son haberler

Şekerci Metin

Yayınlanma Tarihi: 18 Şubat 2021 okunma

Şekerci Metin
Köşe Yazıları
0
Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Ünye’ye geleli otuz yılı aşmış olmasına rağmen geçerken selamlaşmanın haricinde sohbet etmişliğim yok.

Kendi mütevazı dükkânında muhtelif şekerlemeler satan; dış görünüşü sade biriydi. Tanıyanların Ünye ile ilgili bilgilerinin epey fazla olduğuna dair konuşmalar yaptığını duydum.

Bu kişilerden sağlığında iken fikir ve tecrübelerinden faydalanmak lazım. Belki Ünye’de bu hususta çalışma yapanlar kendisiyle konuşmuş olmaları mümkün. İlerleyen zamanda bunları okuyacağımızı sanıyorum.

Şekerci Metin’in dükkânında cam kavanozlar içinde bulunan akide şekerleri beni çocukluğuma götürürdü hep. Şekerci Metin’in mamullerinin evimize sık girdiğini de biliyorum. Eşimin çocukluğundan beri Ünye’de yaşaması, eski esnafların tanıması ve önceliklerinin bu esnaflar olduğunu biliyorum.

Metin ağabey kaç yıldır bu işi yapıyor bilmiyorum. Bildiğim o ki gördüğüm günden beri çizgisini hiç değiştirmedi. Hâlbuki Şekerci Metin bir markaydı ve bunu ticari olarak kullanabilirdi. O, belki babadan kalma usullerle yaptığı ticaretini sırf daha çok para kazanmak uğruna değiştirmedi ve Şekerci Metin olarak hayatını devam ettirdi.

Her zaman işyerinin önünden geçerken ak saçlı o mümtaz insana gıpta ile baktım. Dükkânı göz ardı bir yerdeydi.  O görünmeden de bilinen bir esnaftı.  Malzemeleri “tatlı” mamuller üzerineydi. Dünyanın bütün acılarına direnen bir hali vardı. Sattığı mamullerden hangisini alırsanız alın, ağzınıza götürdüğünüz andan itibaren sadece diliniz değil ruhunuz da tatlanıyordu.

Ben ne zaman yanından geçsem o tadı alıyordum. Ona baktıkça içimden bir şeyle kopuyor gibi oluyordum. Çünkü değil Ünye’de ülkede bile bu tür esnaf çok azalmıştı. O “Gönül esnaflarımızdan” biriydi. Belki neslinin son temsilcilerindendi.

Bir ara Ünye ile ilgili bir araştırma için kapısını çalmayı düşündüm. Ancak Ünyeli olmadığım için biraz tereddüt ettim. Çünkü ülkenin hangi ilçesine giderseniz gidin, yerel çalışmalarda oralı olmayanların işi biraz daha zor oluyor. Bu sadece Ünye için değil, ülkedeki bütün ilçeler için bir anlayış.

Şekerci Metin’in vefatını öğrenince neler hissettiklerimi yazamam. Zaten yazmaya kalksam meramı anlatacak kelime bulmak zor.

Dünyamızı terk eden sadece Şekerci Metin olmadı. O, bir devrin sembolüydü. O insanlığın, hatıranın, samimiyetin ve gönlün bir sembolüydü. Şekerci Metin gibi olan herkes sadece kendilerini değil devirlerini de temsil ettiler.

Kusurumuz varsa affet bizi Metin ağabey. Bende hakkın yok ama yine de helal olsun.

Sen Şekerci Metin ağabey. Giderken sakın şekerlerim geride kaldı sanma. Sen bizim ağzımıza tat, içimize acı bırakıp gittin. Ruhun şâd mekânın cennet olsun.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Çayla Sohbetler 15

15 Nisan 2021 okunma
Birbirimize ne zamandan beri aşina olduk bilemem ama darılsak da küssek de bir şekilde yolumuz birleşiyor. Son zamanlarda çay denilen o esrarlı içeceğin bana “dokunduğuna” dair bir kanaate ulaşmama rağmen; bu şekilde düşünmek de içime dokundu. Yani bana... Devamını Oku

Çayla Sohbetler 14

6 Nisan 2021 okunma
Nihayet çay ile baş başa kaldığım anlardan biri daha. Aslında bundan önce kısaca 13 bölümü kısaca not etmiştim. Madem bir işe başladık devam edelim. Dört gündür çayla sohbet etmeye devam ediyorum. Çay değip geçmeyin onunla edilen sohbetin lezzeti bir... Devamını Oku

Çayla Sohbetler-XIII

24 Mart 2021 okunma
“Çay, sohbetin katığıdır” demiştim daha önce. Sohbetin yanında çayın bahane olduğuna dair bazı laflar söylense de bu ifade çaya haksızlık sayılmalıdır. Katıksız ekmek ne kadar yiyecek hükmündedir? Çay sohbetin tamamlayıcı unsurudur. Aksi halde... Devamını Oku

Çayla Sohbetler – XII

20 Mart 2021 okunma
Bazen alırsın bardağı karşına. Bakar durursun. Bardak da durur zaten. Eğer bardağın üstünde çay dalgalanıyorsa, belli ki bardak çok karıştırılmış. Zaten konuşmuyorsan bazı hareketler yapıyorsun demektir. Bardağı karıştırmak, tablasıyla oynamak,... Devamını Oku

Çayla Sohbetler-XI

6 Mart 2021 okunma
  Bir derdiniz var da dinleyecek kimseniz yok mu? Veya derdinizi anlayacak kimseniz yok mu? En azından siz anlatırken itiraz etmeyecek kimseniz yok mu? Bu şartlar altında yolunuz “çay”a çıkıyor demektir. Vakit olarak ise, gece biçilmiş kaftan. Önce... Devamını Oku

COVİD’İN KARADENİZ TERCİHİ

2 Mart 2021 okunma
Korona denilen “ucube” atmosferde elini kolunu sallayarak gezerken çok kişinin canını yakmaya devam ediyor. Öncelikle şunu söylemek isterim ki bu sinsi düşman adam seçiyor. Tam tamına taraf tutuyor da diyebiliriz. Kim ne kadar tedbir alırsa alsın; o tedbir falan... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER-X

23 Şubat 2021 okunma
Bir gün çayla ilgili bir yazı okumuştum. Kısaca şöyleydi: “ Çaydanlığa konulan su fokurdayana kadar kaynatılır. Sonra kısa süre dinlenmeye bırakılır. Dinlenmiş suyla çay demlenir ve on dakika beklenir. Daha sonra demlenmiş çay geniş ağızlı cam bardağa... Devamını Oku

ÇİFTETAŞ

17 Şubat 2021 okunma
Bakmayın siz onlara Çiftetaş denildiğinde. Onlar var olduğu günden beri tek başlarına. Bir şehri tanıtırken, en çok bilinen özellikleri anlatılır önce. Daha sonra hafızada ne kalmışsa o dillendirilir. Hatta bazı şeyler hiç konu edilmez. Belki... Devamını Oku

Çayla Sohbetler-IX

15 Şubat 2021 okunma
Çayla nasıl konuşulur? Önce çayla konuşacağın konuyu tespit edeceksin. Öyle her konu çayla konuşulmaz. Mesela kaba kuvvete dayalı bir meseleyse hiç yanaşma. Birini kandıracak, birine zarar vereceksen girme çayın kanına. O güzel olan şeylerden anlar. Güzel... Devamını Oku

HATİCE SATGUN İLE KÜLTÜR ÜZERİNE

10 Şubat 2021 okunma
Herkesin bir meziyeti, bir merakı ve bir meşguliyeti vardır.  Boş duran insanın kendisi dâhil hiç kimseye bir faydası olmaz. Bir toplumun; kalkınması, ilerlemesi, inkişaf etmesi, terakki etmesi, dünya üzerinde söz sahibi olması için bazı değerlerinin farkında... Devamını Oku