son haberler

TAHTA AKILLI DA YA ÖĞRENCİ

Yayınlanma Tarihi: 29 Aralık 2017 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Eğitimin hayatın her alanında ve her yaşta önemini bilmeyen yoktur. Basit tabiriyle “Öğrenmenin yaşı yoktur” sözünü çok kullanırız.

Burada eğitim ve öğretim hakkında sıkıcı bilgiler vermek değil niyetim. Bunu zaten uzmanlar yapıyor. Ne kadar öğrenebiliyoruz, ne kadar eğitiliyoruz başka konu.

Her ülke kendi geleceğini düşünerek çocukları küçük yaşlardan beri eğitmeye başlıyor. Burada kültürel farklılıklar her ülkenin eğitim politikasını şekillendiriyor.

Ülkemizde eğitimin temeli ailedir. Okullarımızda ise öğretim ağırlıklı bir sistem vardır. Asıl hedef arzu edilen bir üniversiteye girmek olduğundan öğrenciyi bazen sıkıcı bazen zor bir süreç bekler.

Öğrencilerin bilgi ve beceri bakımından gelişmesi için bazı yenilikler yapılır. Bunlardan biri de halk arasında “Akıllı tahta” diye bilinen ve günümüzde hemen hemen her okulda bulunan tahtalardır. Sistem internet üzerinden çalışır. Hatta internet olmasa dahi elektrik varsa siz yine kendi hazırladığınız çalışmalar varsa kullanabilirsiniz. Kısaca faydalı bir şey.

Ben kendi dersim için söyleyecek olursam iyi tasarlanmış ve faydalı. Öğrenciyi sıkmadan konunun kavranmasına yardımcı olabilecek şekilde. Fen Bilimleri öğretmeni olarak işimizi epey kolaylaştırıyor. Daha önce elle çizmeye çalıştığımız onca şekil, grafik ve diğer şeyleri önümüze hazır olarak getiriyor. Kısaca büyük nimet.

Her şey iyi güzel de faydalanacak olanlar öğretmenler ve öğrenciler olunca işin içine insan unsuru giriyor.

Günümüz nesli hayatı hızlı değil çok hızlı yaşamak istiyor. Bir gördüğü şeyi bir daha görmek istemiyor. Eskilerin “Tekrarda fayda vardır sözü” bu nesil için değil. Artık günümüzde “Tekrarda azap vardır” haline dönüşmüş. Kişiler sürekli değişim istiyor. Bu durum insanlığı bir doyumsuzluğa sürüklüyor.

Ders işlerken ne zaman aynı görüntüleri göstermeye çalışsam sınıfta koru halinde “Biz bunu izledik” diye bir ses duyuluyor. Hâlbuki tekrar seyredecekleri süre en fazla iki dakika. Öğrenciler iki dakika da olsa aynı şeyi ikinci defa görmek istemiyor.

Peki il izlediğinde öğrenmiş oluyorlar mı?

İşte bu sorunun cevabı hazin.

Birkaç defa “Madem daha önce izlediniz öyleyse şu nedir” diye o iki dakikalık video içinden soru sorduğumda sınıfta bulunan otuzun üzerindeki öğrencilerden sadece iki –üç kişi cevap verebiliyor.

İşin içine insan girince durum değişiyor. Peki bu öğrenciler bu tahtaya ne diye bakıyorlar, nasıl bakıyorlar. Tahtaya bakar gibi bakmak nasıl olur bilmem ama yeni nesildeki bu hızlı değişim isteği onları asıl amaçtan uzaklaştırıyor.

Tamamı iki dakika süren videoları bile algılayamıyorlar.  Bu durumda tahta ne yapsın, öğretmen ne yapsın?

Merak ettiğim şey şu:

Bu öğrenciler evlerinde kaç dakika, pardon kaç saniye sabit durabiliyor? Yemeklerini ne kadar süreye yiyor? Tuvaletlerde ne kadar kalabiliyor? Yaşamaktan da sıkılıyorlar mı?

Uzmanlar sağ olsunlar düşünmüşler, çalışmışlar ve öğrenciye ve öğretmene faydalı olacak şeyleri sunmuşlar.

Sanırım akıllı veli tahtası da yapmak  gerekiyor. Galiba velilerimizin de tahta eksikliği var.

Eskiden her gün okula giderken büyüklerimiz bize okulda nasıl davranacağımızı tembih ederdi. Şimdi ise veliler çocuğun ayağı kaysa da okulu şikayet edip belki birkaç kuruş tazminat alırım derdinde.

Yani problem olmayan okullar da problemli sayılıyor.

Yakında “Akıllı veli tahtası” da çıkarsa şaşırmayalım.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Patak

20 Temmuz 2018 okunma
Anadolu insanı isim vermekte mahir. Bunun için okuma bilmesi gerekmiyor. Şayet işine yarayacak bir eşya, bir yer ismi, bir fiil; daha önce adlandırılmamışsa ona ismi kendi buluyor. Bu isimleri verirken bazen benzetme, bazen de yaptığı işe göre adlandırıyor.... Devamını Oku

Yürek Tozu (T)

13 Temmuz 2018 okunma
  Siz yokluğun ne olduğunu bilir misiniz? Evet, biliyoruz; komşunun koltuk takımı bizimkinden daha yeni ve bizim de değiştirme imkânımız yok şimdi gibi bir cevap vermeyiniz. Belki birçok kişi veya aile hatta ülke açlık sınırının altında hayat sürüyor.... Devamını Oku

Bastırılmış Çaresizlik

6 Temmuz 2018 okunma
“Öğrenilmiş Çaresizlik”  belki çaresizliğin en kötü halidir. Bir şeyi yapamamak başka, yapamayacağına inanmak başkadır. Birileri size neyi ne kadar başarabileceğinizi “öğretmişse” siz o öğrendiğinizi sandığınız şeyden ileri gidemezsiniz. Siz... Devamını Oku

İnsan Aşısı

29 Haziran 2018 okunma
(Bu yazı geçmiş çeyrek yüzyılda yaşamış ve gelecek çeyrek yüzyılda yaşayanlar içindir. Bu tarihten öncesi zaman aşımına uğramış olup, sonrasının yapabileceği başka şeyi kalmayacağından ilgililerin ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir) Malumunuz... Devamını Oku

Yumurtanın Boyu Nasıl Ölçülür?

22 Haziran 2018 okunma
Eski bakkalları bilir misisin diye abes kaçacak bir soru sormayacağım. Çünkü bakkallar eskide kaldı zaten. Hani o içersinde hayvan bağından, keser sapına kadar her şey olan yer. Daha girişte tezgâhın üstünde çam kavanozlar olurdu içi akide şekeri olan.... Devamını Oku

Cesaretin Varsa Yardım Et

14 Haziran 2018 okunma
“Kalın kitapların ince, uzun cümlelerin kısa hükmü…” “ İyilikten maraz doğar” sözü ile ilk defa nerede söylenmiş hep merak ederim. Nasıl bir can yanmasıdır ki, hem iyilik edeceksiniz, hem de zararlı siz çıkacaksınız. Başta ‘hümanistler’ ve... Devamını Oku

Mekteb-i Sultani ve Müstahdem Ali Efendi

8 Haziran 2018 okunma
Malum olduğu üzere Galatasaray Lisesi’ni tanımayanımız yoktur. Bu lise 1481 yılında Galata Sarayı Enderun-u Hümayunu adıyla kurulmuş olup, 1 Eylül 1868 senesinde Mekteb-i Sultani adını almış olup; 1924 yılında Galatasaray Lisesi adıyla eğitimine devam... Devamını Oku

Oturun Oturduğunuz Yerde!

1 Haziran 2018 okunma
Belki on beş yıldan fazla oturup televizyon seyretmişliğim yoktur. Sadece naklen maç yayınları hariç. Bir de misafirliğe gittiğimde ev sahibi hangi kanalı açmışsa bizde mecburen o kanalı seyretmiş oluyoruz. Gördüğüm odur ki en çok diziler ve magazin... Devamını Oku

Kıraathane

25 Mayıs 2018 okunma
Kıraatin, okuma demek olduğunu bilenler bilir. Eskiden kıraat ilmi bile vardı. O zamanlar bu Kur’an okuma ilmi olarak yapılıyordu. Yani büyüklerimiz bir eserin nasıl okunacağının dahi ilmini gösteriyormuş. Sosyal ve kültürel değişmesiyle başlayan bazı... Devamını Oku

İstikamet Üzere Olmak

18 Mayıs 2018 okunma
Ne zaman ramazan ayı girse hummalı bir faaliyet başlar. Sanki herkes kıtlıktan çıkmış gibi alış-veriş yapar. Elbette en tabii hakları. Gün boyu yemenin ve içmenin olmadığı bu ayda iftar sofraları en güzel anlardandır. Oruçluyken kimin canı ne çekmişse... Devamını Oku