son haberler

Ünye’nin Demografik Yapısı – II

Yayınlanma Tarihi: 12 Ocak 2018 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

07 Nisan 1404’te Ünye’ye ulaşan Ruy Gonzales de Clavijo, ‘Timur Devri’nde Semerkand’a Seyahat’ adlı eserinde “Tepelerde evler görünüyordu. Ahalinin çoğu Rum’du. Bize kalenin etrafında 300 kadar Türk bulunduğu söylenmişti.” bilgilerini aktarır.12 Demografik metinlerde sıkça rastladığımız reâyâ terimini ‘bir hükümdarın hüküm ve yönetimi altındaki askerî sınıf dışında kalan vergi veren halk ya da Tanzimat’tan önce Osmanlı İmparatorluğu’nun Müslüman olmayan uyrukları’ olarak tanımlayabiliriz.

Ünye reâyâsına baktığımızda 1455 yılında çift gözükmemektedir. Buna karşılık Ünye nüfusunun %32,7’si nîm, %27,7’si ekinlü, %23,6’sı caba, yani sözde topraksız, %9,4’ü mücerred ve %6,6’sı da ma’a veled olarak karşımıza çıkmaktadır.9 Canik’teki kasabalar içinde demografik bakımdan yalnızca Ünye hatırı sayılır bir gelişme göstermiştir. Bu yerleşme, XVI. asırda küçük boy bir kasaba konumunu kazanarak asrın sonları itibarıyla hemen hemen Samsun’un nüfus seviyesini yakalamıştır. 1455’te Ünye sakinleri 76 gayrimüslim nefer (56 hâne, 20 mücerred) ile 18 kale mülâzımından ibaretti. 1485’e gelindiğinde Ünye nüfusunda az da olsa bir düşüş müşahade ediliyor: 56 gayrimüslim (48 hâne, 8 mücerred), 3 müslüman hâne ve 16 kale mülâzımı.

Mücerredleri hesap dışı tutar ve mülâzımları dahil edersek Ünye nüfusunu 1455’te 360 ya da 370, 1485’te de 335 olarak tahmin edebiliriz. 1455 tarihinde Ünye’nin köylü nüfusu 551 olup, en fazla nüfusa sahip Derekale 100 kişi, Cöğden / Cöğri 93 kişi, Kurna da 73 kişi ile en fazla nüfusa sahip köylerdi.4 – 9

Ünye reâyâsının 1485’deki durumuna baktığımızda yine çift olmadığını görmekteyiz. Ancak nüfusun %23,8’i nîm, %29,9’u ekinlü, %21,4’ü caba, %22,9’u mücerred ve %2’si ise ma’a veled olarak görmekteyiz. 1485 yılında köy nüfusu ise 637 olup, yine Derekale artan nüfusu ile (124 kişi) başı çekmekte olup, Cöğri / Cöğden 98, Akçakilise 97 nüfusa sahipti.4 – 9

Ordu, XVI. yy’da Canik Sancağı’na bağlı bir nahiyeydi. 1520 (Mehmed bin İbrahim) Tahrir Defteri’ne göre Ünye kazâdır. 1520 yılında ise yine çift gözükmemektedir. Lâkin, reâyânın %23’ü nîm, %29,3’ü ekinlü, %28,6’sı caba ve %19,1’i de mücerreddir.4 – 9 1520 yılı civarında 230 – 250 kadar nüfusun – neredeyse – yarı yarıya 550 – 575 civarında arttığı gözlemlenmektedir.9

XVI. asır başlarından itibaren Ünye Kalesi’nde yaşayan gayrimüslimlerin sayısının, muhtemelen çevreden Ünye’ye göç edenlerin katkısıyla arttığını görüyoruz. 1.520 civarında gayrimüslim nüfus, caba yazılan 83 hâne ile 69 mücerredden müteşekkildi. Demek ki 1485 – 1520 arasında hâne sayısı (48’den 83’e) %73 oranında artmıştı. Müslüman reâyâ hâne sayısı 3 olarak (1 bennâk, 2 caba) kalırken 5 Müslüman da mücerred yazılmıştı. Bunlara 32 kişilik kale personelini de ekleyebiliriz. Toplam nüfus 576 (nefer x 3) ilâ 590 (hâne x 5) arasındaydı. Ayrıca, resm-i duhanın varlığından özellikle kış mevsiminde kalede geçici olarak bazı kişilerin kaldıklarını da anlıyoruz. Ünye’de 1455, 1485, 1520 ve 1576’da köylü nüfusun tamamı Müslüman olup sırasıyla 551, 637, 599 ve 1.822 kişiydi. Kayıtlarda, Ünye merkezde gayrimüslim bulunduğu halde köylerinde bulunmuyordu.4 – 9

1520’ye değin kalesi, pazarı ve limanı olmakla beraber, nüfus itibarıyla bölgenin en kalabalık köylerine dahi yetişemeyen Ünye, 1520 – 1576 arasında nisbî olarak önemli bir gelişme göstermiştir. 1576 yılına geldiğimizde Ünye Kazâsı’nın nüfusunun %130 civarında çok büyük bir artış gösterdiğini ve nüfusunun 1.295 – 1.770 civarlarında olduğunu tespit etmekteyiz.4 – 9

Nüfus artışının bir kısmı gayrimüslim bekâr erkek sayısındaki artışa (322 mücerred) atfedilebilirse de hâne reisleri sayısında %145’lik bir yükselmenin varlığı (toplam 198 gayrimüslim hâne) kasabanın demografik gelişimini net bir şekilde gözler önüne serer. Müslüman hâne sayısı, 3’ten 16’ya, bekâr sayısı ise 5’ten 11’e çıkmıştır. Bunlara 45 kişilik kale personelini de ilâve edebiliriz. Bu arada sekiz gayrimüslimin derbendci kaydolunduğu da belirtilmelidir. Gene unutmamak gerekir ki XV. yy. boyunca ve XVI. yy’ın ilk çeyreğinde Canik’teki kır iskân merkezlerinin çoğunluğunun kayıtlı nüfusu 10 ilâ 49 yetişkin erkek arasındaydı.4 – 9

Faroqhi’nin, Anadolu şehirleri üzerindeki abidevî eserindeki (Towns and Townsmen of Ottoman Anatolia) kıstasına göre, bir takım idarî fonksiyonlara ve kasabalara has iktisadî özelliklere sahip ve en az 400 nefer nüfusu olan bir yer kasaba sayılabilir. 1485’te yalnızca Samsun ve 1576’da Samsun, Bafra ve Ünye’yi kasaba olarak nitelendirebiliyoruz. Canik’te, bahsedilen üç yer dışında kasaba olarak nitelendirilebilecek bir yer yoktur. Genellikle bir nâhiye / kazâ’nın merkezi anlamındaki nefs kelimesi tam bir ayrım ifade etmez. Ünye hâriç, Canik kasabalarının, büyük ölçüde kır kesimindeki nüfus artmasının sonucunda XVI. yüzyıl Anadolu’sunda görülen kentsel gelişmeden nasiplerini alamadıklarını çıkarmamız mümkündür.4

Bu dönemde Ünye Kalesi’nde 32, kale ve kasabada toplam 152 nefer nüfus vardı. Kalede bulunanların 1’i dizdar, 1’i kethüda, 1’i mehter, 29’u da muhafızdı. Avârızdan bağışık tutulma koşuluyla Ünye’de 8 nefer kaleyi onarma işini üstlenmişlerdi. Aynı koşulla 8 nefer de Ünye derbendini bekliyorlardı. Ünye’nin yıllık geliri ise 70.837 akçeydi.3

1576’da reâyânın durumunda büyük değişmeler gözlemlemekteyiz. Bu zamana kadar kayıtlarda rastlanmayan çift %0,2 olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanında Ünye reâyâsı %6 nîm, %8,5 ekinlü, %33 caba ve %52,3 mücerred olarak kayıtlara yansımıştır.4 – 9

Ünye’nin nüfusundaki artışa rağmen kayıtlı geliri pek bir artış göstermedi. Liman, meyhane ve pazar mukataası gelirindeki düşüş, Samsun, Arım, Terme ve Ünye’nin gümrük gelirlerinin birlikte yazılmasından kaynaklanmıştır; yani gerçekte bir düşüş yoktur. Tarımın dışında Ünye sâkinleri, demir (ahen) geliri, resm-i dalyan ve firun-ı çömlek kayıtlarından da anlaşıldığı üzere madencilik, balıkçılık, çömlekçilik gibi işlerle de uğraşmışlardır. Kuzey Anadolu kent şebekesi içinde Bafra ve Ünye gibi çevrelerindeki kırsal yerleşmelere pazar işlevi görmekten ve onları diğer merkezlere bağlamaktan başka fazlaca bir rolü olmayan kasabaların, mütevazı konumlarını sürdürmeleri de anlaşılır bir şeydir.4

Tarihî coşku ve perspektiften, Ünye’de Ünyeli nüfusunda sayılma erdemliliği dileğiyle.. esen kalınız.

Devam edecek…

 KAYNAKÇA :

  3 YURT Ansiklopedisi – Türkiye, İl İl : Dünü, Bugünü Yarını / Cilt 9, 1982/83.

  4 ÖZ, Mehmet – XV – XVI. Yüzyıllarda Canik Sancağı, TTK Yay., 234 sh., Ankara, 1999.

  9 DOĞAN, Osman – Tarih Boyunca Ünye, 2003, Ünye Belediyesi Kültür Yay. 3, 514 sh.

12 DOĞAN, Osman – Karadeniz’de Bir Boğaziçi Ünye, Ünye Kent Arş. Ser. 2, İst., 2006, 384 sh.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Ünye Gümrüğü – I

20 Temmuz 2018 okunma
Gümrük, devletler arası ticarette sınır geçişlerinde malların kontrol edildiği yer olup bu geçiş sırasında alınan vergilere “gümrük resmi” denmektedir. “Gümrük” kelimesi Lâtince’de ticaret manasına gelen “Commercium”... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya Ve Çete Reisleri – III

13 Temmuz 2018 okunma
Eşkıyanın icraatını “XVIII. Yüzyılda Ünye’de Eşkıyalık Hareketleri” konu başlıklı makalemizde beş madde halinde açıklamaya çalışmıştık.32Orta Karadeniz Bölgesi’nde eşkıyanın kaynağını, yerli ahaliden bazıları ile çeşitli oymak ve... Devamını Oku

Osmanlıca Belgelerde Ünye – I

6 Temmuz 2018 okunma
Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çevriyazı çalışması ve 17 basılı yayını ile araştırmacıların dikkatini çekmeyi başaranAraştırmacı, Yazar, NahhatSayın Murat Dursun TOSUN’un ele aldığı bazı belgeler Ünye ve Ordu hinterlandını da... Devamını Oku

Ünye’nin Demografik Yapısı – VI

29 Haziran 2018 okunma
Ordu kentinin aldığı göç, 1950’yi izleyen 10 yılda kent nüfusunun.. %72 artarak, 1960’ta 20.000’in üzerine çıkmasına yol açtı. Ancak, bu dönemde öbür ilçe merkezlerinden hiçbiri henüz benzer bir nüfus çekim merkezi olmamıştı. Nüfusu 1960’ta... Devamını Oku

Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi – I

22 Haziran 2018 okunma
“Ünye’de Karantina ve Tahaffuzhane” konu başlıklı makale dizimizi hazırlarken Çambaşı’nda da iki tahaffuzhane olması bizi Osmanlı Arşivi Uzmanı Adnan YILDIZ Bey’in “Çambaşı Rüştiyesi ve Tahaffuzhanesi”1 adlı makalesine; makalede söz konusu edilen... Devamını Oku

Canik Sancağı ve İdarecileri – V

14 Haziran 2018 okunma
Giresun Kaymakamı Mehmed Ziya Bey 1903 yılında görevinden alınarak yerine Ünye’den Kaymakam İbrahim Halil Paşa atanmıştır. İbrahim Halil Paşa (1902), İbrahim Halil Tarhan (1903), Arif Bey (1904) ve Fahreddin Kiper 1909 yıllarında Ünye’de kaymakamlık... Devamını Oku

Ünye’de Karantina Ve Tahaffuzhâne – I

8 Haziran 2018 okunma
Karantina, bulaşıcı ve salgın hastalıklardan korunmak için insan veya hayvanların belli bir yerde gözetim altında tutulmasıdır. Etimolojik olarak; “yolcuların gözetim altında tutulma süresi” demek olan ve İtalyanca ‘kırk’ anlamına gelen quarantena’dan... Devamını Oku

Tarihî Değerlerimiz – V

1 Haziran 2018 okunma
Köprübaşı’nda Lâhna Deresi’ni takiben 150 m içeriden sol istikamete doğru bir 100 m daha ilerlediğinizde Balık Değirmeni mevkiine varırsınız. Burada değirmen yoktur.. ama belirli bir mesafe önünde ve arkasında vaktiyle değirmen varmış. U şeklinde taş... Devamını Oku

Ünye’ye Dair Dört Osmanlıca Belge

25 Mayıs 2018 okunma
Sayın Murat Dursun TOSUN, Ünye ile ilgili olarak Osmanlıca yazılı 4 dosyada bulunan belgeleri inceleyip bizlere de istifade imkânı sağlamıştır. Ünye Makaleleri içerisinde yer almasında fayda mülâhaza ettiğim bu transkripsiyon çalışmasını sizlerle... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – II

18 Mayıs 2018 okunma
Bu uzun makale dizisinde, birlik ve beraberliğe daha çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde özellikle tarihin tekerrür etmemesine odaklı ders alınması gereken acı ve tatsız yaşanmışlıklar ele alınmıştır(konuyu istismar etmeye eğilimli, okuma kültüründen... Devamını Oku