son haberler

Yüzünde Göz İzi Var

Yayınlanma Tarihi: 13 Ekim 2017 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Biz sormadan da anlarız.

Biz ne izahat isteriz ne bir delil.

Mademki seviyoruz, tanırız onu… En az kendimiz kadar.

Biz ne kadar bizsek, sevdiklerimizde en az o kadar bizdir.

Biz yâri de, ağyarı da biliriz. Tanırız…

Bir bakışı, bir nefesi çok şey söyler bize. O üzülünce bizim içimiz acır. O kederlenince bizimde bizim de yüzümüz asılır. O hüzünlenmeden daha, bizim gözümüzden boşanır yaşlar. Biz sadece biz değilizdir. Bir parçamız daha vardır…

Yarımızdır, yârimizdir…

Bakışlarındaki ifadeler yabancı değildir. Susmaları susma değil sözlerin en ağırıdır. Biz elimizde çiçek taşırken, içimizde kurşun taşırız. Yüreğimizde onu…

Kimin kimden daha fazla sevdiği romanlarda olur ancak. Efsanelerde olur. Hatta efsanelerin en meşhuru Leyla ile Mecnun’da bile…

Leyla’nın sorusu da yersizdi, endişesi de…

Mecnun hakkında suizanda bulundu.

Mecnun için  “O aşkını dağlara taşlara söyledi rahatladı. Kurtlara kuşlara açtı derdini rahatladı. Ya ben mahzun Leyla ne yaptım? İçime attım büyüttüm orada…”dedi.

Doğru değildi bu…

Mecnun, yanlış düşünüyorsun diye üzmedi Leyla’yı. Nasıl üzerdi onu. Ne dese kabulümdür diye sineye çekti.

Değil mi ki Leyla öyle düşünüyor. Olsundu…

Mecnun, kendi derdinde.

O Leyla’yı ne suçluyor, ne de kendini haklı çıkarmaya çalışıyordu.

Mecnun aşkını kimseye söylemedi aslında…

Aşkını dağlar taşlar söyledi.

Mecnuna tasdik düştü; gam ve kederden başka…

Çöller anladı halinden…

Ancak Leyla aranırdı böyle. Ancak sevgili aranırdı.

Ve Ancak Mecnun böyle arardı, arayabilirdi…

Ancak…

Bizde ancaklar olmaz. Ancaklar gönülde olmaz. Ancakların bulunduğu yerde sevgi barınamaz… Ancaklar dost lügatinde yoktur. ‘Ancak’larda şüphe vardır. Hiç şüpheyle sevgi yan yana olur mu?

Sevgi de fiil, husumette fail mühimdir.

Bizim için sevenin yaptıkları makbuldür hep.

Biz, bizim gibi bakmayanı bile sezeriz. Değil kötü bir elin temasını, kem bir gözün bakışını bile tanırız.

Bir ters bakış bile iz bırakır, sezeriz…

Bir kem bakışın izini anlarız…

Bu yüzden…

“ Yüzünde göz izi var sana kim baktı yârim?”

Sana benim gözümle…

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Patak

20 Temmuz 2018 okunma
Anadolu insanı isim vermekte mahir. Bunun için okuma bilmesi gerekmiyor. Şayet işine yarayacak bir eşya, bir yer ismi, bir fiil; daha önce adlandırılmamışsa ona ismi kendi buluyor. Bu isimleri verirken bazen benzetme, bazen de yaptığı işe göre adlandırıyor.... Devamını Oku

Yürek Tozu (T)

13 Temmuz 2018 okunma
  Siz yokluğun ne olduğunu bilir misiniz? Evet, biliyoruz; komşunun koltuk takımı bizimkinden daha yeni ve bizim de değiştirme imkânımız yok şimdi gibi bir cevap vermeyiniz. Belki birçok kişi veya aile hatta ülke açlık sınırının altında hayat sürüyor.... Devamını Oku

Bastırılmış Çaresizlik

6 Temmuz 2018 okunma
“Öğrenilmiş Çaresizlik”  belki çaresizliğin en kötü halidir. Bir şeyi yapamamak başka, yapamayacağına inanmak başkadır. Birileri size neyi ne kadar başarabileceğinizi “öğretmişse” siz o öğrendiğinizi sandığınız şeyden ileri gidemezsiniz. Siz... Devamını Oku

İnsan Aşısı

29 Haziran 2018 okunma
(Bu yazı geçmiş çeyrek yüzyılda yaşamış ve gelecek çeyrek yüzyılda yaşayanlar içindir. Bu tarihten öncesi zaman aşımına uğramış olup, sonrasının yapabileceği başka şeyi kalmayacağından ilgililerin ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir) Malumunuz... Devamını Oku

Yumurtanın Boyu Nasıl Ölçülür?

22 Haziran 2018 okunma
Eski bakkalları bilir misisin diye abes kaçacak bir soru sormayacağım. Çünkü bakkallar eskide kaldı zaten. Hani o içersinde hayvan bağından, keser sapına kadar her şey olan yer. Daha girişte tezgâhın üstünde çam kavanozlar olurdu içi akide şekeri olan.... Devamını Oku

Cesaretin Varsa Yardım Et

14 Haziran 2018 okunma
“Kalın kitapların ince, uzun cümlelerin kısa hükmü…” “ İyilikten maraz doğar” sözü ile ilk defa nerede söylenmiş hep merak ederim. Nasıl bir can yanmasıdır ki, hem iyilik edeceksiniz, hem de zararlı siz çıkacaksınız. Başta ‘hümanistler’ ve... Devamını Oku

Mekteb-i Sultani ve Müstahdem Ali Efendi

8 Haziran 2018 okunma
Malum olduğu üzere Galatasaray Lisesi’ni tanımayanımız yoktur. Bu lise 1481 yılında Galata Sarayı Enderun-u Hümayunu adıyla kurulmuş olup, 1 Eylül 1868 senesinde Mekteb-i Sultani adını almış olup; 1924 yılında Galatasaray Lisesi adıyla eğitimine devam... Devamını Oku

Oturun Oturduğunuz Yerde!

1 Haziran 2018 okunma
Belki on beş yıldan fazla oturup televizyon seyretmişliğim yoktur. Sadece naklen maç yayınları hariç. Bir de misafirliğe gittiğimde ev sahibi hangi kanalı açmışsa bizde mecburen o kanalı seyretmiş oluyoruz. Gördüğüm odur ki en çok diziler ve magazin... Devamını Oku

Kıraathane

25 Mayıs 2018 okunma
Kıraatin, okuma demek olduğunu bilenler bilir. Eskiden kıraat ilmi bile vardı. O zamanlar bu Kur’an okuma ilmi olarak yapılıyordu. Yani büyüklerimiz bir eserin nasıl okunacağının dahi ilmini gösteriyormuş. Sosyal ve kültürel değişmesiyle başlayan bazı... Devamını Oku

İstikamet Üzere Olmak

18 Mayıs 2018 okunma
Ne zaman ramazan ayı girse hummalı bir faaliyet başlar. Sanki herkes kıtlıktan çıkmış gibi alış-veriş yapar. Elbette en tabii hakları. Gün boyu yemenin ve içmenin olmadığı bu ayda iftar sofraları en güzel anlardandır. Oruçluyken kimin canı ne çekmişse... Devamını Oku