son haberler

Yâr Yarayı Sarar Mı?

Yayınlanma Tarihi: 6 Nisan 2018 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Çetin bir soru. Çünkü cevabı muhtelif. Kimine göre evet, kimine göre hayır.

Yâr…

Bazen uzaklarda bir diyar.

Bazen uçurum…

Bazen “melhem” Neşet Ustanın tabiriyle. Gerçi o “Hiçbir melhem kâr etmez, yâr yarası var bende” diyor.

Yine “Dermansız bir derde düştüm, dermanı var yâr elinden” diye adresi gösteriyor.

Peki, her zaman adreste bulunur mu?

Bulunsa da kavuşulur mu?

Kavuşulsa da hakikaten “melhem” olur mu?

Yâr gerçekten bir “yar” değil mi?

Mademki yârin var, yaran var…

Bazen kendisi de kâr etmiyor.

Öyleyse…

Hayatına bir şeylerin yokluğu ile devam edeceksin. Bir şeylerin hayaliyle yaşayacaksın. Bir şeylerin umuduyla yaşayacaksın!

Yahut…

Sineye çekeceksin.

Var mı yapacağın bir şey?

Sakın kimse “mücadele” etmekten bahsetmesin. İnsanoğlu ömrünü mücadele ile geçiriyor zaten.

Belki de “pes” edeceksin.

Pes etmek çözüm mü?

Kısmi çözüm.

Sonunda olmayacağını bildiğin her şeyin mücadelesi de zor olur. Acısı da…

Pes etmenin mücadelesi kolay acısı kısmen azdır.

Bırakın bazı şeylerin mücadelesini sizden sonrakiler versin.

Kimse ferdi ve toplumsal bazı meseleleri tek başına düzeltmeye gücü yetmez.

Gücünün yetmeyeceği şeyler insan takatini azaltır. Sağlığını tehdit eder. Sonra kendine ve ardından hayata yenik düşersin.

İnsanoğlunun ömrü sınırlı.

Bir şey hayalen de sevilmez ki hep.

Sadece o zor “kararı” vermek de maharet.

Bir şekilde karar verdinizse “tamam” ve devam” diye biraz daha işiniz kolaylaşır.

Ben yoruldum…

Galiba “tamam” demek üzereyim.

Devamını, devam ettirmek isteyenler tamamlamaya çalışsın. Bazı şeylerin hayali bile yoruyor artık.

Galiba bazı şeylerde “ben yoğum” demenin zamanı geldi.

Kalanlara sema olsun.

“Yâr , yarası var bende…”

 

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yazı Yazmanın Zor Olduğu Zamanlar

14 Aralık 2018 okunma
Zaten zahmetli bir iştir yazmak. Önce düşünmek ve sonra düşündüklerini kaleme almak gerekiyor. Aynı zamanda ne anlatmak istiyorsun onu aktarman gerekiyor okuyucuya. Yazı yazmanın güçlüğü kadar okuma külfeti var ülkede. Okuyan mı az yazan mı bilinmiyor.... Devamını Oku

ANDIK

7 Aralık 2018 okunma
Aslına bakarsanız “hatırladık” olarak kullanılan bu kelime resmi kurumlarda “kutladık” anlamında da kullanılıyor. Şair, “Seni andım bu gece” ifadesinde; “Bilmem ne gününü andık” derken aynı anlama gelmiyor. Zaten biz okullarımızda ne bulursak... Devamını Oku

MİLLETİN ÖKÜZÜ

30 Kasım 2018 okunma
Söz uçar yazı kalır diye boşuna dememişler. Şayet bir gün bir yere bir şeyler yazmışsanız onu bir okunan olmuştur. Hatta gün gelir sizin de karşınıza çıkar. Kimisi beğenir, kimi hoşlanmaz, kiminin de dikkatini hiç çekmez. Beğenenler ve beğenmeyenler... Devamını Oku

Adaylıktan Vazgeçtim

23 Kasım 2018 okunma
Çok erkek gibi ben de çocukluğumda futbol oynadım. Bu oyun ülkemize nasıl geldi, ne zaman geldi bilmem. ABD hariç hemen hemen her ülkede önemli bir spor dalı. Yaşımız spor yapma çağını geçince spora seyirci olarak ilgi duysak da aklımın bir kenarında teknik... Devamını Oku

Dil Yarasını Andıracak Yara Bulunmaz

16 Kasım 2018 okunma
Dil, yani beş duyu organımızdan biri. Dil, yani lisan. Dil, edebiyatımızın ve hayatımızın en önemli kelimelerinden birisi… Bir organ olarak onunla tat alır, onun yardımıyla besinleri çiğner, onun yardımıyla konuşuruz. Konuşmak: Anlaşmanın,... Devamını Oku

Tamer Uysal

9 Kasım 2018 okunma
Aslınla bu biyografik bir yazı değil. Tamer Uysal ile tanışıklığımız 1993 yılında olmuştur. Aynı okulda çalışıyorduk. Mesai arkadaşlığımız bir idareci öğretmenden çok bir arkadaş bir dost gibiydi. Sohbetlerimiz daha çok “kültür” üzerineydi.... Devamını Oku

Kitapla Fotoğraf Çektirmek

26 Ekim 2018 okunma
Son zamanlarda kitap fuarları yaygınlaştı. Bu iyiye işaret aslında. Çünkü kitap fuarlarını ziyaret eden yüzlerce kişi ciddi manada kitap almaktadır. Kitap almaları bir yana bunu belgelemek için bir de kitapla fotoğraf çektirmekteler. Bütün bunlar güzel... Devamını Oku

Ünye’nin Eski İskelesi

19 Ekim 2018 okunma
Not: (15 Nisan 2013 yılında Ünye Haber Gazetesinde neşredilen bu yazının önemine binaen tekrarıdır) İnsanların kadir kıymet bilmemesine mi, nadanlığına mı, yoksa beyinlerinin istilâ edilmesine mi yanmalı? Kimine göre eski bir eşyanın hatırası varken,... Devamını Oku

Gönül Fotoğrafı

12 Ekim 2018 okunma
Her işin bir erbabı vardır. Bir de meraklısı… Belki çok şey merakla başlar. Sonra merak duyduğun şeye ilgin artar. İlginin yanına bilgiyi de ilave edersen; yaptığın iş her neyse zirveye yaklaşmışsın demektir. Bazen merak ile heves birbirine karışır.... Devamını Oku

Bir Kuruşluk Soygun

5 Ekim 2018 okunma
Eskiler “Şüyuu vukuundan beterdir” diye bir söz söylemişler. Yani söylentisi aslından daha kötü anlamına gelir. Bu yazıda hem söylentisi, hem kendisi hem de olumsuz etkisinden bahsetmek istiyorum. Belki okurlardan “Şimdi bunun sırası mı” diyen olabilir.... Devamını Oku