son haberler

TRT Elimizi Bıraktı

Yayınlanma Tarihi: 29 Kasım 2019 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

 

TRT, kuruluşundan beri en saygın kurumlardan biridir. Özel kanallar çıkmadan önceki ilkeli duruşunu özel kanallar çıktıktan sonra da devam ettirmeye gayret etti.

Hem yayına koyduğu programların muhtevası, hem dilde kullanılan üslup diğer kanalların en az bir adım önünde olmuştur.

Özellikle sunucuları ve spikerlerinin ses tonu kulağı “tırmalamayan” sade konuşmalarıyla tanınırdı. Her ne kadar özel kanalların spikerleri ayağına basılmış kedi gibi “cıyaklayan” bir ses çıkarıyorsa da TRT’de böyle ucube sesler çıkaran şahıslar olmuyordu.

Haber programlarında, belgesellerde ve muhtelif programlarda sunucu ve spikerler yine aynı çizgilerini muhafaza ediyorlar.

Bazen ülke yönetimindeki değişiklilerden dolayı tabii bu kadar bazı haber programlarında “sahibinin sesi” gibi davransa da genel olarak olumlu ve ılımlı çizgisini devam ettiren ve saygınlığı olan bir kurum olarak yayın hayatına devam etmektedir.

Tabii bu kadar izahat ve açıklamanın ardından nereye gelineceği merak konusu olur mu bilmem.

TRT bütün programlarında olduğu gibi “Dizi Film”lerde de seçici davranıyordu. Özellikle “Aile”ye yönelik dizilerde önemli yer almaktaydı. Bu dizilerden biri de “Elimi Bırakma” dizisiydi.

Elimi Bırakma dizisi ilk başladığı andan itibaren izleyicilerin dikkatini çekmiş olumlu mesajlar veren güzel bir aile dizisiydi. Daha çok ailenin bir arada kalmasının önemi üzerinde olumlu dersler veriyordu. Ailenin büyüğü Feride Hanım – dizinin tek tesettürlü kadını- ailenin birliği için bin bir zahmete katlanıyordu.

Feride Hanım saygın bir iş kadını ve örnek bir aile reisiydi. Kocası vefat ettiği için ailenin birliğini o sağlıyordu.

Feride Hanım bütün olumsuzluklara rağmen yılmayan, azimli ve kararlı duruşuyla mücadelesine devam eden, sıkıştığı zaman bir kenara çekilip Kur’an Kerim okuyup dua eden, yani dünyevi ve dini bütün vecibelerini yerine getiren biriydi.

Önceleri kısmen başarılı olan Feride Hanım son zamanda kötülükleri ve bir takım entrikalarıyla öne çıkan kişilere karşı dua dahil her türlü tedbiri başarılı olmamıştır.

Ülkenin %60’ından fazlası Müslüman olan insanlardan bu diziyi seyreden varsa duanın da işe yaramadığı kanaatine varabilir.

Diğer özel kanallarda da olduğu gibi kötülerin daha iyi yaşadığı, daha başarılı olduğu; kötüleri kötülükleri özendirecek diziler kervanına Elimi Bırakma dizisi de katıldı.

Bu hiç de iyi bir önek değil.

Artık TRT de milletin elini bıraktı.

Reyting modasına TRT de uydu.

Şimdi ülkede kötü davranışlarda bulunan kişiler uyarıldığında size “Kötüler daha rahat yaşıyor, hem kötülere ne devlet ne de Allah ceza veriyor” derse nasıl cevap vereceksiniz.

Bu dizilerin senaryolarını yazanlar kimler? Bunlar ülkeyi tanımıyorlar mı? Ülkede yaşayan insanların hassasiyetlerine vakıf değiller mi?

Eyy TRT. Kendine gel!

Sen sana uzatılan “Eli” bırakırsan; “El” de seni bırakır.

El bu. Ne zaman ne yapacağı belli olur mu? TRT’de “el” olmuş belli…

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

DİLSİZ SOBET (Çayla sohbetler 4)

26 Kasım 2019 okunma
Çayla sohbetler 4 Şairin “seninle dilsiz konuşalım” dediği gibi yalnız kalanların çay ile sohbeti “bizeban” yani dilsiz olurmuş. Dilsiz ve kelimesiz sohbetleri açığa çıkarmak ne adaba uygunmuş ne de kelimelerin izaha gücü yetermiş. Çayın nasıl bir... Devamını Oku

Soğumak İstemiyorum ( Çayla Sohbetler 3 )

23 Kasım 2019 okunma
Bardağa dolar dolmaz bir sarsıntı geçirirdi. Bardağın üst kısmında dairesel çizgiler belki de içinin darlanmasının bir alametiydi. En çok şeker kullanmamamı seviyordu. Şeker demek kendisine has olan tadının değişmesi, kokusunda farklılaşma hatta bardağın... Devamını Oku

Çayla Sohbetler II

18 Kasım 2019 okunma
Ne zaman çaydanlığı elime alsam birazdan bir sohbetin başlayacağı anlamına gelir çay için. Hazırlanışı bir yana sohbet saati bile müsait olmalı. Öyle varlı vakitsiz sohbet edilmez çayla. Kendine has şekilli bardağı masanın üzerine koyar koymaz başlar... Devamını Oku

Çayla Sohbetler 1

14 Kasım 2019 okunma
Daha bardağa dökülmeden bir “Ah!” etti çay. Ya da bana öyle geldi. Bana “Derdini bana seslice anlatıyorsun, tek başınasın diye kimsenin duymayacağını mı sanıyorsun” der gibi geldi. Şikâyetçi hali beli oluyordu. Kaç gündür derdimi dinliyor. Ona garip... Devamını Oku

Sen Gideli…

11 Kasım 2019 okunma
Sen gideli şu kadar zaman geçti ile gelmeyeli şu kadar oldu aynı şeyi mi ifade ediyor? Günler geçti, aylar geçti, yıllar ve mevsimler geçti.  Sen hala gelmedin…   Sen gideli; günler geçti, aylar geçti, yıllar… Sizce gittiğinden sonra geçen zaman mı... Devamını Oku

Mehmet Karayalman

25 Ekim 2019 okunma
Hangi yazar olursa olsun belki de kaleme aldığı en zor yazılar biyografik yazılardır. Çünkü muhatabınızı kaleme alırken mümkün olduğu kadar doğruları yazmanız gerekiyor.  Atladığınız her hangi bir özelliği kişi için bir nakısa olmasa dahi adil... Devamını Oku

Yaram Derine Düştü

15 Ekim 2019 okunma
Türküler vardır nağmeleri dokunaklı. Türküler vardır sözleri derin. Türkler vardır hatıralar canlanır, türküler vardır kendine gelirsin.   Bazen anlattığından çok şey ifade ederler. Sözde anonimdirler. Ama birisi yanık yanık nağmelerini terennüm... Devamını Oku

Bokuç Bokiliç ve Tokulcuk

27 Eylül 2019 okunma
Hepimizin çocukluk döneminde oynadığı çocuk oyunları vardır. Bu dönemden döneme değişirken muhitten muhite hatta bölgeden bölgeye de değişir. Her ülkenin kendine özgü çocuk oyunları vardır. Bu oyunlar incelendiğinde toplumların yapısı hakkında bize... Devamını Oku

Şehir ve Aidiyet Veya Ne Kadar Ünyeliyiz?

16 Eylül 2019 okunma
Doğulan yer ile doyulan yer arasında gidip gelen insanoğlu belli bir zamandan sonra dünyaya gözünü açtığı topraklara dönmek ister. Bu kişilerin elinde olmadığı bir şeydir ve “toprak çekti” diye de tanımlanır. Biz yarım asrı aşalı çok olmuş kişilere... Devamını Oku

Cızlavet

11 Eylül 2019 okunma
Bazı şeyleri yeni nesle anlatmak çok zor. Hayatın içine girmiş, hatta bir parçası olmuş o kadar şeyi ardımızda bıraktık ki bunları yeni nesle anlatmakta güçlük çekiyoruz. Seni bir “masal” gibi bile dinlemiyor. Ya yanlış söylediğimizi sanıyor ya da... Devamını Oku