son haberler

Ruh Bunalımları

Yayınlanma Tarihi: 25 Temmuz 2020 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

İnsanoğlunun başına birçok felaket gelir. Biz bunları hemen iki gruba ayırırız. Tabii felaketler ve insanların sebep olduğu felaketler.

Her ne kadar, sel, deprem, yangın, fırtına gibi felaketlere tabii desek de bunların çoğunda insan ihmali vardır.

Binaların depreme dayanıklı yapılmaması, akarsu yataklarında binaların yapılması, lüzumlu tedbirler alınmadığı için yangına sebep olunması gibi.

Bir de bu sene de yaşadığımız adına “küresel salgın “denilen ve insanı çaresiz bırakan hadiseler.

Ülkemizde en çok can kaybı trafik kazaları ve terörden olmakta. Yine temelinde insan var. Trafik kazaları tedbirsizlik, terör ise kanunlara uymama veya ihanet.

Bütün bunların yanında son zamanda artış gösteren önceleri adi suçlardan sayılan ve gün geçtikçe toplumun vicdanını yaralayan, üstelik bir çözüm de bulunulmayan cinayetler.

Eskiden adına “faili meçhul” denilen hadiseler artık “aşikâre” olmaktadır.

Son zamanda sık görülen taciz, çocuk ve kadın cinayetleri dikkati çekmektedir.  Sebebi ne olursa olsun hiçbir cinayetin mazereti yoktur.

Dünyada bütün fenalıkların temelinde maneviyat eksiği vardır. Şimdi biri tutup da falan molla şöyle yapmış, filan mürit böyle yapmış gibi lüzumsuz laf etmesin.  Nerede bir fenalık varsa adı, unvanı, makamı, rütbesi, kariyeri, bilgisi ne olursa olsun “maneviyat” eksikliği var demektir.

Son zamanlarda çocuk kaçırma, kadın cinayetleri, taciz, gibi insanlığa sığmayacak o kadar haber duyduk ki, insan olmaktan utanır hale geldik.

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi son günlerde hayvanlara tecavüz eden insan kılıklılar türedi. Bu adamın hiç mi aklı yok, Hiç mi vicdanı yok. Sen hem hayvanı öldürüyor hem de süfli  isteklerini yerine getiriyorsun.

Peki, sen bu toplumda nasıl yaşayacaksın?

Sen hiç markete, kahveye, berbere, hastaneye, okula, geziye gitmeyecek misin?

Sana her gittiğin yerde “Hayvan tecavüzcüsü” demezler mi?

Sen kiminle konuşacaksın?

Kanunlar bu durumda ne yazar bilmem. Hukukçu değilim. Zaten ne yazdığı da o kadar mühim değil. Burada asıl imtihan bu suçu işleyen de değil de şimdi o insana bu toplumun tepkisi ne olacak?

Şayet hiçbir şey olmamış gibi elini kolunu sallayarak gezerse denecek bir şey yok. Bu kişinin önce tedavi görüp, kimlik değiştirmesi lazım. Tıpkı terör itirafçıları gibi. Kolay mı bu cemiyette yer bulmak.

Milli ve manevi duygularını yitiren herkes bir şekilde insanlık dışı bir faaliyette bulunabilir. Çünkü yaratıcıdan korkmayan, kuldan utanmaz.

Kanunlar mı?

O kendini korumaya uğraşıyor zaten. Şimdilik onu geçelim.

 

 

 

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Horozlu Cep Aynası

24 Haziran 2020 okunma
Yaklaşık yarım asır önce delikanlılık çağına girmiş her genç taşırdı. “Aynalar insanın dostudur” diye bir söz uydurulmuştu. Hâlbuki aynalar “an” itibariyle doğruyu gösteren, yıllar sonra fikrinden cayan eşyalardı. Parlak kısmı bir avuç içi... Devamını Oku

Gönül Gözüyle Tirebolu

9 Haziran 2020 okunma
Bu yazım Tirebolu üzerine. İlçemizin Tirebolu ile ne alakası var sorusu gelebilir akla. Öyle ya Ünye nere, Tirebolu nere… Sohbet esnasında hep konuşmaz mıyız  “yeni nesiller çok şeyden habersiz” diye.  Bazen de “Hey gidi günler hey, çok şeyin tadı... Devamını Oku

İL İL TÜRKİYE

11 Nisan 2020 okunma
Adana, Adıyaman efeler şehri Afyon Ağrı sınır bekçisi dağları kekik kimyon Amasya şehzadeler şehri diye bilinir Ankara orta yerde namlı başkent şehridir Antalya güney ili Artvin ise kuzeyde Zeybekler diyarıdır Aydın şehri Egede Balıkesir, Bilecik şirin ve... Devamını Oku

ÜNYE VE DÜNYANIN YARINI

2 Nisan 2020 okunma
Zor günler geçiriyoruz. Dünyamızı saran malum illet dilimizden düşmüyor. Başka önemli bir meselemiz yokmuş gibi yaşıyoruz. Çoğumuz evlere hapsolduk. Gerçi tavsiyelere uymayıp sokaklarda gezen olsa da evdekilerin çoğunlukta olduğunu düşünüyorum. Elbette bu... Devamını Oku

AHLAK VİRÜSÜ

18 Mart 2020 okunma
Her yıl “virüs” namıyla maruf bir illet dünyamızı ziyaret etmektedir. Sevilmeyen bu ziyaretçiye karşı bildiğimiz her türlü tıbbi tedbirleri almaya çalışıyoruz. Ancak doğrularla yanlışlar birbirine karıştığı için ne yapacağımızı... Devamını Oku

BİR ŞEHRİ YAZMAK

28 Şubat 2020 okunma
Bir şehir nasıl yazılır? Bence zor soru. Mesela Ünye yazılmadı. Hep birlikte “Nasıl yani, Ünye hakkında onlarca kitap yazıldı” diyenler çıkabilir. Bence yazılmadı. Sadece Ünye ile ilgi bazı yazılar yazıldı. O zaman şu soruyu sormak lazım: Ünye’nin... Devamını Oku

Çay ve Kahve Sohbeti

31 Aralık 2019 okunma
Günlük hayatımızın sıcak içeceklerinin başında gelen muhteşem ikili. Şimdi sizlere çay ile kahvenin nereden nasıl geldiği hakkında bir yazı yazmak istemem. İkisi de hayatımıza girmiş ve kabul görmüştür. Her ne kadar çay ve kahvenin aynı adla bilinen... Devamını Oku

TRT Elimizi Bıraktı

29 Kasım 2019 okunma
  TRT, kuruluşundan beri en saygın kurumlardan biridir. Özel kanallar çıkmadan önceki ilkeli duruşunu özel kanallar çıktıktan sonra da devam ettirmeye gayret etti. Hem yayına koyduğu programların muhtevası, hem dilde kullanılan üslup diğer kanalların en... Devamını Oku

DİLSİZ SOBET (Çayla sohbetler 4)

26 Kasım 2019 okunma
Çayla sohbetler 4 Şairin “seninle dilsiz konuşalım” dediği gibi yalnız kalanların çay ile sohbeti “bizeban” yani dilsiz olurmuş. Dilsiz ve kelimesiz sohbetleri açığa çıkarmak ne adaba uygunmuş ne de kelimelerin izaha gücü yetermiş. Çayın nasıl bir... Devamını Oku

Soğumak İstemiyorum ( Çayla Sohbetler 3 )

23 Kasım 2019 okunma
Bardağa dolar dolmaz bir sarsıntı geçirirdi. Bardağın üst kısmında dairesel çizgiler belki de içinin darlanmasının bir alametiydi. En çok şeker kullanmamamı seviyordu. Şeker demek kendisine has olan tadının değişmesi, kokusunda farklılaşma hatta bardağın... Devamını Oku