son haberler

Seçimlerde Yeni Usûl

Yayınlanma Tarihi: 8 Şubat 2019 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Muhalefet adayları hariç seçimlerin gözdesi hep vatandaş olmuştur.

Sair zamanlarda iş bulmak için siyasilerin yakınlarına 40 takla atan vatandaş,bu taklaları nereden öğrendiği belli oldu.

Bana bir oy verenin 40 yıl vs vs diyen aday, hafıza kaybına uğramışsa biliniz ki seçimi kazanmıştır.

Hafıza sadece kaybedenler için sabittir. Ancak kazanan adayların hafızalarından bahsetmek mümkün değildir. İşin tuhaf tarafı bu unutkanlık herhengi bir siyasi partiye ait değildir. Topyekun politikanın temel kaidesi olmuştur.

Başka zaman birinin yeşil dediğine diğeri kırmızı diyen siyasiler, ne hikmetse kazandıkları seçimden sonra anlaşmış gibi hafıza kaybına uğrarlar. Yani bu hususta bütün siyasi partiler anlaşmış olurlar. Olsun bu da önemli bir şey.

Ne zaman seçim sahtı mailine girilse adaylıkları kesinleşenler hemen bir ekip kurarlar. Olması gereken de budur. Öyle ya seçim bitene kadar dava arkadaşlığı yapmaları gerekiyor. Bundan dolayı herkes kendi çalışma arkadaşlarını belirler.

Ancak bu ekip işinde son zamanlarda yeni bir usul ortaya çıktı. Adet desek daha münasip. Şöyle ki:

Eskiden kurulan ekipler aynı siyasi yelpazeden olurdu. X partili aday yine aynı partili kişilerden ekip kurardı. Onlar da gidip vatandaştan “demokratik” olarak oy ister ve bir sürü vaatte bulunurdu. Vaadin bir ölçüsü olmazdı. İstedikleri her şeyi vaat ederlerdi. Zaten kimse de bu durumu yadırgamazdı.

Şimdi pabuç biraz pahallı olmalı ki öyle yapmıyorlar. Her siyasi partili adayın başka siyasi görüşlü kişilerden yardımcısı var. Nereye gidilirse vatandaşın karşısına çıkaracakları bir lafazan mutlaka bulunuyor. İşin ilginci bu usulü de bütün siyasi partililer aynı yapıyor.

Onun izi, bunun izine karışmış vaziyette yollara düşülüyor.

Niye?

Her şey millet için!

Ne güzel.

Bizim için çalışan bu kadar güzide insan topluğunu görünce insanın içi bir hoş oluyor. İnsan seviniyor. Kendine güveni geliyor. Mademki onca insan bizim için yollara düşmüş biz niye sevinmeyelim. Nankörlüğün âlemi yok yani.

En sonunda biri ipi göğüslüyor. Her ne kadar kazanan tarafta belli bir zaman sonra hır-gür çıkacak olsa da bu ses çabuk bastırılıyor. Vaatlerden hepsi yerine gelemeyeceğine göre, bazıları kenarda kalıyor. Tabii o da sinirlenip başka siyasi teşekkülün içinde yer alıyor. Ancak durum değişmiyor. Çünkü giden kadar gelen oluyor.

Bir kısır döngü, bir fasit daire dolanıp duruyor.

En rahatı “orta direk” tabir edilen sınıf. Ne akıyor, ne kokuyor. Ne uzuyor, ne kısalıyor. Kimse ne boğazını sıkabiliyor, ne de çok rahat nefes almanı sağlıyor. Yuvarlanıp gidiyorsun öylece.

Orta direk mühim yani.

Neyse, bizim için çalışanlara şimdiden teşekkür ederiz. Kendilerine başarılar dileriz.

Ülkemize hayırlı olsun.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Çay ve Kahve Sohbeti

31 Aralık 2019 okunma
Günlük hayatımızın sıcak içeceklerinin başında gelen muhteşem ikili. Şimdi sizlere çay ile kahvenin nereden nasıl geldiği hakkında bir yazı yazmak istemem. İkisi de hayatımıza girmiş ve kabul görmüştür. Her ne kadar çay ve kahvenin aynı adla bilinen... Devamını Oku

TRT Elimizi Bıraktı

29 Kasım 2019 okunma
  TRT, kuruluşundan beri en saygın kurumlardan biridir. Özel kanallar çıkmadan önceki ilkeli duruşunu özel kanallar çıktıktan sonra da devam ettirmeye gayret etti. Hem yayına koyduğu programların muhtevası, hem dilde kullanılan üslup diğer kanalların en... Devamını Oku

DİLSİZ SOBET (Çayla sohbetler 4)

26 Kasım 2019 okunma
Çayla sohbetler 4 Şairin “seninle dilsiz konuşalım” dediği gibi yalnız kalanların çay ile sohbeti “bizeban” yani dilsiz olurmuş. Dilsiz ve kelimesiz sohbetleri açığa çıkarmak ne adaba uygunmuş ne de kelimelerin izaha gücü yetermiş. Çayın nasıl bir... Devamını Oku

Soğumak İstemiyorum ( Çayla Sohbetler 3 )

23 Kasım 2019 okunma
Bardağa dolar dolmaz bir sarsıntı geçirirdi. Bardağın üst kısmında dairesel çizgiler belki de içinin darlanmasının bir alametiydi. En çok şeker kullanmamamı seviyordu. Şeker demek kendisine has olan tadının değişmesi, kokusunda farklılaşma hatta bardağın... Devamını Oku

Çayla Sohbetler II

18 Kasım 2019 okunma
Ne zaman çaydanlığı elime alsam birazdan bir sohbetin başlayacağı anlamına gelir çay için. Hazırlanışı bir yana sohbet saati bile müsait olmalı. Öyle varlı vakitsiz sohbet edilmez çayla. Kendine has şekilli bardağı masanın üzerine koyar koymaz başlar... Devamını Oku

Çayla Sohbetler 1

14 Kasım 2019 okunma
Daha bardağa dökülmeden bir “Ah!” etti çay. Ya da bana öyle geldi. Bana “Derdini bana seslice anlatıyorsun, tek başınasın diye kimsenin duymayacağını mı sanıyorsun” der gibi geldi. Şikâyetçi hali beli oluyordu. Kaç gündür derdimi dinliyor. Ona garip... Devamını Oku

Sen Gideli…

11 Kasım 2019 okunma
Sen gideli şu kadar zaman geçti ile gelmeyeli şu kadar oldu aynı şeyi mi ifade ediyor? Günler geçti, aylar geçti, yıllar ve mevsimler geçti.  Sen hala gelmedin…   Sen gideli; günler geçti, aylar geçti, yıllar… Sizce gittiğinden sonra geçen zaman mı... Devamını Oku

Mehmet Karayalman

25 Ekim 2019 okunma
Hangi yazar olursa olsun belki de kaleme aldığı en zor yazılar biyografik yazılardır. Çünkü muhatabınızı kaleme alırken mümkün olduğu kadar doğruları yazmanız gerekiyor.  Atladığınız her hangi bir özelliği kişi için bir nakısa olmasa dahi adil... Devamını Oku

Yaram Derine Düştü

15 Ekim 2019 okunma
Türküler vardır nağmeleri dokunaklı. Türküler vardır sözleri derin. Türkler vardır hatıralar canlanır, türküler vardır kendine gelirsin.   Bazen anlattığından çok şey ifade ederler. Sözde anonimdirler. Ama birisi yanık yanık nağmelerini terennüm... Devamını Oku

Bokuç Bokiliç ve Tokulcuk

27 Eylül 2019 okunma
Hepimizin çocukluk döneminde oynadığı çocuk oyunları vardır. Bu dönemden döneme değişirken muhitten muhite hatta bölgeden bölgeye de değişir. Her ülkenin kendine özgü çocuk oyunları vardır. Bu oyunlar incelendiğinde toplumların yapısı hakkında bize... Devamını Oku