Bizler, ülkemiz demokrasi işleyişinde onları oylarımızla belirledik
Siyaset arenasında başarı ile yükseldiler
Yöremizde yetişen ve siyasi yaşamları yıllarca süren, sürmekte olan ve bundan
sonra siyasete atılacak olar için hep aynı şeyi söylemişimdir;
Bu yöreye bir çivi çakılmışsa, çakılıyorsa, çakılacaksa, onların sayesindedir.
Siyaset: Devlet işlerini düzenleme, yürütme sanatı ve anlayışıdır.
Siyasi partilerle daha da belirginleşen bu anlayışta, halkın oylarıyla görevlendirdiği kişi, bir yandan devlet işlerini yürütür, bir yandan bölgesine hizmetler aktarır.
Bu durum tarihte de böyle olmuştur.
Şehzade II. Beyazid Amasya, I. Selim Trabzon, II. Mehmet Manisa’da’’ Taşra Çıkan’’ uygulaması ile devlet yönetimi öğrendikleri ve yıllarca yaşadıkları bu şehirleri imar etmişlerdir.
Bugün demokrasi ile oyların belirlediği siyasetçi ve halk arasında somut olmayan ama daima var olan ’’Vedia’’ vardır.
( Vedia: Emanet, saklanılmak üzere birine ve bir yere bırakılan şey, sözleşme.)
Bizler onlara ‘’ demokrasiyi’’ devleti yönetme hakkını emanet ediyoruz.
Onlarda yöremize, üniversiteleri, limanları, havaalanlarını, yolları, hastaneleri, okulları, organize sanayi bölgelerini hükümet binalarını emanet ediyorlar.
‘’ Emanet ‘’ diyorum çünkü hepsi gelecek için iyi kullanılmak, geliştirilmek, amacına uygun yaşatmak, yani emanetlere iyi bakmak bizlerin görevi.
Peki bu VEDİADA yani sözleşme de hatalar, aksamalar olmuyor mu? Oluyor tabiî ki ama tek taraflı değil.
Çoğu kez önyargı ile hareket edip kolayca kızıyoruz. Pek çok hizmeti unutuyoruz.
Sn. Süleyman Demirel’i Çankaya Köşkünde dinleme şansım olmuştu. Konuşmasın
dan basit gibi görünen ama çok anlamlı bir örnek şöyle idi;
- “Bir baba, oğluna hazır bir ev bırakırsa, oğul o evin nasıl yapıldığını ve kıymetini bilmez. Ama aynı baba, oğlunu evin her aşamasında çalıştırırsa yada oğul evi kendi yaparsa, bir kalasın hatta bir çivinin bile nasıl çakıldığını ve kıymetini bilir.
Gelelim Vecize (veciz: kısa ve anlatımı etkili söz).
· Çam ağacından ağıl olmaz, el çocuğundan oğul olmaz.
Ülkemizde siyaset hep olacaktır ancak yöremizden olmayan siyasetçilerden” ha “dediğimiz yere” han “kurmalarını bekleyebilecek miyiz?
· Bir baba dokuz evladı beslemiş
Dokuz evlat bir babayı besleyememiş.
· Babası oğluna bir bağ bağışlamış
Oğlu babasına bir salkım üzüm vermemiş.
Yukarıdaki özlü sözler yaniVECİZler benim ne demek istediğimi anlatıyor sanırım. Bu arada tanıdığım tüm siyasilerimiz için (daha sonra her birisini ayrı ayrı anlatacağım)aşağıdaki veciz çok uygun hepsi de çok mütevazi.
· Ağaç meyvesi olunca başını aşağı salar.
Bu sözlerin hepsini bir düşünün.
Birde karşı çıktığımız her hizmet için
‘’ Biz daha iyisini yaptık mı?’’
‘’ Biz daha iyisini yapacak mıyız?’’
Biz o hizmetler yöremize gelirken küçük parmağımızı bile oynattık mı?
En ufak bir hizmet bile nasıl geliyor HİÇ DÜŞÜNDÜK MÜ?
Geçen hafta Ankara’da idim, hızlı bir maratonla dört siyasimizle görüştük, hepsinin size çok çok selamı var,
VEDALAŞIRKEN anlamamak mümkün değildi hepsinin yüreğine sığmayan MEMLEKET SEVGİSİ ve ÖZLEMİ vardı.