son haberler

Davulcu ve Zurnacılardan Vergi Tarhi – I

Yayınlanma Tarihi: 14 Eylül 2018 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Bazen bir makale hazırlarsınız ve yayımlanma aşamasına geldiğinde bir başkasının da aynı konuda benzer bir makale yayımladığını görürsünüz. Emeğinizin boşa gittiğini düşünür ve üzülürsünüz belki. Ama ben öyle yapmayacağım; Sayın Naim GÜNEY’in 21.04.2018’de Ordu Olay Gazetesi’nde yayımladığı «Ordu’da Tahsildarlarca Kesilen ‘Zurna Vergisi’» konu başlıklı makalesi girişini konuya getirdiği açıklık nedeniyle diğer tespit ettiğim ve derlediğim kaynaklardan da istifadeyleolduğu gibi yayınlayacağım.

Atıf Topaloğlu, bir zamanlar Ordu siyasetinde çok önemli bir aktördü. Yaptırım gücü ve hizmet aşkı çok yüksek bir insandı. Ordu’da Türkiye adına ses getiren bir marka olmayı başarmıştı. Atıf Topaloğlu, genç yaşta Fatsa Belediye Başkanlığı yapmıştı. Daha sonraki yıllarda (1950-1954’de ve 1957-1960’da) Ordu Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde memleketine hizmet etmişti. Atıf Topaloğlu’nun hiç unutulmayan bir “Zurna Vergisi” meselesi bulunmaktadır. İbretlik “Zurna Vergisi” hâdisesini bir anekdot olarak tarihe not düşmek gerekmektedir.1

14 – 15 Mayıs 1952 günü CHP Genel Başkanı İsmet İnönü ile Atıf Topaloğlu birlikte Karadeniz seyahatine çıkmışlardı. Fatsa, Atıf Topaloğlu’nun doğduğu, büyüdüğü, siyaset ve ticaret yaptığı öz topraklarıydı. Atıf Bey, kendi memleketinde en üst düzeyde karşılanması için her türlü girişimi yaptırmıştı. Binlerce Ordulu, Fatsalı ,Ünyeli, Aybastılı yollara dökülmüş, âdeta bayram havası oluşmuştu. Herkes yol boylarınca ellerinde bayraklarla toplanmıştı. Atıf Bey’le birlikte İsmet İnönü’nün gelmesini bekleyen Ordulular coşku içinde ellerinde pankart ve flamalarla tezahürat yapıyorlardı.

Ordu’ya eskiden beri gelen her Devlet büyüğü için yapılan karşılamalarda davul zurnalar da iştirak ederdi. Bu davul zurnacılar düğünlerde, mitinglerde, spor müsabakalarında en neşeli oyun havalarını çaldıkça millet keyiflenirdi. Keyfe gelenler bahşiş paralarını gücü nispetinde davul zurnacılara vermeyi de hiç ihmal etmezlerdi. Çünkü âdetler, töreler böyleydi. Bu vaveylâ içinde bir otobüste 4-5 takım davul ve zurnacıların önünde bir hâdise yaşanmıştı. Bu hâdise daha önce kimsenin bilmediği ve görmediği bir şeydi. Fatsa Maliyesi’ne bağlı Tahsildar Memurları karşılama konvoyundaki çalgıcıların içinde bulunduğu otobüsünü durdurup, içerideki şahıslarla tartışmaya başlamışlardı. Herkes şaşkınlıkla olan biteni anlamaya çalışıyordu. Ve bir müddet sonra işin aslı anlaşılmıştı.

Ünye – Fatsa arasındaki yol güzergâhında karşılama sırasında köylü vatandaşlardan davul ve zurna çalanlara Fatsa Kaymakamlığı ve Maliyesi gelir vergi adı altında kuvvetli bir ceza kesmişti. O yıllarda “Zurna Vergisi” diye adlandırılan bu vergi daha sonraki günlerde tartışılmış, kamuoyunda ve TBMM’de epey gürültü çıkarmıştı. Bu ilginç vergi uygulama olayını TBMM’ye taşıyan Ordu Milletvekili Atıf Topaloğlu TBMM kürsüsünde, Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın şifahî olarak “Zurna Vergisi” hakkındaki sorularını cevaplamasını istemiştir.1

Meclis zabıtlarını vermeden önce bir açıklama getirmek yerinde olur zannederim: Gerek “ramazan davulcuları” gerekse diğer gezici olarak “davul çalanlar, zurnacılar” ve bir yere bağlı olmadan, kendi nam ve hesabına çalışmak suretiyle “şarkı söyleyenler” ile “müzik icra edenler” gelir vergisinden muaf tutuluyor.Bunlar; büro gibi özel işyeri açıp, levha veya tabela asarsa, devamlı ilânlar yapar ve meslekî kuruluşlara kaydolurlarsa, serbest meslek erbabı olarak, gelir vergisi mükellefi olacaklar. Ancak sadece büro açmaları ya da büro açmadan levha asmaları ya da sadece ilân yapmaları veya meslekî kuruluşa kaydolmaları halinde, yine “vergiden muaf” oluyorlar (Bkz. Gelir Vergisi Sirküleri 2010/1 sayılı).Bu da davulcu ya da zurnacı olmanın, kendi çapında bir cazibesi…”2

Hal böyle iken öncesinde yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde yaşanan olaylar yine medyaya haber olmaya devam etmiş veMuğla’nın Milas ilçesi Dibekdere ve Selimiye köylerinde yaşayan ve geçimini yaz aylarında düğünlerde davul zurna çalarak sağlayan yaklaşık 2 bin kişi, maliye tarafından kayıt altına alınmak istenmelerine yaptıkları yazılı açıklamayla tepki göstermişti.3

Muğla İli Milas Yöresi Davulcular ve Zurnacılar Derneği (MUZKAD-DER) Başkanı Dursun Girgin, zor şartlar altında hayat mücadelesi verdiklerini ve elde ettikleri gelirle sadece ailelerini geçindirebildiklerini söyledi. Girgin, davul zurna çalmanın dededen toruna geçen bir tutku olduğunu belirterek, “köy düğünlerinde yöre kültürünü yaşatıyoruz. Yılın sadece 4 ayı çalışıp, ortalama 20 düğüne gidiyoruz. Aile bütçesine az da olsa, bu şekilde katkı sağlıyoruz. Geri kalan 8 ayda ise çevre köylerde zeytin, tütün ve pamuk topluyoruz.” dedi.

Davul ve zurnacıların yüzde 99’unun yeşil kartlı olduğuna da ifade eden Girgin, “kış aylarında devlet yardımlarıyla ayakta duruyoruz. Böyle zor koşullarda yaşam mücadelesi vermemize rağmen, 2006 yılından bu yana vergi mükellefi olmamız için baskı yapılıyor. Vergi, belimizi büker. Bu koşullarda, davul ve zurna çalmamız mümkün değil. Tekeden süt sağmak istiyorlar.” diye konuştu.

Vergi mükellefi olmaları halinde, BAĞ-KUR’a yıllık 3 bin YTL, maliyeye de 500 YTL vergi ödemek zorunda kalacaklarına dikkati çeken Girgin şunları söyledi: “Dibekdere ve Selimiye köylerinde davul ve zurna çalarak geçimini sağlayan 500 aile var. Zor şartlar altında geçimini temin eden bu aileler, bu sanatı bırakmak zorunda kalacaklar. Bu da güzelim davul zurna kültürünün yok olmasına neden olacak. Türkiye’nin hiçbir yerinde davul ve zurnacılara böyle bir uygulama yok. Devletten beklediğimiz, bu haksızlığa bir an önce son verilmesi. Hep birlikte zeybek kültürünü yaşatalım, destek olalım. Kültürümüz yaşasın diye, birçok açılış ve davette de ücret dahi almadan çalıyoruz.

Birçok davul zurnacının haberi olmadan vergi mükellefi yapıldığını iddia eden Girgin, “Maliyeciler, düğünleri takip ederek birçok davul zurna çalan arkadaşımızı haberleri olmadan gelir vergisi mükellefi yapmışlar. Vergi mükellefi olduktan sonra arkadaşlarımızın ‘Yeşil Kart’ı iptal ediliyor ve devlet yardımları kesiliyor. Bizleri, otellerde ve restoranlarda org çalan piyanistlerle aynı kategoriye almak istiyorlar. Onlar, 12 ay sürekli her gün çalışıyor. Davul ve zurnacılar ise yılda 4 ay iş yapabiliyor. Bu, büyük bir adaletsizlik. Yöre kültürünü ve zeybek ezgilerini yaşatıyoruz. Hiçbir org, bu kültürü yaşatamaz. Devlet, destek olması gerekirken ne yazık ki bizleri cezalandırıyor.” diye konuştu.

Muğla Vergi Dairesi Başkanı Serdar Aksoy ise piyanistlerden davulcular konusunda şikâyetler aldıklarını belirterek, “Haksız rekabeti önlemek için gelen ihbarları değerlendirmek zorundayız. Denetim, plân ve programımızın içinde, davul zurnacıları takibe almak yok. Ancak, Denetim Koordinasyon Müdürlüğümüz ihbarları inceliyor. Sürekli bu işi yapanlar, vergi mükellefi olacaklar. Davul ve zurnacılara, her zaman kapımız açık. Gelsinler görüşelim ve bu konuda birlikte çözüm üretelim.” dedi.3

Bu olayın ardından üç yıl geçmiş ve Meclis’te yeniden Soru Önergesi verilmişti: “CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, düğünlerde davul, zurna, org gibi müzik âletlerini çalan vatandaşların vergiden muaf tutulmasını istedi.Düğünlerde davul-zurna çalanlar, ‘Profesyonel müzisyen’ kabul edilmişti. Uygulamanın başladığı Muğla’daki 2 bin Roman, ‘Vergi şoku’ yaşıyordu. CHP’li Fevzi Topuz, 5 yıldızlı otellerdeki piyanist-şantörlerle aynı kategoriye alınan çalgıcıların feryadını, Meclis’e taşıdı.TOPUZ, TBMM Başkanlığı’na, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

Muğla’nın Milas ilçesi Dibekdere ve Selimiye köylerinde yaşayan ve geçimini yaz aylarında düğünlerde davul zurna çalarak bahşişle yaşamını sürdüren yaklaşık 2 bin kişinin mağdur durumda olduğunu belirten Topuz, Maliye Bakanı’na, şu soruları sordu: “Yeşil Kart ve devlet yardımları ile yaşamlarını sürdürürken düğünlerde basit bir müzik âleti (davul, zurna, org vb.) çalan vatandaşlarımız vergi borçları yüzünden mağdurdurlar.Bu mağdur durumdan kurtarılması için ne gibi çalışma yapmaktasınız? Davul,zurna ya da bir müzik âleti çalarak yaşamlarını sürdüren köy halkınınmükellefliklerinin basit usulden neden ‘müzisyen’e çevrilmesine karar verilmiştir? Düğünlere katılan basit müzik âletleri (davul ve zurna) çalanla büyük otellerdeki profesyonel müzik yapanların eşdeğer tutulması Roman kültürünü yaşatan bu insanlara haksızlık yapılmıyor mu? Halk kültürünü yaşatan bu insanların vergiden muaf tutulması bir zorunluluktur. Ne zaman bu insanları vergiden muaf tutacaksınız?4 Devam edecek

KAYNAKÇA :

1GÜNEY, Naim – Ordu’da Tahsildarlarca Kesilen “Zurna Vergisi”, Ordu Olay Gazetesi, 21.04.2018.

2KIZILOT, Şükrü – Ramazan Davulcusunun Vergisi, 19 Ağustos 2012, Hürriyet Gazetesi,http://www.hurriyet.com.tr/ramazan-davulcusunun-vergisi-21257485

3MEMURLAR.Net – Maliye, Davul ve Zurnacıların Peşine Düştü, 13 Temmuz 2007.

4EKONOMİ / Son Dakika – Davulcu ve Zurnacı da Vergi Mağduru Oldu, 08 Kasım 2010, Milliyet.com.tr

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Kefeli Han ve Düşündürdükleri

21 Eylül 2018 okunma
Yöremizdeki şehir içi hanlarının tek örneği olanKEFELİ HAN bir şekilde gündeme geldiğinde Çerkeskökenli anneannem Rahime Şadiye KÜLÜNK’ünKEFELİ Sülâlesi’nden geliyor olmasımünasebetiyle bana hep anneannemi hatırlatır. Sadece kâgir beden duvarları... Devamını Oku

Her Taşın Altındaki Evanjelist ve Siyonist Şeytan! – I

7 Eylül 2018 okunma
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde misyonerlik faaliyetlerinin büyük bir bölümü Amerikan Board Misyoner Cemiyeti(American Board of CommissionersforForeignMissions) ve Genç Hristiyan Birliği Örgütü(YoungMen’sChristianAssociation)tarafından... Devamını Oku

Ünye’nin Demografik Yapısı – VII

29 Ağustos 2018 okunma
1980’de Ordu il nüfusu 713.535’e yükselmiştir. 1980’de nüfusu 52.785 kişi olan Ordu Kenti ilin en büyük kentsel yerleşmesidir. Onu, 28.227 nüfuslu Ünye ile 22.405 nüfuslu Fatsa izler. İldeki nüfus yoğunluğu ülke ve bölge yoğunluğunun çok üzerindeydi.... Devamını Oku

Ordu kaymakamı Mehmed Ali Efendi – II

17 Ağustos 2018 okunma
Sayın TOSUN, belgelerde yer alan Mehmed Ali Efendi ile ilgili tanışıklığını şöyle anlatır: Daha önce arşivden almış olduğum belgeyi okuma sırası gelince Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi’yle tanıştım (Ek-1). Belgeyi okuyunca onun çalışkanlığı ve... Devamını Oku

Ünye’de Karantina ve Tahaffuzhâne – II

3 Ağustos 2018 okunma
1864 senesi Haziran ayına kadar Canik sancağına bağlı bir kaza olan Ünye’nin bu tarihten sonra sancak haline getirilmesiyle birlikte Erbaa, Karakuş, Bolaman ve Fatsa kazalarıyla birlikte bu sancağı teşkil eden kazalardan birisi de Niksar olmuştur. Söz konusu... Devamını Oku

Tarihî Değerlerimiz – VI

27 Temmuz 2018 okunma
Altı bölümlük yazı dizimizle tarihî değerlerimizi hem kişiler hem mimarî değerler hem mekânlar hem turistik hem doğal hem de kültürel açıdan özetlemeye çalıştık. Bu son bölümle kalan değerlerimizi de kısmen tamamlamaya ve sizlere aktarmaya... Devamını Oku

Ünye Gümrüğü – I

20 Temmuz 2018 okunma
Gümrük, devletler arası ticarette sınır geçişlerinde malların kontrol edildiği yer olup bu geçiş sırasında alınan vergilere “gümrük resmi” denmektedir. “Gümrük” kelimesi Lâtince’de ticaret manasına gelen “Commercium”... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya Ve Çete Reisleri – III

13 Temmuz 2018 okunma
Eşkıyanın icraatını “XVIII. Yüzyılda Ünye’de Eşkıyalık Hareketleri” konu başlıklı makalemizde beş madde halinde açıklamaya çalışmıştık.32Orta Karadeniz Bölgesi’nde eşkıyanın kaynağını, yerli ahaliden bazıları ile çeşitli oymak ve... Devamını Oku

Osmanlıca Belgelerde Ünye – I

6 Temmuz 2018 okunma
Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çevriyazı çalışması ve 17 basılı yayını ile araştırmacıların dikkatini çekmeyi başaranAraştırmacı, Yazar, NahhatSayın Murat Dursun TOSUN’un ele aldığı bazı belgeler Ünye ve Ordu hinterlandını da... Devamını Oku

Ünye’nin Demografik Yapısı – VI

29 Haziran 2018 okunma
Ordu kentinin aldığı göç, 1950’yi izleyen 10 yılda kent nüfusunun.. %72 artarak, 1960’ta 20.000’in üzerine çıkmasına yol açtı. Ancak, bu dönemde öbür ilçe merkezlerinden hiçbiri henüz benzer bir nüfus çekim merkezi olmamıştı. Nüfusu 1960’ta... Devamını Oku