son haberler

Ordu kaymakamı Mehmed Ali Efendi – II

Yayınlanma Tarihi: 17 Ağustos 2018 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Sayın TOSUN, belgelerde yer alan Mehmed Ali Efendi ile ilgili tanışıklığını şöyle anlatır: Daha önce arşivden almış olduğum belgeyi okuma sırası gelince Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi’yle tanıştım (Ek-1). Belgeyi okuyunca onun çalışkanlığı ve iyilikseverliğinden etkilendim ve hakkında nette araştırma yaptım. Onunla ilgili daha önce yazılmış iki yazıya rastlayınca ilgim daha da arttı. Arşive giderek hakkında biraz araştırma yaptım ve bulduğum belgeleri alarak okudum.3

Bunun yanında Mehmed Ali Efendi’nin yapımına vesile olduğu eserlerin fotoğraflarını da aldım. Bu fotoğrafların arka yüzlerindeki notları da okudum.Fotoğraflar için söylenecek fazla söz yoktur, onlar kendilerini anlatıyorlar zaten, anlatmaya gerek yok, çünkü görüyorsunuz!Ancak şunu belirteyim ki Ordu arşivi fotoğraf koleksiyonu açısından şanslı bir yer. Zira her yere ait bu kadar çok fotoğraf yok. Mehmed Ali Efendi hem eserleri yaptırmış hem de fotoğraflarını çektirerek bizlerin de görmesini sağlamıştır. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhuyçün el-Fatiha.

Belgelerin okunmasındaki katkılarından dolayı Hamza Soysal, Serkan Koçero, Bayram Pehlivan, Yılmaz Akçaalan, Özcan Baş ve Hafize Bozkurt’a teşekkür ederim.3

Bu arada Trabzon’la ilgili yaptığım bir çalışma esnasında Yomra nahiyesi müdürü olarak Mehmet Ali Efendi adıyla karşılaşmıştım (Ek-2). Ancak o zaman Mehmet Ali Efendi’nin kim olduğunu bilmiyordum. Onunla ilgili okuduğum Ek-1’deki belgede Yomra-Akçaabad yolunun yapımında gayretleri olduğunu öğrenince bu kişinin daha sonra Ordu kaymakamı olan Mehmet Ali Efendi olduğunu anladım.

27 Ocak 1887 tarihli bu belge Mehmet Ali Bey’in kaymakamlık imtihanına girmek için İstanbul’a geldiği ve girdiği imtihanda başarılı olarak diploma aldığı ancak bu arada yerine başkasının atandığı belirtilmekteydi. Sonraki yazışmalarda Mehmet Ali Bey’in inatçı ve kararlı kişiliği ile mücadele ederek hakkını aradığı görülmüştür. Sonrasında Giresun’da da görev yapmıştır.3

Konu ile ilgili olarak Kaymakamlık İmtihanı için Der-saadet’e(İstanbul)geldiğinde yerine Hasan Hilmi Efendi’nin tâyin edilmesinden dolayı Yomra Nahiyesi Müdürü Mehmed Ali Efendi tarafından verilen arzuhal muvacehesinde gerekli tedkikatın yapılması hususunda Trabzon Vilayeti’ne yazılan Ek-2 belgesinde [BOA Fon Kodu: DH. MKT. Dosya No: 1388, Gömlek No: 5, Tarihi: 2 (C) Cemaziye’lahir 1304 (27 Ocak 1887)] aşağıdaki hususlar yazılıdır:3

Trabzon Vilâyet-i Celilesine – Fi 2 (C) Cemaziye’l-ahir Sene (1)304 ve fi 16 Kanun-i-evvel Sene (1)302 (27 Ocak 1887) / Merkez sancağı dâhilinde kâin Yomra nahiyesi müdürü olduğu halde kâim-makâmlıkimtihânıiçün Der-saadet’e gelerek bi’l-imtihân(imtihana girerek)şehâdetnâme aldığı cihetle yerine bi’t-tab’ aharı (başkası)ta’yin olunduğundan ve kendisinin merkez müdürlüğe ta’yiniyleinfisâlinin(ayrılmasının) ve ne sûretle maaş alması lâzım geleceğinin terceme-i hâl varakasına tahrîri(yazılması)îcâb ettiğinden keyfiyetin tarafına teblîğ ve tefhimi (anlatılması)Mehmed Ali Efendi tarafından istid’a olunmaktan nâşî keyfiyet muhâsebe-i nezâretelede’l-havâle(havale edilerek)cevabda yazılan der-kenârda müdüriyet-i mezkûre şehri (aylık)beşyüzyetmişaltıguruş maaşla muma-ileyhMehmed Ali Efendi uhdesinde olduğu halde kendüsüliecli’l-imtihân(imtihanla) geldiğinden yerine Hasan Hilmi Efendi ta’yîn olunarak mu’âmele-i mukteziyenin(gerekli muamelenin)îfâsı 2 Temmuz Sene (1)302 (14 Temmuz 1886) tarihinde bâ-tahrirat vilâyet-i celîlelerineiş’âr edildiği tedkîkât-ı kuyûdiyeden(kayıtların incelenmesinden) anlaşılmış ise de muma-ileyhinmahall-i me’muriyetindeninfikâkıyla(ayrılmasıyla) Der-saadet’e azimetine (gidişine) dair kayıd bulunamadığından ne taraftan vâki’ olan iş’âra müsteniden (dayanarak) ve kangi(hangi) tarihinden i’tibâren ne kadar müddetle Dersaadet’e azimetine (gidişine) ruhsat verildiğinin ve kendüsüne orada bulunduğu müddetçe ne yolda maaş verildiğinin savb-ı âli-i vilâyet-penâhilerinden istilâmı (sorulması) ifade kılınmış olmağınkeyfiyyetinizahen beyan ve inbâsınahimem-i âliyyeleriderkâr buyrulmak bâbında. Battalı muhasebeye verilmişdir.3

Netteki bilgiler ve hakkındaki anlatımlara göre Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi, aslen Lâzistan hanedanındandır. Mehmet Ali Efendimütemeyyiz(benzerlerinden üstün vasıfları ile ayrılan, seçilen, seçkin duruma gelen) sınıfındandır. Bunu okuduğumuz belgelerde de görmekteyiz. Mehmed Ali Efendi’ye ait fotoğrafta ise adı Mehmed Ali Rıza olarak yazılmıştır.1 Her iki yazıda da Mehmed Ali Efendi’nin Ordu’da yaptığı hizmetler övülmüştür.Fakat asıl övgü ve ayrıntılar Mehmed Ali Bey’le ilgili okuduğumuz ve aşağıda çevriyazısı verilecek olanEk-1belgesinde bulunmaktadır. Öncelikle izinli olarak Hac’ca gittiği belirtilmiştir. Bu da onun dini bütün bir insan olduğunu göstermektedir. Öte yandan kendi kesesinden yaptırdığı pek çok hayr eseri de onun hayırseverliğini ve bu dünyaya değil ahiret hayatına önem verdiğini göstermektedir.3

Mehmed Ali Efendiâhir ömründe neler yaptırmamış ki: İlk olarak Mehmed Ali Efendi’nin Giresun kaymakamlığı da yaptığı ve bu görevi esnasında Giresun-Karahisar ve Yomra – Akçaabad yollarının yapımına da önem verdiği, özel gayret gösterdiği anlaşılmaktadır.3

Ordu’da kendi parası ile Sultan Abdülhamid Han’a atfen bir câmiinşâ ettirmiştir. Ayrıca Kadiriye ve Rufâiyetarikatlerine mahsus tekke yaptırmış, ermişlerden olduğu sanılan Şeyh Hacı Şakir Efendi’nin türbesini yeniletmiştir. Tekke ve türbeye kadar düzgün bir şose yol inşâ ettirmiş, Çambaşı kasabasında da tekke ve bir mekteb-i ibtidaî(ilkokul) yaptırmıştır. Kızı da bu hayra iştirak ederek 1 mekteb-i rüşdiye(ortaokul) yaptırmış, 2 mekteb-i ibtidaîyi de tamir ettirmiştir. Mehmet Ali Efendi bunların yanında daha ne câmiler, medreseler, kız ve erkek okulları yaptırmış, hükûmet konaklarını elden geçirtmiş, Ordu ve Vona limanı iskeleleriyle Ordu kasabasında geliri belediyeye ait olan gaz deposu ve kasaba içinde yaya kaldırımları yaptırmıştır.3

Koleranın ortalığı kasıp kavurduğu sırada kendi para ve çabasıyla gerekli yardımlarda bulunmuştur. Çambaşı’na, Vona limanına uzanan şose yollar ile Akpunar, Taşhane ve Hükûmet Caddesi yolunu hazineye yük olmadan yaptırmayı başarmıştır. Mehmed Ali Efendi’nin bu çalışkanlığına istinaden Ordu’nun ileri gelen meclis idare azaları müştereken imzaladıkları 08 Mayıs 1893 tarihli mahzarları (çok imzalı dilekçeleri) ile onun taltif edilmesini istemişlerdir.3

Ek-1’de Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi’nin bölgesinde yapmış olduğu hizmetlerden dolayı taltif edilmesi teklifine dair belgede [BOA Fon Kodu: DH. MKT. Dosya No: 2062, Gömlek No: 29, Tarihi: 3 (Za) Zilkade 1310 (19 Mayıs 1893)] şunlar yazılıdır:3

Hû – Huzur-ı Sami-i Cenâb-ı Vilâyet-penâhiye / Ordu kazası kaim-makamı olub bu kere me’zunencanib-i Hicaz-ı mağfiret-tiraza azimet bulunmuş (Hacca gitmiş) olan Lazistan hanedanından izzetlüMehmed Ali Beğ Efendi’nin şimdiye kadar bulunduğu me’muriyetlerin cümlesinde umur-ı nafia ve harbiyece malen ve bedelenhidemat-ı memduha ibrazıyla ifa-yıbi’n-nam eylediği ve Giresun’dan Karahisar’a kadar inşâ edilen tarik-i kebirde Giresun kaim-makamlığında bulunduğu esnada ikmal eylediği ve Trabzon’un Yomra ve Akçaabad şose tarikleri de (yolları da) vaktiyle mahsus-ı say’ (özel çalışma) ve himmeti bulunduğu vilayet-i celilelerince de malûmdur. Kaim-makam-ı mumaileyhin Ordu kaim-makamlığında müddet-i me’muriyetinde Ordu kasabasında kendi kise-i zatiyyesinden nam-ı nami-i cenâb-ı padişâhiyemensuben ve müceddeden bir bab câmi-i şerif ile ana (ona) meşrut iki dairede müteaddid akar ve kârgir ve cesim maa müştemilât tarikat-ı âliyye-i Kadirîye ve Rıfaîye mahsus tekke ile mazanne-i kiramdan (ermişlerden olduğu sanılan)Şeyh Hacı Şakir Efendikuddusesirruhu nam zat-ı mübarekintürbe-i şerifesi tamiratıyla yeniden bir türbedar odası ve mezkûr tekye ve türbeye kadar muhtasar (düzgün) bir şose tarik ve hükûmetin merkez sayfiyesi olan Çambaşı kasabasında dahi bir babtekye ve bir mekteb-i ibtidaî ve kerimeleri taraflarından bir babmekteb-i rüşdiye kezalik müceddeden ve iki babibtidaimektebleri de tamireninşâ ve ikmal etdirdiği gibi iane-i ahali ile de müteaddid hücreli mevaki-i müteaddide de üç babmedaris ve birkaç babcevami-i şerife ile nefs-i kasabada kârgir ve cesim zükûr ve inasa(erkekler ve kızlara) mahsus mekteb-i ibtidaîinşâetdirilmiş ve dâhili kazada yüzyirmi babmikdarı dahi mekâtib-i ibtidaîyete’sis ve küşad ile tamim-i maarif hususunda hüsn-i hidmed eylemişdir.3 Devam edecek

KAYNAKÇA :

1YILDIZ, Adnan – Çambaşı Rüştiyesi ve Tahaffuzhanesi, Ordu Kent Gazetesi, 26 Mayıs 2012.

3TOSUN, Murat Dursun – Ordu Kaymakamı Lazistan Hanedanından Mehmet Ali Bey, Alucra’dan Tarihe Bakış https://alucradantarihebakis.wordpress.com/2018/06/09/ordu-kaymakami-lazistan-hanedanindan-mehmet-ali-bey/

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Bizim Hanım Kilisesi

15 Şubat 2019 okunma
Post – Bizans Dönemi’ne ait Pontosâbidelerini araştıran Anthony BRYER ve arkadaşları “The Post-ByzantineMonuments of Pontos”1 adlı 310 sayfalık bir eser yayımlamışlardı. “Post – Bizans Dönemi’nde Ünye” adlı iki bölümlük makalemizdebu dönem... Devamını Oku

Davulcu ve Zurnacılardan Vergi Tarhı – III

8 Şubat 2019 okunma
Arkadaşlar; bir kaymakam, bir mal müdürü o muhite ancak birkaç sene evvel gelmiş olabilir. O muhitte davul, zurna çalanın bunu bir kazanç maksadiyle yapıp yapmadığını bilmezler, o muhitte yaşıyan insanlar elbetteki vaziyeti onlardan çok daha iyi bilirler.... Devamını Oku

Ünye Gümrüğü – III

1 Şubat 2019 okunma
Bundan dört-beş yüz sene önce Osmanlı ülkesinin her köşesinde mevcut sipahi veya mülk ve vakıf sahibi ile toprağa bağlanmış olan köylüyü, ülkenin bir ucundan diğer ucuna uzanan yollar boyunca derbent bekleyen, yol ve köprü tamir eden ve kervansaraylara... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – V

25 Ocak 2019 okunma
Âyânların devlet otoritesine gölge düşüren bir zümre olmasından dolayı her ne kadar devlet, onların mahallî otoritelerinden idarî, malî ve askerî hususlarda faydalansa da öldüklerinde âyânlıklarını suç sayarak, muhallefatlarına el koymak suretiyle... Devamını Oku

Osmanlıca Belgelerde Ünye – III

17 Ocak 2019 okunma
Asıl konumuza vesile olan belgemizde ise Canikli Hacı Ali Paşa’nın akrabalarına nafaka bağlanması söz konusudur. Belgenin konu özetinde merhum biraderi Süleyman Paşa ve biraderzâdesi Mehmet Paşa’nın eşine ve cariyelerine nafaka bağlandığından bahsediliyor... Devamını Oku

Sarı Saltuklar – Aziz Nikola ve Noel Baba – III

11 Ocak 2019 okunma
Evliyâ Çelebi, Sarı Saltuk‘un aslında Ahmet Yesevî’nin müritlerinden Türkistanlı bir derviş olduğunu ve yedi yerde mezarının bulunduğunu Seyahatnâme’sinde belirtmektedir.Saltuknâme’de, Sarı Saltuk’un doksan dokuz yaşında Kaligra... Devamını Oku

Sarı Saltuklar – Aziz Nikola ve Noel Baba – II

4 Ocak 2019 okunma
Merhum Nadi ÇOLAKOĞLU’nun arşivinden istifadeyle haberdar olduğumuz 28 Aralık 1995 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan bir haberi ele alarak, “Vatikan Kodeksi (Kilise Tapu Kayıtları) ile Bükreş, Götengen ve Heidelberg Üniversiteleri’nde bir araştırma... Devamını Oku

Ünyeli Ressamlar – IX

28 Aralık 2018 okunma
2014 yılında sekiz bölümünü yayımladığımız “Ünyeli Ressamlar” yazı dizimize buhafta dokuzuncu bölümle devam ediyoruz. 05 Aralık 2018 Çarşamba günü Ankara – FevziÇakmak 1 Sokak’taki DOSEM Sanat Evi, röportajımın uğrak yeri oldu. Ünyeli sanatçı... Devamını Oku

Kurtuluş Savaşı’ndan Alınan Güç

21 Aralık 2018 okunma
Kıbrıs Barış Harekâtı hazırlığı sırasında silâh sistemi olmayan eğitim uçağına, roketatar sisteminin montajını kısa sürede yapmasına yönelik; “Kurtuluş Savaşımız nice yaratıcı olaylarla dolu. Gücümüzü eğitimden ve buradan alıyoruz” diyen... Devamını Oku

Davulcu ve Zurnacılardan Vergi Tarhı – II

14 Aralık 2018 okunma
Türkiye Büyük Millet Meclisi ruznâmesinde (gündem)görüşülecek mühim bir madde kalmadığından Dokuzuncu Devre’nin nihayete ermesi dolayısıyla Büyük Millet Meclisi Reisi Refik KORALTAN tarafından toplantıya son verilmesine ve yeni Meclis’in 14 Mayıs 1954... Devamını Oku