son haberler

Cesaretin Varsa Yardım Et

Yayınlanma Tarihi: 14 Haziran 2018 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

“Kalın kitapların ince, uzun cümlelerin kısa hükmü…”

“ İyilikten maraz doğar” sözü ile ilk defa nerede söylenmiş hep merak ederim. Nasıl bir can yanmasıdır ki, hem iyilik edeceksiniz, hem de zararlı siz çıkacaksınız.

Başta ‘hümanistler’ ve ‘ahlak bilimciler’ her şeye rağmen iyiliği emrederler. Ancak kanunlar hayatı tanzim ettiğinden; yazıldığı yerlerdeki maddelere muhalif davranışlarda bulunan kişilere, yine yazıldığı yerde ki müeyyidelerin, kanunu tatbik edicilere yazılı olarak sıkı sıkı tembih eder.

Biz ülke olarak kanunsuz iş yapmayı sevmeyiz. Kanun koyucudan, uygulayıcısına kadar adaletten kıl payı sapmayı aklımızın ucundan bile geçirmeyiz.

Sıkı sıkıya uyduğumuz bu kanunlar, ‘vicdan’ ile çatışsa bile kanunlara uymak esastır. Zaten uymayan da yok gibidir.

Bir gün arabasıyla giden bir adamın, yolun kenarında başka bir araba tarafından ezilmiş bir adama yardım etmesi başına nasıl bir gaile açacağını nereden bilsin. Yaralı adamı yattığı yerden alıp, en yakın hastanenin aciline götüren ‘hümanist’ şoför, gönül rahatlığı ile oradan ayrılmak için hazırlandığında, yaralının bir anda, “Bu adam bana çarptı” demesiyle vaziyetin seyri değişir.

Bu durumda ne yapılır? Ne yapılacağı kalın kitaplarda yazılı, uzun maddelerin ince manalar taşıyan, kısa cümlenin hükmünce iktiza etmek gerekir.

Zanlı!

Yani mağdurun ifadesi ile şoför ‘zanlı’ durumundadır. Mademki şikâyetçi o halde gereken yapılmalı…

– Ben çarpmadım.

– Şahidin var mı?

– Yolda yatarken buldum

– Şahidin var mı?

– Yanında kimse yoktu.

– İfadenizi alacağız

– Peki…

Acı bir sükûttan sonra şoförden hüzünlü bir kelime daha. Kelime aynı ama maması biraz farklı gibi.

– Peki…

Ebet uç bir misal diyenler olabilir. Madem ‘Uç bir misal’ son defa söylenmiş uç bir misal olmalı.

– Neden?

– Çünkü bundan sonra, aynı vaziyette birini görürsen, görmezden geleceksin.

– Niçin?

– Ya adam senden şikâyetçi olursa.

– Ama ben yardım ediyorum.

– Daha öncede yardım etmişlerdi.

– …

– Bu devirde başını belaya sokmayacaksın.

– İnsanlık öldü mü yani?

– İnsanları bilmem ama bu adam ölürse sen de ölürsün kahrından. Tabi şikâyeti devam ederse de…

– Ben yardım edeceğim ama…

– Şahidin var mı?

– Adamın kendisi var ya…

– Adam mı? Hangi adam? Adam ne arar yolda…

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Dil Yarasını Andıracak Yara Bulunmaz

16 Kasım 2018 okunma
Dil, yani beş duyu organımızdan biri. Dil, yani lisan. Dil, edebiyatımızın ve hayatımızın en önemli kelimelerinden birisi… Bir organ olarak onunla tat alır, onun yardımıyla besinleri çiğner, onun yardımıyla konuşuruz. Konuşmak: Anlaşmanın,... Devamını Oku

Tamer Uysal

9 Kasım 2018 okunma
Aslınla bu biyografik bir yazı değil. Tamer Uysal ile tanışıklığımız 1993 yılında olmuştur. Aynı okulda çalışıyorduk. Mesai arkadaşlığımız bir idareci öğretmenden çok bir arkadaş bir dost gibiydi. Sohbetlerimiz daha çok “kültür” üzerineydi.... Devamını Oku

Kitapla Fotoğraf Çektirmek

26 Ekim 2018 okunma
Son zamanlarda kitap fuarları yaygınlaştı. Bu iyiye işaret aslında. Çünkü kitap fuarlarını ziyaret eden yüzlerce kişi ciddi manada kitap almaktadır. Kitap almaları bir yana bunu belgelemek için bir de kitapla fotoğraf çektirmekteler. Bütün bunlar güzel... Devamını Oku

Ünye’nin Eski İskelesi

19 Ekim 2018 okunma
Not: (15 Nisan 2013 yılında Ünye Haber Gazetesinde neşredilen bu yazının önemine binaen tekrarıdır) İnsanların kadir kıymet bilmemesine mi, nadanlığına mı, yoksa beyinlerinin istilâ edilmesine mi yanmalı? Kimine göre eski bir eşyanın hatırası varken,... Devamını Oku

Gönül Fotoğrafı

12 Ekim 2018 okunma
Her işin bir erbabı vardır. Bir de meraklısı… Belki çok şey merakla başlar. Sonra merak duyduğun şeye ilgin artar. İlginin yanına bilgiyi de ilave edersen; yaptığın iş her neyse zirveye yaklaşmışsın demektir. Bazen merak ile heves birbirine karışır.... Devamını Oku

Bir Kuruşluk Soygun

5 Ekim 2018 okunma
Eskiler “Şüyuu vukuundan beterdir” diye bir söz söylemişler. Yani söylentisi aslından daha kötü anlamına gelir. Bu yazıda hem söylentisi, hem kendisi hem de olumsuz etkisinden bahsetmek istiyorum. Belki okurlardan “Şimdi bunun sırası mı” diyen olabilir.... Devamını Oku

Gaşların Garasına

28 Eylül 2018 okunma
Kendi âdetim üzere her eylül ayının üçüncü haftası bir Neşet Ertaş yazısı yazmayı kendime vazife edindim. Bu yazı sanırım yedinci yazı. Ancak bu yedi yazıdan ilk ikisi arşivimde yok. Zaten olmasa da olur. Neşet Ertaşa’ı neredeyse ezberlemiş olan biri... Devamını Oku

Okulda Ne Öğretilir?

21 Eylül 2018 okunma
Şu internet gizli saklı bir şey bırakmıyor artık. Hele “Sosyal medya” denilen “Sanal ortam” var ya çok şeyi gün yüzüne çıkartmakta birebir. Okulların açılmasının üzerinden bir hafta geçmeden iyi temennilere gölge düşmeye başladı bile. Okul... Devamını Oku

Eylül Evren Eğri ve Netekim

14 Eylül 2018 okunma
Eylül… Hazan mevsimine ait bir ay. Evren… Öldüğünde cenazesini taşıyacak adam aranan devletlü(!). Eğri… Doğrudan uzaklaşmış her şeyi anlatan kelime. Ve… Netekim. Bir bakına teke tekim. E, E ve E Eylül, Evren, Eğri… Yani Netekim… Aklıma Abdurrahim... Devamını Oku

Yaz Ne Zaman Gelecek?

7 Eylül 2018 okunma
Yıllar önce “Hava kirliğinden” bahsedilince “Hava da kirlenir mi” demişti çok kişi. Son zamanlarda ise  “Küresel ısınma” kavramı konuşulmaya başlandı. Adı geçen ifadeden dünyanın gittikçe ısındığını, bunun sonunda buzulların da erime... Devamını Oku