son haberler

Bir Kuruşluk Soygun

Yayınlanma Tarihi: 5 Ekim 2018 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Eskiler “Şüyuu vukuundan beterdir” diye bir söz söylemişler. Yani söylentisi aslından daha kötü anlamına gelir.

Bu yazıda hem söylentisi, hem kendisi hem de olumsuz etkisinden bahsetmek istiyorum. Belki okurlardan “Şimdi bunun sırası mı” diyen olabilir. Veya “Dert ettiğin şeye bak” da diyebilir. Olsun. Olanları yazalım da okuyan nasıl yorumlar kendilerine kalmış.

Malum vitrindeki etiketlerde 99,9 lira veya fiyatlarda 4,99 lira gibi etiketlere rastlamayanımız yoktur.  Bura bir “algı” yapılıyor ve çok indirim varmış gibi sunuyor müşteriye. Müşteri önemsiyor mu önemsemiyor mu bilinmez.

Biz yani Türkler üçün beşin hesabını yapan millet değiliz. Hatta “O kadar da fark etmez” gibi ifadelerimiz vardır. Veya “Ondan bir şey çıkmaz” sözü yaygındır. Hatta satıcıların “Bu da benden olsun” sözünü duymayanımız yoktur. Bunlar kültürel alışkanlıklarımızın tezahürü olup her şeyi madde planında ölçmediğimiz için kullandığımız sözlerdir.

Peki ya Batılılar bu hususta ne düşünür?

Geldik zurnanın zırt dediği yere.

Ülkemize gelen turistlerden bazıları Türk Lirası üzerinden alış-veriş yapınca paranın üstünü isteyen turiste “1 Kuruşumuz yok” der. Avrupalı bu. Materyalist zihniyetle yetişmiş. Nasıl yani “1 kuruşumuz veya 10 kuruşumuz yok. Etikette 7.90 yazıyor siz 8 lira alıyorsunuz” dediğinde adamlara suçlar gibi bakıyoruz. Onları 1 Kuruşun hesabını yapıyor diye suçluyoruz.

Bu işi Japonlar çözmüş. Diyor ki Japon turistler “Türkiye’de alış-veriş yapacaksanız peşin parayla değil de kredi kartı ile alış-veriş yapın. Yoksa Türkler sizi soyar.”

Buyur…

Adam halı mı haksız mı?

Bu sözü söylerse yalan söylemiş olur mu olmaz mı?

Ülke imajı için bu tür etiketler güncellensin. Yoksa adımız soyguncuya çıkacak.

Hey gidi günler hey! Eskiden bazı Avrupa parlamentolarında oylama yapılırken Türk esnafı tanıyan vekillerin oyu çift sayılırmış. Çünkü o zamanki Türkler dürüstlüğü ile tanınıyormuş.

Nereden nereye…

Vatandaşı ucuz sansınlar diye etiketi 1 kuruş eksik göstererek müessesesinin kapısına asan ve o bir kuruşu para üstü olarak veremeyen esnafın bizi yani Türkiye’deki insanları düşürdüğü duruma bakar mısınız?

Siz kimi kandırıyorsunuz?

Avrupa maddecidir ve pozitivisttir. Doğuda “gönül” daha ağırdır. Ancak alış-veriş gönülle değil parayla yapılıyor günümüzde.

Ülke insanını “Bir kuruş” için soyguncu durumuna düşürmek kimsenin hakkı değil.

Aslına bakılırsa “Şüyuu vukuundan beter” olmamış. Resmen vukuu yani aslı hem şaibeyi artırmış hem de ülke insanın yanlış tanınmasına sebep olmuştur.

Bu arada bu yazıyı kim okur?

Belki bir, belki iki kişi. Olsun. Bizim “1’imiz”, “1 kuruşun” tahribatından çok daha evladır. Her “bir” aynı değildir.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Taş Fırın

31 Mayıs 2019 okunma
Her şey devrine göre kıymetli. Tabiri caizse “Ekmek elden su gölden” yaşıyoruz. Eşyanın az olduğu zamanlarda değeri de fazlaydı. Şimdiki gibi “kullan at” at tarzı eşyalar yoktu.  Kullandığımız şeyler bozulursa mutlaka tamir edilirdi. Hiçbir eşya... Devamını Oku

ÜNYE GÜZEL Mİ?

12 Mayıs 2019 okunma
Bu soruya kaç kişi cevap verebilir? Bir şehri güzel yapan nedir? Coğrafyası mı? Tarihi mi? Tabiat güzelliği mi? İnsanı mı? Yoksa hepsi mi? Bunlara tek tek cevap verdiğimizde Ünye’nin, Fatsa’nın, Kumru’nun, Çarşamba’nın, bilmem nerenin ne kadar güzel... Devamını Oku

İsmini Ağabeyinle Ablana Uydurduk (T)

26 Nisan 2019 okunma
Efendim malum olduğu üzere en müşkül işlerden biri de çocuğa isim vermektir. Özellikle günümüzde bu daha da zor olmaktadır. Hatta bunun için lügatler bile hazırlanmıştır. En yeni çocuk isimleri diye. Özellikle az bulunmasına dikkat ederiz. Bazen meşhur... Devamını Oku

Masal Ebesi Nazmiye

19 Nisan 2019 okunma
Yolumuz Ankara’nın Beypazarı’na düşüyor. Tarihi bir şehir. Günümüz mimarisine inat tarihe karşı direniyor hala. Aslım bu der gibi. Her ne kadar ortaokul fen kitaplarına son Anadolu parsının öldürüldüğü yer olarak kayıt düşülmüşse de bu onun suçu... Devamını Oku

Abrul Beşi

12 Nisan 2019 okunma
Eski insanlar kendi yöntemleriyle hayatı kolaylaştırmak için elinden geleni yapmışlar. Tıp bugünkü halde değil, makine hayatımıza girmemiş, meteoroloji bilinmiyor, suni gübreler ortalıkta yok vs. Bütün bunlara rağmen hayatlarını sürdürmüşler.... Devamını Oku

Mahalli Seçimlerin Ardından

5 Nisan 2019 okunma
Ülkemiz bir seçimi daha geride bıraktı. Netice milletimize hayırlı olsun. Demokrasi denilen kavramın en önemli unsuru sandıktır. Sandık tercihin “gizlice aşikar” edildiği yerdir. Vatandaş rey verme kabinine gider tercihini yapar. Sonra oradan çıkan sonuca... Devamını Oku

MUHTAR MI OLDUN KEZBAN YENGE

29 Mart 2019 okunma
Çok bilindik bir Burdur türküsü vardır. Sözlerinde “Muhtamoldun Kezban Yenge” sözleri çok geçer. Türkü şöyle başlıyor: Penceresi dilmeden İnip gelir inmeden Geldi geçti gülmeden Muhtar mı oldun Kezban yenge Ve devam ediyor. Mahalli seçimlere iki gün kala... Devamını Oku

Tatlı Bir Hatıra

22 Mart 2019 okunma
Herkes gibi geriye kalan zaman ne kadar bilmiyorum. Ancak yaşım icabı çok fazla bir vaktin kalmadığının farkındayım. Altmış yıllık zamanı anlatmaya kalksam 60 dakika sürmez. Onca yıl gelip geçti. Sanki sahnesi dünya olan bir mekânın oyuncuları gibi. Oyun... Devamını Oku

Ünyeli Meçhul Şehid

15 Mart 2019 okunma
Yazıya başlamadan önce ünlü şairlerimizden Arif Nihat Asya’nın birkaç mısraını yazmak istiyorum. Şairimiz şöyle diyor bir şiirinde:   “Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye?”   Yattığı toprak ile tuttuğu... Devamını Oku

Herkese İyi “Hayat”Lar

7 Mart 2019 okunma
Türkçe derslerinde “Güzel yazı yazma” öğretilirken belirli kurallalar öğretilir. Özellikle “kompozisyon” denilen yazı türü sizi neredeyse kendi haline bırakmaz. Yazı yazmak isteyen kişi sıkı kurallar içinde kendini cendereye sıkışmış gibi hisseder.... Devamını Oku