Geçtiğimiz günlerde her yerde kar vardı.
Şehirlerde kar, kimine eziyet, kimine eğlence aracı oldu.
Kimi kartopu oynadı, kimi karda kaydı, kimi de kardan adam yaptı.
Kardan Adam’lı tasvirler de;
Kimi, amuda kalkan adam yaptı,
Kimi kobra yılan, kimi araba, kimi cami,
Bazıları da bildik kardan adam yaptı.
*
Kentte bembeyaz olan sokaklarda insanların kar ile eğlenmeleri, bana ‘kışları köyde geçirdiğim zaman diliminin’ anılarını anımsattı. İnsanlar, nasıl hayallerini kardan adam yaptılar ise benim de anılarım, gözümde “Kardan Anılar” oldu. Teker teker ‘Kardan Anılar’ canlandı gözümde.
Buz tutmuş yamaçlarda; Kavari (Gürcüce de ahşap evlere ağaçtan kiremit yerine konan çatı örtüsü demek) ile kaydığımız günler;
Üç-dört çocuk bir araya geldiğimizde; ‘Ambar merdiveni ile yamaçta kaydığımız günler’ aklıma geldi. Merdivenle yamaçta kaymak güzeldi. Yamaç aşağı o bizi taşırdı. Yamaç yukarı biz merdiveni taşırdık.
*
Bu kar yağışı ile birlikte kentten civar köylere ava giden insanları görür oldum.
4x4 ile ava gideni mi istersin,
Minibüs minibüs doluşup toplu ava gideni mi istersin;
Hepsi karla birlikte köylere doluverdi.
Kimi çulluk avlamış, kimi ördek, bazıları da değişik kuşlar…
*
Kuş avı deyince; Tekrar “Kardan Anılar” canlandı gözümde.
Çocukluğumuzda; ‘Kırma’ dediğimiz av tüfeği ile namludan doldurulan kuş tüfeği, sayılı kişilerde olurdu.
Peki, insanlar kuşları nasıl avlardı? Diyeceksiniz.
Doğal, doğadan malzemeler ile yapılan tuzaklarla avlarlardı.
Mesela atların ‘Kuyruk Kılı’ ile yapılmış tuzaklar vardı.
At kılları bir tahtaya dizilerek ‘özel düğümler atılarak’ yapılan tuzak vardı. Yapılan tuzak karlı yerlere konur, üstüne kar serpilirdi ve yüzeyde sadece düğümler görünürdü. Düğüm aralarına da yem serpilir, yemi yemeye çalışan kuş, düğümlü kıla takılır, ayağından yakalanırdı.
*
Çveneburilerin; ‘Zğapay’ dedikleri bir başka tuzak çeşidi de vardı. Genelde bununla iri kuşlar yakalanırdı. Hatırladığım; Gergin bir çubuk yay görevi yapardı ve özel bir mekanizması vardı. Mekanizmanın ucunda mısır kellesi vardı. Onu hemen yanında bir uzantı vardı. Mısırı yemek için konan karatavuk, konduğu uzantıyı düşürdüğünde mekanizmanın düğüm kısmı harekete geçer kuşu ayağından yakalardı. Belki de; Bugün bu doğal tuzakların yapımını bilen çok sınırlı kişiler var.
Bazen; Kar’a koyduğumuz hamur teknelerinin altına yem koyup, içine giren kuşların üstüne teknenin kapanmasını sağlayarak kuşları yakalardık.
Bazen de; Ambar kapılarını açık bırakıp, kuşlar ambara girince, elimizle kuşları yakalamaya çalışırdık. Bir de özel yapılmış, ok ve yayı olan, çveneburilerin ‘Ohyay’ dedikleri araçla kuşları avlardık.
Herkes sokaklarda kardan adam yaparken, bende size buradan ‘Kardan Anılar’ımı yazdım…