son haberler

Gönül Fotoğrafı

Yayınlanma Tarihi: 12 Ekim 2018 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Her işin bir erbabı vardır. Bir de meraklısı…

Belki çok şey merakla başlar. Sonra merak duyduğun şeye ilgin artar. İlginin yanına bilgiyi de ilave edersen; yaptığın iş her neyse zirveye yaklaşmışsın demektir.

Bazen merak ile heves birbirine karışır. Merak konuyla ilgili satıhta olan bir ilgidir ve geçici olabilir. “Ha! Böyle miymiş” diyebilirsin. Hatta “Ben de bir şey sandımdı” gibi cümleler geçer aklından.

Heves ise biraz sevgi barındırır içinde. Ancak bazı şeyler meziyet işidir. Siz ister meraklı ister hevesli olun başaramadınız mı başaramazsınız bazı şeyleri.

Merak akla, heves gönle daha yakındır. Meziyet ise çok farklı bir şeydir.

Bir gün fotoğraf çektirirken ve çekerken geldi bunlar aklıma. Fotoğrafımızı çeken kişi bize “Şöyle durun, böyle bakı” diye komutlar vermişti. Yani işini en iyi nasıl yapılacaksa öyle yapmak istiyordu. Normal olan da buydu. Ancak daha deklanşöre dokunmadan ona “ Fikirlerimi de çekebilir misin” dedim. Durakladı, gülümsedi ve kaldığı yerden devam etti işine. Makine bizim suretimizi kâğıt üzerine aktarılabilecek bir şekilde hafızasına aldı.

Bir fotoğrafa baktığımızda gözümüzün gördüğüne göre karar veririz. Zaten fotoğrafta asıl olan “göz”dür. Fotoğraf ne kadar albenili görünürse o kadar Başarlı bir çekim olmuş kabul edilir.

Bir de gönülle çekilen fotoğraf vardır ki, ne kelimeler izaha yeterli ne de gözün gördüğüne benzer. Bütün mesele neyi çektiğinizdir. Çektiğiniz her neyse onu nasıl görmek istediğinizdir. Yani sıradan bir fotoğraf değildir. Suret kâğıttan çok gönül üzerine kaydolur.

Aslında gönülden fotoğraf çekmek hem zor, hem çok basittir.

Zordur çünkü çekilen fotoğrafa bir mana yüklemen gerekir. Ama kime göre?

Kolaydır çünkü çektiğin şeyin gönüldeki yeri sabittir. Sanki hep orada gibidir.

Şayet sizi karşıya gönlünden baktıran bir şeyler varsa fazla uğraşmanıza lüzum yok.  Zaten sizin istediğiniz gibi olur.

Ancak gönülde olanın gönülden fotoğrafı çekilir.

O da suretten çok, sevgidir, muhabbettir.

Zaten siz o fotoğrafı çekerken fotoğraftan çok neyi çektiğinizi düşünürsünüz.

Hissedersiniz…

Yaşarsınız…

Hâsılı, “Gönülden gönle yol gizli gizli…”

Gönül fotoğrafı mı?

Hayır.

O gönlün kâğıda aksetmiş hali.

Gören görür…

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Hırsızlık Nedir?

11 Ocak 2019 okunma
Belki böyle bir başlık atılınca okuyan konunun nereye geleceğine dair bazı tahminlerde bulunabilir. Çünkü bu kavram birçok şey için kullanılır. Hırsızlık en eski suçlardandır. Ancak hiç modası geçmez. Her devirde çeşitli şekillerde karşımıza çıkar.... Devamını Oku

Ordu’da Kültürel Faaliyetler

4 Ocak 2019 okunma
Kısa adı ORŞAYAD olan Ordu Şairler, Yazarlar ve Sanatseverler Birliği Kültür Derneği Ordu da çok önemli işlere imza atıyor. En son 17 Aralık 2018 tarihinde yapılan “Sanatçı ve Sanatseverleri Ordu Üniversitesinde” buluşturan ve gecede okunan şiirler, icra... Devamını Oku

Şeb-i Yelda

28 Aralık 2018 okunma
  Nedendir bilmem ama bana en uzun gece ile en kısa gün hep faklı gelmiştir. Bunun bir bakıma tersi olan en uzun gün ile en kısa gece pek dikkatimi çekmemiştir. Burada öncelikli olan gece midir, gündüz müdür diye çok düşündüm, sonunda gecenin uzun olması... Devamını Oku

Aday Adayı Enflasyonu ve Hayat

21 Aralık 2018 okunma
Ne zaman ülke seçim sahtı mailine girse bütün dikkatler aday adayları üzerinde olur. Ülkece seçimi seviyoruz. Avrupa ve ABD seçimlerinde katılım oranları neredeyse yarı yarıya. Vatandaşın umurunda değil. Yaklaşık yarım asır seçim gördüm her seçim... Devamını Oku

Yazı Yazmanın Zor Olduğu Zamanlar

14 Aralık 2018 okunma
Zaten zahmetli bir iştir yazmak. Önce düşünmek ve sonra düşündüklerini kaleme almak gerekiyor. Aynı zamanda ne anlatmak istiyorsun onu aktarman gerekiyor okuyucuya. Yazı yazmanın güçlüğü kadar okuma külfeti var ülkede. Okuyan mı az yazan mı bilinmiyor.... Devamını Oku

ANDIK

7 Aralık 2018 okunma
Aslına bakarsanız “hatırladık” olarak kullanılan bu kelime resmi kurumlarda “kutladık” anlamında da kullanılıyor. Şair, “Seni andım bu gece” ifadesinde; “Bilmem ne gününü andık” derken aynı anlama gelmiyor. Zaten biz okullarımızda ne bulursak... Devamını Oku

MİLLETİN ÖKÜZÜ

30 Kasım 2018 okunma
Söz uçar yazı kalır diye boşuna dememişler. Şayet bir gün bir yere bir şeyler yazmışsanız onu bir okunan olmuştur. Hatta gün gelir sizin de karşınıza çıkar. Kimisi beğenir, kimi hoşlanmaz, kiminin de dikkatini hiç çekmez. Beğenenler ve beğenmeyenler... Devamını Oku

Adaylıktan Vazgeçtim

23 Kasım 2018 okunma
Çok erkek gibi ben de çocukluğumda futbol oynadım. Bu oyun ülkemize nasıl geldi, ne zaman geldi bilmem. ABD hariç hemen hemen her ülkede önemli bir spor dalı. Yaşımız spor yapma çağını geçince spora seyirci olarak ilgi duysak da aklımın bir kenarında teknik... Devamını Oku

Dil Yarasını Andıracak Yara Bulunmaz

16 Kasım 2018 okunma
Dil, yani beş duyu organımızdan biri. Dil, yani lisan. Dil, edebiyatımızın ve hayatımızın en önemli kelimelerinden birisi… Bir organ olarak onunla tat alır, onun yardımıyla besinleri çiğner, onun yardımıyla konuşuruz. Konuşmak: Anlaşmanın,... Devamını Oku

Tamer Uysal

9 Kasım 2018 okunma
Aslınla bu biyografik bir yazı değil. Tamer Uysal ile tanışıklığımız 1993 yılında olmuştur. Aynı okulda çalışıyorduk. Mesai arkadaşlığımız bir idareci öğretmenden çok bir arkadaş bir dost gibiydi. Sohbetlerimiz daha çok “kültür” üzerineydi.... Devamını Oku