorgi’nin Marsilya’ya yerleşmiş olan tüccar oğlu Konstantin Konstantinides, 1917 yılı Ekim ayında üzerinde “Ey, Pontus vatandaşları, ayaklanınız! Hür milletlerden yüksek hayat ve bağımsızlık haklarınızı isteyiniz.”... Devamını Oku

Asurlular Dönemi’nde Karadeniz ve Ünye – II

17 Ocak 2020 okunma
Türkçe yazılı kaynak olarak“Ünye’nin Tarihçesi” başlığına ilk kez 1930 baskılı “Resimli Ünye Rehberi” adlı eserde rastlamıştım. Risalede «Ünye kral (Sarokin) zamanında Asurîlere intikal etmiş ve kablelmilât (M.Ö.) 722’de (Kapadokya)... Devamını Oku

Fetihten Günümüze Ünye Vakıfları – III

10 Ocak 2020 okunma
Meşrutiyet Devri’nde Ünye kazası Söylemez köyünde muhtar Ali Ağa ibni Hurşit Vakfı (Vakfedilen şart kuruş 1500) gibi birçok yörenin vakıf paraları, bir torbada muhafaza edilir ve torba üzerinde vâkfın adı bulunurdu. Mütevelliler yani vakfı idare eden... Devamını Oku

Şehir Tarihçiliği ve Ünye

31 Aralık 2019 okunma
Kültürel çeşitliliğin buluşma yeri ve toplumsal yaşamın birincil mekânı olarak kentler, kolektif belleği oluşturan bütünün önemli bir parçasıdır. Bu nedenle kent belleği, özellikle son yüzyılda toplumsal tarihin araştırılmasında önemli bir başvuru... Devamını Oku

Ünye Kaymakamları – V

27 Aralık 2019 okunma
10 Aralık 1888 (06/R/1306 Hicrî) tarihli diğer bir belge “Daha önce Ünye Kaymakamlığında bulunmuş olan müteveffa Hâfız Ali Efendi’nin, söz konusu kaymakamlık maaşından istihkakı bulunan paranın kendilerine tediye edilmesi yönünde veresesinin müracaatta... Devamını Oku

Ünye Gümrüğü – VIII

20 Aralık 2019 okunma
Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde Bâb-ı Defterî Baş Muhasebe Kalemi Trabzon Gümrüğü tasnifinde yer alan 17229 numaralı yedi sayfalık bir gümrük defteri, Karadeniz’in orta ve doğu kısımları yanı sıra buraların art alanlarındaki iktisadî ilişkiler... Devamını Oku

Millî Mücadelede ve Seferberlikte Karadenizli Din Adamları – I

13 Aralık 2019 okunma
Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti ekonomik, siyasî ve askerî açıdan çökmüş, Türk Milleti’ni Millî Mücadele’ye kazandırabilecek güce sahip olan eşraf ve din adamları mücadele ya da teslim yanlısı olarak iki kampa bölünmüşlerdi. Bu vahim dönemde... Devamını Oku

Doğu Karadeniz Rumları ve Ünye – I

6 Aralık 2019 okunma
Karadeniz sahili coğrafyası üzerine kaleme alınan eserlerdeki Rum, Ermeni ve Türklerin XX. yüzyıl başlarında yaşadıkları felâketler dizisini neden – sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirmeden, yabancı kaynakları göz ardı ederek ve empati yapmaksızın... Devamını Oku

Sözde Pontus Soykırımı (!)

29 Kasım 2019 okunma
‘Pontus’, ‘Küçük Asya’ ve ‘Trakya’ olmak üzere bu üç coğrafî bölgede Yunanlıların “zorunlu olarak köklerinden söküldükleri, yurtlarından koparıldıkları”, “kaybedilen ancak unutulmayan vatanları”, “Büyük İdealleri (Megali... Devamını Oku