son haberler

Okulda Ne Öğretilir?

Yayınlanma Tarihi: 21 Eylül 2018 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Şu internet gizli saklı bir şey bırakmıyor artık. Hele “Sosyal medya” denilen “Sanal ortam” var ya çok şeyi gün yüzüne çıkartmakta birebir.

Okulların açılmasının üzerinden bir hafta geçmeden iyi temennilere gölge düşmeye başladı bile.

Okul denilince akla yaygın ismiyle “Ders görme” geliyor. Artık ona günümüzde “Akademik” diye ad koymuşlar. Velilere göre bazı derslerin imtiyazlı olduğu okullarımızda bir takım dersler de öylesine var.  Kimse resim, müzik, beden eğitimi gibi dersleri hesaba katmıyor. Eskilerin değimiyle “İraptan mahalli” yok yani.

Ortaokullarda ders dediğin matematik, fen birazda Türkçe gibi olur. Şayet öğrenci liseye gidiyorsa onuncu sınıfta “Sayısal” bölümü seçmeli.

Ancak kimsenin iyi vatandaş nasıl olunur diye bir derdi yok.

Sosyal medyaya göre bu hususta en başarılı öğretmenler sınıf öğretmenleri. İlkokul birden dördüncü sınıfa kadar olan sınıflarda ahlaki problem yok. Ders disiplini bozan öğrenci olmuyor. Kısacası ideal bir eğitim imkanı var.

Bir de ortaokul ve liseye göz atalım. Daha haftanın ilk günü dolmadan sınıftan kaçan öğrenciler olmuş. Dedik ya internet hiçbir şeyi gizli bırakmıyor.

Muhtelif illerden ve muhtelif okullardan gelen haberler iç acıcı değil. Daha ilk günden kavgalar başlamış. Derse katılmayan öğrenci sayısı epey fazla. Daha vahimi çoğunluk argo konuşuyor. Daha da fecisi birbirine kızan öğrenciler sövmeye muhatabının anasından başlıyor. Bir yozlaşma başlamış ama nasıl dur denilecek belli değil.

Peki bu öğrenciler akademik olarak başarılı olsa ne olur, olmasa ne olur?

Hiç anaya sövülür mü? Madem muhatabına kızıyorsun niye onun anasına kötü söz söylüyorsun?

Öğretmen size falanca ülkelerin başkentini mi öğretecek insan nasıl olunuru mu? Madem solucanın dolaşım sistemini, Finlandiya’nı yer altı zenginliklerini, cümlenin öğelerini, benzer üçgenleri öğrenmek için okula geldiniz; niye her bulduğunuzun anasına sövüp okuldan kaçıyorsunuz?

Müfredat, yıllık plan, gözlem ve deney, proje, performans ve buna benzer şeyler ne işe yarıyor?

biz lisede bile  yedi zayıflı öğrencinin nasıl sınıf geçtiği üzerinde konuşmuyoruz. Mecburi eğitimimin nasıl yapılması gerektiği üzeride de durmuyoruz. Ancak velilerin çocuklarından beklentileri o kadar fazla ki en ufak bir tökezlemede mesuliyet öğretmenin. Herkesin öğrencisi başarılı. İyi de her öğrenciye istediği okulda eğitim vermek için fiziki imkânlarımız yok ki.

Birileri veliye bunu anlatmalı.

Ayrıca veliye; okulda nasıl davranılır, devletin malı nasıl korunur, bir başkasıyla nasıl konuşulur ve başkalarına nasıl davranılır anlatılması lazım.

Bir öğretim yılı (eğitim değil) daha başladı.

Sonumuz hayraola.

Gelecek gençlerimizle şekillenecek.

Bakalım.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Taş Fırın

31 Mayıs 2019 okunma
Her şey devrine göre kıymetli. Tabiri caizse “Ekmek elden su gölden” yaşıyoruz. Eşyanın az olduğu zamanlarda değeri de fazlaydı. Şimdiki gibi “kullan at” at tarzı eşyalar yoktu.  Kullandığımız şeyler bozulursa mutlaka tamir edilirdi. Hiçbir eşya... Devamını Oku

ÜNYE GÜZEL Mİ?

12 Mayıs 2019 okunma
Bu soruya kaç kişi cevap verebilir? Bir şehri güzel yapan nedir? Coğrafyası mı? Tarihi mi? Tabiat güzelliği mi? İnsanı mı? Yoksa hepsi mi? Bunlara tek tek cevap verdiğimizde Ünye’nin, Fatsa’nın, Kumru’nun, Çarşamba’nın, bilmem nerenin ne kadar güzel... Devamını Oku

İsmini Ağabeyinle Ablana Uydurduk (T)

26 Nisan 2019 okunma
Efendim malum olduğu üzere en müşkül işlerden biri de çocuğa isim vermektir. Özellikle günümüzde bu daha da zor olmaktadır. Hatta bunun için lügatler bile hazırlanmıştır. En yeni çocuk isimleri diye. Özellikle az bulunmasına dikkat ederiz. Bazen meşhur... Devamını Oku

Masal Ebesi Nazmiye

19 Nisan 2019 okunma
Yolumuz Ankara’nın Beypazarı’na düşüyor. Tarihi bir şehir. Günümüz mimarisine inat tarihe karşı direniyor hala. Aslım bu der gibi. Her ne kadar ortaokul fen kitaplarına son Anadolu parsının öldürüldüğü yer olarak kayıt düşülmüşse de bu onun suçu... Devamını Oku

Abrul Beşi

12 Nisan 2019 okunma
Eski insanlar kendi yöntemleriyle hayatı kolaylaştırmak için elinden geleni yapmışlar. Tıp bugünkü halde değil, makine hayatımıza girmemiş, meteoroloji bilinmiyor, suni gübreler ortalıkta yok vs. Bütün bunlara rağmen hayatlarını sürdürmüşler.... Devamını Oku

Mahalli Seçimlerin Ardından

5 Nisan 2019 okunma
Ülkemiz bir seçimi daha geride bıraktı. Netice milletimize hayırlı olsun. Demokrasi denilen kavramın en önemli unsuru sandıktır. Sandık tercihin “gizlice aşikar” edildiği yerdir. Vatandaş rey verme kabinine gider tercihini yapar. Sonra oradan çıkan sonuca... Devamını Oku

MUHTAR MI OLDUN KEZBAN YENGE

29 Mart 2019 okunma
Çok bilindik bir Burdur türküsü vardır. Sözlerinde “Muhtamoldun Kezban Yenge” sözleri çok geçer. Türkü şöyle başlıyor: Penceresi dilmeden İnip gelir inmeden Geldi geçti gülmeden Muhtar mı oldun Kezban yenge Ve devam ediyor. Mahalli seçimlere iki gün kala... Devamını Oku

Tatlı Bir Hatıra

22 Mart 2019 okunma
Herkes gibi geriye kalan zaman ne kadar bilmiyorum. Ancak yaşım icabı çok fazla bir vaktin kalmadığının farkındayım. Altmış yıllık zamanı anlatmaya kalksam 60 dakika sürmez. Onca yıl gelip geçti. Sanki sahnesi dünya olan bir mekânın oyuncuları gibi. Oyun... Devamını Oku

Ünyeli Meçhul Şehid

15 Mart 2019 okunma
Yazıya başlamadan önce ünlü şairlerimizden Arif Nihat Asya’nın birkaç mısraını yazmak istiyorum. Şairimiz şöyle diyor bir şiirinde:   “Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye?”   Yattığı toprak ile tuttuğu... Devamını Oku

Herkese İyi “Hayat”Lar

7 Mart 2019 okunma
Türkçe derslerinde “Güzel yazı yazma” öğretilirken belirli kurallalar öğretilir. Özellikle “kompozisyon” denilen yazı türü sizi neredeyse kendi haline bırakmaz. Yazı yazmak isteyen kişi sıkı kurallar içinde kendini cendereye sıkışmış gibi hisseder.... Devamını Oku