son haberler

Delivizyon Haberleri

Yayınlanma Tarihi: 6 Ekim 2017 okunma

Güngör YÖRÜK gungoryoruk@hotmail.com

Sanırım bir algılama problemim var. Öyle ya koskoca cihaz yalan söyleyecek değil ya… Cihaz dedikse aletin kendisi değil.

Adına televizyon dedikleri bakalit türü bir kutunun önüne bir cam yerleştirilmesiyle elde edilen; içini açtığımız zaman koskoca kutunun beşte birine yerleştirilmiş incik boncukların lehimlerle bir birine tutturulmuş bir takım kablo mukallidi teller adı geçen cihazın işlemesine sebep olmaktadır. Ayrıca bir kablo ile elektriğe bağlanan bu cihaz başka bir kablo ile antene bağlanmaktadır.

Bir sihirbazlık gösterisi gibi canlı suretini andıran bir takım ışıklı parıltılarla hangi canlıyı izah etmeye çalışıyorlarsa o şekilde görünmektedir. Kısaca bu televizyon bütün bu vasıflarından dolayı özellikle insanları bir şekilde cezbedip günün muayyen saatlerinde ekran hizasına oturturmuş.

İşte böyle anlardan birinde bir kurban bayramı öncesi bir çocuğu arabasıyla ezerek ölümüne sebep olan bir şoförün dört yıl sonra tahliye edilmesini haber olarak verirken; spiker unvanlı bayan “Bu adalet mi” diye yeri göğü inletiyordu. Elbet suç bayanın değil. Garibim ne yapsın. Vermişler eline bir metin okuyor işte.

Güya haberde cezanın azlığından dem vuruluyor. Yok, insan hayatı bu kadar ucuz muymuş, yok buna adalet mi denirmiş, yok eller bayrama hazırlanırken bu yavrucağın ana babası tahliye olan vatandaşı görünce ne hissedermiş vs. Dinlerken ben de hüzünlendim aslında. Her ne kadar hukuk devletinin hukukunun verdiği karar hükmünce çocuk öldüren şoföre dört yıl ceza verilmişse dahi hani insanız ya bir kere, yüreğimiz ‘cızz’ etmiyor değil bu laflar karşında.

Bu haberin bitiminden sonra hadisenin verdiği hüznü üzerimizden daha atmadan bir cezaevi haberi okumaya başlamasın mı spiker hanım. Hazır mahkûm işlerinden başlamışken burada nasıl bir haksızlık var diye düşünüp can kulağı ile haberi dinlemeye başladım.

O da ne?

Güya bayram öncesi herkes bayram hazırlığı yaparken cezaevinde bu kadar mahkûm altı duvar arasında (cezaevi dikdörtgenler prizması gibi olduğundan yan yüzeylerin sayısı altı tane) hürriyetten mahrum nasıl duracaklarmış.

La havle…

Yahu demin çocuğu ezerek öldürdü diye cezayı az bulan televizyon bu sefer de mahkûmlardan yana tavır koymaz mı?

Birden bir şaşkınlık hali bürüdü beni.  Bir taraftan ceza az derken diğer taraftan bunların hapiste işleri ne diye soruyor. Yahu sen hukuktan da mı iyi biliyorsun?

Çocuk katili dışarıda!..

Mahkumlar niçin içeri de?..

Bu kadar ceza az…

Bu kadar ceza verilir mi?

Yokta…

Sen hukuk duymadın mı hiç spiker hanım?

Haberler duydum(!)

Hah ondan işte…

Bu kadar şey niye?

Hukuka sor!

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

DELİ MURAT’IN SPOR MUHABİRLİĞİ

20 Temmuz 2018 okunma
Şu spor gazetelerinin yazarları nerede okumuş merak ediyorum. Okur yazar olmalı ki bir şeyler yazsınlar. Zaten saygısız veya zeka mahrumu olanların da okuyup yazdığını öğrendim. Ee ne demeli eğitim metotları bayağı gelişiyor. Bir kulüp yöneticisi açıklama... Devamını Oku

Göbek Gösterme Tarz Yarışması (T)

13 Temmuz 2018 okunma
  Televizyonlar ekran başına seyirci toplamak için ellerinden geleni yapıyor. Son zamanlardaki yarışmalar bakılacak olursa işin bilgiyle bir alakası yok. Son zamanlarda tarz yarışması gündeme geldi. Malum farz işleri biraz zorlaşınca rağbet tarza kaydı.... Devamını Oku

Messi Ünye’de

6 Temmuz 2018 okunma
  Geçenlerde gördüm kendisini. Kimse ilgilenmiyordu. Tek başına eski iskeleye bakıyordu. Yanından geçenler ya çekirdek çitletiyor ya dondurma yalıyordu. O ise yalnız kalmış biri gibi tek başına yürüyor, ara sıra boşluğa tekme atıyordu. Alışkanlık... Devamını Oku

“ŞİYİR” NASIL YAZILIR?

29 Haziran 2018 okunma
Öyle kolay değil yazmak. Eline kalemi alan iki kafiye buldu mu kendini şair sanıyor. Başlıyor yazmaya. Geçenlerde gördüm. Biri “şiyir” yazmış. Şöyle: Kedi eti yedi Ah kedi, vah kedi   Demek bu kadar kolay “şiyir” yazmak.   Ben de zor bir şey... Devamını Oku

Bu Okulları Tatil Edene Ne Demeli?

22 Haziran 2018 okunma
Velilerle alıp veremediğiniz ne kardeşim. Yaz geldi diye okul mu tatil edilir? Yakıt derdi yok, kar yok, yağmur az durup dururken okulu tatil etmenin alemi ne? İşimiz gücümüz var. Şimdi bu çocuklarla nasıl başa çıkacağız biz.  Siz hiç evde çocuk baktınız... Devamını Oku

Sana Belge Vermediler Mi? Ayıp!

14 Haziran 2018 okunma
-Çocuklar yakında karne alacaksınız, belge alamayan var mı aranızda? -Anıl var öğretmenim. -Niye unutmuşlar mı vermeye? -Türkçesi 50 puan ama diğer dersleri 70. Zayıfı yok yani. -Tüh! -Demek Anıl belge alamadı ha. Bir duyan olursa basına çıkarız ya hu.... Devamını Oku

Armut Seçimi Nasıl Olur?

8 Haziran 2018 okunma
Adam manava gider. “Meyve alacağım” der. Manav büyük bir nezaketle “buyur” der. Adam kasaları dolaşır. Biraz kiraz alır. Hatta seçer. Manav itiraz etmez. Sonra çilek alır. Hormonludur ama olsun. Dağ çileğini nasıl bulsun. Onu da seçer. Sonra domatesleri... Devamını Oku

Tüh Be Ölmemiş!

1 Haziran 2018 okunma
Kim aldıysa bir otomobil almışlar ona. Karayolu veya şehir içi değil sanki yarış pistinde. Kıçı mindere bile değmiyor gibi. Bir şey batsa neyse. Adam yolda bir sağ bir sol gidiyor. Arabayı o kadar bağırtıyor ki yelleniyor mu ishal mi oldu belli değil. Malum o... Devamını Oku

Seçim Zamanı

25 Mayıs 2018 okunma
Seçmek kadar zor şey yok dünyada. Bazen seçmek için sorup soruşturanlar bile var. Hatta internetten yardım alanlar bile. Yahu bir karar ver seçimini yap. Neyini sorup soruşturuyorsun. Ölüm yok ya ucunda. Hem alnına silah da dayamıyorlar. Tercih senin. Sen seç yeter... Devamını Oku

İki Saatliğine Nikâh Kıymak

18 Mayıs 2018 okunma
Son zamanda onun da yolu bulundu. “Yolsuz” bir şey kalmadı yani. Eskiden “zamparalığın” bir “raconu” vardı. Artık yok. Zaten bu kavram çıktı hayatımızdan. Nasıl yani? Şöyle: Bu durumlarda cevap hazır. “Beraber yaşıyoruz…” Yani zamparalık... Devamını Oku