son haberler

COVİD’İN KARADENİZ TERCİHİ

Yayınlanma Tarihi: 2 Mart 2021 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Korona denilen “ucube” atmosferde elini kolunu sallayarak gezerken çok kişinin canını yakmaya devam ediyor.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki bu sinsi düşman adam seçiyor. Tam tamına taraf tutuyor da diyebiliriz.

Kim ne kadar tedbir alırsa alsın; o tedbir falan dinlemiyor, sokakta gezeni değil de evinde kalanı cezalandırdığı oluyor.

Üstelik kurallara uymakta en çok zorlanan yaş grubu gençler olmasına rağmen onlardan “korkuyor” bir yerde. Ben Koruna’nın  adil olduğuna inanmıyorum.

Gel gelelim bazı haritalara.

Gün geçmiyor ki Korona haritası sosyal medyada yer almasın. Tabii ilgin renklerde çıkıyor karşımıza. Mesela 22-28 Haziran 2020 tarihli bir haritada en yüksek riskli bölge Güneydoğu Anadolu bölgesi. Rakamların % 24’7’yi gösterdiği bu bölgede her dört kişiden biri bu illetle yakından tanışmış gibi.

Yine aynı tarihte Karadeniz’de ise istatistikler % 3,1’i gösteriyor. Yani her 30 kişiden biri.

Aradan dokuz ay geçiyor. Birçok bölgeden Karadeniz’e bir akın başlıyor. Güvenli diye…

Can bu, neresi sağlıklı orası vatan oluyor.

Heyhat! Gelin görün ki kuluçkaya yatmış Korona 9 Ay sonra Karadeniz’de doğum yapıyor. Bir zamanların en risksiz bölgesi açık ara liderliğe oturuyor. Burada Ordu, Giresun, Samsun başı çekiyor.

Tamam burayı anladık. Dışarıdan gelenler Karadeniz’de bu virüsün yayılmasına sebep oldu. Ya dokuz ay önce en riskli bölge olan Güneydoğu’ya ne oluyor. Bu süre içinde pir ü pak olup virüsü bölgelerinden kovuyor.

Merak ediyorum, şimdi burası az riskli diye oraya da göç eden olacak mı?

İleride bu rakamlarda bir değişiklik olursa bazı bölgelerdeki artışın hesabı kimden sorulacak?

Sakın bu virüsü “filanca” getirdi demesin!

Neyse, biz mevcutla yaşamaya devam edeceğiz.

Biliyorum o yani Covid efendi(!) yine adam seçecek. Maskeye, mesafeye uymayana bir şey demeyecek, doğum günü partileri, ev mevlitleri, cenazeye gidenleri, temizliğe uymayanları ve eve zor girenleri daha az yakalayacak.

Olsun. O taraf tutsun. Biz temizliğimizden taviz vermeyiz.

Ardımızdan “pis” demesinler.

Ah bu Korona dünyaya geleli ne çabuk “politikacı” oldun sen? Nereden biliyorsun “pis” kişileri de onlara “bizden” diye dokunmuyorsun.

Gidi seni…

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Çayla Sohbetler 15

15 Nisan 2021 okunma
Birbirimize ne zamandan beri aşina olduk bilemem ama darılsak da küssek de bir şekilde yolumuz birleşiyor. Son zamanlarda çay denilen o esrarlı içeceğin bana “dokunduğuna” dair bir kanaate ulaşmama rağmen; bu şekilde düşünmek de içime dokundu. Yani bana... Devamını Oku

Çayla Sohbetler 14

6 Nisan 2021 okunma
Nihayet çay ile baş başa kaldığım anlardan biri daha. Aslında bundan önce kısaca 13 bölümü kısaca not etmiştim. Madem bir işe başladık devam edelim. Dört gündür çayla sohbet etmeye devam ediyorum. Çay değip geçmeyin onunla edilen sohbetin lezzeti bir... Devamını Oku

Çayla Sohbetler-XIII

24 Mart 2021 okunma
“Çay, sohbetin katığıdır” demiştim daha önce. Sohbetin yanında çayın bahane olduğuna dair bazı laflar söylense de bu ifade çaya haksızlık sayılmalıdır. Katıksız ekmek ne kadar yiyecek hükmündedir? Çay sohbetin tamamlayıcı unsurudur. Aksi halde... Devamını Oku

Çayla Sohbetler – XII

20 Mart 2021 okunma
Bazen alırsın bardağı karşına. Bakar durursun. Bardak da durur zaten. Eğer bardağın üstünde çay dalgalanıyorsa, belli ki bardak çok karıştırılmış. Zaten konuşmuyorsan bazı hareketler yapıyorsun demektir. Bardağı karıştırmak, tablasıyla oynamak,... Devamını Oku

Çayla Sohbetler-XI

6 Mart 2021 okunma
  Bir derdiniz var da dinleyecek kimseniz yok mu? Veya derdinizi anlayacak kimseniz yok mu? En azından siz anlatırken itiraz etmeyecek kimseniz yok mu? Bu şartlar altında yolunuz “çay”a çıkıyor demektir. Vakit olarak ise, gece biçilmiş kaftan. Önce... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER-X

23 Şubat 2021 okunma
Bir gün çayla ilgili bir yazı okumuştum. Kısaca şöyleydi: “ Çaydanlığa konulan su fokurdayana kadar kaynatılır. Sonra kısa süre dinlenmeye bırakılır. Dinlenmiş suyla çay demlenir ve on dakika beklenir. Daha sonra demlenmiş çay geniş ağızlı cam bardağa... Devamını Oku

Şekerci Metin

18 Şubat 2021 okunma
Ünye’ye geleli otuz yılı aşmış olmasına rağmen geçerken selamlaşmanın haricinde sohbet etmişliğim yok. Kendi mütevazı dükkânında muhtelif şekerlemeler satan; dış görünüşü sade biriydi. Tanıyanların Ünye ile ilgili bilgilerinin epey fazla olduğuna... Devamını Oku

ÇİFTETAŞ

17 Şubat 2021 okunma
Bakmayın siz onlara Çiftetaş denildiğinde. Onlar var olduğu günden beri tek başlarına. Bir şehri tanıtırken, en çok bilinen özellikleri anlatılır önce. Daha sonra hafızada ne kalmışsa o dillendirilir. Hatta bazı şeyler hiç konu edilmez. Belki... Devamını Oku

Çayla Sohbetler-IX

15 Şubat 2021 okunma
Çayla nasıl konuşulur? Önce çayla konuşacağın konuyu tespit edeceksin. Öyle her konu çayla konuşulmaz. Mesela kaba kuvvete dayalı bir meseleyse hiç yanaşma. Birini kandıracak, birine zarar vereceksen girme çayın kanına. O güzel olan şeylerden anlar. Güzel... Devamını Oku

HATİCE SATGUN İLE KÜLTÜR ÜZERİNE

10 Şubat 2021 okunma
Herkesin bir meziyeti, bir merakı ve bir meşguliyeti vardır.  Boş duran insanın kendisi dâhil hiç kimseye bir faydası olmaz. Bir toplumun; kalkınması, ilerlemesi, inkişaf etmesi, terakki etmesi, dünya üzerinde söz sahibi olması için bazı değerlerinin farkında... Devamını Oku