son haberler

Kültürel Birikimler Açısından Arşivlerimizin Ehemmiyeti

Yayınlanma Tarihi: 20 Eylül 2019 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

İnsanların geçmişi ile geleceği arasında sağlam ilişkiler kurabilmesi, siyasî, ekonomik, kültürel vb. her alandaki tecrübelerini geleceğe sağlıklı bir şekilde aktarması kişilerin, toplulukların ve milletlerin yaşam sürecinde mühim bir yer tutmaktadır.1

Her ulus bir tarihî mirasın sahibidir. Bu tarihî mirasın çok önemli bir kısmını ise arşivler, kütüphaneler ve eski eserler dediğimiz maddî ve manevî kültür varlıkları oluşturur. Arşivler, sosyal bir varlık olan insanın eseri ve insana ait değerleri bünyesinde toplayan kurumlardır.

Zenginliği, ehemmiyeti, toplumumuza maddî ve manevî sahada sağlayabileceği faydaları çoğunluğun meçhulü olduğu, bazan sandıklar içinde bazan rutubetli yerlerde bizlere, insan yüzüne, temiz havaya, güneşe hasret kaldıkları için saklı, gizli, gözlerden ırak bir hazinemiz vardır.2

İşte bu hazinenin pek azı hakkında bazı örnekler verebileceğim Arşiv Belgeleri; yalnız kelime ve lügat bakımlarından değil, ifade yönünden, kelimelerin bilinen manâlarına yeni ilâveler yapmak imkânı yönünden, belgelerin sosyal ve kültürel hayat bakımlarından bilinmeyenleri aydınlatması yönünden, mimarî tarihi günümüze taşıması ve envanterinin çıkarılması yönünden, süsleme sanatları yönünden, ölçü birimlerinin karşılaştırılması, iskân, biyografi ve tahrirler yönünden Türk toplumunun engin tarihi içerisindeki yaşantısı, sosyal, sanat ve iktisadî hayatı hakkındaki kanılarımızı değiştirebilecek niteliktedir.

Pek çok belgeler sandıklar içerisinde, depolarda, beton zemin üzerinde, tozunu çamurlaştıran, çatıdan damlayan yağmur tanecikleri altında görücüye çıkacakları günü beklemektedirler. Bakımları ve ihtimamları, az sayıdaki fedakâr arşiv memurlarının insan-üstü güçlerine, kendilerine karşı besledikleri hudutsuz bağlılık ve sevgiye kalmıştır.2

Arşivlerde; eski bir hâtırat, mektup, telgraf, tutanak, padişah emri, sadrazamların padişaha yaptığı arzlar, Bâb-ı Âli’den çıkan varaklar, şer’i siciller, salnâmeler (yıllıklar), tapu tahrir, mühimme ve evkaf defterleri gibi birçok defterler, vakfiyeler, fotoğraflar, resimler, gravürler, eski kitaplar, kitâbeler, yazıtlar, cönkler, albümler, kartpostallar, filâteli ve nümismatiğin efemerik ürünleri, gazeteler, harita ve krokiler, katalog ve broşürler, dergiler, makaleler ve tebliğler gibi birçok türden belge bulunmaktadır.

Bu arada arşiv malzemesi ya da belgesinin sadece kâğıt malzemelerden ibaret olmadığı; üzerinde yazılmış, işlenmiş ve kayda alınmış önemli bilgiler ihtiva eden ve bu haliyle sonraki nesillere mesaj bırakma ve hukukî delil olma vasfını da taşıyan her türlü objenin de arşiv malzemesi olduğunu hatırlatalım.3

Özel kütüphaneler ve araştırma kütüphaneleri, bu arşiv belgelerinin ve külliyâtın çok az bir kısmının muhafaza edildiği ve kültürel, dinî, mimarî, askerî, coğrafî, sosyolojik, etnoğrafik, folklorik ve tarihî açıdan birikimi geleceğe taşıyan mühim mekânlardır. Bir yerde tarih konuşuluyorsa mutlaka arşivden de söz edilir. Şüphesiz ki arşiv belgeleri olmadan iyi ve güvenilir bir tarih yazılamaz. Güçlü ve hâkim olan devletler, belge ve bilgiye sahip olan devletlerdir.4 İnsanoğlunun yaşam tarzı, kültürü, inançları ve ulaştığı medeniyeti belgelendirme ve sonraki nesillere aktarma eğiliminde olduğu bir gerçektir. İnsan ve toplumlar fıtratları gereği yaşadıkları dönemdeki maddî ve manevî birikimlerini kayda alma ve bu kayıtları sonraki nesillere aktarma arzusunda olmuşlardır.3

Karakterimin araştırmacı ve arşivci niteliği, yöremiz Karadeniz kültürünü yansıtan pek değerli arşivimi fayda yaratma yönünde özel bir Karadeniz Araştırma Kütüphanesi kurma düşüncesine sevk etti. Önceleri Orta Karadeniz Bölgesi ile başlayan arşivsel materyal toplama çabalarımı daha sonra Doğu Karadeniz Bölgesi ile genişletmeye devam ettim.

Günümüzde bütün uluslar arşivlere büyük önem vermekte ve bu işin gerçekleşmesinde büyük paya sahip olan arşivistleri de ”geçmişin bekçisi, geleceğin de kurucusu” olarak görmektedirler.2 Eski adıyla “Hazine-i Evrak” 150 milyon civarındaki arşiv belgesiyle yalnızca ülkemizin değil, bugün bağımsızlığını ilân etmiş 35’e yakın ülkenin tarihine ışık tutabilecek nitelik ve niceliktedir.4

Devletlerin, toplumların ve oluşumların temeli olan kişilerin sahip olduğu haklarını belgelemek, bunları düzenlemek ve korumak; herhangi bir araştırma yaparken konuyu aydınlatmak, tasniflemeye ve çözmeye çalışmak; içinde bulunulan zamanın olaylarını (Pontus, tehcir, mübadele ve Ermeni meselesi gibi), kişiler arası ilişkileri, değerleri, gelenek ve görenekleri, sosyal ilişkileri belirlemek istersek arşivler ilk plânda devreye girerler.1 Bu bağlamda arşivler, “devlet varlığının hâfızası” olarak stratejik önem taşımaları yanında; devletin, kişilerin haklarını, uluslararası ilişkilerin belgelerini korurlar; bir sorunu aydınlatmaya, yeniden düzenlemeye de yararlar.4

1991 yılından bu yana hemşehrilerimin, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle sürdürdüğüm amatör şehir araştırmacılığı ve arşivci formasyonumu Ünye’de kurulacak özel “M. Ufuk MİSTEPE Karadeniz Araştırma Kütüphanesi” ile taçlandırma düşüncemin hayata geçirilmesi için buradan yetkililere seslenmek istiyorum.

İçerisinde kitap, dergi, makale ve belge ağırlıklı arşivimin yanında dijital fotoğraf arşivim, eski fotoğrafları ihtiva eden albümüm, kartpostal koleksiyonum, filâteli ve nümismatik koleksiyonlarım ile bazı harita, gazete, çerçeveler ve tarihî materyallerimin tümünü; güzide ve korunaklı bir mekânın tahsis edilmesi halinde bu kütüphaneye hediye etmeye hazırım. Bu mekân, araştırmacıların çalışmalarına uygun donanımı (PC, printer, scanner, fotokopi vb.) ihtiva etmeli ve dijital ortamda tarama yapıp bilgi akışını yürüten bir bölüm olarak çıktı (CD, DVD, kâğıt, fotoğraf vb.) alabilmeye de imkân vermelidir.

Toplumsal hâfızası son derece zayıf olan Türk insanı yaşadığı olayları, geçirdiği sıkıntıları belirli bir zaman sonra âdeta belleğinden silmektedir. Oysa bizimle düşmanca çekişme içerisine girenler, bizler üzerinde egemenlik kurmaya çalışan ülkeler bu hâfıza zayıflığımızdan faydalanarak, oluşturdukları sahte bilgi ve belgelerle bize geçmişimizi hatırlatmaya kalkıyor, bununla da kalmayarak bu sahte geçmişle bağlantılı olarak geleceğimizi kurgulama cüretkârlığını gösteriyorlar.4

İçinde bulunduğumuz bilgi çağının gerçekleri yalnızca kendi bilgi ve belgemize değil dünyanın her yerindeki bilgi ve belgeye sahip olmayı ve bunu yönetmemizi gerekli kılmaktadır. Sun-Tzu’nun ifadesiyle “Savaşı karargâhta kazanmamız” için karargâh malzememizin yani arşiv belgelerimizin hazır olması gereklidir.4

KAYNAKÇA :

1 ZAMAN, Gökhan – Arşivin Önemi ve Arşivin Tarihçesi, 02.10.2011, http://arsvcyz.blogspot.com/2011/10/arsivin-onemi-ve-arsivin-tarihcesi.html

2 GÖYÜNÇ, Nejat – Türk Kültür Tarihi Bakımından Arşivlerimizin Önemi, Millî Kütüphane 3 Mayıs 1972 tarihli konferans metni, TTK Belleten, Cilt: XXXVII, Sayı: 147, Temmuz 1973, ss. 305 – 319.

3 BAŞ, İbrahim – Eski Medeniyetlerden Bugüne Arşivin Önemi ve Günümüzde Arşivcilik Hizmeti Veren Türk Arşivleri, ÇKÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / Journal of Institute of Social Sciences, Cilt / Volume: 10, Sayı / Number:1, (Nisan / April 2019): 76-95.

4 RUKANCI, Doç. Dr. Fatih – Arşiv Belgelerimizin Uluslararası Önemi, ss. 205 – 217. http://www.ayk.gov.tr/wp-content/uploads/2015/01/RUKANCI-Fatih.pdf

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde Ünye

24 Ocak 2020 okunma
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu olan UNESCO’nun (United Nations Educational Scientific and Cultural Organization) 1972 yılında kabul ettiği Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme’sinin amacı; üstün evrensel değer’e... Devamını Oku

Doğu Karadeniz Rumları ve Ünye – II

24 Ocak 2020 okunma
Giresun Belediye Başkanı Kaptan Yorgi’nin Marsilya’ya yerleşmiş olan tüccar oğlu Konstantin Konstantinides, 1917 yılı Ekim ayında üzerinde “Ey, Pontus vatandaşları, ayaklanınız! Hür milletlerden yüksek hayat ve bağımsızlık haklarınızı isteyiniz.”... Devamını Oku

Asurlular Dönemi’nde Karadeniz ve Ünye – II

17 Ocak 2020 okunma
Türkçe yazılı kaynak olarak“Ünye’nin Tarihçesi” başlığına ilk kez 1930 baskılı “Resimli Ünye Rehberi” adlı eserde rastlamıştım. Risalede «Ünye kral (Sarokin) zamanında Asurîlere intikal etmiş ve kablelmilât (M.Ö.) 722’de (Kapadokya)... Devamını Oku

Fetihten Günümüze Ünye Vakıfları – III

10 Ocak 2020 okunma
Meşrutiyet Devri’nde Ünye kazası Söylemez köyünde muhtar Ali Ağa ibni Hurşit Vakfı (Vakfedilen şart kuruş 1500) gibi birçok yörenin vakıf paraları, bir torbada muhafaza edilir ve torba üzerinde vâkfın adı bulunurdu. Mütevelliler yani vakfı idare eden... Devamını Oku

Şehir Tarihçiliği ve Ünye

31 Aralık 2019 okunma
Kültürel çeşitliliğin buluşma yeri ve toplumsal yaşamın birincil mekânı olarak kentler, kolektif belleği oluşturan bütünün önemli bir parçasıdır. Bu nedenle kent belleği, özellikle son yüzyılda toplumsal tarihin araştırılmasında önemli bir başvuru... Devamını Oku

Ünye Kaymakamları – V

27 Aralık 2019 okunma
10 Aralık 1888 (06/R/1306 Hicrî) tarihli diğer bir belge “Daha önce Ünye Kaymakamlığında bulunmuş olan müteveffa Hâfız Ali Efendi’nin, söz konusu kaymakamlık maaşından istihkakı bulunan paranın kendilerine tediye edilmesi yönünde veresesinin müracaatta... Devamını Oku

Ünye Gümrüğü – VIII

20 Aralık 2019 okunma
Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde Bâb-ı Defterî Baş Muhasebe Kalemi Trabzon Gümrüğü tasnifinde yer alan 17229 numaralı yedi sayfalık bir gümrük defteri, Karadeniz’in orta ve doğu kısımları yanı sıra buraların art alanlarındaki iktisadî ilişkiler... Devamını Oku

Millî Mücadelede ve Seferberlikte Karadenizli Din Adamları – I

13 Aralık 2019 okunma
Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti ekonomik, siyasî ve askerî açıdan çökmüş, Türk Milleti’ni Millî Mücadele’ye kazandırabilecek güce sahip olan eşraf ve din adamları mücadele ya da teslim yanlısı olarak iki kampa bölünmüşlerdi. Bu vahim dönemde... Devamını Oku

Doğu Karadeniz Rumları ve Ünye – I

6 Aralık 2019 okunma
Karadeniz sahili coğrafyası üzerine kaleme alınan eserlerdeki Rum, Ermeni ve Türklerin XX. yüzyıl başlarında yaşadıkları felâketler dizisini neden – sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirmeden, yabancı kaynakları göz ardı ederek ve empati yapmaksızın... Devamını Oku

Sözde Pontus Soykırımı (!)

29 Kasım 2019 okunma
‘Pontus’, ‘Küçük Asya’ ve ‘Trakya’ olmak üzere bu üç coğrafî bölgede Yunanlıların “zorunlu olarak köklerinden söküldükleri, yurtlarından koparıldıkları”, “kaybedilen ancak unutulmayan vatanları”, “Büyük İdealleri (Megali... Devamını Oku