son haberler

Gönül Gözüyle Tirebolu

Yayınlanma Tarihi: 9 Haziran 2020 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Bu yazım Tirebolu üzerine.

İlçemizin Tirebolu ile ne alakası var sorusu gelebilir akla. Öyle ya Ünye nere, Tirebolu nere…

Sohbet esnasında hep konuşmaz mıyız  “yeni nesiller çok şeyden habersiz” diye.  Bazen de “Hey gidi günler hey, çok şeyin tadı kaçtı” serzenişinde bulunmuşluğumuz vardır.

Bu açıdan baktığımızda,  yaşanılan yerler için yazılmış her eser, geçmişi yarınlara taşır.

Gönül Gözüyle Tirebolu kitabı da öyle.

Bendeniz hakkında kitap yazılmış kırktan fazla ile ait eser okudum. Her birinde yazar ele aldığı vilayeti kendi üslubunca anlatıyor, ben de o yerleri geziyormuş veya o anları yaşıyormuşum gibi hissediyordum.

Efendim, bendeniz öğretmenlik mesleğime Tirebolu ilçesinde başladım. Bu sebepten bu ilçe ile yazılan birçok eseri okudum. Her biri Tirebolu’yu anlatıyordu. Ve içimden “Keşke her il ve ilçe hakkında kitap yazılsa da onları da okusaydım” diye geçtiği olurdu.

Yukarıda da zikrettiğimiz gibi yazı dünü yarına taşıyan en etkili vasıtadır.

Gelelim kitabımıza.

Önce birkaç cümle ile yazarımızdan bahsedelim. Yazarımız Sayın Osman Çolak 1960 yılında Burdur’da doğar ve gerekli eğitimleri alarak Müzik öğretmeni olarak Tirebolu’ya atanır.

Osman Çolak hem eğitimci hem de müzisyen olarak bir kültür insanıdır. Bu şuurla hareket eder ve derslerinin dışında kültürel faaliyetlerde bulunur. Saz kursları, koro şefliği, beste çalışmaları ve derlemeler gibi.

Burada yaşanılan yer önemlidir. Tirebolu’da halk manileri ile ilgili bir çalışma yapar. Derlemiş olduğu manileri ve kaynak kişileriyle birlikte not alır.

Aradan 35 yıl geçer ve bu çalışmaları kitaplaştırmak ister. Hasbelkader lütfedip bize de danışır. Çünkü iki sene aynı evi, aynı işyerini ve aynı ilçeyi paylaşmak gibi bir ortak yanımız vardır.

Önce kitabın ismiyle başlanır işe. Aradan geçen 35 yılın ardından bir ilçe unutulmamışsa kitabın isminin bir yerinde “gönül” olmalıdır. İlçemiz de “Tirebolu’dur”  ve isim kendiliğinden ortaya çıkmıştır.

Kitapta ana tema “mani”lerdir. Bunun yanında Tirebolu hakkında yazılmış şiirler, Tirebolu hakkında yazılmış muhtelif yazılar, adetler, yiyecekler, bilmeceler, Tirebolulu kemençe sanatçıları gibi konular kayıt altına alınıp tarihe havale edilir.

En önemlisi de manileri derleyenlerin isimleri ve o günkü yaşlarının kitap yer alması katkıda bulunanlar bir vefa örneğidir.

Sayın Osman Çolak lütfedip kitabın önsözünün tarafımızca yazılmasını istemişlerdir. Kendilerine teşekkür ederim.

Aynı çalışmaların başta Ünye olmak üzere içinde “gönül taşıyan” her yerleşim yerinde olmasını arzu ediyorum.

Teşekkürler Osman Çolak. Eserin kültürümüze hayırlı olsun. Nice eserlere inşallah.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Çayla Sohbetler – VII

14 Ocak 2021 okunma
Artık odun alevinde çay demlemek zordu. Bunun tek çaresi “gönül alevinde” demlemekti. Bir ocaklıkta hazır bulunan sıcak suyla hazırlanıp, ocaklığın külünde demlenmeye bırakılan çayın tadı nasıl aynı olabilirdi? O imkânı şimdi kaybettik. Artık... Devamını Oku

Çayla Sohbetler- VI

11 Ocak 2021 okunma
Aslına bakarsanız birçok şey gibi çay da şehir hayatına geçildikten sonra özelliğini kaybetti. Eskiden akşam karamadan az önce evlerimize girer, bazı lüzumlu işlerden sonra kendi kedimizle kalırdık. Geceyi renklendiren tek şey misafir; misafirin en önemli... Devamını Oku

Üç Nokta

8 Ocak 2021 okunma
“Derdime vâkıf değil canan beni handan bilir Hakkı vardır şad olanlar herkesi şadan bilir Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil Çektiğim âlâmı bir ben birde Allah’ım bilir.”   Fuzûlî’ye ait mısralar bunlar. En meşhuru da “Söylesem... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER V

7 Ocak 2021 okunma
Yalnızlığın giderilmesinde çayın önemini bilmeyen var mıdır? Varsa biraz daha yalnız kalacak demektir. Çay içme isteği içimize doğduğu andan itibaren neler konuşacağımıza da karar vermiş sayılırız. Öncelikle elimizdeki işimize son veririz.  Kendimize... Devamını Oku

ÇAY SOHBETLERİ IV

4 Ocak 2021 okunma
Şairin “seninle dilsiz konuşalım” dediği gibi yalnız kalanların çay ile sohbet “bizeban” yani dilsiz olurmuş. Dilsiz ve kelimesiz sohbetleri açığa çıkarmak ne adaba uygunmuş ne de kelimelerin izaha gücü yetermiş. Çayın nasıl bir şey olduğu durduğu... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER III

1 Ocak 2021 okunma
Bardağa dolar dolmaz bir sarsıntı geçirirdi. Bardağın üst kısmında dairesel çizgiler belki de içinin darlanmasının bir alametiydi. En çok şeker kullanmamamı seviyordu. Şeker demek kendisine has olan tadının değişmesi, kokusunda farklılaşma hatta bardağın... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER II

28 Aralık 2020 okunma
  Ne zaman çaydanlığı elime alsam birazdan bir sohbetin başlayacağı anlamına gelir çay için. Hazırlanışı bir yana sohbet saati bile müsait olmalı. Öyle varlı vakitsiz sohbet edilmez çayla. Kendine has şekilli bardağı masanın üzerine koyar koymaz... Devamını Oku

Çayla Sohbetler- 1

25 Aralık 2020 okunma
Daha bardağa dökülmeden bir “Ah!” etti çay. Ya da bana öyle geldi. Bana, “Derdini seslice anlatıyorsun, tek başınasın diye kimsenin duymayacağını mı sanıyorsun” der gibi geldi. Şikâyetçi olduğu her halinden belli oluyordu. Kaç gecedir derdimi dinliyor.... Devamını Oku

Eymür’de Suyla Isıtılan Ev

24 Aralık 2020 okunma
O sene kış sert geçiyordu. Benim, 1983 yılı Şubat ayında Tirebolu merkezden yaklaşık 24 km içeride Eymür köyüne tayinim çıkmıştı. O zamanlarda beklenmedik tayinler olabiliyordu. “İhtiyaca binaen veya “Gerekli görüldü” açıklaması her türlü... Devamını Oku

Puçuklu Sokak

21 Aralık 2020 okunma
Puçuklu Tirebolu’nun çok eski yerleşim yerlerinden biri. Şu günlerde geçmişin ihtişamlı günlerini yad ediyor. Keşke hayal ediyor diyebilseydim. Hayal etmek… Umut etmek… Olmasını temenni ettiğimiz şeylere verilen isimlerden. Ama Puçuklu bir daha o günlere... Devamını Oku