son haberler

ÇAY SOHBETLERİ IV

Yayınlanma Tarihi: 4 Ocak 2021 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Şairin “seninle dilsiz konuşalım” dediği gibi yalnız kalanların çay ile sohbet “bizeban” yani dilsiz olurmuş.

Dilsiz ve kelimesiz sohbetleri açığa çıkarmak ne adaba uygunmuş ne de kelimelerin izaha gücü yetermiş.

Çayın nasıl bir şey olduğu durduğu cam bardakta belli olurmuş. Kâh bardak, kâh çay kendini daha üstün görürmüş.

Burada ateşi ve çaydanlığı hesaba katan olmazmış.

Sadece hesaba katılmayanlar ateş ve çaydanlık değilmiş tabii. Suyun esamisinin okunmaması su açısından elem verici bir şeymiş.

İnsanlar demlenmiş vaziyette bir bardağın içinde çayı karşısında görünce; çay denilen sihirli içeceğe kavuşmanın hazzını duyarmış.

Yani görüntüsü bile insanı cezbeden bir şeymiş çay.

İlk yudumun kendisi için olduğunu sanan bardak ile çay gizli bir rekabet içine girermiş. Bardak “ilk buse bana dokundu” derken, çay “bana ulaşmak için bardağı eline aldı” diye geçirirmiş içinden.

Ve zaman geçermiş…

Gel seninle dilsiz konuşalım biraz…

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

COVİD’İN KARADENİZ TERCİHİ

2 Mart 2021 okunma
Korona denilen “ucube” atmosferde elini kolunu sallayarak gezerken çok kişinin canını yakmaya devam ediyor. Öncelikle şunu söylemek isterim ki bu sinsi düşman adam seçiyor. Tam tamına taraf tutuyor da diyebiliriz. Kim ne kadar tedbir alırsa alsın; o tedbir falan... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER-X

23 Şubat 2021 okunma
Bir gün çayla ilgili bir yazı okumuştum. Kısaca şöyleydi: “ Çaydanlığa konulan su fokurdayana kadar kaynatılır. Sonra kısa süre dinlenmeye bırakılır. Dinlenmiş suyla çay demlenir ve on dakika beklenir. Daha sonra demlenmiş çay geniş ağızlı cam bardağa... Devamını Oku

Şekerci Metin

18 Şubat 2021 okunma
Ünye’ye geleli otuz yılı aşmış olmasına rağmen geçerken selamlaşmanın haricinde sohbet etmişliğim yok. Kendi mütevazı dükkânında muhtelif şekerlemeler satan; dış görünüşü sade biriydi. Tanıyanların Ünye ile ilgili bilgilerinin epey fazla olduğuna... Devamını Oku

ÇİFTETAŞ

17 Şubat 2021 okunma
Bakmayın siz onlara Çiftetaş denildiğinde. Onlar var olduğu günden beri tek başlarına. Bir şehri tanıtırken, en çok bilinen özellikleri anlatılır önce. Daha sonra hafızada ne kalmışsa o dillendirilir. Hatta bazı şeyler hiç konu edilmez. Belki... Devamını Oku

Çayla Sohbetler-IX

15 Şubat 2021 okunma
Çayla nasıl konuşulur? Önce çayla konuşacağın konuyu tespit edeceksin. Öyle her konu çayla konuşulmaz. Mesela kaba kuvvete dayalı bir meseleyse hiç yanaşma. Birini kandıracak, birine zarar vereceksen girme çayın kanına. O güzel olan şeylerden anlar. Güzel... Devamını Oku

HATİCE SATGUN İLE KÜLTÜR ÜZERİNE

10 Şubat 2021 okunma
Herkesin bir meziyeti, bir merakı ve bir meşguliyeti vardır.  Boş duran insanın kendisi dâhil hiç kimseye bir faydası olmaz. Bir toplumun; kalkınması, ilerlemesi, inkişaf etmesi, terakki etmesi, dünya üzerinde söz sahibi olması için bazı değerlerinin farkında... Devamını Oku

YOSUNLU MERDİVENLER

5 Şubat 2021 okunma
Puçuklu sokaktayız. Mihmandarımla birlikte tarihe yolculuk yaptıktan sonra oradan ayrılma zamanı gelmişti. Nelere şahit olmadık ki o sokakta.  Yıkık dökük evler, kırık camlar, çökmüş damlar, üç ayrı devre ait ilaveler, evini terk etmemiş vatandaşlar…... Devamını Oku

HAYALLERE SAHİP ÇIKMAK

1 Şubat 2021 okunma
Bitlis’te yeni olduğum zamanlar.  Ben hem okula hem şehre alışmaya çalışıyorum. Okulun ilk günleri. Nerde kalacağımı bilmediğimden yeteri kadar eşya getiremedim. Bir süre Bitlis Öğretmen Evinde kaldıktan sonra belletici öğretmen olarak görevlendirildim.... Devamını Oku

Çayla Sohbetler – 8

25 Ocak 2021 okunma
Sohbetin esası muhataptır. İnsan kendi kendine sohbet edebilir mi? Kendi kendine düşünülür ama sohbet edilmez. Peki, yalnız kalınca ne olacak? İnsan buna çare üretmiş. Derdini dinleyecek, sırrını saklayacak bir yaren aramış. Aramış aramasına ama bulmak... Devamını Oku

Tirebolu’da Kadın İsimleri

20 Ocak 2021 okunma
Dünyanın neresinde olunursa olunsun doğan her bebeğe isim verilir. Belki “Dünya vatandaşlarının” tek ortak noktası budur. Bir çocuğun nüfusa dahi verilmediği zamanlar oluyordu ülkemizde. Şayet erkekse askerlik çağında, kız ise evlenirken bir kimliğe sahip... Devamını Oku