son haberler

Şehir ve Aidiyet Veya Ne Kadar Ünyeliyiz?

Yayınlanma Tarihi: 16 Eylül 2019 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Doğulan yer ile doyulan yer arasında gidip gelen insanoğlu belli bir zamandan sonra dünyaya gözünü açtığı topraklara dönmek ister. Bu kişilerin elinde olmadığı bir şeydir ve “toprak çekti” diye de tanımlanır.

Biz yarım asrı aşalı çok olmuş kişilere gurbet hikâyeleri ile büyüdük. Daha konuşmaya başlar başlamaz, veya konuşulanları anlamaya başlayınca babalarımızın neden evde olmadığını bize açıklarlardı. Veya böyle bir ihtiyaç duyardı büyüklerimiz.

Aradan zaman geçen gurbetteki babalarımız sılaya avdet etmeye başlayınca en çok sevinen biz çocuklar olurduk. Genelde ya gece yarısı ya da sabaha karşı düşerlerdi memleketlerine. Çocuklar da uykuyla epey inatlaşır ve minicik bedenleri yenik düşerdi sonra.

Her şey “ekmek parası” yani “rızık” içindi.

Biz gurbetteki yakınlarımızı özlerken, onlarda bizi özlerdi. Sadece bizi mi? Komşuyu, evin önlerindeki ağaçları, denizi, ırmağı, yolları tepeleri vs.

Zaman ilerleyip medeniyet denilen “çok dişli canavar” önce hayallerimizi sonra bedenlerimi öğüttü. Ruhumuzu esir aldı. Sonra bizi “öz yurdumuzda “ yabancılaştırdı.

Önceleri “Nerelisin?” sorusuna gururla Ünyeliyim, Konyalıyım gibi net cevaplar verirken; daha sonra “Ana tarafından filan yerli, baba tarafından şuralı” gibi cevaplar vermeye başladık.

Yıllar yılları kovaladı. Artık şehirler aynı tavanın balığı değildi. “Nerelisin?” sorusuna “aslen” diye başlayan cevaplar verilmeye başlandı.

Bu süre içinde okumuş yazmış, kanaat önderi olmuş, şehrinde itibar görmüş kişiler neler yapmış?

Bir sonraki nesle nereli olduğunu öğretebilmişler mi?

Aidiyet duygusu verilmiş mi?

Gençlerin anlayabileceği eserler ortaya konmuş mu?

Yoksa “En güzel ilçe ve il bizim ilçe” sloganlarını yaşadıkları zaman içinde haykırıp; bu güzelliğin kaynağını açıklamışlar mı?

Ülkede bulunan bütün köylü, kasabalı, ilçeli, illi vatandaşlar bulundukları yerin ağacı taşıyla mı yoksa insanıyla mı övünmüşler.

Mesela bu tür çalışmalar Ünye’de ne kadar yapılmış?

Vermeden istenilmez.

Ne öğretilirse ondan sorulur.

Yoksa görülmeyen yerden mi sorduk?

Neyse herkes işini bilir.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yaram Derine Düştü

15 Ekim 2019 okunma
Türküler vardır nağmeleri dokunaklı. Türküler vardır sözleri derin. Türkler vardır hatıralar canlanır, türküler vardır kendine gelirsin.   Bazen anlattığından çok şey ifade ederler. Sözde anonimdirler. Ama birisi yanık yanık nağmelerini terennüm... Devamını Oku

Bokuç Bokiliç ve Tokulcuk

27 Eylül 2019 okunma
Hepimizin çocukluk döneminde oynadığı çocuk oyunları vardır. Bu dönemden döneme değişirken muhitten muhite hatta bölgeden bölgeye de değişir. Her ülkenin kendine özgü çocuk oyunları vardır. Bu oyunlar incelendiğinde toplumların yapısı hakkında bize... Devamını Oku

Cızlavet

11 Eylül 2019 okunma
Bazı şeyleri yeni nesle anlatmak çok zor. Hayatın içine girmiş, hatta bir parçası olmuş o kadar şeyi ardımızda bıraktık ki bunları yeni nesle anlatmakta güçlük çekiyoruz. Seni bir “masal” gibi bile dinlemiyor. Ya yanlış söylediğimizi sanıyor ya da... Devamını Oku

Ohtamış Şelalesi

9 Ağustos 2019 okunma
Ülke çapında yayın yapan bir televizyonda ülkede en çok şelale bulunduran yerin Ordu olduğunu öğrenmiştim. Ülkemizde ve dünyada birçok ünlü şelale var.  Bunların meşhurluğu biraz da görüntüsünden kaynaklanıyor. Hangi şelale daha yüksekten akıyorsa,... Devamını Oku

37 Yılın Ardından

26 Temmuz 2019 okunma
Öğretmenlik mesleğine 12 Kasım 1982 yılında başladım ve 24 Temmuz 2019 yılına kadar çalıştım. Aralıksız devam eden bu zaman sarfında herkes gibi benim de acı tatlı anlarım oldu. Geriye baktığımda hatıralardan başka bir şeyin kalmadığını gördüm.... Devamını Oku

SEÇİMLER BİTTİ Mİ?

28 Haziran 2019 okunma
Ülkemizde her seçim tartışmalı geçiyor. Hatta bazen rakamların bile ehemmiyeti olmuyor. Şöyle bir hafızamız yoklayacak olursa merhum Ecevit en çok oyu alan partinin lideri olarak hükümet dışında kalıca “Benim sayısal değil siyasal üstünlüğüm var”... Devamını Oku

Taş Fırın

31 Mayıs 2019 okunma
Her şey devrine göre kıymetli. Tabiri caizse “Ekmek elden su gölden” yaşıyoruz. Eşyanın az olduğu zamanlarda değeri de fazlaydı. Şimdiki gibi “kullan at” at tarzı eşyalar yoktu.  Kullandığımız şeyler bozulursa mutlaka tamir edilirdi. Hiçbir eşya... Devamını Oku

ÜNYE GÜZEL Mİ?

12 Mayıs 2019 okunma
Bu soruya kaç kişi cevap verebilir? Bir şehri güzel yapan nedir? Coğrafyası mı? Tarihi mi? Tabiat güzelliği mi? İnsanı mı? Yoksa hepsi mi? Bunlara tek tek cevap verdiğimizde Ünye’nin, Fatsa’nın, Kumru’nun, Çarşamba’nın, bilmem nerenin ne kadar güzel... Devamını Oku

İsmini Ağabeyinle Ablana Uydurduk (T)

26 Nisan 2019 okunma
Efendim malum olduğu üzere en müşkül işlerden biri de çocuğa isim vermektir. Özellikle günümüzde bu daha da zor olmaktadır. Hatta bunun için lügatler bile hazırlanmıştır. En yeni çocuk isimleri diye. Özellikle az bulunmasına dikkat ederiz. Bazen meşhur... Devamını Oku

Masal Ebesi Nazmiye

19 Nisan 2019 okunma
Yolumuz Ankara’nın Beypazarı’na düşüyor. Tarihi bir şehir. Günümüz mimarisine inat tarihe karşı direniyor hala. Aslım bu der gibi. Her ne kadar ortaokul fen kitaplarına son Anadolu parsının öldürüldüğü yer olarak kayıt düşülmüşse de bu onun suçu... Devamını Oku