son haberler

Ünye Gümrüğü – I

Yayınlanma Tarihi: 20 Temmuz 2018 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Gümrük, devletler arası ticarette sınır geçişlerinde malların kontrol edildiği yer olup bu geçiş sırasında alınan vergilere “gümrük resmi” denmektedir. “Gümrük” kelimesi Lâtince’de ticaret manasına gelen “Commercium” kelimesinden alınmıştır. Arapça ‘resm’ kökünden türeyen ‘rüsûm’ kelimesi «vergiler» anlamına gelir. Osmanlı devletinde ‘gümrük dairesi’ne verilen adRüsûmât Emaneti idi. Gümrük idâresini yöneten görevliye de Rüsûmat Emini denirdi.

Girişte alınan resm “âmediyye”, çıkışta alınan “reftiyye” olarak adlandırılırdı. Eğer eşya dahil olduğu mahalde sarf ve istihlâk olunacak olduğu takdirde, ondan alınan gümrük resmine de “masdariyye” ve yabancı memleketten gelip, dahilde sarf olunmayarak, bir başka yabancı memlekete sevkedilen eşyadan alınan transit gümrüğüne de “mürûriyye” deniliyordu.

Küçük gümrükler genellikle yakınındaki büyük gümrüklere bağlanır ve bir ferman gönderilmesi yahut iltizama verilmesi gibi durumlarda yalnız büyük gümrüğün adı yazılır, diğerleri için “ve tevâbi’i gümrükleri(ve bağlı gümrükleri)denmekle yetinilirdi.

Osmanlılarda gerek mevki itibariyle konumu ve gerekse eşya cinsi gözönüne alınarak, gümrüklere de farklı isimler verilir, bunlardan deniz kıyısında bulunanlara “Sahil Gümrükleri“, sınır boyunda kurulu olanlara “Hudud Gümrükleri” ve iç ticaret mallarına yönelik orta yerde bulunanlarına da “Kara Gümrükleri” adı veriliyordu. Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk dönemlerinde diğer vergiler gibi gümrük vergileri de malî yapı içinde hazineye bağlı olarak “İltizam” ve “Emanet” şeklinde adlandırılan iki ayrı usule göre toplanıyordu. İltizamlar açık artırma yoluyla yapılıyordu.Gümrük gelirleri 1-3 yıllık sürelerle “Mültezim” denilen müeahhitlere ihale ediliyordu.Mültezimlerin kendilerine büyük menfaatler sağlamaları dolayısıyla bu konuda çeşitli şikâyetler de vâki oluyordu.Bu şikâyetlerin de etkisi ile iltizam usulü 1840 yılında terkedildi ve emanet usulü uygulamasına geçildi. İstanbul ve çevresi için “İstanbul Emtia Gümrüğü” kuruldu ve öteki yörelerde de maaşlı memurlar görevlendirildi(1842 yılında tekrar iltizam usulüne dönülmüştür).

“Gümrük” kelimesi hem anlamı ve hem de konusu itibariyle Osmanlı mamul ve mahsullerinin yabancı memleketlere ve yabancı memleket mamul ve mahsullerinin de Osmanlı Devleti’ne ithal veya ihraç edilmesi sırasında, ithal veya ihraç eşyasının çıkarıldığı, getirildiği daire anlamında kullanıldığı gibi genel kullanımda bu kelime, bu daireye çıkarılan her türlü eşya üzerinden alınan resm anlamına da gelmektedir.Osmanlı İmparatorluğu’nda tanzimat öncesi döneme rastlayan tarihlerde tahsil edilen resmlere “Ezmine-i Atika Gümrükleri” denilirdi.19

1859 yılı Mart ayından itibaren on yedi emanete ayrılmış olan taşra gümrük idâreleri, Hazine yerine daha önce kurulmuş bulunan İstanbul Emtia Gümrük Eminliği’ne bağlanmış; daha sonra da “Emanet” unvanı “Nezaret” unvanına çevrilmiştir. 1861 yılında da İstanbul Emtia Gümrük Eminliği kaldırılarak, “Rüsûmât Emaneti” kurulmuştur. Aynı zamanda taşradaki Gümrük Emanetleri de Müdürlük adını almıştır.Tanzimat dönemi yapılan bu yeni düzenlemelerin bir sonucu olarak, Gümrükler Maliye’den ayrılarak, doğrudan Sadrazamlığa bağlı bir teşkilât olarak, “Rüsumat Emaneti” adı altında organize edilmiş, “Gümrük Müfettişliği” ihdas olunmuş ve ayrıca, Gümrük Muhafaza Teşkilâtı oluşturulmuştur.“Gümrükler Genel Müdürlüğü” ise resmî olarak ilk defa 1909 yılında “Rüsûmât Müdüriyeti Umumiyesi” adıyla kurulmuştur.

Malûmumuz olduğu veçhile Ünye Gümrük Müdürlüğü 01.02.2008 tarihli, 26774 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 08.01.2008 tarih ve 2008/13115 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile (mülga) Samsun Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü bağlantısı olarak kurulmuş, 01.05.2008 tarihinde Ünye Limanı içerisinde fiilen faaliyetine başlamıştır.

Ünye Gümrük Müdürlüğü, Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne bağlı olarak Türkiye Gümrük Bölgesi’nde; 640 ve 2474 sayılı K.H.K. hükümlerince, 4458 Sayılı Gümrükler Kanunu ve buna bağlı Gümrük Yönetmeliği ile diğer ilgili kanun, tüzük ve yönetmeliklerle kendisine verilen görevleri yerine getirmektedir. Terme Limanı’na tamir ve bakıma gelen gemilerin gümrük işlemleri de Ünye Gümrük Müdürlüğü’nce yürütülmektedir.

28 Haziran 2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tebliğine göre Ünye Limanı aynı zamandaİhtisas Gümrüğü statüsünü kazandı. Konteynır limanında bundan sonra yakacak odun hammaddesi ile işlenmiş ve işlenecek ahşap malzeme, kereste ve benzeri ürünlerde ithalat yapılabilecek. Ünye’de Tokat istikametine yapımı düşünülen yol yatırım programına alınıp, proje hayata geçirilirse böylece Ünye Limanı ve Ünye Gümrüğü de İç Karadeniz’in dünyaya açılan muhtemel kapısı olacak.

11.03.1997 tarihli Bakanlık Makam Oluru ile yürürlüğe giren Ünye Liman Talimatı’nıngümrükle alâkalı bazı madde hükümlerine bu arada göz atalım:

Madde 43-Limana gelen Türk ve yabancı gemilerin sahip ve acentaları gemilerin kumpanyasını, bayrağını, nereden ve ne yükle geleceklerini gelişlerinden en az 24 saat önce; patlayıcı, parlayıcı, yanıcı ve benzer tehlikeli maddeleri taşıyan gemilerin ise kesin geliş tarihlerini 48 saat önceden Liman Başkanlığı’na, Sahil Sağlık, Güvenlik ve Gümrük Makamlarına bildireceklerdir.Madde 50-Hudut ve Sahiller Sağlık, Emniyet, Gümrük ve Liman kuruluşlarınca limanda bulunan gemilerde, gereğinde ve günün her saatinde denetim yapılabilir.Madde 52- Gerekli görülen durumlarda ve günün her saatinde, emniyet ve gümrük denetimleri kılavuz kaptan alma yerlerinde, gemiye çıkacak görevliler tarafından geminin gideceği limana kadar yolda, limanda veya kendilerine ayrılmış demir yerlerinde yapılır. Yabancı gemilere giriş ve çıkışlar Güvenlik ve Gümrük İdarelerinin iznine bağlıdır.Madde 58- Güvenlik, Sağlık, Gümrük ve Liman İşletmesi görevlileri bu Talimat hükümlerine aykırı davranışlara tanık olduklarında, olayı bir tutanakla saptayarak tutanağın bir kopyasını Liman Başkanlığı’na verirler.3

Ünye Gümrüğü ile ilgili belgelere geçmeden önce ‘KAVAK’ kelimesinin Türkçe’de ‘GÜMRÜK’ kelimesi ile karşılık bulduğunu ifade etmekte yarar vardır. Buna göre Kavak İskelesi: “Gümrük İskelesi” demektir. Meselâ Üsküdar’da Osmanlı döneminde 3 adet Kavak İskelesi bulunuyordu. (Kaynak: GalatasarayıMekteb-i Sultânî’sindeSekiz Yılım – Yazar: Ahmed Yüksel Özemre, I. Baskı, 340 sh., İst. Kasım 2006, 17. sh.)

İnşaat Mühendisi Sayın Eren TOKGÖZ bir hâtırat yazısında şunları anlatır: “Ünye’de, şimdiki Cinbaşların dükkânının olduğu yer iki katlı bir yapıydı. Üst katında Gümrük Muhafaza Müdürlüğü vardı. Cemil dayım o zamanlar Gümrük Muhafaza Memuru idi. Sait dayım ile birlikte Cemil dayıma temiz çamaşırlar götürdüğümüzü biliyorum. Nöbetçi olduklarında burada yatıyorlardı.”1

Bir başka hâtıratta emekli subay Sayın Cengiz SÜRGİT şunları nakleder: Şimdiki Ziraat Bankası’nın yerinde ahşap bir bina olan Hükûmet (Kaymakamlık) Binası vardı. Fatsa cihetinde onun yanındaki küçük bina da Polis Karakolu idi. Hâfızam beni yanıltmıyorsa burası Gümrük Muhafaza Memurluğu olarak da kullanılmıştı.

Bu durumda Ünye Cumhuriyet Meydanı’na vaktiyle Gavak Dibi denilmesine bu veriler yeterli bir açıklama mıdır?..bilemiyoruz. Daha önce Çınar, Kavlağan ağacı, Kavlak kelimeleri terminolojilerinden hareket ederek bu hususu etimolojik olarak izaha çalışmış ve makalemizi yayımlamıştık. Her iki görüşü de teyid eder bir vesika henüz elimize geçmiş değildir.

Bu açıklamalar ışığında elde ettiğimiz belgeler ve derlediğimiz bilgilere dayanarak Ünye Gümrüğü ile ilgili bahsimize artık girebiliriz. Devam edecek

Kaynakça :

1TOKGÖZ, Eren – Paşabahçe Yazlık Sineması’ndan Dönerçeşme’ye, 20 Haziran 2013, Canik Dergisi, 17. Sayı.

3ÜNYE LİMAN TALİMATI – Yürürlüğe giriş tarih ve sayısı:11.03.1997 tarihli Bakanlık Makam Oluru.

19GÜMRÜK Müşavirleri Derneği – Gümrük Tarihçesi / Gümrük Terimi, http://www.igmd.org.tr/Gumruk-Tarihcesi

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi – III

7 Aralık 2018 okunma
Sayın TOSUN, belgelerde yer alanMehmed Ali Efendi ile ilgili tanışıklığını şöyle anlatır: Daha önce arşivden almış olduğum belgeyi okuma sırası gelince Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi’yle tanıştım (Ek-1). Belgeyi okuyunca onun çalışkanlığı ve... Devamını Oku

Ünye’de Karantina ve Tahaffuzhâne – III

30 Kasım 2018 okunma
20 Haziran 1894 tarihinde Sıhhiye Nezâreti’ndenSadaret’e(Başbakanlık) gönderilen yazıda; Bafra, Ünye ve Fatsa’da kolera hastalığının ortaya çıkması ahalinin hastalıktan dolayı sağa sola kaçmalarının hastalığı yayma tehlikesi olduğu ve bölgenin 10... Devamını Oku

Ünye Gümrüğü – II

23 Kasım 2018 okunma
Bundan dört-beş yüz sene önce Osmanlı ülkesinin her köşesinde mevcut sipahi veya mülk ve vakıf sahibi ile toprağa bağlanmış olan köylüyü, ülkenin bir ucundan diğer ucuna uzanan yollar boyunca derbent bekleyen, yol ve köprü tamir eden ve kervansaraylara... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – IV

16 Kasım 2018 okunma
Âyânların devlet otoritesine gölge düşüren bir zümre olmasından dolayı her ne kadar devlet, onların mahallî otoritelerinden idarî, malî ve askerî hususlarda faydalansa da öldüklerinde âyânlıklarını suç sayarak, muhallefatlarına el koymak suretiyle... Devamını Oku

Osmanlıca Belgelerde Ünye – II

9 Kasım 2018 okunma
Divanî üslûpla yazılmış okunması zor bir diğer belge de Ünye asıllıHazinedârzâde Süleyman Paşa’ya ait. Konusu: Ölen Canikli Ali Paşa’nın üvey vâlidesi ve Hazinedârzâde Süleyman Ağa’nın zevcesi Hanım’a Karaköy çiftliğinden miri matlubunun... Devamını Oku

ÜNYE İSKELESİ’NİN SAMSUN EKONOMİSİNE ETKİLERİ – II

2 Kasım 2018 okunma
Müfettiş Ali Rıza Efendi’nin ve Canik Meclisi’nin son mazbatasında Samsun’un pek çok Anadolu şehrinin ve Irak’ın ana geçiş noktası olduğu, limanının olmamasının yanında bir de sağlam iskelesinin bulunmamasının ticarete darbe vurmak anlamına geldiği... Devamını Oku

Ünye İskelesi’nin Samsun Ekonomisine Etkileri – I

26 Ekim 2018 okunma
Üç tarafı denizlerle çevrili olan Anadolu’da H. 1002 / M. 1594-1595 tarihli Menzil ve İskele Defteri’ne göre üç kara yolu güzergâhı ve iki de deniz rotası bulunmakta olup bu rotalardan ilki –Anadolu sol kol rotası– Üsküdar’dan başlamakta ve... Devamını Oku

Eski Ünye İskelesi

19 Ekim 2018 okunma
‘Alybě’ ve ‘Khalyb’ adlarının kökleri eski Anadolu dili Luvice’deki iki sözcükten gelmiş olabilir mi? Bunlar ‘tuz’ ve ‘deniz’ anlamlarına gelen ‘ali’ ile ‘iskele’ ve ‘kıyı’ anlamlarına gelen ‘kala’ sözcükleri. Bu sözcüklerin her... Devamını Oku

Karadeniz’e Damgasını Vuran Nücûmîler

12 Ekim 2018 okunma
Günümüzde “astroloji” olarak nitelendirdiğimiz ‘yıldızların hareketinden geleceği öğrenme işi’ne eskiler “ilm-i nücum” derlerdi. Nücûmî; Arapça nucūm “yıldızlar, yıldız ilmi, astroloji” sözcüğünden alıntıdır ve... Devamını Oku

Araştırmacılar Neden Kaynağın Orijinini Ararlar?

5 Ekim 2018 okunma
Charles TEXIER’nin “Küçük Asya” (AsieMineure – AsiaMinor) adlı eserinde yer alan bazı mesafe ve terimlerdeki şüphe doğuran hususlar vaktiyle dikkatimi çektiğinden eserin orijinaline ulaşma arzum nedeniyle konuyu araştırmış ve orijinali ile günümüz... Devamını Oku