son haberler

Karadeniz İskitleri ve Ünye – II

Yayınlanma Tarihi: 14 Haziran 2019 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

İskitlerde küpeler de yaygın olarak kullanılırdı. Erkekler sadece bir tane takardı. Kadınların ise birkaç çift küpeyle birlikte gömüldüğü kanıtlanmıştır.Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Antik Baş Takıları Seksiyonu’nda(Kat. No.: 39) sergilenen altınKÜPE (çift) 4,85 cm çapında ve 26 g ağırlığında olup, M.Ö. IV. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir. Sade, büyük halkanın uçları telkâri ve granüle bezeli topun içine girerek kapatılmıştır. Top ortadan ince altın telle bölünmüştür. Topun bir tarafında halkayla birleştiği yere ince bir altın tel sarılmıştır. Ünye’nin Denizbükü mevkiinde müsadere yoluyla elde edilen bu takı8 da Ünye sosyal tarihine az da olsa ışık tutmaktadır.

İskitleri anlatan antik çağ yazarları, Kimmerleri güney Rusya’nın ilk seçkinleri olarak tanımlarlar.7Kimmerlerin Karadeniz Bölgesi’ndeki varlığını gösteren arkeolojik ve filolojik kanıtlar mevcuttur. Ünye’de bulunan bir gümüş kap (phiale) Prof. Dr. Ekrem AKURGAL tarafından M.Ö. VI. yüzyılın sonuna tarihlendirilmektedir.9M.Ö. VIII. asırdan itibaren,İskitlerin Kimmerlerin ülkesine geldikleri kabul edilmektedir. Tarihî kaynaklarda Kimmerlerden sonra bu bölgeye gelen İskitlerin geliş amacı ve sonları hakkında çok fazla bir bilgiye rastlanmamaktadır (Ordu 1973: 3).3İskit Devleti’nin ağırlık merkezi Karadeniz’in kuzeyi idi ve Türk asıllı unsurlar bu devlette önemli yere sahipti. Ordularında kadınların da bulunması sebebiyle Amazonlar efsanesi ortaya çıktı.

Kimmer bozkır devletinin varlığı en çok – batı komşuları olan – Lidya’yı huzursuz etmiştir. Kimmerlerin egemenliğine son verip Anadolu’da büyük bir uygarlık kuran ve parayı icat eden Lidyalılar, Sardes yakınlarına gelen Pers ordusuyla karşılaştıkları savaşta yenildi. İranlılar tüm Anadolu’ya hâkim oldular ve Lidya Devleti tarih sahnesinden silindi. Ünye çevresinde Lidya etkisi yok gibidir.10

Belgelerde ve yazıtlarda geçen “Denizin ötesindeki Sakalar – Qui trans mare habitant” tâbirinin Karadeniz İskitleri için kullanıldığı anlaşılmıştır.İskitler hakkında bilgi veren antik Grek yazarlarından birisi Thukydides’tir. Yazar M.Ö. 460-400 yılları arasında yaşamıştır. “Peloponnessoslularla Atinalıların Savaşı” adlı üç kitaptan oluşan eserinin II. kitabı sh.96’da şu bilgiyi vermektedir: “Sitalkes, Ordysler memleketinden kalkarak … İstros (Tuna) Nehri’nin beri tarafında daha ziyâde Karadeniz’e doğru olan yerlerde oturan daha başka kavimlerden asker topladı. Getler ve o çevrede oturanlar Skithlerin hudut komşuları olup onlarla aynı silâhlara mâliktirler ve hepsi süvari (atlı) yayadırlar.”İskitler askerî yönden güçlü olmasalardı, birçok kavmin yerinden oynamasına ve bir kısmının ortadan kalkmasına sebep olamazlardı.2

Hatti İmparatorluğu içerisinden çıkan Hititlerden sonra Karadeniz’e ilk istilâ hareketlerini Türk kökenli olan Kimmerler ve İskitler yapmışlardır.Tarihte bilinen hükümdarları Alp Er TUNGA ve torunu Tomris Hatun’dur.Sakaların Ön Asya seferini gerçekleştiren hükümdarlarının adı Alp Er Tunga’dır (Taşağıl, 2014: 48).Alp Er Tunga’nın Uygur hakanı Buku Han’la veya Şehnâme’de bahsedilen Efrasiyab’la özdeşleştirildiği söylenebilir (Roux, 2002: 196).4Devlet teşkilâtını geliştirme, milleti ve toplumları yönetme, toplumsal yaşayış biçimleri, sanat, inanış ve fetih anlayışı açısından Hunlara, Göktürklere, Uygurlara benzeyen ve Grek kaynaklarında Skyt (İskit), İran ve Türk kaynaklarında Saka olarak anılan devlette bir hanedan mensubu, bir prens (tigin, tekin, şehzade) ve bilge bir kahramandır Alp Er Tunga…Ona Biruni, Türklerin atası demiştir.

M.Ö. VIII. yüzyıl içerisinde Orta Asya’dan çıkan İskitler M.Ö. VII. yüzyılın ilk çeyreği içerisinde hissedilir bir güç olacak şekilde Asur sınırına kadar ulaşmışlardır. Bu ifadeden İskitlerin Hazar Denizi’nin batısı, Tuna Nehri’nin doğusu veKaradeniz’in kuzeyindeki Kimmer yurdunun dışında, Ön Asya’ya kadar çok kısa zamanda yayılmış oldukları gerçeği de ortaya çıkmaktadır. Çay ve Durmuş’a göre İskitler yukarıda adı geçen Kimmer yurduna Asarhaddon’un adlarını zikrettiği dönemde biraz önce, M.Ö. VIII. yüzyılın ortaları ya da bu tarihten biraz daha sonra gelmiş olmalıdır (Çay – Durmuş, “İskitler”, sh. 588).1

Hititlerin yıkılmasında etkili rol oynadıkları anlaşılan istilâcı kavimlerden Muşki ve Tibarenlerle Asur kralları birçok savaş yapmış ve üstünlüklerini güçlükle kabul ettirmişlerdir. Muşkilerin büyük bir çoğunluğu Kimmer-İskit istilâlarının kasırga gibi estiği M.Ö. 720-680 yılları arasında Çorum Havzası’na Tibarenler de, Trabzon’un güneybatısına çekilmek zorunda kalmışlardır (Kumandaş 2001:4).3M.Ö. VII. yüzyılda Kimmerlerin, VI. yüzyılda da İskitlerin Orta Asya’ya çekilmesiyle Karadeniz yerli kavimleri yerleşimlerine geri dönmüşlerdir.

İran’da kurulanMed İmparatorluğuDoğu Anadolu’yu aldıysa da hâkimiyetini Karadeniz kıyılarına kadar yayamadı. Fakat Medlerin yerine geçenPerslerin hâkimiyet sahası daha geniş oldu. M.Ö. 550 yılında Pers İmparatoru I. Darius bütün Anadolu ile beraber Ünye bölgesine de hâkim oldu.11

Yaklaşık olarak M.Ö. VIII. yüzyılda tarih sahnesine çıkan ve bu tarihten M.S. II. yüzyıla kadar hâkimiyetlerini devam ettiren İskitler, doğuda Çin Seddi’nden batıda Tuna Nehri’ne kadar uzanan geniş bir sahada varlıklarını, yaklaşık olarak 1.000 yıl gibi oldukça uzun bir zaman korumuşlardır. Onlar bu coğrafyada Atlı Kavimler Medeniyeti’ni oluşturan kavimlerin ana grubunu meydana getirmiştir (Çay – Durmuş, “İskitler”, sh. 591).1

İskitlerin M.Ö. VIII. yüzyılda Kimmerlerin ülkesine geldikleri kabul edilmektedir. Kimmerleri yurtlarından çıkaran İskitler, bunların ardından, Kafkasları doğudan dolaşarak, Hazar Denizi kıyısını takiben Derbent – Demir Kapı geçitleri üzerinden Azerbaycan’a ve daha güneye – daha genel bir deyimle – Ön Asya’ya dalgalar halinde akmaya başlarlar. Urartu Kralı II. Rusya’nın Kimmerlerle olduğu gibi akıllıca bir siyaset izleyerek, bunlarla anlaşma yaptığı görülür. İskit akınları Asur sınırlarına yönelir (Tarhan, TANER – “Eski Anadolu Tarihinde Kimmerler”, sh. 113). Kimmerleri kovalayarak gelen İskitler Medlerin egemenliğine son verirler (Çay – Durmuş, “İskitler”, sh. 580).1

Xenophon ‘Anabasis’ adlı eserinde Canik hinterlandında M.Ö. 401 yıllarında henüz bir devlet oluşturmayanChalybes (Halip / Çalbiya) kavminin yaşadığından bahsetmektedir. Chalybeslerden sonra bölgede İskit – Pers mücadelesi sahnelenecektir.Pers Kralı I. Darius hem doğuya hem de batıya seferler düzenlemiştir. İlk seferini M.Ö. 518 – 517 yıllarında Orta Asya Sakalarına yapmış ve savaşarak, sonunda savaşın galibi olmuştur. [Z.V. TOGAN; “Sakalar”, BTTD, 17, (1986), sh. 32]. Pers Kralı I. Darius, denizin ötesindeki Sakalara karşı da bir sefer yapmayı plânlamıştır. Batı Anadolu’da Ege Denizi kıyısında bazı kaynaşmalar olduğunu haber alan Darius dikkatini Anadolu’ya çevirmiştir. M.Ö. 513’te Trakya üzerinden Karadeniz İskitlerine karşı harekete geçer[V. SEVİN, “Anadolu’da Pers Egemenliği” Anadolu Uygarlıkları, I, (1982), sh. 316].1

Persler, M.Ö. 360 yılında, geniş toprakları kapsayan Kappadokya Satraplığını kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Ünye, KuzeyKappadokia Satraplığısınırları içerisinde kalır. Karadeniz’in güney kıyılarını da içine alan, Kuzey Kappadokya önce Pontos kıyısındaki, yani deniz kıyısındaki Kappadokya, zamanla antik yazarlar tarafından, yalnızca Pontus sözcüğü ile ifade edilmeye başlamıştır. Burası daha sonra Romalılar zamanında Pontus Polemoniacus olarak isimlendirilmiştir (M. ÖZSAİT, “İlkçağ Tarihinde Trabzon ve Çevresi”, sh. 39).1

Karadeniz kıyılarını baştan başa gezen Trabzonlu Ermeni papaz Ünye’ye yaptığı seyahatte burası hakkında “… Eskiden meşhur bir eyalet olan bu yere, Kral Polemon’un adı ile Polimon Pontusu denirdi. Strabon’a nazaran Kral Polemon ve Kraliçe Bitodoris, buradan (Ünye), Trabzon ve Kolhis veya Faş’a kadar olan topraklara hâkim olmuştur (Bkz. Bıjiskyan, P. Minas, “Karadeniz Kıyıları Tarih ve Coğrafyası”, sh. 36).

İskitler, Ön Türk Tarihi’nin önemli bir taşıyıcısı olmuşlar ve tarihe bir Türk Kavmi olarak kaydedilmişlerdir. Her ne kadar bazılarımız soydaşlarımız olanİskitlerin Türklüğünü kanıksamış olmasak ve tartışılır görsek de Dünya Tarihi,İskitlerin Türk olduklarını kabul ve ilân etmişlerdir.

KAYNAKÇA :

  1DOĞAN, Osman –Tarih Boyunca Ünye, Ünye Belediyesi Kül. Yay., Samsun, Tem. 2003, I. Baskı, 514 sh.

  2DURMUŞ, Prof. Dr. İlhami – İskitler (Sakalar), Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, 2008, 160 sh.

  3YANMAZ, Dr. Öğr. Üyesi Hacer KUMANDAŞ – Ordu İli Ünye İlçesi Kaya Mezarları, ASEAD, Cilt: 5, Sayı: 5, Yıl: 2018, sh. 106-129.

  4AYAN, Yrd. Doç. Dr. Altan – Alp Er TUNGA’nın Yönetim Anlayışıve Liderlik Tarzlarının İncelenmesi, Akademik Bakış Derg., Sayı: 61, Mayıs – Haziran 2017, Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi, 11 sh.

  8http://www.kadimdostlar.com/topic/23812-anadolu-medeniyetleri-muzesi-antik-takylary-bath-takylary-kupeler/

  9AKURGAL, Ord. Prof. Dr. Ekrem –Anadolu Kültür Tarihi, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 67, ISBN 975-403-107-X, 6. Basım, Kasım 1998, Ankara, 417 sh.

10MİSTEPE, M. Ufuk -Ünye Tarihi, M.Ö. XV Bin Yılına Uzanıyor mu? III/ SECUNDI, Caii Plinii – Historiæ Naturalis, Libri XXXVII, Volumen Secundum – Pars Prior, Parisiis Colligebat Lemaire Poeseos Latine Professor MDCCCXXVIII.

11MİSTEPE, M. Ufuk – Belgelerle Ünye Tarihçesihttp://unyezile.com/tarihce.htm

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Kültürel Birikimler Açısından Arşivlerimizin Ehemmiyeti

20 Eylül 2019 okunma
İnsanların geçmişi ile geleceği arasında sağlam ilişkiler kurabilmesi, siyasî, ekonomik, kültürel vb. her alandaki tecrübelerini geleceğe sağlıklı bir şekilde aktarması kişilerin, toplulukların ve milletlerin yaşam sürecinde mühim bir yer tutmaktadır.1... Devamını Oku

Ünye Doğumlu Kaymakamlar ve Mülkiyeliler – III

13 Eylül 2019 okunma
MAZHAR OSMAN KISACIKOĞLU; Mezuniyet Sırası 3909, Fak. Nu. 90114 Ticâret erbabından Abdülkaadir Kısacıkoğlu ile Ayşe Meliha Hanım’ın oğludur. 1931’de Ünye’de doğdu. 1952’de Vefa (İstanbul) Erkek Lisesi’ni bitirdi. S.B.F.’den... Devamını Oku

Çepniler ve Ünye – II

6 Eylül 2019 okunma
Trabzon Rum İmparatoru Jean II. İoannis zamanında (1280 – 1297) Çepni Türkmenlerinin Ünye yöresini (Chalybia – Halibia) feth ettikleri ve doğuya doğru ilerleyerek Trabzon’a büyük bir akın düzenlediklerini belgeler teyit eder12 (Yediyıldız, 2000:... Devamını Oku

FETİHTEN GÜNÜMÜZE ÜNYE VAKIFLARI – I

30 Ağustos 2019 okunma
  Aslında bu makale başlığı benim için bir temenniden öteye geçemedi. Geçen hafta Vakıflar Genel Müdürlüğü Ulus Araştırma Müdürlüğü arşivine, Karadeniz’le ilgili yayımlamış oldukları makale, dergi ve kitaplarını Ünye – Karadeniz Araştırma... Devamını Oku

Ünye Kaymakamları – III

24 Ağustos 2019 okunma
Kaymakam İbrahim Hilmi Efendi’den sonra sırasıyla Mehmed Efendi (1883 – ?), Arif Efendi (1884 – ?), İbrahim Hulusi Efendi (1885 – ?), Haydar Efendi (1886), Hacı Said Efendi (1886 – ?), Mahmud Kâmil Efendi (1886 – 1887), Cemal Keşmir Efendi... Devamını Oku

ÇALBİYALILARIN KOMŞUSU TİBARENLER – II

16 Ağustos 2019 okunma
M.Ö. VIII. yüzyıl sonlarına kadar Mosklar ve Tibarenler (Gürcüce: ტიბერია, Tiberia. Yunanca: Τιβαρηνοί, Tibarenoi; Tubal, Josephus’un deyişiyle Thobeles) Büyük Kapadokya’nın güneydoğu bölgesinin hâkim unsurunu teşkil... Devamını Oku

SERGÜZEŞT-NÂME-İ ÜNYE

9 Ağustos 2019 okunma
Ser-Güzeşt-Nâme-i Fakîr be-Azimet-i Tokat: Divan Şâiri (Bursalı) İsmâil BELÎĞ’in (d. 1079 / 1668 – ö. 22 Ramazan 1142 / 10 Nisan 1729) gençlik yıllarında kaleme aldığı bu eserinde Tokat Mahkemesi Nâibliği görevine tâyin edilmesi üzerine, Bursa’dan... Devamını Oku

Ünye Gümrüğü – VI

2 Ağustos 2019 okunma
Trabzon vilâyetinin, malî yönden komşu vilâyetlerdeki malî birikimlerle bağlantısı vardı. Bu bağlantının XVIII. yüzyılda yaygın bir şekilde uygulandığı görülen mukataa işletmesiyle ilgili olduğu görülüyor. Anadolu vilâyeti Kastamonu sancağındaki... Devamını Oku

Burunucu İstimlâk Mahalli – IV

26 Temmuz 2019 okunma
Babamın yaptığı, abimin bir kayığı vardı. Aydın’la Sait TABAK yanında.. hep denizdeler. Kadir Abilerini çok severlerdi. Nursen, Gülhis çeşmeye su almaya gelir, bizim evin önündeki taşa oturur, sohbet ve muhabbet başlardı. Evden çağırmaya gelirlerdi.... Devamını Oku

Çepniler ve Ünye – I

19 Temmuz 2019 okunma
Anadolu’nun Türkleşmesinde 24 Oğuz Boyu’na bağlı Türkmenlerin çok büyük rolü olmuş olup Karadeniz Bölgesi’ne yerleştirilen Oğuz Boylarına bağlı Türkmenler, gerek fetihler ve gerekse uygulanan iskân politikasıyla bölgenin Türkleşmesini... Devamını Oku