son haberler

Strabon Ünye’den Bahsediyor Mu?

Yayınlanma Tarihi: 2 Şubat 2018 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Milât öncesine giriş yapabileceğimiz en değerli güvenilir kaynak Strabon’un Geographika adlı eseridir. Milâdî I. yüzyılda yaşayan meşhur Amasyalı Coğrafyacı Strabon (M.Ö. 64 – M.S. 24), Roma Cumhuriyeti Dönemi’nin tarihçi, coğrafyacı ve filozofudur. Geographika (Coğrafya) adlı yapıtının büyük bölümü günümüze kadar gelmiştir; 17 cilttir. Eserin Anadolu coğrafyasını kapsayan 12-13-14. ciltleri Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından günümüz Türkçe’si ile basılmıştır.1-2

Bu önemli yapıtın Türkçe basımında, ÜNYE’mizden bugüne dek bilinen ve tespit ettiğim 149 farklı adlarından herhangi biriyle ne yazık ki bahsedilmemektedir. Diğer ciltlerde Ege Denizi’nde yer alan 41 km2’lik Tavşan Adaları’ndan (Kyklades – Çember Adaları) biri olan bugünkü Aniye / Ünye / Enye / İnoz / Niyoz (Ios) Adası’nda yer alan küçük kasaba adının, kitabın lisanı Lâtince dilinde Οινόη olarak yazıldığı bilinmektedir. Οινόη (İnoy olarak telâffuz edilir), İngilizce’ye Oenoe – Oenoê biçiminde tercüme edilmiştir.1

Ünye’nin adı olarak bilinen Οινόη, Rumca’da kullanılan en resmî ve doğru yazılımdır. ‘Ünye’nin Rumca adı eskiden Οινόη, yani İnoy’du, İnos da denilirdi. Bu isim Yunanca kökenli οίνος/oynos kelimesinden türemiş olup, şarap / şarabıyla ünlü bölge anlamına geliyor’.

Tespitlerime göre Yunanistan ile Ege Adaları’nda dört tane ÜNYE adına rastlanılmıştır. İşte bunlardan biri de Strabon’un eserinde yer alan Tavşan Adaları’ndaki Οινόη adlı kasabadır.1

Birçok akademisyen, araştırmacı ve yazar “Strabon, Geographika adlı eserinde Ünye’den bahsetmez!” der. Amasyalı Coğrafyacı Strabon, doğduğu bölge hinterlandına o denli yakın iken Ünye’den bahsetmemiş olması aslında beni yıllar öncesinden düşünceye sevk etmiş ve onun bizim bilmediğimiz başka bir adla Ünye’yi zikretmiş olabileceği kanısına yönlendirmişti.

Terme’den Themiscyra olarak, Yason Burnu’ndan Jasonium, Ordu’dan hatalı bir yazım ile Cytorus (Cotyorus olmalı) olarak bahsetmesi ve devamında Cerasus & Pharnacia (Giresun) ve Trapezus’dan (Trabzon) bilgiler aktarması, ister istemez bu paragraflar arasındaki hinterlandımızı da ilgilendiren kısa cümlelere odaklanmama neden oldu.

Geografia’da geçen ve köşe yazımıza konu olan cümle ve tercümesi şudur : “Next to Themiscyra is Sidenē, a fertile plain, but not watered in the same manner by rivers as Themiscyra. It has strongholds on the seaboard: Sidē, after which Sidenē was named, and Chabaca and Phabda (Phauda). Now the territory of Amisus extends to this point.

Themiskyra’dan sonra Themiskyra gibi iyi sulanmadığı halde verimli bir ova olan Sidenē’ye gelinir. Deniz tarafında kaleleri vardır. Phabda, Khabaka ve Sidē ki Sidenē ismini buradan almıştır. Şimdi Amisos (Samsun) arazisi buraya kadar uzanır.3

Bir de Lâtince’den Fransızca’ya çevrilen aynı metni ele alalım: On y rencontre plusieurs places fortes échelonnées le long de la côte, à savoir Sidé, de qui lui est venu ce nom de Sidène, Chabaca et Phauda.

Yaptığım tercümesi: “Orada sahil boyunca art arda sıralanan, Sidène’nin bu isminin de ondan gelmiş olduğu, birkaç kaleye yani Sidé ile Chabaca ve Phauda’ya rastlanır.”

David Rumsey’in Historical Map Collection’undan temin ettiğim Robert de Vaugondy ve Didier’nin Asia Minor – 1751 tarihli World Atlas’ında her ne kadar “Thermodon, Beris, Thoaris, Cena, Phigamus, Camisa, Pytane, Phauda, Chabaca, Phadizana, Polemonium, Sidenœ” sıralaması ile yerleşimler, ırmaklar ve kaleler verilmeye çalışılmış ise de bu harita Strabon’un “Sidē, Chabaca, Phaβda,” sıralamasıyla çelişki arz etmektedir. Terme Irmağı da hatalı olarak Miliç Irmağı yerinde gösterilmiştir.

Birçok eski ve yeni araştırmacı ve yazar Phaβda (Phauda) yerleşiminin günümüz FATSA ilçesi (Phadizana) ve kalesine tekabül ettiği konusunda hemfikirdirler. Burada KALE ya da HİSAR (castelli – stronghold – fortress / places fortes) sözcüğü ipucudur. Strabon eserinde, Sidenē yani ÜNYE hinterlandındaki deniz tarafında bulunan kalelerden bahsetmektedir.

Doç. Dr. Aynur KESKİN, “Amisos Şehrinin Tarihi : Amisos ve Çevresi” adlı kitabında bu konuda şu bilgilere yer verir :4Nüfusuyla Polemonion şehrinin oluşturulduğu Sidene Bölgesi’nin merkezi Side, Ünye ve Perşembe arasında kalan Bolaman’da belirtilmektedir. Madenî paralarından bilinen Chabaka, Ünye’nin (Oinoe) güneyinde, Kaleköy’de düşünülmektedir. Phauda genel olarak liman şehri Phadisane, yani Fatsa ile özdeşleştirilmektedir. Side, muhtemelen Kaleönü’nde tahmin edilmektedir. Böylece Strabon’un Amisos Bölgesi’ni antik adı Kotyoran olan Ordu’nun Fatsa ilçesinde bitirdiği anlaşılmaktadır. Batıdaki büyük komşu şehir Amisos, Sidene Bölgesi’ndeki yerleşim yerlerini daima gölgede bırakmış, bu yerler hiçbir zaman bölgede aşırı ekonomik pozisyon kazanamamıştır.4

Yunanca bir kelime olmayan Chabaca ile ilgili antik yerleşim lügatlerinde şu açıklamalar vardır: CHABACA, nom d’une ville de la Cappadoce, que Strabon place dans la contrée nommée Sidene. (Chabaca, Strabon’a göre Sidene adlı topraklarda yer alan Kapadokya’da bir şehrin adı.)5 CHABACA, ville de la Cappadoce, dans la contrée ou province nommée Sidene, selon Strabon.6 .CHABACA, Siden x Cappadoci x regionis urbs Strabo.7

Adrienne MAYOR, “The Poison King: The Life and Legend of Mithradates, Rome’s Deadliest Enemy” adlı eserinin 85.sayfasında çarpıcı açıklamalarda bulunur. “Mithradates’ın atlı askerleri kıyı şeridinden Side, Phabda, Chabaca ve Pharnacia kalelerine uğrar. Yerli halkı gümüş ve çinko madenciliği ve orkinos (tuna) balığı avcılığıyla geçimlerini sağlarlar8 (Burada ister istemez zihinlerde Homeros’un gümüşün yurdu Alybē çağrışımı akla gelmektedir. M.U.M.). Her yerleşim yeri halkı genç Pontus krallarının bu ziyâretinden oldukça onöre olmuşladır. Köylüler, kraliyet av partisine balık, ekmek ve şarapla mukabelede bulunmaktadırlar. Bu köylülerin ataları da 300 yıl önce Xenophon ve ordusunun aynı şekilde karşılanmalarından hoşnut olmuşlardı.”8

Arrian, “Le périple de la Mer Noire, par Arrien” adlı eserinde “Strabon y signale deux villes, Chabaca et Phauda ou Phadda.” der. Yani, “Strabon, orada Chabaca ve Phauda ya da Phabda adlı iki şehirden bahseder” demektedir.9

Aynı eserin 135. sayfasında ise Chabaca, Phauda ya da Phadda ve Ischopolis adlı yerleri kesin olmayan üç şehirden bahsedilir. Yerinin kesin olmadığını belirtmekle beraber 140. sayfada Chabaca şehri Amelétus adıyla verilir ve Fatsa (Phadisane ya da Phadissa) ile Ünye Suyu (Le Fleuve Phigamunte) arasında olduğu belirtilir. “Entre le fleuve Phigamunte et Phadisana ou Phadissa, se trouve Amelétus.9 Bu şehir, vaktiyle Cevizdere mevkiindeki Unieh ve Vatisa şehirleri arasında yer alan antik ONAION kenti olmalıdır (Radefeld, Carl Christian Franz Klein Asien. 1848 World Atlas). Amelétus, aynı zamanda bir böcek türünün adı olarak da literatürde yer almaktadır.

Tercümelerde ve diğer kaynak eserlerde dikkatten kaçan ve hataya neden olan önemli bir husus, Strabon’un Sidé, Chabaca ve Phaβda derken onlardan bir KENT olarak değil art arda sahil boyu sıralanan birer KALE (Hisar) (castelli – place forte) olarak bahsetmesidir.

Kanaatimce Sidé, günümüzdeki Kaleköy köyünde (Kaleh kievi – Kalé keui) yer alan Ünye (Œnoë) Kalesi’ni; Chabaca, Ünye ve Fatsa arasındaki Midrebolu denilen yerleşimde yer alan antik Onaion (Amelétus) kentinde yer alan hisarı; Phaβda da Fatsa (Pharnacie) Hisarı’nı temsil etmektedir. Ünye (Sidène), Fatsa ve bu üç kale ya da hisarı da içerisine alan yöreyi de coğrafyacılar bazı haritalarda Sidena olarak belirtmişlerdir.

Şimdi de “Géographie de Strabon” adlı eserin XII. cildinde içerisinde “Sidène” kelimesinin geçtiği 6 cümleyi ele alalım.10

XII. Kitap (Paragraf 14) Entre autres terres fertiles dépendant d’Amisus, on distingue le canton de Thémiscyre, ancienne demeure des Amazones, et celui de Sidène.

Amazonların eski mekânı Terme yöresi, Samsun’un ve Sidène’nin (Ünye) diğer verimli arazileri arasında yine de kendini ayrıcalıklı kılmaktadır.

XII. Kitap (Paragraf 16)A Thémiscyre succède la Sidène, autre plaine qui ne laisse pas d’être riche et fertile, bien qu’elle ne soit pas aussi largement arrosée.

Terme’yi izleyen Sidène (Ünye) hinterlandı, sulama imkânlarına Terme kadar fazlasıyla sahip olmamasına rağmen zengin ve verimli bir ova olmayı sürdürmeye devam etmektedir.

XII. Kitap (Paragraf 17)Pharnacie qui fait suite à la Sidène est une ville d’assiette très forte; elle-même précède Trapézûs, ville d’origine grecque.

Sidène (Ünye) hinterlandını izleyen Fatsa (Pharnacie), gelir tabanı (ya da tahkimatı) oldukça güçlü bir şehir olup bizzat Hellen kökenli bir kent olan Trabzon’un bile önüne geçmiştir.

XII. Kitap (Paragraf 18)Tout ce pays …, mais aussi par le mont Paryadrès, qui, partant des plaines de la Sidène et de Thémiscyre, se prolonge jusqu’à la Petite Arménie et forme ainsi le côté oriental du Pont.

Tüm bu ülkede, aynı zamanda Terme ve Sidène (Ünye) ovalarından Küçük Armenia’ya kadar uzanarak, Pontos’un doğu tarafını meydana getiren Paryadros Dağı da vardır.

XII. Kitap (Paragraf 30)Au canton de Pharnacie succède, on l’a vu, la double plaine de la Sidène et de Thémiscyre.

Fatsa (Pharnacie ) bölgesi, görüleceği üzere benzer nitelikleri taşıyan Terme (Thémiscyre) ve Ünye (Sidène) ovalarını izler.

Bir tespit olarak yukarıdaki belge ve bilgiler ışığında Strabon’un, Ünye’yi Milâdî I. yüzyılda Sidène adını kullanmak suretiyle kitabının XII. cildinde 6 ayrı yerde zikrettiğini söyleyebiliriz.

Dardanel bölgesi adını bir Thrak boyu olan Mysler‘den almıştır. MİSler bölgeye XIII. yy.’da yerleşmişlerdir. Strabon, “Mysia; kayın ağacı (ak gürgen) demektir. Bölgede bol bulunur” bilgilerini aktarır. İlginçtir ki Çanakkale ili Biga ilçesinin antik dönemdeki adı da SİDENE (SİDENA)’dır. Bu ad, “Dağ, tepe eteği şehri’’ anlamına gelmektedir.11 Ünye de Çakırtepe eteğindeki bir koy şeridinde yer alan tepe eteği şehridir. Sidène adı muhtemelen yöreye hâkim olan Frigler tarafından konulmuş olmalıdır. Bilindiği üzere Pontos’taki Hitit (Hatti İmparatorluğu) egemenliği, Yugoslavya’nın Belgrad bölgesinden gelerek Anadolu’yu istilâ eden Thrak kökenli Frigler tarafından İ.Ö. 1200’de yıkılmıştı. Phrygler, İ.Ö. 800’de Yeni Hititleri de (Hattilerin devamı) yendiler. Hititler bu yenilgiden sonra Anadolu siyasî sahnesinden kesin olarak çekildiler.12

Sidène’nin, konum olarak birçok yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından Terme ve Fatsa arasında olduğu pekâlâ bilinmesine rağmen antik çağın Karadeniz’deki en eski yerleşim yerlerinden biri olan ÜNYE diye adlandırılmayıp Sidène Ovası ya da hinterlandı şeklinde verilişi Sidène adının alışılagelmiş Ünye adlarından çok farklı olmasından kaynaklanmış olabileceği düşüncesini akla getiriyor. Sadece Frigler döneminde bu adın kullanılması farklılığın asıl nedenidir. Sidène Ovası denilmekle, onun Ünye Ovası olmadığı anlamına gelmeyeceği de aşikârdır.

1830 baskılı “An Introduction to The Study of Ancient Geography” gibi bazı eserlerde “… the district of Sidene and Themyscyra.” cümlesinde görüleceği üzere bir hinterlanttan değil Sidene ve Terme adındaki iki ayrı şehir yerleşiminden bahsedilmektedir. Geographika’nın Fransızca çevirilerinde bazı cümlelerde “Sidène” bazı cümlelerde “plaine de la Sidène ifadeleri kullanıldığını da yukarıda zikretmiştim.

Tarih boyunca farklı dil ve ülkelerde kullanıldığını tespit ettiğim değişik Ünye adlarının 152.’si olan bu yeni Sidène ismiyle henüz tescil edilmemiş olsa da bir Guinness Dünya Rekoru kırmış olduğumuzu da kamuoyuna duyurmayı gerekli görüyorum.

 KAYNAKÇA :

  1 MİSTEPE, M. Ufuk – Mitolojide ve Antik Coğrafya’da Ünye, 18. Uluslararası Kültür, Sanat ve Turizm Festivali Ünye Müze Ev Konferansları Tebliği, 11.07.2012, 40 slayt, 52 sayfa.

  2 STRABO – Antik Anadolu Coğrafyası (Geographika : XII-XIII-XIV), Çev. : Prof. Dr. Adnan PEKMAN, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 5. Baskı, 2005, 384 sh.

  3 STRABON – Coğrafya (Geographika) Kitap XII, Bölüm I-II-III, İngilizce’den Çeviren : Adnan PEKMAN, İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Yayınları No. 1437, İstanbul Edebiyat Fakültesi Basımevi, 1969, sh. 31-32.

  4 KESKİN, Doç. Dr. Aynur – Amisos Şehrinin Tarihi : Amisos ve Çevresi, 2005, 69 sh.

  5 MENTELLE, Par M. – Encyclopedie Méthodique / Géographie Ancienne, Tome Premier. Paris, 1787.

  6 ANTOINE Augustin Bruzen de La Martinière – Le Grand Dictionnaire Géographique et Critique, 2. cilt, sh. 318.

  7 MOREL, Charles Estienne – Lexicon Historicum, Geographicum, Poeticum, Authore Carolo Stephano, Gentium, Paris, 1644, sh. 630.

  8 MAYOR, Adrienne – The Poison King: The Life and Legend of Mithradates, Rome’s Deadliest Enemy, 28 Eylül 2009, 480 sayfa, 75 çizim, 9 harita.

  9 ARRIANUS, Flavius – Le périple de la Mer Noire, par Arrien, Paris, 1860. Thèse Présentéa à la Faculté des Lettres de Paris par Henry CHOTARD, 241 sayfa.

10 STRABON – Géographie de Strabon, Traduction Nouvelle par Amédée TARDIEU, Tome Troisième, Livre Douze (La Région Pontique) (Lâtince – Fransızca), Chapitre III: Le Pont, Paris, 1867.

11 GÜRSU, Nazmiye – Engin / Bigamızın Bilinmeyen Eski Adı: Sidene (Sidena) “Dağ, tepe eteği şehri”, Çanakkale’nin Sesi, 11.04.2017.

12 NAKRACAS, Dr. Georgios – Anadolu ve Rum Göçmenlerin Kökeni, Belge Yayınları, I. Baskı, Şubat 2003.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Ünye Gümrüğü – I

20 Temmuz 2018 okunma
Gümrük, devletler arası ticarette sınır geçişlerinde malların kontrol edildiği yer olup bu geçiş sırasında alınan vergilere “gümrük resmi” denmektedir. “Gümrük” kelimesi Lâtince’de ticaret manasına gelen “Commercium”... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya Ve Çete Reisleri – III

13 Temmuz 2018 okunma
Eşkıyanın icraatını “XVIII. Yüzyılda Ünye’de Eşkıyalık Hareketleri” konu başlıklı makalemizde beş madde halinde açıklamaya çalışmıştık.32Orta Karadeniz Bölgesi’nde eşkıyanın kaynağını, yerli ahaliden bazıları ile çeşitli oymak ve... Devamını Oku

Osmanlıca Belgelerde Ünye – I

6 Temmuz 2018 okunma
Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çevriyazı çalışması ve 17 basılı yayını ile araştırmacıların dikkatini çekmeyi başaranAraştırmacı, Yazar, NahhatSayın Murat Dursun TOSUN’un ele aldığı bazı belgeler Ünye ve Ordu hinterlandını da... Devamını Oku

Ünye’nin Demografik Yapısı – VI

29 Haziran 2018 okunma
Ordu kentinin aldığı göç, 1950’yi izleyen 10 yılda kent nüfusunun.. %72 artarak, 1960’ta 20.000’in üzerine çıkmasına yol açtı. Ancak, bu dönemde öbür ilçe merkezlerinden hiçbiri henüz benzer bir nüfus çekim merkezi olmamıştı. Nüfusu 1960’ta... Devamını Oku

Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi – I

22 Haziran 2018 okunma
“Ünye’de Karantina ve Tahaffuzhane” konu başlıklı makale dizimizi hazırlarken Çambaşı’nda da iki tahaffuzhane olması bizi Osmanlı Arşivi Uzmanı Adnan YILDIZ Bey’in “Çambaşı Rüştiyesi ve Tahaffuzhanesi”1 adlı makalesine; makalede söz konusu edilen... Devamını Oku

Canik Sancağı ve İdarecileri – V

14 Haziran 2018 okunma
Giresun Kaymakamı Mehmed Ziya Bey 1903 yılında görevinden alınarak yerine Ünye’den Kaymakam İbrahim Halil Paşa atanmıştır. İbrahim Halil Paşa (1902), İbrahim Halil Tarhan (1903), Arif Bey (1904) ve Fahreddin Kiper 1909 yıllarında Ünye’de kaymakamlık... Devamını Oku

Ünye’de Karantina Ve Tahaffuzhâne – I

8 Haziran 2018 okunma
Karantina, bulaşıcı ve salgın hastalıklardan korunmak için insan veya hayvanların belli bir yerde gözetim altında tutulmasıdır. Etimolojik olarak; “yolcuların gözetim altında tutulma süresi” demek olan ve İtalyanca ‘kırk’ anlamına gelen quarantena’dan... Devamını Oku

Tarihî Değerlerimiz – V

1 Haziran 2018 okunma
Köprübaşı’nda Lâhna Deresi’ni takiben 150 m içeriden sol istikamete doğru bir 100 m daha ilerlediğinizde Balık Değirmeni mevkiine varırsınız. Burada değirmen yoktur.. ama belirli bir mesafe önünde ve arkasında vaktiyle değirmen varmış. U şeklinde taş... Devamını Oku

Ünye’ye Dair Dört Osmanlıca Belge

25 Mayıs 2018 okunma
Sayın Murat Dursun TOSUN, Ünye ile ilgili olarak Osmanlıca yazılı 4 dosyada bulunan belgeleri inceleyip bizlere de istifade imkânı sağlamıştır. Ünye Makaleleri içerisinde yer almasında fayda mülâhaza ettiğim bu transkripsiyon çalışmasını sizlerle... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – II

18 Mayıs 2018 okunma
Bu uzun makale dizisinde, birlik ve beraberliğe daha çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde özellikle tarihin tekerrür etmemesine odaklı ders alınması gereken acı ve tatsız yaşanmışlıklar ele alınmıştır(konuyu istismar etmeye eğilimli, okuma kültüründen... Devamını Oku