son haberler

ÜNYE İSKELESİ’NİN SAMSUN EKONOMİSİNE ETKİLERİ – II

Yayınlanma Tarihi: 2 Kasım 2018 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Müfettiş Ali Rıza Efendi’nin ve Canik Meclisi’nin son mazbatasında Samsun’un pek çok Anadolu şehrinin ve Irak’ın ana geçiş noktası olduğu, limanının olmamasının yanında bir de sağlam iskelesinin bulunmamasının ticarete darbe vurmak anlamına geldiği özellikle belirtiliyordu. (BOA, MVL, 671/48, 10 Nisan 1864; BOA, MVL, 674/33, 23 Nisan 1864)11

Samsun İskelesi’nin keşfi kapsamındarıhtımcıAnderya kalfa,Ünyekazasında bulunan taş madenleriyle Samsun’un güneyindeki derbendin Çarşamba tarafındaki taş ocaklarını da inceledi. Derbent ocağından çıkartılan damarsız karataşın şekilsiz olması halinde fazla yevmiye ile taş ustaları tarafından düzeltilebileceğini belirtti. Yapılacak olan iskeleye yakın olan bu mevki nakliyede kolaylık sağlayacaktı. Esnaf arasında sutaşı olarak adlandırılan ve denizin dibinden suyun yüzeyine çıkıncaya kadar kullanılacak büyük ve düzgün tomruk taş da Ünye’deki ocaklardan getirilecekti. Yetmiş beşer santim ebadında bulunan Ünye taşı 18 ve derbent taşı 20 kantar ağırlığındaydı. Ünyeiskelesi 50 mil ve derbent iskelesi 5 mil mesafedeydi. Ancak buradaki iskelelerden gemilere taş yüklemek mümkün görünmüyordu. Bu nedenle öncelikle 75 metre uzunluğundaÜnye’ye, yaklaşık 38 metre uzunluğunda da Derbent’e iki sağlam iskele yapılacaktı. Kavak Kazası’ndan kesilerek ve getirilecek çifteyenidünya çap ve uzunluğunda burdane denilen meşe ağacından inşâ edilecek iskeleler için çivi, halat ve sair malzemelerle çoğu amelenin İstanbul’dan getirilmesi gerektiği Anderya kalfa tarafından yetkililere ifade edildi.11(BOA, İ.MVL, 505/22860, 21 Mart 1864) İskelenin iki yüzüne yapılacak rıhtım için gerekli olup Ünye madenlerinden çıkartılıp nakledilecek tomruk taşının mahallinden çıkartılması için 25 kuruş, iskeleden nakliyesi için 5 kuruş, Samsun’a gemi ile nakil ücreti için de 30 kuruş olmak üzere toplam tutar 60 kuruş’a baliğdi.

Anadolu’nun ihracat hususunda Karadeniz’de en birinci limanlarından olup hele Sivas Demiryolu’nun inşasından sonra fevkalâde ehemmiyet ahzedilecek olan Samsun İskelesi’nde saye-i terakki vaye-i Cenabi Padişahi’de, ahiren inşâ edilen demir iskele eşya ve yolcuların vapur ve gemilere nakil ve tahmilini icra ile mahsus olup yüz metre tûlündedir. Demir İskele’nin resmi küşadı velâdet bahir elmemenat Cenabı Hilâfetpenahi’yemusadıfrüzmesadatbiruzda bulunmuş idi. (Serveti Fünûn Dergisi, 7 Mayıs 1892).12

Belediye Kanunu’nun kabulünden önce deniz nakil araçlarının ücret tarifesi İktisat Müdüriyeti’nin başkanlığında belediye ve ticaret odalarının birer âzâsı ve liman reisinden oluşan bir encümende tespit olunur, daha sonra İktisat Vekâleti’nin onayına sunulurdu.13

Samsun mıntıkası ticaret odalarının ilk kongresi 25 – 30 Ağustos 1926 tarihleri arasında Samsun, Havza, Ordu, Bafra, Amasya, Fatsa, Niksar, Lâdik, Ünye, Tokat, Çarşamba ve Gümüşhacıköy’den 15 delegenin katılımıyla yapıldı.14

Ticaret-i Bahriye Encümeni’nin dekışlık liman tarifesinin tespiti için Ticaret Odası’nda 1928 yılının Temmuz ayında toplanması üzerine, liman tahliye tarifesinin Samsun’un ekonomik durumunun gerektirdiği duruma uymadığını belirten Mustafa Adil şunları söylüyordu:15

… Samsun ticaretinin başka iskelelere intikal etmesi sebeblerinden birisi de tahliyenin fazla fiyatlara istinad etmesidir. … Samsun ticaretinin Ünye’ye, Haydarpaşa’ya intikaline âmil olan sebeplerden birisi de tahliye tarifesinin gayrı kabil-i tahmil bir vaziyette olmasıdır. …16

Samsun ve Ünye’de çaparlarla yapılan yükleme ve boşaltma, mallara zarar veriyordu. Çaparların iskelelere getirdiği eşyalar, hamallar tarafından dışarıya çıkarılıyordu. Yine Ünye’nin ticarî faaliyetleri kolaylaştırma ve arttırma amacıyla her türlü vergiyi iskeleden kaldırması da Samsun’un ekonomik faaliyetine büyük darbe vurmaktaydı.Termeli ve Çarşambalı üreticiler ve tâcir, Samsun İskelesi’nde ücretlerin yüksek olması sebebiyle Trabzon ve Batum gibi Doğu Karadeniz ve Kafkaslar’da pazarlayacakları mallarını batma tehlikesini göze alarak kayık ve motorlarla nehir ve deniz üzerinden Ünye’ye sevk etmeyi tercih ediyolardı. Bunda Ünye yerel idaresinin şehrin ticarî potansiyelini arttırmak amacıyla iskeledeki işlemlerde rüsum almaması da etkiliydi. Bu ise sadece demiryolunun gelirlerini azaltmakla kalmıyor, Samsun’un iktisadî faaliyetine de büyük bir darbe vuruyordu.7

Nakliye ve liman ücretlerinin ağır olması Samsun limanından yapılan ticarî faaliyetin azalmasına neden oldu. Terme kazası sahile yakın olduğundan nakliyat Terme Çayı üzerinden yapılmakta ve çok yakın olan Ünye’ye ihraç edilmekte idi.17

Terme Çayı, sularını Ünye’nin 12 mil batısında denize dökmektedir. Bu eski zamanların Thermodan ve Crrystalon’udur. Buranın halkı artık, mallarını Samsun ve Ünyeli tüccarlara satmakta ve buralardan karşılık olarak ihtiyaçlarını satın almaktadırlar.9

Samsun Belediyesi’nin en önemli gelir kaynakları, iskele resmi ve oktruva idi. Ancak belediyenin varidatını artırmak için söz konusu resimleri yüksek tutması Samsun ticaretinin, Ankara ve Ünye gibi rekabet halindeki diğer şehirlere kayması dolayısıyla varidatın azalması endişesine neden oluyordu.15

Anadolu sahasını kuzeyden güneye geçen en kısa yol, Ünye ve Fatsa limanlarından başlayarak Niksar’a oradan da Tokat ve Sivas üzerinden güneye gitmekte idi. Bu iki limanın her ikisinde XII, hattâ XIII. yüzyılda canlı bir gemicilik hareketi mevcut idi. Her ikisi veya daha kısa yola sahip Fatsa XIII. yüzyılın ikinci yarısında Türklerin elinde veya Türk nüfuzu altında idi. Hemen batıdaki Samsun’un Karadeniz kuzeyi ile ticaret yapan bir liman, özellikleri sebebiyle Türklerin eline geçmekle birlikte, şehrin bir kesiminde Hıristiyanlar etkin durumda idi. Bu etkinliği biz Türk idaresinin kurallarına tâbi olan, ona gerekli vergi ve rüsumu ödeyen bir idare olarak anlıyoruz. Samsun’un içeri kesimler ile Fatsa’ya göre bağlantısı daha elverişli idi. Fakat limanın emniyeti ve bazı rüzgârlara kapalı olması özelliği bu limanlarda daha çoktu. Muhtemelen bu sebeple olumsuz hava şartlarında oraya yanaşamayan gemiler Ünye ve özellikle Fatsa’ya gelirler ve oraya yanaşırlardı.2

  1. yüzyılın başlarında Bâbıâli tarafından alınan güvenlik tedbirleri, faydalarının yanı sıra Anadolu’daki birçok liman ve iskeledeki işlem hacmini de olumsuz etkilemiştir. Çünkü Rusya’dan buharlı gemilerle gelen Ermeni komitacılarının, liman işçilerini ve bölge ahalisini dağıttıkları broşürler vasıtasıyla Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklandırdıklarını düşünen Bâbıâli, gün batımından şafak vaktine kadar Karadeniz sahilindeki bazı liman ve iskelelerde her türlü indi-bindi faaliyetini yasaklamıştır. Buna rağmen yabancı bazı nakliye şirketleri, iş ve işlemlerini Samsun limanı yerine Ünye ve Fatsa iskeleleri üzerinden yürütmüşlerdir. Yabancı bir şirket raporunda Ünye ve Fatsa iskelelerinde gece boyunca nakliye işlerinin yapılmasının serbest olduğuna işaret edilmiştir.(S. Uygun, MesajeriMaritim Kumpanyası ve Osmanlı…, s. 218, 221)2

Ünye kazasının ticarî faaliyetleri kolaylaştırma ve artırma amacıyla iskelesini her türlü resimden azâde tutması, ayrıca Terme Çayı ile Yeşilırmak suyollarının işletilmesi hususları Samsun’un ekonomik faaliyetine büyük darbe vuruyordu.Bunu önlemek için Samsun limanındaki yükleme ve boşaltma masrafları ve diğer iskele ücretlerinin mâkul bir düzeye indirilmesi istenmekteydi.17

Samsun liman ücretlerinin etkisiyle üretimin önemli bir bölümü nehir yoluyla taşınmaktaydı. İthalât eşyası perakende olarak getirtilip sevk edildiğinden gümrükten ve mağazalardan istasyona ve Çarşamba’da istasyondan mağazalara kadar hammaliye ve nakliye giderleri maliyet fiyatını aşıyordu.17Tamamıyla Türk girişim ve sermayesine ait demiryolu hattı olan Samsun – Çarşamba hattı Nemlizâdemahdumları tarafından gerçekleştirildi. Hattın Samsun merkez olmak üzere doğuda Çarşamba, Terme, Ünye, Fatsa, batıda Bafra, Alaçam, Gerze ve Sinop’a kadar gitmesi plânlanmıştı.18Hattâ ilk kazma darbesi, 21 Eylül 1924 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’u ikinci ziyâretleri sırasında onun huzurunda vuruldu. Hat, motorlu taşımacılığın rekabetine dayanamadığından zarar eden işletme 1933 yılında devlet tarafından satın alındı.15

1839’daki Ünye yangını ile Rum tüccârın Samsun’a göç etmesi ve buharlı gemilerin icadıyla Ünye Tersanesi’nin önemini yitirmesi ve akabinde Kırımlı gemi ustalarının ekonomiye aktif katkılarının ortadan kalkması, tarihî İpekyolu Ünye – Niksar güzergâhı yol bakım ve ıslahının yapılamaması Ünye İskelesi’nin Samsun ekonomisine yaptığı menfi etkilerde azalmaya neden olan en önemli faktörler olarak belgelerde yer almıştır.

KAYNAKÇA :

  2TÜRK Deniz Ticareti Tarihi Sempozyumu – VII, Karadeniz Limanları (Bildiriler), 29 Nisan – 01 Mayıs 2015 Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi, OÜSBAD, Temmuz 2015.

7MİSTEPE, M. Ufuk – Ünye İskelesi’nin İktisadî Yaşama Etkileri, Ünye Haber Gazetesi, 03Ocak 2012, Yıl: 9, Sayı: 1163.

  9YILMAZ, Yrd. Doç. Dr. Özgür (Çev.) – Samsun Limanı Üzerine Denizcilik Raporu, Koy Haritası, Ticaretve Denizcilik İstatistikleri, Grafiklervs., Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi -Journalof Modern TurkishHistoryStudies, XIV/29 (2014-Güz/Autumn), ss.397-434.

11SERBESTOĞLU, Dr. İbrahim – Tanzimat Dönemi’nde Samsun Limanı Projeleri, OÜSBAD, Temmuz 2015.

12SARISAKAL, Baki – Samsun Demir İskelesi, http://www.bakisarisakal.com/samsundemiriskelesi.pdf

13SAMSUN Vilayet Gazetesi, 18 Ağustos 1932, nr: 455.

14SARISAMAN, Sadık – “Samsun Mıntıkası Ticaret Kongresi, Ağustos 1926”, Semp. Bildiriler, Samsun, 2000, s. 361-368.

15TOPAL, Doç. Dr. Coşkun – Cumhuriyetin İlk Yıllarında Samsun Ekonomisi, Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları: 6, II. Basım, Kasım 2012, 130 sh.

16ADİL,M. – Kışlık Liman Tarifesi, Samsun Ticaret Gazetesi, 28 Temmuz 1928, nr. 66.

17DEMİR YOLLARI Mecmuası, Haziran 1931(7), 7. Cilt, Sayı: 76, s. 265 – 268.

18LÜTFİ, Ziya – Samsun Mıntıkası İktisadiyatı, s. 171.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – IV

16 Kasım 2018 okunma
Âyânların devlet otoritesine gölge düşüren bir zümre olmasından dolayı her ne kadar devlet, onların mahallî otoritelerinden idarî, malî ve askerî hususlarda faydalansa da öldüklerinde âyânlıklarını suç sayarak, muhallefatlarına el koymak suretiyle... Devamını Oku

Osmanlıca Belgelerde Ünye – II

9 Kasım 2018 okunma
Divanî üslûpla yazılmış okunması zor bir diğer belge de Ünye asıllıHazinedârzâde Süleyman Paşa’ya ait. Konusu: Ölen Canikli Ali Paşa’nın üvey vâlidesi ve Hazinedârzâde Süleyman Ağa’nın zevcesi Hanım’a Karaköy çiftliğinden miri matlubunun... Devamını Oku

Ünye İskelesi’nin Samsun Ekonomisine Etkileri – I

26 Ekim 2018 okunma
Üç tarafı denizlerle çevrili olan Anadolu’da H. 1002 / M. 1594-1595 tarihli Menzil ve İskele Defteri’ne göre üç kara yolu güzergâhı ve iki de deniz rotası bulunmakta olup bu rotalardan ilki –Anadolu sol kol rotası– Üsküdar’dan başlamakta ve... Devamını Oku

Eski Ünye İskelesi

19 Ekim 2018 okunma
‘Alybě’ ve ‘Khalyb’ adlarının kökleri eski Anadolu dili Luvice’deki iki sözcükten gelmiş olabilir mi? Bunlar ‘tuz’ ve ‘deniz’ anlamlarına gelen ‘ali’ ile ‘iskele’ ve ‘kıyı’ anlamlarına gelen ‘kala’ sözcükleri. Bu sözcüklerin her... Devamını Oku

Karadeniz’e Damgasını Vuran Nücûmîler

12 Ekim 2018 okunma
Günümüzde “astroloji” olarak nitelendirdiğimiz ‘yıldızların hareketinden geleceği öğrenme işi’ne eskiler “ilm-i nücum” derlerdi. Nücûmî; Arapça nucūm “yıldızlar, yıldız ilmi, astroloji” sözcüğünden alıntıdır ve... Devamını Oku

Araştırmacılar Neden Kaynağın Orijinini Ararlar?

5 Ekim 2018 okunma
Charles TEXIER’nin “Küçük Asya” (AsieMineure – AsiaMinor) adlı eserinde yer alan bazı mesafe ve terimlerdeki şüphe doğuran hususlar vaktiyle dikkatimi çektiğinden eserin orijinaline ulaşma arzum nedeniyle konuyu araştırmış ve orijinali ile günümüz... Devamını Oku

Her Taşın Altındaki Evanjelist ve Siyonist Şeytan! – II

28 Eylül 2018 okunma
Merzifon Anadolu Koleji’nden mezun olan öğrencilerin yıllara göre isimleri, edindikleri meslekler ve ikamet yerleri yöremiz hinterlandı için şöyledir ((PABCFM, Reel 629, No.:759, 768-777): 1890 yılı, İfandidesAndreas (Vaiz / Beyalan), 1893 yılı, ArslanyanOhannes... Devamını Oku

Kefeli Han ve Düşündürdükleri

21 Eylül 2018 okunma
Yöremizdeki şehir içi hanlarının tek örneği olanKEFELİ HAN bir şekilde gündeme geldiğinde Çerkeskökenli anneannem Rahime Şadiye KÜLÜNK’ünKEFELİ Sülâlesi’nden geliyor olmasımünasebetiyle bana hep anneannemi hatırlatır. Sadece kâgir beden duvarları... Devamını Oku

Davulcu ve Zurnacılardan Vergi Tarhi – I

14 Eylül 2018 okunma
Bazen bir makale hazırlarsınız ve yayımlanma aşamasına geldiğinde bir başkasının da aynı konuda benzer bir makale yayımladığını görürsünüz. Emeğinizin boşa gittiğini düşünür ve üzülürsünüz belki. Ama ben öyle yapmayacağım; Sayın Naim... Devamını Oku

Her Taşın Altındaki Evanjelist ve Siyonist Şeytan! – I

7 Eylül 2018 okunma
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde misyonerlik faaliyetlerinin büyük bir bölümü Amerikan Board Misyoner Cemiyeti(American Board of CommissionersforForeignMissions) ve Genç Hristiyan Birliği Örgütü(YoungMen’sChristianAssociation)tarafından... Devamını Oku