son haberler

Tirebolu’da Kadın İsimleri

Yayınlanma Tarihi: 20 Ocak 2021 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Dünyanın neresinde olunursa olunsun doğan her bebeğe isim verilir. Belki “Dünya vatandaşlarının” tek ortak noktası budur.

Bir çocuğun nüfusa dahi verilmediği zamanlar oluyordu ülkemizde. Şayet erkekse askerlik çağında, kız ise evlenirken bir kimliğe sahip olma mecburiyeti vardı.

Her çocuk aynı hayat seyrinde büyümüyordu. Sokağa bırakılanlar, yurtlarda büyüyenler, anne ve babasını aynı anda kaybedenler kimsesizler hükmündeydi.

Ekonomik şartları aynı olmayan çocuklar da vardı ülkelerde. Gecekondu mahallelerinde doğan ile holding sahibi olanların çocukları aynı eğitimi alamadıkları gibi; kılık kıyafet, sürdükleri hayat tarzı yani sosyal ve ekonomik şartları birbirlerine benzemiyordu.

Kısaca ülkemizde ve dünyada tek ortak nokta bir isme sahip olmaktı.

Peki, bu yazı konusu nerden geldi aklıma.

Eğitimci ve araştırmacı yazar Metin Karslı beyin kitaplarını okuduktan sonra. Metin Karslı yapmış olduğu çalışmalarla birlikte kültürümüze hizmet etmiş bir aydındır. Ve yazdıklarıyla dünü yarınlara taşıyan bir kültür insanıdır.

Metin Karslı Tireboluludur ve şu satırları yazıldığı zamana kadar Tirebolu ile ilgili yedi kitaba imza atmıştır.  Kendisine bundan sonraki çalışmalarında başarılar dilerim.

Metin Hocanın kitaplarından çok şey öğrendim. Tirebolu için bir şans olduğunu düşünüyorum.

Bütün kitaplarını en az birer kere son sayfasını gördüm. Yer yer birkaç defa okuduğum sayfaları da vardı. Bu arada dikkatimi çeken bazı hususlar da oldu. O da Tirebolu’da ki kadın isimleri.

Bunu araştırmak için dönüp bir defa daha okuduğumda gördüm ki Tirebolu’da kadınların taşıdığı isimle gerçekten ilginç. İlginçliği şu ki adı geçen isimlerin ülke genelinde verilen isimlere göre çok az bulunan isimler arasında olması.

Tespit ettiğim 35 kadına ait isimler arasında ülkede verilen isimlerden ilk bine giren isim yok. Bunlardan sekiz tanesi ülkede her 1050 kişiden bir ile her 1963 kişiden birine verilen isimler arasında. Bunlar: Seher, Tülin, Gülçin, Şükran, Vildan, Servet, Saliha ve Seval.

Feride, Ümran, Güngör, Nigar, Sebahat ve Arife gibi isimler ülkede 3272 ile 5809 kişiden birine verilen isimler arasında. Düşünün bir isim en çok verilen 5800’üncü sırada.

Vesile, Emsâl, Nadide, İlksen ve Azime 14 bin 724 kişiden birine ait. Yani kendi ilçelerinde bir tane daha var veya yok.

Nezire, Cevriye, Muteber ve Tayyibe ise yaklaşık olarak 29 bin 500 kişiden birinde var. Yani belki de ilçelerinde tek.

Yukarıda belirttiğim isimlerin az da olsa ülkedeki kullanılma oranı belli. Ya ülkede kaçıncı olduğu belli olmayan isimler. Araştırdığımda internette karşıma çıkan ifade şu : “Bu isimler veri tabanımızda yoktur!” Ülkede en bilinen 2472 isim arasına girememişler.

Yani ülkede muhtemel kaç kişiden birine verilmiş bir isim olduğu belli değil. İşte o istatistik dışı isimler:  Mürvet, Sahure, Zatiye, İğdemen, Sülbiye, Halice, Bensu, Hadiye, Güzel ve Tuğgen…

Üstelik bunlar en küçüğü kırklı yaşlarda. Belki de birçoğu hayatta değil.

Kısaca Tirebolu çok şeyde de olduğu gibi kadın isimlerinde de tarihe geçmiş şehirlerden biri olabilir. Gerisi Tirebolu’yu araştıranlara kalmış artık.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

COVİD’İN KARADENİZ TERCİHİ

2 Mart 2021 okunma
Korona denilen “ucube” atmosferde elini kolunu sallayarak gezerken çok kişinin canını yakmaya devam ediyor. Öncelikle şunu söylemek isterim ki bu sinsi düşman adam seçiyor. Tam tamına taraf tutuyor da diyebiliriz. Kim ne kadar tedbir alırsa alsın; o tedbir falan... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER-X

23 Şubat 2021 okunma
Bir gün çayla ilgili bir yazı okumuştum. Kısaca şöyleydi: “ Çaydanlığa konulan su fokurdayana kadar kaynatılır. Sonra kısa süre dinlenmeye bırakılır. Dinlenmiş suyla çay demlenir ve on dakika beklenir. Daha sonra demlenmiş çay geniş ağızlı cam bardağa... Devamını Oku

Şekerci Metin

18 Şubat 2021 okunma
Ünye’ye geleli otuz yılı aşmış olmasına rağmen geçerken selamlaşmanın haricinde sohbet etmişliğim yok. Kendi mütevazı dükkânında muhtelif şekerlemeler satan; dış görünüşü sade biriydi. Tanıyanların Ünye ile ilgili bilgilerinin epey fazla olduğuna... Devamını Oku

ÇİFTETAŞ

17 Şubat 2021 okunma
Bakmayın siz onlara Çiftetaş denildiğinde. Onlar var olduğu günden beri tek başlarına. Bir şehri tanıtırken, en çok bilinen özellikleri anlatılır önce. Daha sonra hafızada ne kalmışsa o dillendirilir. Hatta bazı şeyler hiç konu edilmez. Belki... Devamını Oku

Çayla Sohbetler-IX

15 Şubat 2021 okunma
Çayla nasıl konuşulur? Önce çayla konuşacağın konuyu tespit edeceksin. Öyle her konu çayla konuşulmaz. Mesela kaba kuvvete dayalı bir meseleyse hiç yanaşma. Birini kandıracak, birine zarar vereceksen girme çayın kanına. O güzel olan şeylerden anlar. Güzel... Devamını Oku

HATİCE SATGUN İLE KÜLTÜR ÜZERİNE

10 Şubat 2021 okunma
Herkesin bir meziyeti, bir merakı ve bir meşguliyeti vardır.  Boş duran insanın kendisi dâhil hiç kimseye bir faydası olmaz. Bir toplumun; kalkınması, ilerlemesi, inkişaf etmesi, terakki etmesi, dünya üzerinde söz sahibi olması için bazı değerlerinin farkında... Devamını Oku

YOSUNLU MERDİVENLER

5 Şubat 2021 okunma
Puçuklu sokaktayız. Mihmandarımla birlikte tarihe yolculuk yaptıktan sonra oradan ayrılma zamanı gelmişti. Nelere şahit olmadık ki o sokakta.  Yıkık dökük evler, kırık camlar, çökmüş damlar, üç ayrı devre ait ilaveler, evini terk etmemiş vatandaşlar…... Devamını Oku

HAYALLERE SAHİP ÇIKMAK

1 Şubat 2021 okunma
Bitlis’te yeni olduğum zamanlar.  Ben hem okula hem şehre alışmaya çalışıyorum. Okulun ilk günleri. Nerde kalacağımı bilmediğimden yeteri kadar eşya getiremedim. Bir süre Bitlis Öğretmen Evinde kaldıktan sonra belletici öğretmen olarak görevlendirildim.... Devamını Oku

Çayla Sohbetler – 8

25 Ocak 2021 okunma
Sohbetin esası muhataptır. İnsan kendi kendine sohbet edebilir mi? Kendi kendine düşünülür ama sohbet edilmez. Peki, yalnız kalınca ne olacak? İnsan buna çare üretmiş. Derdini dinleyecek, sırrını saklayacak bir yaren aramış. Aramış aramasına ama bulmak... Devamını Oku

İki Bisküvi Arasındaki Gönül

18 Ocak 2021 okunma
Çocukluğumuzun en ihtiyaç olmayan en özel yiyeceklerindendi. Temel gıda maddesi değildi. O zamanlar market denilen nevzuhur ticarethaneler yoktu. Bakkal amca her malın bir kenarına “gönlünü” koyarak satıyordu. Bakkallarda temel ihtiyaç maddeleri bulunurdu.... Devamını Oku