Eczacılar Bonzaiye Savaş Açtı >15:45 |  Ordu’da 347.5 Milyon Liralık Borç Yapılandırıldı >15:42 |  Ünye Müftüsü Başsan, Göreve Başladı >15:20 |  “Yığınla Kaynak Var Ama Yararlanamıyoruz” >15:04 |  Ağaçlandırma Seferberliği Başlatılıyor >14:30 |  Ayyıldız’dan Noterli Taahhüt >14:09 |  İmam Hatipliler, Farklı Kültürleri 12 Dilde Seslendiriyor >10:37 |  Sigorta İçin Son Gün >10:15 |  

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

$ Dolar:   
Euro:     

M. Ufuk MİSTEPE
mistepe@gmail.com
 
Dört Tuzcuoğlu Ayaklanması

 
 
11-11-2011
2 yorum
1809 okunma
YazıyıYazdır
Favorilerime Ekle
         

868 Reyting: 4.0/5 (5 Oy kullanıldı)

 

Tuzcuoğlu ve Hazinedârzâde Rekabeti” adı altında yayımladığımız köşe yazısında Canik'ten Trabzon'a Tuzcuoğlu Memiş Ağa ile Hazinedârzâde Süleyman Paşa'nın yöre hâkimiyetinden söz etmiştik. Bu yazımızda da dört Tuzcuoğlu Ayaklanması’nı etüt edeceğiz.

Rize Âyanı Memiş Ağa; tahminen 1715’de Hopa’da doğmuştu. Şehrin ileri gelenlerinden Hamdi Bey’in oğlu ve Erzurum Vâlisi Ahmet Paşa’nın yeğeni idi. Ahalinin vergilerini toptan öder, ürün zamanı borçlulardan toplardı. Memiş Ağa faizinden kazanır, halk da tahsildarların baskısından kurtulurdu.1

Âyan seçilmiş olduğu için asker de toplardı. Tuzcuoğlu Memiş Ağa 1791’de Trabzon Vâliliği’nden azledilen ve öldürülmesine ferman çıkarılan Sarı Abdullah Paşa’yı pusuya düşürtüp öldürtmüştü. 1809’da Trabzon ve Rize’den toplanan askerlerin başında Faş Kalesi koruyucu ve savunuculuğuna gönderilmiş, Rusları püskürtmüş, kaleyi kurtarmış, çalışmaları hükûmetçe beğenilmiş, kapıcıbaşılık rütbesi verilmiş, Batum kıyılarını koruyacak olan Trabzon kuvvetlerinin komutanlığına getirilmişti.

Süleyman Paşa da (Süleyman Ağa olarak) aynı rütbe ile Canik Muhassılı ve Karahisar Voyvodası idi. Önce Maradit Muhafızlığı’na sonra da vezirlik rütbesiyle paşa yapılarak Trabzon Vâliliği’ne atanması ve böylece Tuzcuoğlu Memiş Ağa’nın üstü olması, eskiden aynı rütbede olan iki ağa arasında çekememezlik ve geçimsizlik doğurdu. Süleyman Paşa’nın yeni durumunu yâni yükselmesini çekemeyen Memiş Ağa; Rize, Of, Sürmene yörelerini egemenliği altına aldı.1

Memiş Ağa, egemenlik bölgesine tahsildar sokmuyor, borcunu vermeyenlerin topraklarını ellerinden alıyor, ölülerin mallarına el koyuyor, vâlilikten gelen emirlere önem vermiyor, bağımsızca bir hayat yaşıyordu. Süleyman Paşa; borç senetlerini yırtıp göndermesi şeklinde hakaret anlamına gelecek davranışı yüzünden 13.07.1815 günlü yazı ile Memiş Ağa’nın idamına ferman istedi. Yeni bir iç kargaşalık çıkmasını istemeyen İstanbul Hükûmeti idam fermanı vermek yerine Memiş Ağa’nın kapıcıbaşılık rütbesini kaldırmakla yetindi.

II. Mahmut, Memiş Ağa'yı affeder. Dış ilişkilerde durumun Osmanlı aleyhine göründüğü bir dönemde, içte böyle bir problemin bitmesini istemektedir. Affın gerekçesini ve uygulanış biçimini II. Mahmut’un gizli emrinden izleyelim : "Rus tehlikesi ve Selim Paşazâde Ahmet Bey'in tehlikesi mevcut iken Çıldır Vâlisi’nin buraya tâyin olunması muvafık değildir. Ali Paşa da teklifi (Memiş Ağa'nın teslim olma teklifini) gizli yapsın. Halk duyarsa çok fena te'sir eder."3

Padişah Sultan Mahmut; “Birkaç defadır Vâli bu şekilde yazıyor. Eğer isteği bir düşmanlığa dayanıyorsa günâhı boynuna olsun. Ortadan kaldırılması için emir yazılsın.” dedi. Hazırlanan idam fermanı Hamamîzâde Mehmet Emin Efendi ile Trabzon’a gönderildi. Tuzcuoğlu Memiş Ağa, artık padişah fermanı ile devlete başkaldırmış bir suçlu idi.

A) Birinci Tuzcuoğlu Ayaklanması – Memiş Ağa, eklenen ve yardıma gelen kuvvetlerle 1816’da Trabzon üzerine yürüdü. Çeçenzâde Hasan Ağa’nın gönderdiği hükûmet kuvvetlerini yendi. Trabzon’da Kalcıoğlu Osman Ağa; Tonya’da Hacısalihoğlu Ali Ağa, Trabzon’da Abanozoğlu Süleyman Ağa, Sürmeneli Suiçmezoğlu Hasan Ağa, Bazıoğlu İsmail Ağa, Çebioğlu Yakup Ağa kuvvetlerinin başına geçip Tuzcuoğlu Memiş Ağa’ya katıldı. Tuzcuoğlu Ayaklanması (İsyanı) başladı.

Hükûmet yanlısı Şatırzâde Osman Bey dört yandan kuşatıldı. 26.07.1816’da Akçaabat ve Tonya ağaların eline geçti. Fazla dayanamayan Mütesellim Çeçenzâde Hasan Ağa, 18.08.1816’da Trabzon Kalesi’ni ayaklanan Trabzon Ağaları’na teslim zorunda kaldı. Kalcıoğlu Osman Bey’in kuvvetleri kaleyi işgal etti. Teslim olan Çeçenzâde Hasan Ağa’yı il sınırları dışına çıkmak kaydıyla serbest bıraktı. Bir gemi ile Ünye’ye gönderdi. Ünye’ye çıkmış olan Hasan Ağa, devlet ordusundan aldığı askerî yardımla Giresun üzerine yürüdü. Darçınoğulları’nı dağıttı, Giresun’u kurtardı. Donanmadan gönderilen gemilerin koruyuculuğunda Trabzon üzerine yürüdü.

Hükûmet, ayaklananları tepeleme hareketinin bizzat Vâli Hazinedârzâde Süleyman Paşa tarafından yönetilmesini ve çevrenin de askerî yardımda bulunmasını emretti. Birkaç gemi de gönderdi. Paşa; Amasya Mütesellimi İbrahim ve Erbaa Voyvodası Hacı Mustafa Ağalar ile Kemah, Kuruçay, Niksar, Tokat, Canik, Yıldızeli, İlikli, Tuzaklar, Divriği, ZİLE, Gümüşhane voyvodalarını yardıma çağırdı.

Toplanan kuvvetlerle, Trabzon Ağaları’nı karadan kuşattı. Kendisi de elindeki gemilerle hızla ve habersizce Görele’ye gidip, engelsiz geçerek 1816 Kasım’ında Trabzon’a vardı, şehri ağaların elinden aldı. Vâli Süleyman Paşa şehre geldi. Memiş Ağa Rize’ye kaçtı. 1817 yılının Mayıs ayı sonunda askerî harekât başladı. Maradit, Artvin, Acara, Batum yörelerinden gelen kuvvetlerin de katılmasıyla Of İlçesi dört yandan sarıldı ve 25 – 30 bin kadar bir kuvvetle hücuma geçildi. 27.10.1817 gününde Tuzcuoğlu Memiş Ağa yakalandı. Memiş Ağa, bu sırada yüz yaşını geçmişti. Boynu vuruldu ve başı Divan Kâtibi Hüseyin Efendi ile İstanbul’a gönderildi.

Hükûmet, devletin başına yeni kargaşalıklar çıkmaması için 1818’de Trabzon Vâlisi Hazinedârzâde Süleyman Paşa’yı Alâiye Sancak Beyliği’ne görevlendirdi. Paşa, çektiri denen on çifte kayıkla Moloz İskelesi’nden yola çıktı. Fakat nefes darlığından rahatsızdı ve deniz yolculuğu rahatsızlığını arttırmıştı. Ünye’ye vardığında hastalığı şiddetlendi, karaya çıkmak zorunda kaldı. Çarşamba’daki evine gitti, üç ay sonra da öldü.2

B) İkinci Tuzcuoğlu Ayaklanması – Birkaç yıldan beri Of yöresinde oturmakta olan Tuzcuoğlu Ahmet Ağa (öldürülen Memiş Ağa’nın oğlu), bölge ileri gelenlerinden Büberoğlu Memiş Ağa’nın kızı ile evlenmişti ve kayınbabası (kaimpederi) onu babasının öcünü almaya kışkırtıyordu. Genel durumu elverişli gören Tuzcuoğlu Ahmet Ağa da 1821’de ayaklandı. Eniştesi Kalcızâde Osman Bey ile birleşti. 1821 yılının Aralık ayında, beraberce Rize’nin Karadere Köyü’ne girdiler. Çevredeki köyleri de egemenlikleri altına almaya başladılar.

Bu sırada Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Rus Meselesi çıkmıştı. Trabzon Vâlisi Çeçenzâde Hasan Paşa Anapa’ya gidecekti. Kendisi on beş kadar gemi ile yola çıktı. Ünye’den Canik Muhassılı Hazinedârzâde Osman Bey’i de yanına alarak, hayli askerle Anapa’ya vardı.

Kapıcıbaşı Mehmet Ağa, Trabzon’daki olayların içyüzünü öğrenip çaresini bulmak üzere İstanbul’dan Trabzon’a yola çıkarıldı. Mehmet Ağa, Trabzon’a bağlı Samsun’un Çarşamba İlçesi yakınlarında halkın vergi ağırlığı ve tahsildarların baskısı altında bunaldığını, bu yüzden ayaklanmaya katıldığını öğrendi. Derhal vergileri indirip, borçları bağışlattırıp ayaklananları köylerine dağıttı. Vakfıkebir ve Trabzon’da halkı toplayıp uyardı, inandırdı ve ağaların peşinden ayırdı. Sonunda Tuzcuoğlu, Büberoğlu, Kalcıoğlu ve öteki ağaların hükûmete bağlılıklarını ve buyruklara uymalarını sağladı. Bir tedbir olarak da Tuzcuzâdeler’den Tahir, Abdülkadir ve Abdülaziz kardeşleri devlet hizmetine aldı.

Karadeniz kıyılarının büyük sanatkâr evlâdı Ünyeli Hattat Mustafa Râkım’ın öldüğü 1826 yılında; Padişah Sultan II. Mahmut, orduyu yeni bir düzene koymak kararı ile eğitimden geçmiş asker yetiştirmek üzere eşkinci kaydını başlattı. Ayaklanan Yeniçeri Ocağı kapatıldı.

1827 yılında Trabzon Vâliliği’ne.. Sivas Vâliliği’ne atandığı halde gitmemiş olan Hazinedârzâde Osman Paşa verildi. 1812’deki Trabzon Vâlisi Hazinedârzâde Süleyman Paşa Trabzon’daki ağaları sadece şiddetle tepeleyerek yönetmek istemiş; bu yüzden kargaşalıklara ve ağaların Trabzon’u ele geçirmelerine sebep olmuştu. Osman Bey ise başkaldırarak direnmek isteyen ağaları tepelerken, bağlılıklarını gösteren ağaları da devlet hizmetine alıyordu. Tuzcuzâde Tahir Ağa’yı Rize Mütesellimi yaptı. Kardeşi Tuzcuzâde Abdülkadir Ağa’yı Çürüksu Kaymakamlığı’na atadı. Şatırzâde Osman Bey’i komutan olarak Trabzon merkezinde tuttu. Ve bu tür davranışlarla Trabzon’u huzura kavuşturdu.2

Devam edecek



 
  İsminiz: E-mailiniz:
 
 
engin biberoglu 25.11.2012 20:42 
merak ettim ismi gecen buberoglu soy ismi bu gun rizede bulunan biberoglu ile aynimidir tsk ler?
 
hasan halil aksu 13.11.2011 13:52 
ufukbey kardeşim gene döktürmüşsün.ellerine sağlık.bu tür yazılar benim çok ilgi duyduğum yazılar oli bilibun.sağlıcakla kal

     Tüm yazıları  
Ünye’de Sanatla İç İçe Yaşayanlar - VIII  

03-03-2015

Ünye’de Tiyatro Tarihi - XVII  

27-02-2015

Ordu 1997 İl Yıllığı’nda Ünye - II  

24-02-2015

Ordu Tarihi Yazılarında Ünye - II  

20-02-2015

Ünyeli Şehitler - I  

17-02-2015

Ünye’de Sanatla İç İçe Yaşayanlar - VII  

13-02-2015

Ünye’de Tiyatro Tarihi - XVI  

10-02-2015

Ordu 1997 İl Yıllığı’nda Ünye - I  

06-02-2015

Ordu Tarihi Yazılarında Ünye - I  

03-02-2015

Ünye’de Sanatla İç İçe Yaşayanlar - VI  

30-01-2015

Ünye’de Tiyatro Tarihi - XV  

27-01-2015

II. Uluslararası Canik Sempozyumu’nda Ünye - III  

23-01-2015

Ordu 1973 İl Yıllığı’nda Ünye - II  

20-01-2015

Eczacılar Bonzaiye Savaş Açtı
Ordu’da 347.5 Milyon Liralık Borç Yapılandırıldı
Ünye Müftüsü Başsan, Göreve Başladı
“Yığınla Kaynak Var Ama Yararlanamıyoruz”
Ağaçlandırma Seferberliği Başlatılıyor
Ayyıldız’dan Noterli Taahhüt
İmam Hatipliler, Farklı Kültürleri 12 Dilde Seslendiriyor
Sigorta İçin Son Gün
Vafat İlanı
“Taraf Değil, Milletin Temsilcileriyiz”
  •   Çok Okunanlar   
  • Dün
  • Bu Hafta
  • Bu Ay

alişan denktaş

yeni görevinde vede ilk görevinde başarılar diliyorum.inşallah senin için hayırlısı olur .senin için çok sevindim.allah utandırmasın. ...Devamı

beşir gören

termeyi orduya katıp OSB yaparsanız osb yi ünye ye değil termeye yapmış olursunuz eyyy prof. namzet. (eğer terme işi kolay olsaydı ünye il olurdu) ünye - akkuş - niksar yolu bir vaad değil zorunlu ihtiyaçtır ve her seçim döneminde ( geçenlerde bir ve ...Devamı

hüseyin odabaşı

Kardeşim müteahhitin adını açıklada herkes tedbir alsın ve bilsin bunu.rabbim kolaylıklar versin ...Devamı

gönül demir

ÇOK GEÇMİŞ OLSUN HANGİ MÜTAİT İSİM ALABİLİRMİYİM. ...Devamı

Hasan dayar

Belediyespor için nekadarda hayırsever varmış. Bizde bunu yuttuk. ünyesporu ağzına bile almayan başkan, Ünye bunu unutmaz. ...Devamı

celalettin tamer

buzdolabı konusunda problem devam ediyorsa..yard. olmaya çalışırım ...Devamı

beşir gören

seçim yaklaştı yol muhabbeti başladı laf değil icraat göster vekil kazma vurmadan yol bitmez ...Devamı

bülent çallı

yıllarca yöre halkı kandırıldı ben akp oy verdim yine vereceğim fakat bu konu yüzünden kırgın olan bir toplum var bu yolun projesi dere içinden yapılması bu bölgeye ihanettir yöre olarak inkur tekkiraz akkuş gibi güzergahlara hiç uğramıyor umarım yap ...Devamı

  • Şakir GÜREL
  • Adem TÜRK
  • Ahmet ALTUN
  • Aynur TAN
  • Av.Dursun YASSIKAYA
  • Ertan ALP
  • Faruk Altun
  • Güngör YÖRÜK
  • M. Ufuk MİSTEPE
  • Mücahit GÜREL
  • Semra YİĞİT
  • Zeki ORDU
  • Misafir Kalem
  • Ünye'den Kar Manzaraları
    “Teknolojik Altyapı Yüzünden 2020 Olimpiyatlarını Kaybettik”
    Medya’nın Açılım Buluşması
    Ordu'dan Kar Manzaraları
    Fotoğraflarıyla Ünye’nin Adını Dünya’ya Duyuruyor
    Anasayfa | Yayın lkesi | Sitene Ekle | Foto Galeri | Video Galeri | Reklam | Künye | Bize Ulaşın
     RSS

    Copyright unyetv.net 2010 Görsel Tasarım ve Yazılım: V&H bilişim  Su an sitemizde 334 ziyaretçi bulunmakta