son haberler

Kitapla Fotoğraf Çektirmek

Yayınlanma Tarihi: 26 Ekim 2018 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Son zamanlarda kitap fuarları yaygınlaştı. Bu iyiye işaret aslında. Çünkü kitap fuarlarını ziyaret eden yüzlerce kişi ciddi manada kitap almaktadır. Kitap almaları bir yana bunu belgelemek için bir de kitapla fotoğraf çektirmekteler.

Bütün bunlar güzel şeyler. İnsan satın aldığı kitabı yazarına imzalatması güzel bir hatıra olarak kalır. Okumayı daha çok özendirir. Başka kitap fuarlarına veya başka kitaplara yönelir. Böylece arzu ettiğimiz şeylerden biri de gerçekleşmiş olur.

Peki aldığımız kitapları okuyor muyuz?

O şüpheli işte. Sadece satın aldığı kitaplarla fotoğraf çektirenler okumuş olsa dahi ciddi manada okurumuz var demektir. Ancak araştırmalar böyle demiyor.

Bir Hintli haftada 11 saat kitap okuyormuş. Çinlinin ise haftada okumaya ayırdığı süre 10 saat.

Güney Afrikalının okumaya ayırdığı ortalama süre 6,5 saat

Yukarıdaki rakamlardan sonra ülkemizde kitap okuma süresinin ne kadar olduğunu merak eden varsa yazayım. Ülkemizde okuma süresi haftalık ortalama olarak 5 saat civarında. Yani Güney Afrika’dan bile az.

Çektirilen fotoğraflara bakılırsa kitap okumayan kişi yok gibi.

Biz her işin magazin tarafını çok seviyoruz. Çok tanıdım kişi var aldığı kitabı eve getirdikten sonra sayfasını bile açmıyor. Bazıları da 3-5 sayfa okuduktan sonra bırakıyor. Tabii fotoğrafa göre okuyup okumadığına karar vermek zor oluyor.

Kitap okutma işini yetkililer bile düşündüğü halde bir çözüm üretemediler. Bir türlü kalıcı bir çözüm bulunamadı.

Sunulan çözümler satıhta kalıyor. Devamlılığı olmayan her şey hedeften uzak oluyor.

Aslına bakılırsa okuma ameliyesi zor iş. Bilgisayar, tablet, cep telefonları ve internet okumaya göre daha pratik. Üstelik sıkıcı değil. Neslin ise bir hedefi yok. En iyi okulu nasıl kazanırım, sonunda en çok para kazandıracak mesleğe nasıl sahip olurum onu düşünüyorlar.

Neslin diğer canlılarla biyolojik ortak özellikleri var. Sindirim, boşaltım, sinir, kas ve iskelet ve dolaşım sistemlerine sahip olan çok canlı var.

Ancak bu canlıların fotoğraf çektirme becerileri yok.  Zaten onlarda ayrılan tek taraf da bu galiba.

Okuyan insan hem konuşmasından, hem davranışlarından, hem yaptığı işe verdiği önemden belli olur.

Çünkü bilgi durduğu yerde durmaz. Mutlaka paylaşılır. İnsanlar hâlâ günlük 75-100 kelime ile konuşuyor, yazarken sesli harf kullanmıyorsa kitapla ancak fotoğraf çektirmiştir.

Bu hususta sivil toplum kuruşları ve yetkililer el ele vererek kalıcı bir çözüme varılmalıdır. Nesil bizim nesil. Onların daha kültürlü yetişmesi gerekmektedir. Yoksa güleriz ağlanacak halimize. Ancak son gülen iyi güler.

İnşallah gülen taraf milletin evlatları olur.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Dil Yarasını Andıracak Yara Bulunmaz

16 Kasım 2018 okunma
Dil, yani beş duyu organımızdan biri. Dil, yani lisan. Dil, edebiyatımızın ve hayatımızın en önemli kelimelerinden birisi… Bir organ olarak onunla tat alır, onun yardımıyla besinleri çiğner, onun yardımıyla konuşuruz. Konuşmak: Anlaşmanın,... Devamını Oku

Tamer Uysal

9 Kasım 2018 okunma
Aslınla bu biyografik bir yazı değil. Tamer Uysal ile tanışıklığımız 1993 yılında olmuştur. Aynı okulda çalışıyorduk. Mesai arkadaşlığımız bir idareci öğretmenden çok bir arkadaş bir dost gibiydi. Sohbetlerimiz daha çok “kültür” üzerineydi.... Devamını Oku

Ünye’nin Eski İskelesi

19 Ekim 2018 okunma
Not: (15 Nisan 2013 yılında Ünye Haber Gazetesinde neşredilen bu yazının önemine binaen tekrarıdır) İnsanların kadir kıymet bilmemesine mi, nadanlığına mı, yoksa beyinlerinin istilâ edilmesine mi yanmalı? Kimine göre eski bir eşyanın hatırası varken,... Devamını Oku

Gönül Fotoğrafı

12 Ekim 2018 okunma
Her işin bir erbabı vardır. Bir de meraklısı… Belki çok şey merakla başlar. Sonra merak duyduğun şeye ilgin artar. İlginin yanına bilgiyi de ilave edersen; yaptığın iş her neyse zirveye yaklaşmışsın demektir. Bazen merak ile heves birbirine karışır.... Devamını Oku

Bir Kuruşluk Soygun

5 Ekim 2018 okunma
Eskiler “Şüyuu vukuundan beterdir” diye bir söz söylemişler. Yani söylentisi aslından daha kötü anlamına gelir. Bu yazıda hem söylentisi, hem kendisi hem de olumsuz etkisinden bahsetmek istiyorum. Belki okurlardan “Şimdi bunun sırası mı” diyen olabilir.... Devamını Oku

Gaşların Garasına

28 Eylül 2018 okunma
Kendi âdetim üzere her eylül ayının üçüncü haftası bir Neşet Ertaş yazısı yazmayı kendime vazife edindim. Bu yazı sanırım yedinci yazı. Ancak bu yedi yazıdan ilk ikisi arşivimde yok. Zaten olmasa da olur. Neşet Ertaşa’ı neredeyse ezberlemiş olan biri... Devamını Oku

Okulda Ne Öğretilir?

21 Eylül 2018 okunma
Şu internet gizli saklı bir şey bırakmıyor artık. Hele “Sosyal medya” denilen “Sanal ortam” var ya çok şeyi gün yüzüne çıkartmakta birebir. Okulların açılmasının üzerinden bir hafta geçmeden iyi temennilere gölge düşmeye başladı bile. Okul... Devamını Oku

Eylül Evren Eğri ve Netekim

14 Eylül 2018 okunma
Eylül… Hazan mevsimine ait bir ay. Evren… Öldüğünde cenazesini taşıyacak adam aranan devletlü(!). Eğri… Doğrudan uzaklaşmış her şeyi anlatan kelime. Ve… Netekim. Bir bakına teke tekim. E, E ve E Eylül, Evren, Eğri… Yani Netekim… Aklıma Abdurrahim... Devamını Oku

Yaz Ne Zaman Gelecek?

7 Eylül 2018 okunma
Yıllar önce “Hava kirliğinden” bahsedilince “Hava da kirlenir mi” demişti çok kişi. Son zamanlarda ise  “Küresel ısınma” kavramı konuşulmaya başlandı. Adı geçen ifadeden dünyanın gittikçe ısındığını, bunun sonunda buzulların da erime... Devamını Oku

Ünye Belediyesi Ve Eseneveler Yolu

29 Ağustos 2018 okunma
Esenevler Sitelerini bilen var mı? Bilen varsa yolunu hatırlayan var mı? Yaklaşık 15 yıldır düzgün bir yola sahip değil. Önemli de değil. Vatandaşın yolun düzgün olması için bir talebi yok. Yetkilerden şikâyeti de yok. Yani durumdan rahatsız değil. Neden... Devamını Oku