son haberler

Yumurtanın Boyu Nasıl Ölçülür?

Yayınlanma Tarihi: 22 Haziran 2018 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Eski bakkalları bilir misisin diye abes kaçacak bir soru sormayacağım. Çünkü bakkallar eskide kaldı zaten.

Hani o içersinde hayvan bağından, keser sapına kadar her şey olan yer. Daha girişte tezgâhın üstünde çam kavanozlar olurdu içi akide şekeri olan. Renkli renkli cam gibi…

İlk bakışta bir loşluk varmış gibi olsa da hoş mekânlardı bakkallar. Çocuklar ellerindeki paranın alım gücüne bakmadan minicik ellerini uzatır bakkal amcadan şeker isterlerdi. Bakkal amca da o paranın şeker alacak değerde olup olmadığına bakmaksızın renkli renkli şekerleri onların minicik avuçlarına koyardı. O minicik ellerine dünyaları koyardı. Ele sığan o şekerler dünyalara sığmazdı aslında…

Gün geldi hayvan boncukları kayboldu bakkaldan. Tek tük soranlara bakkal amca “İnsanlar çoğalınca, hayvanlar azaldı” derdi. Sonra ilave ederdi: “ aslında toplam canlı sayısı aynı” derdi ne demek istiyorsa…

Bakkal amcanın ekosistem ve popülasyon bilgisi yoktu…

Daha sonra keser sapı da kayboldu bakkalından. Ardından akide şekerlerinin çeşidi azaldı. Yumurtaların boyu gün gittikçe kısalıyordu. Daha sonra bir yazı göründü camda. “ Hakiki köy yumurtası” yazıyordu.

Daha öncekiler ne idi sormadı müşteriler. Yani insanlar…

Şehirlerde adları değişmeye başladı bakkalların.

Mini market, market, süpermarket, mega market, süper mega market, AVM gibi…

Üstelik isimleri de farklıydı bunların. “Mistir Market” gibi…

“Bizim bakkal”dan Mistir Marketlere geçiş kolay oldu. Her yeniliğe karşı önce direnen toplumlar, bu market işinde çok fazla direnmediler.

Önce camekân adıyla bilinen  ‘vitrin’ler değişti. Sonra akide şekerlerinin bulunduğu kavanozlar kalktı ortadan. Ne varsa ‘jelâtin’ denilen ucube bir kılıfa büründürdüler. Sonra dizdiler raflara. Üzerlerinde fiyatları yazıyordu. Hatta “Pazarlık edilmez” veya “ Veresiyemiz yoktur” levhası asılı değildi hiçbir yerde. Merhum Nasrettin Hocanın tabiriyle “ Parayı veren düdüğü çalıyordu.”

Reyonlar arasında bulunan daracık yollardan ellerindeki sepet veya oyuncak arabadan biraz hallice tekerlekli bir araba ile rafların önlerinde alış-veriş yapmaya çalışan insanların pek konuştuklarına şahit olunmaz. Bütün mesele neyi ne kadar sepetin içine koyacağını düşünen yeni müşteri tipinin keser sapı veya hayvan yuları alamayacağı kesindi.

Şurası kuruyemiş, şurası bisküvi, şurası meşrubat gibi her nevi malzemeleri cins cins bir araya getirip çıkışa kasaya uğramadan geçilecek yer bırakmayan müessese sahibi; bir nevi medeni bir barikat kurmuştu. Hele hesap ödeme yerinde kasiyer adı verilen işçi eline aldığı malı ışıklı bir makinenin önünden geçerken ‘cırt’ diye çıkan sesi duyunca fiyatının alet tarafından okunduğunu anlıyor, sonra yekûn hesabı bildiren ve mikroskopla okunması mümkün ‘yazar kasa fişini’ size uzatırken önündeki ışıklı makinede gördüğü rakamı makineye bakarak yüksek sesle okuyordu. Siz daha fişe bakmadan ya paranızı ya da kredi kartı denilen daha insanı borçlandırmaya yarayan bir kartı kasiyere uzatıyorsunuz. Bu sıra hiçbir konuşma olmaz aldığınız malların yiyecek olan kısmını tüketmek için evinizin yolunu tutuyorsunuz.

Market denilen bu yerde hiçbir şeye elinizi sürmediğiniz bir tarafa bir kokuda duyamazsınız. Bütün kokular jelâtinin altına saklanmıştır sanki. Gerçi ambalaj denilen şey olmasa dahi domatesin kokusunu yine alamazdınız. Çünkü artık domatesler Ali emminin, Fadime ninenin diktiği domatesler değildir. Yumurtalarında boyları aynıdır hemen hemen. Elinizle kontrol edip irisini seçme ve en azından böyle bir şeye teşebbüs etme şansınız yok.

Kısaca Mistir Marketler bazı yenilikleri getirirken birçok şeyi de alıp götürdü hayatımızdan.

Sırası geldiğinde Mistir marketler ile ilgili düşündüklerimizi yazacağız yine…

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Politika veya Siyaset

15 Şubat 2019 okunma
Dilimize İtalyancadan geçen bir kelime. TDK sözlüğünde “Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı” diye açıklanıyor. Politika ile uğraşan kişiye de “politikacı” deniyor aynı sözlüğe göre. Yani devlet işlerini “düzenleyen” ve “yürüten”... Devamını Oku

Seçimlerde Yeni Usûl

8 Şubat 2019 okunma
Muhalefet adayları hariç seçimlerin gözdesi hep vatandaş olmuştur. Sair zamanlarda iş bulmak için siyasilerin yakınlarına 40 takla atan vatandaş,bu taklaları nereden öğrendiği belli oldu. Bana bir oy verenin 40 yıl vs vs diyen aday, hafıza kaybına uğramışsa... Devamını Oku

Şapkadan Kale Taşı

1 Şubat 2019 okunma
Bizin nesil ortaokula okula giderken şapka takma mecburiyeti vardı. Bu kılık kıyafet kanunun bir yansıması ve devamı olarak; ayrıca resmi okul kıyafetinin de bir parçasıydı. Sabah takı elbisemizi giyer, iskarpin denilen ayakkabıyı temizler, tırnaklar bir güzel... Devamını Oku

Seçelim Mi Geçelim Mi?

25 Ocak 2019 okunma
Yaşım gereği ülkede hatırı sayılır sayıda seçim gördüm. Kısmetse daha kaç seçim görürüm bilmem. Ülkenin karışık zamanlarında; askerin, adına kâh müdahale, kâh idareye el koyma, kâh ihtilal kâh darbe dedikleri “fiiliyat” zuhur ettiği zaman ben de... Devamını Oku

Hırsızlık Nedir?

11 Ocak 2019 okunma
Belki böyle bir başlık atılınca okuyan konunun nereye geleceğine dair bazı tahminlerde bulunabilir. Çünkü bu kavram birçok şey için kullanılır. Hırsızlık en eski suçlardandır. Ancak hiç modası geçmez. Her devirde çeşitli şekillerde karşımıza çıkar.... Devamını Oku

Ordu’da Kültürel Faaliyetler

4 Ocak 2019 okunma
Kısa adı ORŞAYAD olan Ordu Şairler, Yazarlar ve Sanatseverler Birliği Kültür Derneği Ordu da çok önemli işlere imza atıyor. En son 17 Aralık 2018 tarihinde yapılan “Sanatçı ve Sanatseverleri Ordu Üniversitesinde” buluşturan ve gecede okunan şiirler, icra... Devamını Oku

Şeb-i Yelda

28 Aralık 2018 okunma
  Nedendir bilmem ama bana en uzun gece ile en kısa gün hep faklı gelmiştir. Bunun bir bakıma tersi olan en uzun gün ile en kısa gece pek dikkatimi çekmemiştir. Burada öncelikli olan gece midir, gündüz müdür diye çok düşündüm, sonunda gecenin uzun olması... Devamını Oku

Aday Adayı Enflasyonu ve Hayat

21 Aralık 2018 okunma
Ne zaman ülke seçim sahtı mailine girse bütün dikkatler aday adayları üzerinde olur. Ülkece seçimi seviyoruz. Avrupa ve ABD seçimlerinde katılım oranları neredeyse yarı yarıya. Vatandaşın umurunda değil. Yaklaşık yarım asır seçim gördüm her seçim... Devamını Oku

Yazı Yazmanın Zor Olduğu Zamanlar

14 Aralık 2018 okunma
Zaten zahmetli bir iştir yazmak. Önce düşünmek ve sonra düşündüklerini kaleme almak gerekiyor. Aynı zamanda ne anlatmak istiyorsun onu aktarman gerekiyor okuyucuya. Yazı yazmanın güçlüğü kadar okuma külfeti var ülkede. Okuyan mı az yazan mı bilinmiyor.... Devamını Oku

ANDIK

7 Aralık 2018 okunma
Aslına bakarsanız “hatırladık” olarak kullanılan bu kelime resmi kurumlarda “kutladık” anlamında da kullanılıyor. Şair, “Seni andım bu gece” ifadesinde; “Bilmem ne gününü andık” derken aynı anlama gelmiyor. Zaten biz okullarımızda ne bulursak... Devamını Oku