son haberler

Tutunacak Dalım Ol!

Yayınlanma Tarihi: 27 Temmuz 2018 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Tutunulacak dal olmak…

Tutacak dalı olmak…

Şayet tutunacak bir dalınız yoksa düşmemek için çok çaba sarf etmeniz lazım.

Hayatın ne zaman, karşınıza ne çıkaracağı belli olmaz. Tutunacak dalınız yoksa tökezlersiniz…

Sendelersiniz…

Her tökezlemede, her sendelemede arkanızdan itecekler sıraya geçerler. Daha düşmeden itmeye başlarlar. Mademki sendeledin, bir daha doğrulmaman gerekir. Dünyanın en acımasız hali bu anlarda çıkar karşınıza. En acımasız kişilerle bu anlarda karşılaşırsınız. Bir kaşık su fazla gelir sizi boğmaya.

Bu esnada tutacak dalı olmalı insanın.

Nasıl mı?

Şayet ayaktayken, güçlüyken, eliniz ayağınız tutuyorken, herkes size hayranlıkla veya gıpta ile bakıyorken birilerine dal olduysanız, birileri de size dal olur.

Göz olur, el olur, ayak olur…

İyilik de, kötülük de zamanla artabilecek bir şeydir. Aynı zamanda azalabilecek… Her ne kadar başarı ve iyiliğin düşmanı çoksa da güçlü olduğunuz zamanlar yanınızda olanlar da çok olacaktır.

Hayat insana dünyayı ve insanları bazen acıyla tanıtır. Bazen acıyla öğretir. Bazen de güzellikle…

İyiden de, kötüden de ders almalı insan. İşte o zaman ayakları üzerinde daha sağlam durur.

Bir veli, “İnsanların arasında dünyayı çekin husumet biter” demiş. “Dünya nedir” diye sormuşlar. O da, “Dünya Allah`tan başka her şey” buyurmuş. Bazıları da dünyayı menfaat olarak tarif etmiş. Öyle veya böyle bir gün birbirimizden ayrılacağız. Büyük şair Bakî`nin dediği gibi “ Baki kalan kubbede hoş bir sada imiş.”

Eğer bu gök kubbe altında hoş bir sada bırakabildiyse ne alâ.

Nasıl başladık, nasıl bitirdik yazıyı? Dedik ya dünya işte. Akla olmadık şeyler getiriyor.

Her şeye rağmen tutunacak dalı olmak veya tutunulacak dal olmak ne güzel bir şey. Yine de bütün mesele; dal olacak olan kökü sağlam ağacı bulmak. Kökü sağlamsa gövdesi de sağlamdır. Yoksa ağaç çürükse dal elde kalır.

Ne zaman gelmedi ki?

Veya…

Neler gelmedi ki…

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Dil Yarasını Andıracak Yara Bulunmaz

16 Kasım 2018 okunma
Dil, yani beş duyu organımızdan biri. Dil, yani lisan. Dil, edebiyatımızın ve hayatımızın en önemli kelimelerinden birisi… Bir organ olarak onunla tat alır, onun yardımıyla besinleri çiğner, onun yardımıyla konuşuruz. Konuşmak: Anlaşmanın,... Devamını Oku

Tamer Uysal

9 Kasım 2018 okunma
Aslınla bu biyografik bir yazı değil. Tamer Uysal ile tanışıklığımız 1993 yılında olmuştur. Aynı okulda çalışıyorduk. Mesai arkadaşlığımız bir idareci öğretmenden çok bir arkadaş bir dost gibiydi. Sohbetlerimiz daha çok “kültür” üzerineydi.... Devamını Oku

Kitapla Fotoğraf Çektirmek

26 Ekim 2018 okunma
Son zamanlarda kitap fuarları yaygınlaştı. Bu iyiye işaret aslında. Çünkü kitap fuarlarını ziyaret eden yüzlerce kişi ciddi manada kitap almaktadır. Kitap almaları bir yana bunu belgelemek için bir de kitapla fotoğraf çektirmekteler. Bütün bunlar güzel... Devamını Oku

Ünye’nin Eski İskelesi

19 Ekim 2018 okunma
Not: (15 Nisan 2013 yılında Ünye Haber Gazetesinde neşredilen bu yazının önemine binaen tekrarıdır) İnsanların kadir kıymet bilmemesine mi, nadanlığına mı, yoksa beyinlerinin istilâ edilmesine mi yanmalı? Kimine göre eski bir eşyanın hatırası varken,... Devamını Oku

Gönül Fotoğrafı

12 Ekim 2018 okunma
Her işin bir erbabı vardır. Bir de meraklısı… Belki çok şey merakla başlar. Sonra merak duyduğun şeye ilgin artar. İlginin yanına bilgiyi de ilave edersen; yaptığın iş her neyse zirveye yaklaşmışsın demektir. Bazen merak ile heves birbirine karışır.... Devamını Oku

Bir Kuruşluk Soygun

5 Ekim 2018 okunma
Eskiler “Şüyuu vukuundan beterdir” diye bir söz söylemişler. Yani söylentisi aslından daha kötü anlamına gelir. Bu yazıda hem söylentisi, hem kendisi hem de olumsuz etkisinden bahsetmek istiyorum. Belki okurlardan “Şimdi bunun sırası mı” diyen olabilir.... Devamını Oku

Gaşların Garasına

28 Eylül 2018 okunma
Kendi âdetim üzere her eylül ayının üçüncü haftası bir Neşet Ertaş yazısı yazmayı kendime vazife edindim. Bu yazı sanırım yedinci yazı. Ancak bu yedi yazıdan ilk ikisi arşivimde yok. Zaten olmasa da olur. Neşet Ertaşa’ı neredeyse ezberlemiş olan biri... Devamını Oku

Okulda Ne Öğretilir?

21 Eylül 2018 okunma
Şu internet gizli saklı bir şey bırakmıyor artık. Hele “Sosyal medya” denilen “Sanal ortam” var ya çok şeyi gün yüzüne çıkartmakta birebir. Okulların açılmasının üzerinden bir hafta geçmeden iyi temennilere gölge düşmeye başladı bile. Okul... Devamını Oku

Eylül Evren Eğri ve Netekim

14 Eylül 2018 okunma
Eylül… Hazan mevsimine ait bir ay. Evren… Öldüğünde cenazesini taşıyacak adam aranan devletlü(!). Eğri… Doğrudan uzaklaşmış her şeyi anlatan kelime. Ve… Netekim. Bir bakına teke tekim. E, E ve E Eylül, Evren, Eğri… Yani Netekim… Aklıma Abdurrahim... Devamını Oku

Yaz Ne Zaman Gelecek?

7 Eylül 2018 okunma
Yıllar önce “Hava kirliğinden” bahsedilince “Hava da kirlenir mi” demişti çok kişi. Son zamanlarda ise  “Küresel ısınma” kavramı konuşulmaya başlandı. Adı geçen ifadeden dünyanın gittikçe ısındığını, bunun sonunda buzulların da erime... Devamını Oku