son haberler

Hırsızlık Nedir?

Yayınlanma Tarihi: 11 Ocak 2019 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Belki böyle bir başlık atılınca okuyan konunun nereye geleceğine dair bazı tahminlerde bulunabilir. Çünkü bu kavram birçok şey için kullanılır.

Hırsızlık en eski suçlardandır. Ancak hiç modası geçmez. Her devirde çeşitli şekillerde karşımıza çıkar. Ayrıca hırsızlığın suç olduğunu da çok kişi bilir.

Tam da burada bir soru sorulabilir. Söyle ki: “Ne demek hırsızlığın suç olduğunu çok kişi biliyor, herkes bilmesi gerekmez mi?”

Maalesef günümüzde bu hususta da bir çelişki var. Ne yazık ki bazı hallerde hırsızlığın suç olup olmadığını hatta hırsızlık sayılıp sayılmayacağını bilmeyenler var.

Yakın zamana kadar her hırsız yaptığı işin kötü bir iş olduğunu bilir ancak yine yapardı. Günümüzde tanımı ve tarifi değişti. Mesela bulunan şey hırsızlıktan sayılmadı. “Ben buldum benim olmalı” mantığı devreye girdi ve kayıp mallara sahip olmak bir hak oldu.

Yeni nesil ise hırsızlığı uyanıklık ile karıştırdı. Tabii burada eğitim almış olan kişiler hariç. Çocuk unutulmuş bir şeyi kendi hakkı sanabiliyor. İşin en kötü tarafı bulunan şeyleri sahibini aramadan kullanılmasının kötü bir şey olduğunu bilmiyor.

Son zamanlarda gençler arasında buna benzer hadiseler artmaya başladı. Eğer bir toplumda kötü sayılan şeyler kötü olarak bilinmiyorsa mal güvenliğinden bahsedilemez.  Hâlbuki eskiden öyle değildi. Hırsızlık vakasına karışmış biri yakayı ele verince çok utanırdı. Günümüzde ise “Kime ne? Sahipsizdi” diyecek kadar neyin eğri, neyin doğru olduğunu bilmiyoruz.

Bu durumda ailelere çok iş düşüyor. Çocuklarına özellikle başkalarına ait eşyaların kullanılmasının ahlaki olmadığını öğretmeleri lazım. Bu durum böyle devam ederse kendi malımızı bile koruyamaz olur; hatta devir ilerledikçe “Niye malını bekliyorsun ve almamıza müsaade etmiyorsun” diyecek kadar ileri gidenler olabilir.

Hırsızlık cemiyetin kokuşmasında önemli suçlardan biridir. Bunu yolu da aile eğitiminden geçmektedir. Burada en çok dikkat edecek kimseler ana ve babalardır.

Zaman ilerledikçe “O da malına sahip çıksaydı, malını bekleseydi” gibi cümlelerle karşılaşırsak hiç şaşmayalım.

Günümüzde en sinsiz hırsızlık “dijital” hırsızlıktır. Bunu “umut” hırsızlığı takip etmekte olup tez elden bir çare bulunmalıdır.

Bugün başkasını soyan nesil, yarın ailesini soymaya kalkar. Her ne kadar “Huylu huyundan vazgeçmezse de” atalarımız “Ağaç yaş iken eğilir” de demiş.

Çocuklarımıza neyin eğri neyin doğru olduğunu öğretmemiz lazım. Hatta “para kazansında ne iş yaparsa yapsın” anlayışında o kadar çok kişi var ki ülkemizde; bu hiç de hayra alamet değil. Hem düzgün iş yapılacak hem herkes hakkına razı olacak. Aksi halde bozulmuş bir cemiyetin kimseye hayrı dokunmaz.

Gerçi bu haftaki konumuz hiç iç açıcı olmadı ama maalesef ahlak dışı davranışlar kanayan yaramız. Tez elden buna bir çare bulunmalı. Unutulmamalıdır ki çocuk ailede eğitilir, okulda öğretilir. Herkes kendine düşeni yapmaya mecbur. Yoksa hep beraber batarız.

 

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Taş Fırın

31 Mayıs 2019 okunma
Her şey devrine göre kıymetli. Tabiri caizse “Ekmek elden su gölden” yaşıyoruz. Eşyanın az olduğu zamanlarda değeri de fazlaydı. Şimdiki gibi “kullan at” at tarzı eşyalar yoktu.  Kullandığımız şeyler bozulursa mutlaka tamir edilirdi. Hiçbir eşya... Devamını Oku

ÜNYE GÜZEL Mİ?

12 Mayıs 2019 okunma
Bu soruya kaç kişi cevap verebilir? Bir şehri güzel yapan nedir? Coğrafyası mı? Tarihi mi? Tabiat güzelliği mi? İnsanı mı? Yoksa hepsi mi? Bunlara tek tek cevap verdiğimizde Ünye’nin, Fatsa’nın, Kumru’nun, Çarşamba’nın, bilmem nerenin ne kadar güzel... Devamını Oku

İsmini Ağabeyinle Ablana Uydurduk (T)

26 Nisan 2019 okunma
Efendim malum olduğu üzere en müşkül işlerden biri de çocuğa isim vermektir. Özellikle günümüzde bu daha da zor olmaktadır. Hatta bunun için lügatler bile hazırlanmıştır. En yeni çocuk isimleri diye. Özellikle az bulunmasına dikkat ederiz. Bazen meşhur... Devamını Oku

Masal Ebesi Nazmiye

19 Nisan 2019 okunma
Yolumuz Ankara’nın Beypazarı’na düşüyor. Tarihi bir şehir. Günümüz mimarisine inat tarihe karşı direniyor hala. Aslım bu der gibi. Her ne kadar ortaokul fen kitaplarına son Anadolu parsının öldürüldüğü yer olarak kayıt düşülmüşse de bu onun suçu... Devamını Oku

Abrul Beşi

12 Nisan 2019 okunma
Eski insanlar kendi yöntemleriyle hayatı kolaylaştırmak için elinden geleni yapmışlar. Tıp bugünkü halde değil, makine hayatımıza girmemiş, meteoroloji bilinmiyor, suni gübreler ortalıkta yok vs. Bütün bunlara rağmen hayatlarını sürdürmüşler.... Devamını Oku

Mahalli Seçimlerin Ardından

5 Nisan 2019 okunma
Ülkemiz bir seçimi daha geride bıraktı. Netice milletimize hayırlı olsun. Demokrasi denilen kavramın en önemli unsuru sandıktır. Sandık tercihin “gizlice aşikar” edildiği yerdir. Vatandaş rey verme kabinine gider tercihini yapar. Sonra oradan çıkan sonuca... Devamını Oku

MUHTAR MI OLDUN KEZBAN YENGE

29 Mart 2019 okunma
Çok bilindik bir Burdur türküsü vardır. Sözlerinde “Muhtamoldun Kezban Yenge” sözleri çok geçer. Türkü şöyle başlıyor: Penceresi dilmeden İnip gelir inmeden Geldi geçti gülmeden Muhtar mı oldun Kezban yenge Ve devam ediyor. Mahalli seçimlere iki gün kala... Devamını Oku

Tatlı Bir Hatıra

22 Mart 2019 okunma
Herkes gibi geriye kalan zaman ne kadar bilmiyorum. Ancak yaşım icabı çok fazla bir vaktin kalmadığının farkındayım. Altmış yıllık zamanı anlatmaya kalksam 60 dakika sürmez. Onca yıl gelip geçti. Sanki sahnesi dünya olan bir mekânın oyuncuları gibi. Oyun... Devamını Oku

Ünyeli Meçhul Şehid

15 Mart 2019 okunma
Yazıya başlamadan önce ünlü şairlerimizden Arif Nihat Asya’nın birkaç mısraını yazmak istiyorum. Şairimiz şöyle diyor bir şiirinde:   “Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye?”   Yattığı toprak ile tuttuğu... Devamını Oku

Herkese İyi “Hayat”Lar

7 Mart 2019 okunma
Türkçe derslerinde “Güzel yazı yazma” öğretilirken belirli kurallalar öğretilir. Özellikle “kompozisyon” denilen yazı türü sizi neredeyse kendi haline bırakmaz. Yazı yazmak isteyen kişi sıkı kurallar içinde kendini cendereye sıkışmış gibi hisseder.... Devamını Oku