Sarıkahraman; “Şaka Gibi” >10:32 |  Spor Bakanlığı Ünye’ye Lider Atadı >10:08 |  Tabela Vergisine Büyükşehir Ayarı >10:07 |  Arslan, Tekvandoda Yarı Finalde >10:06 |  İkinci Maçında da Sıfır Çekti >17:56 |  Personele Kivi Budama Eğitimi >17:54 |  Vefat Eden Gazeteciler Anıldı >17:51 |  Yeni Ordu Emniyet Müdürü Görevde >15:09 |  

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

$ Dolar:   
Euro:     

M. Ufuk MİSTEPE
mistepe@gmail.com
 
Asarkaya Efsanesi

 
 
17-02-2012
0 yorum
3643 okunma
YazıyıYazdır
Favorilerime Ekle
         

1019 Reyting: 3.3/5 (3 Oy kullanıldı)

 

Ulusal Park olarak işletmesi Ünye Belediyesi’ne devredilen Asarkaya, Cevizdere’nin denize kavuştuğu doğu yakasında yer alan, Ünye’ye 9,5 km mesafede, denizden 385 m yükseklikte, çam ve sedir ormanlarıyla örtülü sarp bir dağdır. Temennimiz, Asarkaya Kent Ormanı’nı Ünye’de marka haline getirmek olmalı. Merhum Hasan Tahsin (SAY) KADIOĞLU Hocamız 1995 yılında önce Haftalık Şafak Gazetesi’nde1 ardından Haftalık Hizmet Gazetesi’nde2Ünye’nin Bilinen Evliyâları”ndan bahsederken ASAR KAYA EVLİYÂSI için şu bilgileri bizlerle paylaşır : “Ünye'ye 10 km Güney Doğu'da Yûnus Emre Ormanlığı'nın içerisindedir. Asabî, felç vs. gibi hastalıklara iyidir. Halk ziyâret eder.

Anonim Halk Edebiyatı ürünlerinden biri olan EFSANELER, geçmişle günümüz arasında kültürel aktarımı sağlayan, insanın ve onun oluşturduğu kültürel yapının anlaşılmasına katkıda bulanan alanlardan biridir. Gerçek ve hayâlî varlıklarla, yer ve olaylara olağanüstü özellikler atfederek oluşturulan, anlatılanların gerçek olduğuna ilişkin inançla birlikte kişinin bireysel - toplumsal yaşamını yönlendiren halk edebiyatı türlerinden biridir.3

Vaktiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı internet web sitesinde ‘Asarkaya Efsanesi’ yer almaktaydı; şimdi kaldırılmış. Ünyeli Tarihçi Osman DOĞAN ‘Asarkaya Efsanesi’ başlığı ile ‘Tarih Boyunca Ünye’ adlı kitabında 2003 yılında sitedeki efsaneyi bize aktarmıştı.4

Kitapta; Asarkaya Millî Parkı ile ilgili bir paragraflık aktarımın ardından.. sitede, ‘Bu efsane Ordu’nun Ünye İlçesi’nin Yüceler Köyü’nde gerçekleşmiştir.’ diye başlıyor ve efsaneyi şöyle anlatıyor : Efsaneye göre burada iki tane çoban yaşarmış. Her gün sürüleri alıp otlağa götürürlermiş. Bir gün çobanlardan biri odun keserken diğeri onun kız olduğunu anlamış. Dağa kendisi ile gelmesini yasaklamış. Dağa kendisiyle kız bir daha gitmemiş.4

Bir gün pencere önünde nakış işlerken Çoban Hasan’ın kaval sesini duymuş; ona eşkıyaların saldırdığını anlamış. Köylülere söylemiş, inandıramamış. Ama onun ısrarına dayanamayan köylüler o bölgeye gitmişler.. gerçekten eşkıyaları görmüşler. Onları kayadan aşağı atmışlar. Bu kayanın adı bundan sonra Asar Kaya olarak anılmıştır.4

Yazar Adnan YILDIZ bu efsaneyi ‘Ergenekon’dan Harami Köyü’ne Bir Efsane’ adı altında büyüteç altına alarak hayli doyurucu bilgilerle günümüze taşımıştır.5 Keza, İstanbul Ordulular Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği de ‘Asarkaya Efsanesi’ konu başlığı ile tek sayfalık bir metinle efsaneyi sitesinde yayınlamıştır.6

Efsaneleri, konularına göre şöyle sınıflandırabiliriz : 1)Tarihi yer, kişi ve olaylarla ilgili efsaneler. 2) Olağanüstü varlıklarla ilgili efsaneler. 3) Hayvanlarla ilgili efsaneler. 4) Dinsel konularla ilgili efsaneler. 5) Bitki ve ağaçlarla ilgili efsaneler. 6) Doğal çevre ve olaylarla ilgili efsaneler.3

Ünye’mizi de ilgilendiren bu sınıflandırmadan biri yer adları ile ilgili olanıdır. Bu tip efsanelerden birçoğu, bazen bir göl, dağ veya bir köy adının veriliş sebebi olarak anlatılırlar. Anadolu’da birçok yer adı bu şekilde verilmiştir. Bunlardan bir tanesi de Ordu ili Kabadüz İlçesi’nde bulunan Harami Köyü’nün adının konulmasının sebebi olarak anlatılan Harami (Asarkaya) Efsanesi’dir.5

Harami Efsanesi, bugüne kadar birçok mahallî araştırmacı tarafından derlenmiş ve yayımlanmıştır. Harami Efsanesi, son olarak yöreye ait birçok önemli saha araştırmalarını gerçekleştiren ve 20 yıldır derlediği efsaneleri 2 seride 27 kitap olarak Almanya’da Almanca olarak yayımlayan Prof. Dr. Necati Demir tarafından derlenmiştir.

Söz konusu efsane, bu köyde gerçekleşen bir olayla alâkalı ise 1380 - 1455 yılları arasında gerçekleşen bir olayla ilişkili olmalıdır. Bu durumun gerçekleştiğini varsayarsak, köye ilk yerleşenlerin ‘köyümüze şimdilik bir ad vermeyelim, burada gerçekleşecek bir olaydan sonra ad veririz’ gibi bir kararının olması gerekir. Böyle bir durum olması haliyle mümkün değildir. O zaman bu efsane buraya yerleşenlerce daha önceden bilinen ve önem verilen bir efsane olmalıdır. Bunu anlayabilmemiz ise geliş yollarında bu efsanenin izini sürmekle mümkün olabilecektir.5

Canik hinterlandına yerleşen Türkmen boylarının bir önceki yerleşim alanları Gümüşhane, Tokat ve Sivas civarlarıdır. Söz konusu efsanenin, iskân yolları olan bu yerlerde tamamı aynı şekilde anlatılmakta olduğu görülür. Bu yerler şunlardır : Gümüşhane İli Şiran Kazası Seydibaba Köyü civarı, Sivas İli Koyulhisar İlçesi Haramideresi civarı, Giresun İli Doğankent İlçesi Asarkaya Yaylası civarı, Amasya İli Taşova İlçesi Çakırsu Köyü civarıdır. Ayrıca Konya İli Beyşehir İlçesi Çobankaya civarında anlatılan “Çobankaya Efsanesi” yine birçok yöremizde anlatılan aynı zamanda bir türkünün konusu olan “Karakoyun Efsanesi” Harami Efsanesi’nde geçen motifleri taşımaktadır.5 Yazar Bekir CELEP de “Efsanenin aynısını ben yıllar önce Gümüşhane İli, Şiran İlçesi Seydibaba Köyü’nde derlemiştim. Efsane küçük anlatım farklılıklarıyla bire bir örtüşüyor.” demektedir.

Bu efsanelerde ana konu çobanın eşkıyalarca basılması ve kavalıyla bu durumu dile getirebilmesi sonucunda sürülerinin ve kendisinin kurtulmasıdır. Harami (Asarkaya) Efsanesi’nin vermek istediği mesaj, çaresiz kalındığında mutlaka bir kurtuluş yolunun bulunacağıdır. Nitekim büyük destanlarımızdan Ergenekon Destanı’nın vermek istediği mesaj da budur. Bu yönüyle Harami Efsanesi aslında Ergenekon Destanı’nın yurt edinilen yerlere uyarlanmış halidir. Harami köyünün arazi yapısı göz önüne alındığında “Dağlar arasında olan yurt” anlamına gelen Ergenekon tanımına uymaktadır.5

Bu efsanenin arşivimdeki en eski metin kopyası Türkiye’nin İlk Köy Gazetesi olan Güzel Ordu Gazetesi’nin 10 Mayıs 1933 tarihli baskısında yer almaktadır. Gazetenin sahibi Bilâl KÖYDEN ‘Harami Köyü’ne Bu Ad Niçin Verilmiş?’7 konu başlığıyla iki sayfalık gazetesinin arka sayfasını bu efsanenin hikâyesine tahsis etmiştir.

Meraklı Ötkünç (Hikâye) - ‘Harami Köyü’ne Bu Ad Niçin Verilmiş?’ : Üç yoldaşımla birlikte Harami Köyü’nün konuk sever hatibi Aziz Efendi’nin coşkun yanan ocağı karşısında ısınıyorduk. Söz, döne dolaşa köyün adına dayandı. Bilmediklerimi öğrenmek merakını yenemiyerek sordum : - Hatip Efendi, dedim. Bu köyün adına niçin Harami demişler? Bu sorgu, Aziz Efendi’nin gözlerini ışıldattı. Yüzü birdenbire güldü :7

- Çok meraklıdır, anlatayım, dedi. Biz dört kişi kulak kesilmiştik. O şöylece başladı : - Eskiden bizim dedelerimiz iki kardaşmış. Önlerinde kalabalık davar sürüleri varmış. Bunlardan birinin çobanı kendi oğlu. Ötekininki kızıymış. Kız, küçük yaştan beri erkek urubası geydiği için her kimse onu erkek sanırmış. Adı Zedef (Sedef) imiş.7

Koyunları, Gümüşlük denen yerde otladılırmış. Çoban bir gün : - Zedef, demiş. Ben yorgunum, sen biraz odun yar, ateşimiz bol olsun. Zedef baltayı almış, odun yarmağa başlamış. Emmisi oğlu da öte yanda onu gözlermiş. Zedef’in odun yarışında bir başkalık gören çoban yerinden fırlayarak bağırmış : - Zedef! Sen kızsın öyle mi? Zedef : - Neden anladın? deyince çoban : - Kadınlar odun yararken bir ayağını odunun ucuna basarlar. Sen de öyle yaptın. Ondan anladım.7

İpliğin beyaza çıktığını anlayan Zedef : - Öyleyise, demiş, bundan sonra bir arada yaşamamız geçti. Tanrı’ya ısmarladık.. diyerek kebesini omuzlar, evine döner. Günün birinde iç ellerden dokuz soykuncu gelip keçeyi basmışlar. Köpeği öldürüp çobanın kollarını çan kayişi ile bağlayarak sürüyü önlerine katıp yola koyulmuşlar. Çoban başına gelenleri köyüne duyurma yolunu düşünmüş. Belindeki kavalı ile söylemekten başka yol bulamamış.7

Köyün karşısındaki sırtlar üzerinden geçerlerken çoban haramilere yalvarmış : - Ağalar, demiş, ne olursunuz ellerimi çözün de şurada son bir ayrılık kavalı çalayım. Haramiler çobanın kollarını çözmüşler. Çoban, kavalı ile emmisi kızına söylediğini anlatır, usta bir kavalcı imiş. Köyün yamacındaki sırtın başına oturmuş, var gücüyile kavalına üflemiş.7

Çoban kaval ile şunları söylemiş : Haramiler bizi bastı / Ala köpek kanlar kustu / Çan kayişi kolum kesti / Emmim kızı Zedef / Sana kaldı medet. Zedef gölgede oturmuş gergef işlermiş. Kavalda çobanın söylediklerini anlayince haykırmış : - Sürü basıldı yetişin! Köyün atlıları koşup sürüyü kurtardıktan sonra haramileri büyük bir kaya üzerinde asmışlar. Bugün o kayanın adı (Asarkaya)’dır.7

Harita işlerile çok uğraşan arkadaşım, Hatip Efendi’nin sözünü pekeştirdi : - “Evet, dedi, paftalarda öyle yazar.” Değimli bir andaç taşıyan bu güzel köyün adı değişmesi için Umumî Meclis’e yalvaracağım. BİLÂL7

Biz Harami Köylüler, bu anlamla yüklü efsanemizi ve bu efsaneden kaynaklanan “Harami” adını bugüne kadar taşıdık. Dönem dönem bu ad değiştirilmeye çalışılmışsa da bu gerçekleşmemiştir. Bu girişimlerden bir tanesi R. 20 Haziran 1332 (M. 03 Temmuz 1916) tarihinde gerçekleşmiştir. Bu tarihte Trabzon Vâliliği’nce Dahiliye Nezareti’ne sunulan yer değişiklikleri listesinde Harami adı Şevketlü olarak değiştirilmek istenmiş, ancak Dahiliye Nezareti’nce kabul edilmemiştir (BOA. DH. İUM. nr/10). İnanıyoruz ki kimliğimizin aynası olan köy adlarımız ve efsanelerimiz sonsuza dek bu topraklarda bizleri anlatacaktır.5

Tarihî coşku ve perspektiften, menkıbe ve efsanelerimize sahip çıkmamız dileğiyle…

 

KAYNAKÇA :

 

1 KADIOĞLU, Hasan Tahsin (SAY) - Ünye’nin Bilinen Evliyâları, Haftalık ŞAFAK Gazetesi, 22 Şubat 1995 Çarşamba, Yıl : 18, Sayı : 895. http://unyezile.com/evliya.htm

2 KADIOĞLU, Hasan Tahsin (SAY) – Ünye’nin Bilinen Evliyâları, Haftalık Hizmet Gazetesi, 01 Temmuz / 01 Nisan 1995 tarih, Yıl : 5, Sayı : 51 – 52. http://unyezile.com/evliya.htm

3 T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı – Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü http://aregem.kulturturizm.gov.tr/belge/1-82729/efsaneler.html

4 DOĞAN, Osman - Tarih Boyunca Ünye, Ünye Belediyesi Kültür Yayınları : 3, Samsun, 2003, I. Baskı, 514 sh.

5 YILDIZ, Adnan – Ergenekon’dan Harami Köyü’ne Bir Efsane, Başbakanlık Arşivi Uzmanı, 05 Aralık 2008, 4 sh. adnanyildiz.blogcu.com/ergenekon-dan-harami...efsane/4536561 http://www.necatidemir.net/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=93

6 ORDULULAR Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi / İST. – Asarkaya Efsanesi, 1 sh.

http://www.istanbulordulular.com/index.php/turizm-kultur/efsaneler.html

7 KÖYDEN, Bilâl – Güzel Ordu Gazetesi, 10 Mayıs 1933, Sayı : 18, 2. sayfa.



 
  İsminiz: E-mailiniz:
 

     Tüm yazıları  
Ünye’de Tiyatro Tarihi - XV  

27-01-2015

II. Uluslararası Canik Sempozyumu’nda Ünye - III  

23-01-2015

Ordu 1973 İl Yıllığı’nda Ünye - II  

20-01-2015

Ünye’de Sanatla İç İçe Yaşayanlar - V  

16-01-2015

Ünye’de Tiyatro Tarihi - XIV  

13-01-2015

II. Uluslararası Canik Sempozyumu’nda Ünye - II  

09-01-2015

Ordu 1973 İl Yıllığı’nda Ünye - I  

06-01-2015

Ünye’de Tiyatro Tarihi - XIII  

02-01-2015

Göç Olgusu ve Sancak Merkezi - II  

30-12-2014

II. ULUSLARARASICANİK SEMPOZYUMU’NDA ÜNYE - I  

26-12-2014

Ünye’de Sanatla İç İçe Yaşayanlar - IV  

23-12-2014

Ordu 1967 İl Yıllığı’nda Ünye - IV  

19-12-2014

Ünye’de Tiyatro Tarihi - XII  

16-12-2014

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Sarıkahraman; “Şaka Gibi”
Spor Bakanlığı Ünye’ye Lider Atadı
Tabela Vergisine Büyükşehir Ayarı
Arslan, Tekvandoda Yarı Finalde
İkinci Maçında da Sıfır Çekti
Personele Kivi Budama Eğitimi
Vefat Eden Gazeteciler Anıldı
Yeni Ordu Emniyet Müdürü Görevde
"Emııt Çok Verimli Geçti"
Vatandaş Altınını Bozduruyor
  •   Çok Okunanlar   
  • Dün
  • Bu Hafta
  • Bu Ay

İhsan ÇAM

Haklısın Müdür; Bu yol Ordu-Giresun Hava limanından daha çok masraflı herhalde yada İstanbul'a yapılan Havalimanından da daha çok masraflı, yada İstanbul'a yapılan 3. Köprüden de çok masraflı, Deniz altından Asya ve Avrupayı birbirine bağlayan marmar ...Devamı

ZEKİ FİDAN

40 günde yetiştirilen tavukların insan sağlığına faydaları ve zararları dünya sağlık örgütü tarafından sorgulanmaktadır. Ülkemizde üretilen tavukların hepsine yakını insan sağlığı için risk taşımaktadır. ...Devamı

isa karayiğit

normal şartlarda sağlıklı şartlarda 40 günde civciv tavuk olmaz.bu demkki hormonlu yemle büyütülen hormonlu tavuk yiyecez.ben şahsım adına kolay kolay bu hazır kesim tavuktan almıyorum.ha çaybaşı için bölge için iyi bir yatırım. ona sözüm yok ...Devamı

davut yılmaz

görüyoruz halkın tercihi pek de dikkate alınmıyor oysa ünye kamuoyu teleferik konusunda bilgilendirilmiyor atatürk parkından asarkaya kent ormanı büyük çoğunluğunun tercihidir otogarın işletmeye açılması ve bu yıl içersinde devlet hastanenin de açıl ...Devamı

ahmet eren

Bu sistem şu anda bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de kullanılıyor , bence bu bir icat değil mevcut kullanılan kaloriferli soba sisteminin gelişmemiş hali ...Devamı

murti

Bu insanlara iyilik yaramaz . haberi yapan arkadaş sen hic kafanı dışarı çıkartıp baktinmi bu havada ormanda tel çekmenin nasıl birşey olduğunu biliyomusun sen .inkurdaki elektrik yok diye ağlayan zaafı muhteremler yazın yanlarına gittigimizde su ağa ...Devamı

sertan keskin

sadece köyden gelenleremi yoksa herkeze mii ?? ...Devamı

bir vatandaş

Şu niksar-akkuş caddesindeki yolun patates tarlasından da beter halini kimse görmiyor mu acaba? ...Devamı

  • Şakir GÜREL
  • Adem TÜRK
  • Ahmet ALTUN
  • Aynur TAN
  • Av.Dursun YASSIKAYA
  • Ertan ALP
  • Faruk Altun
  • Güngör YÖRÜK
  • M. Ufuk MİSTEPE
  • Mücahit GÜREL
  • Semra YİĞİT
  • Zeki ORDU
  • Misafir Kalem
  • Alternatif Medya…
    Ünye'den Kar Manzaraları
    “Teknolojik Altyapı Yüzünden 2020 Olimpiyatlarını Kaybettik”
    Medya’nın Açılım Buluşması
    Ordu'dan Kar Manzaraları
    Fotoğraflarıyla Ünye’nin Adını Dünya’ya Duyuruyor
    Anasayfa | Yayın lkesi | Sitene Ekle | Foto Galeri | Video Galeri | Reklam | Künye | Bize Ulaşın
     RSS

    Copyright unyetv.net 2010 Görsel Tasarım ve Yazılım: V&H bilişim  Su an sitemizde 0 ziyaretçi bulunmakta