son haberler

Kefeli Han ve Düşündürdükleri

Yayınlanma Tarihi: 21 Eylül 2018 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Yöremizdeki şehir içi hanlarının tek örneği olanKEFELİ HAN bir şekilde gündeme geldiğinde Çerkeskökenli anneannem Rahime Şadiye KÜLÜNK’ünKEFELİ Sülâlesi’nden geliyor olmasımünasebetiyle bana hep anneannemi hatırlatır.

Sadece kâgir beden duvarları günümüze gelebilmiş olan Kefeli Han, giriş kapısı üzerindeki kitâbesinde yer alan H. 1288 (M. 1871)1 yazısından anlaşılacağı üzere 150 yıllık mâzisi ve Taşınmaz Kültür Varlığı özelliğiyle Kaledere Mahallesi Yenice Sokak’ta “Ünye Kültür Yolu Projesi”nin son durağı olarak restorasyona tâbi tutulacak.

Kemerleriyle ayakta durmayı başarabilen bir taş yapı olan Kefeli Han bazen mahzen bazen insanların seyahat aracı olarak kullandıkları at, deve gibi hayvanlarını bağlayıp, üst katta konakladıkları han bazen de cam atölyesi olarak kullanılmış.

Mülkiyeti Ünye Belediyesi tarafından satın alınan Kefeli Han’ın proje çalışmalarının tamamlandığını söyleyen Başkan Av. Ahmet ÇAMYAR’dan edindiğimiz bilgilere görerestorasyon çalışmaları da Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılacak. 31.07.2018’de Kültür ve Turizm BakanlığıSamsun Anıtlar Kurulu’nca ihalesi gerçekleştirilen hanın Eylül ayı içerisinde Yer Teslimi yapılacak ve 1,5 yıl içerisindeproje tamamlanacak.

Kefeli Han’da öncelikle Ünye kültürünün ürünleri olan Ünye’ye özgü yöresel ürünlerin satışlarının yapıldığı dükkânlar, Ünye adına yazılmış kitapların, eserlerin bulunduğu, çay – kahve yapılacak yerlerin olduğu bir mekân olacak. Kefeli Han, 1. Etap Kültür Yolu Projesinin Son Durağı gibi olmuş oluyor. Dolayısıyla bu gezi güzergâhı; üzerinde insanların hediyelik eşya, Ünye’ye özgü yiyecek ve içeceklerin satılabileceği bir yer olacak.

Bir Çocukluk Hayâlim Daha Yok Oldu!” diye serzenişte bulunan Ünyeli Senarist ve Tiyatro Oyuncusu Arslan YILDIZ’ın sanat yaşamında verdiği mücadeleyi yakinen izleyen biri olarak onun ufkundaki düşlerini süsleyen hayâllerini de KEFELİ HAN vesilesi ile kendi kaleminden sizlere yansıtmak isterim.

Çocukken hepimizin hayâlleri vardı. Kimi polis olmayı kimi futbolcu olmayı kimi okuyup büyük adam olmayı hayâl ederdi. Ben de 1983 yılında İnönü İlkokulu’ndayken çıktığım tiyatro sahnesi ve akabinde 1986 yılında Ünye’de ilk defa “Tuncay Özilhan Tiyatrosu”nu seyrettikten sonra bütün klâsik hayâlleri bir kenara atıp, önce iyi bir tiyatrocu olmayı, sonrasında da ilçemize iyi ve kalıcı bir tiyatro salonunu kazandırmayı hayâl etmeye başlamıştım.2

Henüz ortaokul yıllarındayken “Ünye Sanat Tiyatrosu” adında bir tiyatro kurmayı üç arkadaş hayâl etmiş, yıllarca bunun mücadelesini verdikten sonra, bir takım zorluklardan dolayı hayat kavgası içinde boğuşurken ve yine bir taraftan “Ünye Sanat Tiyatrosu” adında tiyatro kurmak için çabalarken, bir sabah “Ünye Sanat Tiyatrosu” adında bir tiyatronun kurulduğunu gördüğümde, bütün hayâllerim yıkılmıştı. Bir çocuk için hayâl kurmak neyse, kurulan hayâlin yıkılması da aynı derecede anlatılamaz bir duyguydu. Yine bir sabah, yine bir çocukluk hayalimin daha hayâl kırıklığıyla son bulmasından dolayı üzgünüm!

Kefeli Han” benim çocukluk hayâlim olan tiyatronun mekânıydı. Üstünü tiyatro, altını ise tiyatro atölyesi olarak hayâl ettiğim bu tarihî mekân, tamda bu iş için biçilmiş kaftandı; ama ne yazık ki bu sabah öğrendiğim haber ile restore edilerek yine bir ticarî mantık ile işletmeye açılacakmış. Elbette alınan kararlara saygılıyım ve doğrusunu elbette yetkili kişiler bilir. Ama bir gerçek var ki tarihî dokuları artık ticarî bir mekân olmaktan çıkarmalıyız. Kabul ediyorum, tarihî bir doku içinde günümüzün canlandırılması elbette mistik bir hava oluşturmakta ve görsel olarak herkesi mest etmekte; ama artık bu yaklaşımlardan da bir an önce vazgeçmeliyiz. İlçemizde zaten yeterince, hattâ fazlasıyla kafe, restoran gibi yiyecek – içecek sektörüne hizmet eden onlarca, yüzlerce mekân var ve bence artık ilçemiz bu alanda fazlasıyla dolmuş durumda. Evet, yakında tamamlanacak olan Kültür Merkezi içinde bir tiyatro elbette olacaktır ve elbette sanat bir şekilde bu alanda devam edecektir; ama tarihî bir doku içinde ve hiçbir ticarî kaygı olmadan sanatın sürdürülmesi bence daha dikkat çekici ve daha gerçekçi olacaktır. Hele ki son zamanlarda reklâm filmleriyle ilçemizi tanıtmaya hızlı bir şekilde başlamışken, bence elimizdeki imkânlarımızı kullanarak ve daha az para harcayarak, ilçemizi tanıtabiliriz.

Burada bir tiyatro olsaydı şayet; profesyonel tiyatrolar gelebilirdi. Profesyonel tiyatrolar gelseydi şayet; halkımız kaliteli oyunlar izleyebilirdi. Halkımız kaliteli oyunlar izlemiş olsaydı şayet; o tarihî doku içinde geçmişe yolculuk edebilirlerdi. Geçmişe yolculuk edebilseydik şayet; geleceğimizin kıymetini daha iyi bilebilirdik.

Ben her zamanki gibi yine üstüme düşeni yaparak ve hiçbir sonuç alamayacağımı bilerek bir takım girişimlerde bulundum. İlk iş olarak Ünye Belediyesi’ne konu ile ilgili e-mail mesajımı yazdım. Sosyal medyada bu konu ile ilgili paylaşımlarda bulundum. İlçemizdeki gazetelere gerek yazı gerekse konunun takipçileri olmaları için rica ve bilgilendirmelerde bulundum. Umarım kısa zamanda bu düşünceden dönülür ve tarihî dokuları korumak için çalışmalarda bulunan belediyemiz, bir güzel hizmete daha imza atarak, bu mekânı sanat ile buluşturur.Bence Şirin Ünye’miz böyle bir mekân ile bir kez daha adından söz ettirecektir; buna bütün kalbimle inanıyorum.Saygılarımla.Arslan Yıldız, 18 Eylül 2018.

Ünye Belediyesi, kısıtlı malî imkânlar içerisinde devletin değişik kurumlarından kaynak bulmave proje üretmekonusunda gerçekten mahir bir belediye. Anlaşılan o ki son rakamsal verilere göreKültür Yolu Projesi’nin % 90’lık kısmıda bu yıl bitirilmiş olacak.

Projenin temelinde yerli halkın yaşam standartlarını koruyarak, bölgeninkimliğininönplânaçıkartılmasınıamaçlayanbirrehabilitasyonuygulaması yatmakta. Bu proje elbette ki sadece fiziksel yenilemeden ibaret olmamıştır. Yalnızca fiziksel yenileme anlayışıyla projeler üretilmesi, bölgenin kimliğine zarar vererek rant odaklı bir oluşuma sebep olacaktır.Restorasyonişlemlerinden başka,bölgedekihalkıngelişimininve eğitiminin desteklenmesi maksadıyla bir sosyal merkezkurulması da önemlidir.Bu proje ile semtin çevre dokusunda ciddî bir değişiklik olmayacaktır. Yıpranan fizikîdokuda aslınauygun restorasyon yapılacak,projesosyalolarakdesteklenecekvesemt yaşayanlarıylabirliktekalmaya,kimliğinikorumayadevamedecektir.3

Günümüzde bu tarihî mekânlarda nasıl geri kazanım sağlanacağı hakkında farklı çalışmalar yapılmaktadır.Önemli tarihî mekânlar, üzerinde taşıdığı tarihîve mimarî dokudan ötürü her uygulamayı kaldıramaz. Fiziksel yapısı aslına uygun olarak iyileştirilirken çevre, sosyal hayat, kültür dokusunun da korunması gerekir. Bu yüzden tarihî mekânlar için plânlanacak kısmîkentsel dönüşüm uygulamalarında ciddî hassasiyet gösterilmelidir.3

XIX. yy. şehir içi hanlarının cephe özellikleri ve mimarîsine sahip bu hanın malzeme, teknik gibi özellikleri korunarak ve tarihî dokusuna da zarar vermeden restorasyonunun uzman kişiler tarafından yapılması ve böylece eserin geleceğe taşınmasının1Kültür Yolu Projesi ile mümkün hale geleceğini görebiliyoruz.

Kentseldönüşüm ve rehabilitasyonprojeleritarihîmekânın özünü korurken, sosyal dokusunu da değiştirmemelidir. Kentin yaşanılır hale getirilmesi önemlidir, ama unutulmaması gereken şehrinkimliği ve sahipleriyle birlikte yaşatılmasıdır. Tarihî mekânlarda sosyal projeleri desteklemeyen ve tarihe ters düşecek rant odaklı uygulamalara da izin verilmemelidir.3

KAYNAKÇA :

1TALİ, Doç. Dr. Şerife – Ordu /Ünye Şehir İçi Hanlarından Günümüze Kalan Tek Örnek: KEFELİ HAN, Karadeniz Araştırmaları, XV/58 – Yaz 2018 – s.75-98. Makale gönderim tarihi: 06.09.2017. Yayına kabul tarihi: 25.02.2018.

2YILDIZ, Arslan – Bir Çocukluk Hayâlim Daha Yok Oldu! (E-Mail Mesajı: 18 Eylül 2018).

3DEĞİRMENCİ, İzzet – Tarihî Mekânlarda Kentsel Dönüşüm Uygulamaları ve Çevre Üzerine Etkileri, Ekim 2014 (pdf), Conference: 2nd InternationalSymposiumon EnvironmentandMorality, At Adıyaman.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi – III

7 Aralık 2018 okunma
Sayın TOSUN, belgelerde yer alanMehmed Ali Efendi ile ilgili tanışıklığını şöyle anlatır: Daha önce arşivden almış olduğum belgeyi okuma sırası gelince Ordu Kaymakamı Mehmed Ali Efendi’yle tanıştım (Ek-1). Belgeyi okuyunca onun çalışkanlığı ve... Devamını Oku

Ünye’de Karantina ve Tahaffuzhâne – III

30 Kasım 2018 okunma
20 Haziran 1894 tarihinde Sıhhiye Nezâreti’ndenSadaret’e(Başbakanlık) gönderilen yazıda; Bafra, Ünye ve Fatsa’da kolera hastalığının ortaya çıkması ahalinin hastalıktan dolayı sağa sola kaçmalarının hastalığı yayma tehlikesi olduğu ve bölgenin 10... Devamını Oku

Ünye Gümrüğü – II

23 Kasım 2018 okunma
Bundan dört-beş yüz sene önce Osmanlı ülkesinin her köşesinde mevcut sipahi veya mülk ve vakıf sahibi ile toprağa bağlanmış olan köylüyü, ülkenin bir ucundan diğer ucuna uzanan yollar boyunca derbent bekleyen, yol ve köprü tamir eden ve kervansaraylara... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – IV

16 Kasım 2018 okunma
Âyânların devlet otoritesine gölge düşüren bir zümre olmasından dolayı her ne kadar devlet, onların mahallî otoritelerinden idarî, malî ve askerî hususlarda faydalansa da öldüklerinde âyânlıklarını suç sayarak, muhallefatlarına el koymak suretiyle... Devamını Oku

Osmanlıca Belgelerde Ünye – II

9 Kasım 2018 okunma
Divanî üslûpla yazılmış okunması zor bir diğer belge de Ünye asıllıHazinedârzâde Süleyman Paşa’ya ait. Konusu: Ölen Canikli Ali Paşa’nın üvey vâlidesi ve Hazinedârzâde Süleyman Ağa’nın zevcesi Hanım’a Karaköy çiftliğinden miri matlubunun... Devamını Oku

ÜNYE İSKELESİ’NİN SAMSUN EKONOMİSİNE ETKİLERİ – II

2 Kasım 2018 okunma
Müfettiş Ali Rıza Efendi’nin ve Canik Meclisi’nin son mazbatasında Samsun’un pek çok Anadolu şehrinin ve Irak’ın ana geçiş noktası olduğu, limanının olmamasının yanında bir de sağlam iskelesinin bulunmamasının ticarete darbe vurmak anlamına geldiği... Devamını Oku

Ünye İskelesi’nin Samsun Ekonomisine Etkileri – I

26 Ekim 2018 okunma
Üç tarafı denizlerle çevrili olan Anadolu’da H. 1002 / M. 1594-1595 tarihli Menzil ve İskele Defteri’ne göre üç kara yolu güzergâhı ve iki de deniz rotası bulunmakta olup bu rotalardan ilki –Anadolu sol kol rotası– Üsküdar’dan başlamakta ve... Devamını Oku

Eski Ünye İskelesi

19 Ekim 2018 okunma
‘Alybě’ ve ‘Khalyb’ adlarının kökleri eski Anadolu dili Luvice’deki iki sözcükten gelmiş olabilir mi? Bunlar ‘tuz’ ve ‘deniz’ anlamlarına gelen ‘ali’ ile ‘iskele’ ve ‘kıyı’ anlamlarına gelen ‘kala’ sözcükleri. Bu sözcüklerin her... Devamını Oku

Karadeniz’e Damgasını Vuran Nücûmîler

12 Ekim 2018 okunma
Günümüzde “astroloji” olarak nitelendirdiğimiz ‘yıldızların hareketinden geleceği öğrenme işi’ne eskiler “ilm-i nücum” derlerdi. Nücûmî; Arapça nucūm “yıldızlar, yıldız ilmi, astroloji” sözcüğünden alıntıdır ve... Devamını Oku

Araştırmacılar Neden Kaynağın Orijinini Ararlar?

5 Ekim 2018 okunma
Charles TEXIER’nin “Küçük Asya” (AsieMineure – AsiaMinor) adlı eserinde yer alan bazı mesafe ve terimlerdeki şüphe doğuran hususlar vaktiyle dikkatimi çektiğinden eserin orijinaline ulaşma arzum nedeniyle konuyu araştırmış ve orijinali ile günümüz... Devamını Oku